Lenin in Filozofluğu — Anton Pannekoek

Lenin in Filozofluğu
Anton PannekoekMetis Yayıncılık
Lenin in Filozofluğu
Anton PannekoekLenin SSCB devleti ve onun çevresinde örgütlenen dünya sistemi ayaktayken ne denli kıskançça savunuluyor ve tabulaştırılıyorsa bugün de aynı mutlakiyetçi tavırla adının etrafında bir sessizlik perdesi örülüyor Tabu iki yüze sahiptir daima Bir yüzünde dokunulmazlık varsa öteki yüzünde de sessizlik vardır Demek ki Lenin tabu olmaktan kurtulmuş değil hâlâ Eskiden her türlü eleştiriden muaf tutulmasıyla bu muafiyetin koşullara göre bazen devlet baskısı ve idam sehpası yoluyla bazen de entelektüel karalama ve tecrit kampanyaları yoluyla uygulanmasıyla tabu yapılmıştı Şimdi ise hakkında mutlak bir sessizliğin sürdürülmesi yoluyla varlığı bilinen ama hakkında asla konuşulmayan bir şey haline getirilmesiyle tabu Tam da bu yüzden ne eskiden ne de şimdi Lenin i kelimenin gerçek anlamıyla anlamak mümkün olmadı olmuyor Pannekoek Lenin i 20 yüzyıl başında iktidara yürürken eleştirmiş olanlardan biri Lenin in felsefi çalışmalarına siyasi hasımlarını ezme ve siyasi merkeziyetçiliği tesis etme gayretinin damga vurduğunu Lenin in din karşıtlığı biçimindeki materyalizminin Marksizm den geri bir noktaya düştüğünü anlatıyor Belki çok geç kalmış bir kitap Belki de tam zamanında Hele Lenin tabusunun sessizlik biçiminde katmerlenerek sürdüğü ve Türkiye özelinde süregiden Kemalizm din karşıtlığı düşünülürse

Metis Yayınları
çev. Sabir Yücesoy
Lenin SSCB devleti ve onun çevresinde örgütlenen dünya sistemi ayaktayken ne denli kıskançça savunuluyor ve tabulaştırılıyorsa bugün de aynı mutlakiyetçi tavırla adının etrafında bir sessizlik perdesi örülüyor Tabu iki yüze sahiptir daima Bir yüzünde dokunulmazlık varsa öteki yüzünde de sessizlik vardır Demek ki Lenin tabu olmaktan kurtulmuş değil hâlâ Eskiden her türlü eleştiriden muaf tutulmasıyla bu muafiyetin koşullara göre bazen devlet baskısı ve idam sehpası yoluyla bazen de entelektüel karalama ve tecrit kampanyaları yoluyla uygulanmasıyla tabu yapılmıştı Şimdi ise hakkında mutlak bir sessizliğin sürdürülmesi yoluyla varlığı bilinen ama hakkında asla konuşulmayan bir şey haline getirilmesiyle tabu Tam da bu yüzden ne eskiden ne de şimdi Lenin i kelimenin gerçek anlamıyla anlamak mümkün olmadı olmuyor Bülent Somay Sunuş s 7 11 Yaşadığımız çağın hızı etkisini en çok hafızalarımızda gösteriyor Artık geçmiş çağlarla kıyaslanamayacak bir hızla unutuyoruz Psikanaliz bize hiçbir unutma ediminin masum olmadığını öğretmişti dolayısıyla bu yeni çağ unutuşlarının da masum olmadığını hepsinin birer semptom olduğunu düşünmemiz gerek Bu hızlı unutma hastalığımızın kendini gösterdiği alanlardan biri hiç kuşkusuz Marksist düşünce unutuştan en çok payını alan da Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin Çok değil yirmi yıl öncesine kadar Lenin birkaç münafık hariç tüm sosyalistlerin ve Marksistlerin baş kahramanıydı Adını ağzına saygıyla alırdı hasımları bile kendine Marksist demek anlaşılır bir şeydi ama Marksist Leninist olmak başkaydı Bu terim içinde devrimci kararlılık harekete geçme cesareti ve devrimci teoriyi devrimci pratiğe dönüştürme bilgeliği gibi anlamlar taşırdı Oysa son yirmi yıl boyunca Lenin adı giderek daha az anılır oldu Lenin gündemimizden ve sözlüğümüzden 21 yüzyıla özgü bir hızla ayrıldı Son on yıldır imanlı bir küçük azınlık dışında hiç kimse bu adı telaffuz bile etmiyor O küçük azınlık da artık bir düşünür ya da tarihsel bir figür olarak anmıyor Lenin adını onlar için de bu ad bir paroladan imanlıların birbirlerini tanımasına yarayacak bir şifreden ibaret oldu çıktı Giriş s 13 14 Rus devrimi Marksizm in bayrağı altında gerçekleşti Birinci Dünya Savaşı öncesinin propagandayla dolu yıllarında Bolşevik Partisi Marksist fikir ve taktiklerin savunucusu olarak öne çıkmıştı Batı Avrupa nın yine Marksist kurama bağlanmış sosyalist partilerinde de görülen radikal eğilimlerle hareket ediyordu Buna karşılık Menşevik Partisi reformcu çizgide yer almaktaydı Kuramsal çatışma ortamında Bolşevik yazarlar Avusturya ve Hollanda okulları olarak adlandırılan yaklaşımların yanı sıra katı Marksist doktrinlerin başlıca savunucularıydı Devrim sırasında şimdi artık Komünist Parti adını almış bulunan Bolşevikler mücadeleyi kazanmayı başardı çünkü çalışan kitlelerin burjuvaziye karşı sınıf savaşını yol gösterici ilke olarak benimsemişlerdi Lenin ve partisi hem teoride hem de pratikte Marksizm in en önemli temsilcisi olmuştu böylece Paul Mattick Anton Pannekoek 1873 1960 s 115 126 Anton Pannekoek in yaşadığı dönem neredeyse modern işçi hareketinin tüm tarihiyle örtüşmektedir Bu sınıfın bir toplumsal protesto hareketi olarak yükselişine bir toplumsal reform hareketine dönüşmesine ve bugünkü dünyada bağımsız bir sınıf hareketi olmaktan çıkıp sönüşüne tanık olmuştur Pannekoek Ama toplumsal devrimin tekdüze akışında kesintiler yaratan kendiliğinden ayaklanmalarda onun devrimci potansiyelini de fark etmiştir Bir Marksist olarak işçi hareketine katılmış ve yine bir Marksist olarak eğer bir gelecek varsa bunun ancak sosyalist bir gelecek olacağına inanmayı sürdürerek ölmüştür

METİS YAYINLARI
çev. Sabir Yücesoy
Lenin SSCB devleti ve onun çevresinde örgütlenen dünya sistemi ayaktayken ne denli kıskançça savunuluyor ve tabulaştırılıyorsa bugün de aynı mutlakiyetçi tavırla adının etrafında bir sessizlik perdesi örülüyor Tabu iki yüze sahiptir daima Bir yüzünde dokunulmazlık varsa öteki yüzünde de sessizlik vardır Demek ki Lenin tabu olmaktan kurtulmuş değil hâlâ Eskiden her türlü eleştiriden muaf tutulmasıyla bu muafiyetin koşullara göre bazen devlet baskısı ve idam sehpası yoluyla uygulanmasıyla tabu yapılmıştı Belki çok geç kalmış bir kitap Belki de tam zamanında Hele Lenin tabusunun sessizlik biçiminde katmerlenerek sürdüğü ve Türkiye özelinde süregiden Kemalizm din karşıtlığı düşünülürse