Ma Sekerdo Kardaş N etmişiz Kardaş — İlhami Algör

Ma Sekerdo Kardaş N etmişiz Kardaş
İlhami AlgörDoğan Kitap
Ma Sekerdo Kardaş N etmişiz Kardaş
İlhami AlgörBalıkesir Çanakkale Eskişehir gibi batı illerinin köylerine sürgün edildi Sürgünde ölenler sürgünde doğanlar oldu Surbahanlılar 1947de çıkan afla köylerine dönene kadar sürgünde yaşadılar Dersim özellikle Tanzimat döneminden başlayarak merkezi yönetimin güçlendirilmesini amaçlayan düzenlemeler karşısında hep sorunlu bir bölge olmuş 1930lardaki ayaklanmalara 1935teki Tunceli Kanununa ve 1937 karışıklıklarına böyle gelinmişti Ma Sekerdo Kardaş Surbahandan sürülen birkaç ailenin hafızasından hareketle 1938 48 aralığına bakıyor Dersimde 1938de ne oldu neden oldu nasıl oldu sorularına değil Sonra ne oldu sorusuna cevap arıyor Tam da Dersim 38in yeniden konuşulmaya başlandığı bu günlerde 1938in çalkantılarından Erzincanda bir köyün payına düşenle ilgileniyor Kurbanları birer sayı olarak görmekten vazgeçip onların gözlerinin içine bakalım geçmişimizle yüzleşelim istiyor

İLETİŞİM YAYINLARI
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüzyıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap

İletişim Yayınları
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüz yıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap

İletişim Yayınları
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüz yıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap Tanıtım Bülteninden

İletişim Yayınları
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüzyıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap

İletişim Yayınevi
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüz yıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan birkitap

İletişim Yayınevi
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüz yıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan birkitap

İletişim Yayınevi
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüz yıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap

İletişim Yayınları
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüzyıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

İLETİŞİM YAYINLARI
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüz yıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap Yayınevi İLETİŞİM YAYINLARI Yazar İLHAMİ ALGÖR Baskı 1 BASKI Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 199 SAYFA Yıl 2018

İletişim
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüzyıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap

İletişim Yayınları
Geride kalanları kadın ve çocukları yük vagonlarına tıkıp batıya sürdüler Nereye gittikleri dönüp dönemeyecekleri belirsizdi Erzincan da Karasu kenarında Ilıç ta Fırat kenarında beklediler Belirsizlik içinde korku dolu günlerdi Neticede Divriği de iskân masaları kuruldu İskân memurları her bir aileden artakalanları Balıkesir Çanakkale Eskişehir vb illerde bir köye verdiler Penceresiz kara vagonlara tıkılıp gönderildiler Vardıkları yerde ilk günler yadırgayan bakışlar ile geçti Sonra yıllar geçti 1947 de bir af çıktı dönebilirsiniz dediler Döndüler Yine aç kaldılar Kolay olmadı Yeni doğan çocuklar bu hikâyenin içine doğdular Dersim 38 hakkındaki büyük suskunluk birkaç yıldır çözüldü bu konuda epeyce yayın yapıldı Ma Sekerdo Kardaş ın özelliği bu travmaya yakın gözlüğüyle bakmasıdır Surbahan köyünün çoğu toplu olarak Zıni Gediği ne gömülmüş kurbanlarından artakalanların hikâyesi Evvelleri ve ahirleriyle İlhami Algör kalanların hafızasıyla konuşuyor 18 yüz yıldan bugüne hayatın ailelerin Rus işgalinin Ermeni komşuların kırımın sürgünün dönüşün hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi Hafızanın gediğine gömülenleri arkeolog şefkatiyle usulca kazan bir kitap img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

DOĞAN KİTAP
Dersim 38 Tanıklıkları 1937 38 yılllarında bugünkü Tunceli ilinin sınırlarını da kapsayan Dersim e yönelik askeri harekâtlar yapıldı Harekât komutasının bir ayağı kuzey Munzurlar silsilesinde yer alan Kılıçkaya Dağı eteğinden Erzincan Ovası na bakan Surbahan köyünde üslenmişti Harekât sonunda bazı Surbahanlılar Ağbaba Dağı nın dibindeki Zıni Gediği çukurunda kaldı Geri kalanlar Balıkesir Çanakkale Eskişehir gibi batı illerinin köylerine sürgün edildi Sürgünde ölenler sürgünde doğanlar oldu Surbahanlılar 1947 de çıkan afla köylerine dönene kadar sürgünde yaşadılar Dersim özellikle Tanzimat döneminden başlayarak merkezi yönetimin güçlendirilmesini amaçlayan düzenlemeler karşısında hep sorunlu bir bölge olmuş 1930 lardaki ayaklanmalara 1935 teki Tunceli Kanunu na ve 1937 karışıklıklarına böyle gelinmişti Ma Sekerdo Kardaş Surbahan dan sürülen birkaç ailenin hafızasından hareketle 1938 48 aralığına bakıyor Dersim de 1938 de ne oldu neden oldu nasıl oldu sorularına değil Sonra ne oldu sorusuna cevap arıyor Tam da Dersim 38 in yeniden konuşulmaya başlandığı bu günlerde 1938 in çalkantılarından Erzincan da bir köyün payına düşenle ilgileniyor Kurbanları birer sayı olarak görmekten vazgeçip onların gözlerinin içine bakalım geçmişimizle yüzleşelim istiyor