Laokoon Laokoon — Kamal Abdulla

Laokoon Laokoon
Kamal AbdullaÖtüken Neşriyat
Laokoon Laokoon
Kamal AbdullaTroyalılar Laokoon a inanmadılar Ama bu roman Laokoon a inanan Troya hakkındadır Kamal Abdulla neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır Yazar Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir Kamal Abdulla şimdi de bu romanıyla okurları Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor Bence Kamal Abdulla bu kitapta deyim yerindeyse imkânsız hayal edilemez bir şey yaptı O kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki artık kendinizi bir illüzyona bir başkasının rüyasındaki bir kişiye belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz Lyudmila Lavrova Hiçbir metin hatta ilahî metinler bile yalnızca gerçeklerden ibaret değildir Metne inanmak oradaki yalanlara da inanmaktır göz yummak değil doğrudan inanmaktır Kamal Abdulla nın yazar olan kahramanı Beyrek e inandığı kadar Yalıncık a da inanmaktadır çünkü inandığı kadim metinde herkes birbirine inanırdı Orada Yalancıoğlu Yalancı ya bile inanıyorlardı Şökli Melik e Tepegöz e de inanıyorlardı Orada Laokoon a da inanıyorlardı Akşin Yenisey

Ötüken Neşriyat
Troyalılar Laokoon a inanmadılar Ama bu roman Laokoon a inanan Troya hakkındadır Kamal Abdulla neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır Yazar Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir Kamal Abdulla şimdi de bu romanıyla okurları Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor Bence Kamal Abdulla bu kitapta deyim yerindeyse imkânsız hayal edilemez bir şey yaptı O kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki artık kendinizi bir illüzyona bir başkasının rüyasındaki bir kişiye belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz Lyudmila LavrovaHiçbir metin hatta ilahî metinler bile yalnızca gerçeklerden ibaret değildir Metne inanmak oradaki yalanlara da inanmaktır göz yummak değil doğrudan inanmaktır Kamal Abdulla nın yazar olan kahramanı Beyrek e inandığı kadar Yalıncık a da inanmaktadır çünkü inandığı kadim metinde herkes birbirine inanırdı Orada Yalancıoğlu Yalancı ya bile inanıyorlardı Şökli Melik e Tepegöz e de inanıyorlardı Orada Laokoon a da inanıyorlardı Akşin Yenisey

Ötüken Neşriyat
Troyalılar Laokoon a inanmadılar Ama bu roman Laokoon a inanan Troya hakkındadır Kamal Abdulla neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır Yazar Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir Kamal Abdulla şimdi de bu romanıyla okurları Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor Bence Kamal Abdulla bu kitapta deyim yerindeyse imkânsız hayal edilemez bir şey yaptı O kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki artık kendinizi bir illüzyona bir başkasının rüyasındaki bir kişiye belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz Lyudmila Lavrova Hiçbir metin hatta ilahî metinler bile yalnızca gerçeklerden ibaret değildir Metne inanmak oradaki yalanlara da inanmaktır göz yummak değil doğrudan inanmaktır Kamal Abdulla nın yazar olan kahramanı Beyrek e inandığı kadar Yalıncık a da inanmaktadır çünkü inandığı kadim metinde herkes birbirine inanırdı Orada Yalancıoğlu Yalancı ya bile inanıyorlardı Şökli Melik e Tepegöz e de inanıyorlardı Orada Laokoon a da inanıyorlardı Akşin Yenisey

Ötüken Neşriyat
çev. Bahtiyar Aslan
Troyalılar Laokoon a inanmadılar Ama bu roman Laokoon a inanan Troya hakkındadır Kamal Abdulla neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır Yazar Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir Kamal Abdulla şimdi de bu romanıyla okurları Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor Bence Kamal Abdulla bu kitapta deyim yerindeyse imkânsız hayal edilemez bir şey yaptı O kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki artık kendinizi bir illüzyona bir başkasının rüyasındaki bir kişiye belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz Lyudmila Lavrova Hiçbir metin hatta ilahî metinler bile yalnızca gerçeklerden ibaret değildir Metne inanmak oradaki yalanlara da inanmaktır göz yummak değil doğrudan inanmaktır Kamal Abdulla nın yazar olan kahramanı Beyrek e inandığı kadar Yalıncık a da inanmaktadır çünkü inandığı kadim metinde herkes birbirine inanırdı Orada Yalancıoğlu Yalancı ya bile inanıyorlardı Şökli Melik e Tepegöz e de inanıyorlardı Orada Laokoon a da inanıyorlardı Akşin Yenisey

Ötüken Neşriyat
çev. Bahtiyar Aslan
Troyalılar Laokoon a inanmadılar Ama bu roman Laokoon a inanan Troya hakkındadır Kamal Abdulla neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır Yazar Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir Kamal Abdulla şimdi de bu romanıyla okurları Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor Bence Kamal Abdulla bu kitapta deyim yerindeyse imkânsız hayal edilemez bir şey yaptı O kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki artık kendinizi bir illüzyona bir başkasının rüyasındaki bir kişiye belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz Lyudmila Lavrova Hiçbir metin hatta ilahî metinler bile yalnızca gerçeklerden ibaret değildir Metne inanmak oradaki yalanlara da inanmaktır göz yummak değil doğrudan inanmaktır Kamal Abdulla nın yazar olan kahramanı Beyrek e inandığı kadar Yalıncık a da inanmaktadır çünkü inandığı kadim metinde herkes birbirine inanırdı Orada Yalancıoğlu Yalancı ya bile inanıyorlardı Şökli Melik e Tepegöz e de inanıyorlardı Orada Laokoon a da inanıyorlardı Akşin Yenisey

Ötüken
Troyalılar Laokoon a inanmadılar Ama bu roman Laokoon a inanan Troya hakkındadır Kamal Abdulla neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır Yazar Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir Kamal Abdulla şimdi de bu romanıyla okurları Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor Bence Kamal Abdulla bu kitapta deyim yerindeyse imkânsız hayal edilemez bir şey yaptı O kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki artık kendinizi bir illüzyona bir başkasının rüyasındaki bir kişiye belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz Lyudmila Lavrova Hiçbir metin hatta ilahî metinler bile yalnızca gerçeklerden ibaret değildir Metne inanmak oradaki yalanlara da inanmaktır göz yummak değil doğrudan inanmaktır Kamal Abdulla nın yazar olan kahramanı Beyrek e inandığı kadar Yalıncık a da inanmaktadır çünkü inandığı kadim metinde herkes birbirine inanırdı Orada Yalancıoğlu Yalancı ya bile inanıyorlardı Şökli Melik e Tepegöz e de inanıyorlardı Orada Laokoon a da inanıyorlardı Akşin Yenisey

Ötüken Neşriyat
Troyalılar Laokoon a inanmadılar Ama bu roman Laokoon a inanan Troya hakkındadır Kamal Abdulla neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır Yazar Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir Kamal Abdulla şimdi de bu romanıyla okurları Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor Bence Kamal Abdulla bu kitapta deyim yerindeyse imkânsız hayal edilemez bir şey yaptı O kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki artık kendinizi bir illüzyona bir başkasının rüyasındaki bir kişiye belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz Lyudmila Lavrova Hiçbir metin hatta ilahî metinler bile yalnızca gerçeklerden ibaret değildir Metne inanmak oradaki yalanlara da inanmaktır göz yummak değil doğrudan inanmaktır Kamal Abdulla nın yazar olan kahramanı Beyrek e inandığı kadar Yalıncık a da inanmaktadır çünkü inandığı kadim metinde herkes birbirine inanırdı Orada Yalancıoğlu Yalancı ya bile inanıyorlardı Şökli Melik e Tepegöz e de inanıyorlardı Orada Laokoon a da inanıyorlardı Akşin Yenisey