Lodos Çarpması — Tuğba Gürbüz

Lodos Çarpması
Tuğba GürbüzNota Bene Yayınları
Lodos Çarpması
Tuğba GürbüzO kötü anılarını silmiş besbelli sadece iyileri hatırlıyor Ya ben Yok işte olmuyor zihnim bütün güzel anıları öğütüyor geçmiş benim için sayısız kötü hatıradan ibaret O yüzden sevmiyorum geriye dönmeyi Neden geldim sanki Açık havadayız ama nefessiz kaldım Derin derin soluyorum iyot kokulu havayı Rahatlatmıyor Oysa Ankara ya taşındığımdan beri yeniden denizi görmek martıların sesini duymak iyot kokusunu içime çekmek vapur düdüklerinin sesini dinlemek mutlu olmama yeterdi Geçmişin kalın duvarına tosladım yine aşamıyorum Sıcaklığı harareti yükselten serinleteceğine bunaltan nefes darlığına halsizliğe yol açan bir lodos rüzgârı estiriyor Tuğba Gürbüz öykülerinde Hayatlarımızın tortularını kurcalıyor kalemi Küçük şeylerin yıllarca birike birike bunaltıya sıkıntıya taşa dönüşmesine özlemin kırılgan dünyasına kalmanın ağırlığına kadınlara açık denizlere ve açık denizlerden gelenlere uzanıyor sözcükleri Lodos bazen sevenleri kavuşturuyor çoğu zaman da çarpıyor gerçeklikle düş arasında bir tercih yapmak gerektiğinde Lodos Çarpması düşlerini ufkundan yitirmemiş olanlara bir güzelleme

NotaBene Yayınları
O kötü anılarını silmiş besbelli sadece iyileri hatırlıyor Ya ben Yok işte olmuyor zihnim bütün güzel anıları öğütüyor geçmiş benim için sayısız kötü hatıradan ibaret O yüzden sevmiyorum geriye dönmeyi Neden geldim sanki Açık havadayız ama nefessiz kaldım Derin derin soluyorum iyot kokulu havayı Rahatlatmıyor Oysa Ankara ya taşındığımdan beri yeniden denizi görmek martıların sesini duymak iyot kokusunu içime çekmek vapur düdüklerinin sesini dinlemek mutlu olmama yeterdi Geçmişin kalın duvarına tosladım yine aşamıyorum Sıcaklığı harareti yükselten serinleteceğine bunaltan nefes darlığına halsizliğe yol açan bir lodos rüzgarı estiriyor Tuğba Gürbüz öykülerinde Hayatlarımızın tortularını kurcalıyor kalemi Küçük şeylerin yıllarca birike birike bunaltıya sıkıntıya taşa dönüşmesine özlemin kırılgan dünyasına kalmanın ağırlığına kadınlara açık denizlere ve açık denizlerden gelenlere uzanıyor sözcükleri Lodos bazen sevenleri kavuşturuyor çoğu zaman da çarpıyor gerçeklikle düş arasında bir tercih yapmak gerektiğinde Lodos Çarpması düşlerini ufkundan yitirmemiş olanlara bir güzelleme

Nota Bene Yayınları
O kötü anılarını silmiş besbelli sadece iyileri hatırlıyor Ya ben Yok işte olmuyor zihnim bütün güzel anıları öğütüyor geçmiş benim için sayısız kötü hatıradan ibaret O yüzden sevmiyorum geriye dönmeyi Neden geldim sanki Açık havadayız ama nefessiz kaldım Derin derin soluyorum iyot kokulu havayı Rahatlatmıyor Oysa Ankara ya taşındığımdan beri yeniden denizi görmek martıların sesini duymak iyot kokusunu içime çekmek vapur düdüklerinin sesini dinlemek mutlu olmama yeterdi Geçmişin kalın duvarına tosladım yine aşamıyorum Sıcaklığı harareti yükselten serinleteceğine bunaltan nefes darlığına halsizliğe yol açan bir lodos rüzgarı estiriyor Tuğba Gürbüz öykülerinde Hayatlarımızın tortularını kurcalıyor kalemi Küçük şeylerin yıllarca birike birike bunaltıya sıkıntıya taşa dönüşmesine özlemin kırılgan dünyasına kalmanın ağırlığına kadınlara açık denizlere ve açık denizlerden gelenlere uzanıyor sözcükleri Lodos bazen sevenleri kavuşturuyor çoğu zaman da çarpıyor gerçeklikle düş arasında bir tercih yapmak gerektiğinde Lodos Çarpması düşlerini ufkundan yitirmemiş olanlara bir güzelleme

Nota Bene
O kötü anılarını silmiş besbelli sadece iyileri hatırlıyor Ya ben Yok işte olmuyor zihnim bütün güzel anıları öğütüyor geçmiş benim için sayısız kötü hatıradan ibaret O yüzden sevmiyorum geriye dönmeyi Neden geldim sanki Açık havadayız ama nefessiz kaldım Derin derin soluyorum iyot kokulu havayı Rahatlatmıyor Oysa Ankara ya taşındığımdan beri yeniden denizi görmek martıların sesini duymak iyot kokusunu içime çekmek vapur düdüklerinin sesini dinlemek mutlu olmama yeterdi Geçmişin kalın duvarına tosladım yine aşamıyorum Sıcaklığı harareti yükselten serinleteceğine bunaltan nefes darlığına halsizliğe yol açan bir lodos rüzgârı estiriyor Tuğba Gürbüz öykülerinde Hayatlarımızın tortularını kurcalıyor kalemi Küçük şeylerin yıllarca birike birike bunaltıya sıkıntıya taşa dönüşmesine özlemin kırılgan dünyasına kalmanın ağırlığına kadınlara açık denizlere ve açık denizlerden gelenlere uzanıyor sözcükleri Lodos bazen sevenleri kavuşturuyor çoğu zaman da çarpıyor gerçeklikle düş arasında bir tercih yapmak gerektiğinde Lodos Çarpması düşlerini ufkundan yitirmemiş olanlara bir güzelleme

NOTABENE YAYINLARI
O kötü anılarını silmiş besbelli sadece iyileri hatırlıyor Ya ben Yok işte olmuyor zihnim bütün güzel anıları öğütüyor geçmiş benim için sayısız kötü hatıradan ibaret O yüzden sevmiyorum geriye dönmeyi Neden geldim sanki Açık havadayız ama nefessiz kaldım Derin derin soluyorum iyot kokulu havayı Rahatlatmıyor Oysa Ankara ya taşındığımdan beri yeniden denizi görmek martıların sesini duymak iyot kokusunu içime çekmek vapur düdüklerinin sesini dinlemek mutlu olmama yeterdi Geçmişin kalın duvarına tosladım yine aşamıyorum Sıcaklığı harareti yükselten serinleteceğine bunaltan nefes darlığına halsizliğe yol açan bir lodos rüzgârı estiriyor Tuğba Gürbüz öykülerinde Hayatlarımızın tortularını kurcalıyor kalemi Küçük şeylerin yıllarca birike birike bunaltıya sıkıntıya taşa dönüşmesine özlemin kırılgan dünyasına kalmanın ağırlığına kadınlara açık denizlere ve açık denizlerden gelenlere uzanıyor sözcükleri Lodos bazen sevenleri kavuşturuyor çoğu zaman da çarpıyor gerçeklikle düş arasında bir tercih yapmak gerektiğinde Lodos Çarpması düşlerini ufkundan yitirmemiş olanlara bir güzelleme

Nota Bene Yayınları
O kötü anılarını silmiş besbelli sadece iyileri hatırlıyor Ya ben Yok işte olmuyor zihnim bütün güzel anıları öğütüyor geçmiş benim için sayısız kötü hatıradan ibaret O yüzden sevmiyorum geriye dönmeyi Neden geldim sanki Açık havadayız ama nefessiz kaldım Derin derin soluyorum iyot kokulu havayı Rahatlatmıyor Oysa Ankara ya taşındığımdan beri yeniden denizi görmek martıların sesini duymak iyot kokusunu içime çekmek vapur düdüklerinin sesini dinlemek mutlu olmama yeterdi Geçmişin kalın duvarına tosladım yine aşamıyorum Sıcaklığı harareti yükselten serinleteceğine bunaltan nefes darlığına halsizliğe yol açan bir lodos rüzgarı estiriyor Tuğba Gürbüz öykülerinde Hayatlarımızın tortularını kurcalıyor kalemi Küçük şeylerin yıllarca birike birike bunaltıya sıkıntıya taşa dönüşmesine özlemin kırılgan dünyasına kalmanın ağırlığına kadınlara açık denizlere ve açık denizlerden gelenlere uzanıyor sözcükleri Lodos bazen sevenleri kavuşturuyor çoğu zaman da çarpıyor gerçeklikle düş arasında bir tercih yapmak gerektiğinde Lodos Çarpması düşlerini ufkundan yitirmemiş olanlara bir güzelleme
Lodos Çarpması
Tuğba Gürbüz
O kötü anılarını silmiş besbelli sadece iyileri hatırlıyor Ya ben Yok işte olmuyor zihnim bütün güzel anıları öğütüyor geçmiş benim için sayısız kötü hatıradan ibaret O yüzden sevmiyorum geriye dönmeyi Neden geldim sanki Açık havadayız ama nefessiz kaldım Derin derin soluyorum iyot kokulu havayı Rahatlatmıyor Oysa Ankara ya taşındığımdan beri yeniden denizi görmek martıların sesini duymak iyot kokusunu içime çekmek vapur düdüklerinin sesini dinlemek mutlu olmama yeterdi Geçmişin kalın duvarına tosladım yine aşamıyorum