Maça Kızı 8 3 Kitap — Dilara Pamuk

Maça Kızı 8 3 Kitap
Dilara PamukArtemis Yayınları
Maça Kızı 8 3 Kitap
Dilara PamukMaça Kızı 8 3 Kitap Kitap Açıklaması Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
ÖZEL KESİM AYRAÇ VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Tanıtım Bülteninden

ARTEMİS YAYINLARI
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Maça Kızı 8 1 Kitap Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Yazar Dilara Pamuk Sayfa Sayısı 664 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
ÖZEL KESİM AYRAÇ VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Tanıtım Bülteninden

ARTEMİS YAYINLARI
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk

Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Kredi Kartı Tek Çekim 300 96

Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Yazar Dilara Pamuk Sayfa Sayısı 648 Çeviri Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
İMZALI KİTAPLAR STOKLARLA SINIRLIDIR Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Tanıtım Bülteninden

Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı

Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

ARTEMİS YAYINLARI
Maça Kızı 8 1 Kitap Kitap Açıklaması Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 654 SAYFA Yıl 2023

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum Tanıtım Bülteninden

Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Kredi Kartı Tek Çekim 322 56

Artemis Yayınları
ÖZEL KESİM AYRAÇ VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

ARTEMİS YAYINLARI
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 648 SAYFA Yıl 2025

Artemis
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

ARTEMİS YAYINLARI
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 680 SAYFA Yıl 2024

Artemis Yayınları
MAGNETLİ MAÇA AYRAÇ BEZ ÇANTA KUTU VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Maça Kızı 8 1 Kitap Ciltli Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Yazar Dilara Pamuk Sayfa Sayısı 664 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2023 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Kredi Kartı Tek Çekim 344 16

Artemis Yayınları
İMZALI KİTAPLAR STOKLARLA SINIRLIDIR MAÇA KARTI VE BEZ ÇANTA HEDİYELİ Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Kutu İçeriği Ciltli Kitap Bez Kitap Kılıfı 8 Alıntı Kart 1 Tasarım Ayraç İmzalı Poster Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
ÖZEL KESİM AYRAÇ VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Tanıtım Bülteninden

ARTEMİS YAYINLARI
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 640 SAYFA Yıl 2023

Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Yazar Dilara Pamuk Sayfa Sayısı 648 Çeviri Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Artemis Yayınları
İMZALI KİTAPTIR STOKLARLA SINIRLIDIR Kutu İçeriği Ciltli kitap Bez çanta Tasarım Ayraç 8 adet Alıntı Kartı

Artemis Yayınları
Maça Kızı 8 3 Kitap Kutulu Set Hakkında Bilgiler Türü Roman Sayfa Sayısı 680 ISBN 9786053049609 Kapak Ciltli Kağıt Tipi 2 Hamur Basım Tarihi 2024

Artemis Yayınları
Artemis Yayınları Maça Kızı 8 4 Kitap Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

ARTEMİS YAYINLARI
Maça Kızı 8 1 Kitap Kitap Açıklaması Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 654 SAYFA Yıl 2023

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
İMZALI KİTAPLAR STOKLARLA SINIRLIDIR MAÇA KARTI VE BEZ ÇANTA HEDİYELİ Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
MAGNETLİ MAÇA AYRAÇ BEZ ÇANTA KUTU VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
MAGNETLİ MAÇA AYRAÇ BEZ ÇANTA KUTU VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
MAGNETLİ MAÇA AYRAÇ BEZ ÇANTA KUTU VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
İMZALI KİTAPTIR STOKLARLA SINIRLIDIR Kutu İçeriği Ciltli Kitap Siyah Baskılı Defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Özel Kesim Ayraç Poster

Kimdim ben hiç olmaktan başka

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Tanıtım Bülteninden
Maça Kızı 8 3 Kitap
Dilara Pamuk
Artemis
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

ARTEMİS YAYINLARI
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 680 SAYFA Yıl 2024

Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Kredi Kartı Tek Çekim 387 36

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Kutu İçeriği Ciltli KitapBez Kitap Kılıfı8 Alıntı Kart 1 Tasarım Ayraçİmzalı Poster

Artemis Yayınları
Ciltli kitapBez çantaTasarım Ayraç8 adet Alıntı Kartı

Artemis Yayınları
İMZALI KİTAPTIR STOKLARLA SINIRLIDIR Kutu İçeriği Ciltli kitap Bez çanta Tasarım Ayraç 8 adet Alıntı Kartı

Artemis Yayınları
Kutu İçeriği Ciltli kitap Bez çanta Tasarım Ayraç 8 adet Alıntı Kartı

Artemis Yayınları
Kutu İçeriği Ciltli Kitap Bez Kitap Kılıfı 8 Alıntı Kart 1 Tasarım Ayraç İmzalı Poster Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Ciltli kitap Bez çanta Tasarım Ayraç 8 adet Alıntı Kartı Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Kutu İçeriği Ciltli Kitap Bez Kitap Kılıfı 8 Alıntı Kart 1 Tasarım Ayraç İmzalı Poster Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı Tanıtım Bülteninden

ARTEMİS YAYINLARI
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 648 SAYFA Yıl 2025

ARTEMİS YAYINLARI
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 680 SAYFA Yıl 2025

Artemis
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Poster

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Ciltli KitapSiyah baskılı defter8 Adet Alıntı Kartı AyraçPoster

Artemis Yayınları
İMZALI KİTAPTIR STOKLARLA SINIRLIDIR Kutu İçeriği Ciltli Kitap Siyah Baskılı Defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Özel Kesim Ayraç Poster

Artemis Yayınları
Kutu İçeriği Ciltli Kitap Siyah Baskılı Defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Özel Kesim Ayraç Poster

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Poster Tanıtım Bülteninden

Artemis
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

ARTEMİS YAYINLARI
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 640 SAYFA Yıl 2023

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Kutu İçeriği Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Özel Kesim Ayraç Poster

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
ÖZEL KESİM AYRAÇ MAÇA KARTI VE CİLTLİ DEFTER HEDİYELİ Kutu İçeriği Sert kapak kitap Sert kapak defter 8 adet alıntı kartı 2 adet bıçak izli ayraç Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Kutu İçeriği Sert kapak kitap Sert kapak defter 8 adet alıntı kartı 2 adet bıçak izli ayraç Özel Kesim Ayraç Maça Kartı ve Ciltli Defter Hediyeli Tanıtım Bülteninden

ARTEMİS YAYINLARI
Kutu İçeriği Sert kapak kitap Sert kapak defter 8 adet alıntı kartı 2 adet bıçak izli ayraç Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

ARTEMİS YAYINLARI
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 680 SAYFA Yıl 2025

Artemis
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Poster Yazar Dilara Pamuk Sayfa Sayısı 648 Çeviri Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img
Maça Kızı 8 3 Kitap
Dilara Pamuk
Artemis Yayınları
Ciltli kitap Bez çanta Tasarım Ayraç 8 adet Alıntı Kartı

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Kutu İçeriği Sert kapak kitap Sert kapak defter 8 adet alıntı kartı 2 adet bıçak izli ayraç

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Okyanus cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar dedi annem Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu Ama ne aşk Kuş denizin kenarında balık sığ yüzeyde Birbirlerine bakıyorlar birbirlerini izliyorlar Balık yüzüyor kuş üstünde uçuyor Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine Öyle bir aşk ki aralarındaki kuş gökyüzünü balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine Balık kuşa Git uç bırak beni demiş Kuş balığa Git yüz bırak beni demiş Ama ikisi de birbirini bırakmamış Bırakamamış İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de dedi babam Ve tabiat bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün dedi annem yumuşacık bir sesle Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir Yüzmüş yüzmüş yüzmüş balık Kuş da uçmuş uçmuş uçmuş Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine İlk kez dokunmuşlar sarılmışlar birbirlerine denizle gökyüzünün birleştiği yerde Ben karaya vurdum dedim üzüntüyle Biz kavuşamadık Ben öldüm Sen balık değilsin Nazlı Okyanusun kalbinde olman balık olduğunu göstermez Ben bir piranayım Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında çünkü kuş çok sevmişti balığı Ama siyah balık yeşil balığı sevemedi Tanıtım Bülteninden

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Kutu İçeriği Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Özel Kesim Ayraç Poster

ARTEMİS YAYINLARI
Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Poster Yayınevi ARTEMİS YAYINLARI Yazar DİLARA PAMUK Sayfa Sayısı 648 Yıl 2025

Artemis
Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Poster

Artemis Yayınları
Ciltli kitap Bez çanta Tasarım Ayraç 8 adet Alıntı Kartı

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu Kutu İçeriği Ciltli KitapBez Kitap Kılıfı8 Alıntı Kart 1 Tasarım Ayraçİmzalı Poster

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Artemis Yayınları

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti Kutu İçeriği Sert kapak kitap Sert kapak defter 8 adet alıntı kartı 2 adet bıçak izli ayraç Özel Kesim Ayraç Maça Kartı ve Ciltli Defter Hediyeli

Artemis Yayınları
Ciltli Kitap Siyah baskılı defter 8 Adet Alıntı Kartı Ayraç Poster

Artemis Yayınları
Geçmişle gelecek arasında zamansızlaşıyorduk Anne ve babası öldüğünde masalları tükenen küçücük bir kız çocuğu vardı Bergamot ağaçlarının altında ailesiyle son mutlu oldukları an da zamanı durdu farz etmişti küçük kız Eksilerek büyümüş bir kokunun peşine düşmüş karşılıksız bir aşka yenilmiş tek başına ayakta kalmak zorunda olduğunun farkına vararak yaşamış ve bir gün eğer düşerse babasının ona anlattığı masallardaki kahramanın gelip kendisini bulacağına ve düştüğü o yerden onu kaldıracağına inanmıştı Küçük kız kahramanı olacağını söyleyen ama hiçbir zaman bunu başaramamış deniz gözlü çocuğu kurtarmak için kahraman olmaya kalkmış ve öyle bir zindana düşmüştü ki her yer kapkaranlıktı Çünkü o zindanda Kara vardı Kara küçük kızın elinden tuttu ve onu yerden kaldırdı Çünkü Kara masalları tükenen küçük kızın bir gün zora düştüğünde kendisini kurtaracağına inandığı kahramanıydı Ve Bora bilmiyordu ki küçük kız kahramanını kendi bile fark etmeden bağrına basmıştı Bu dünyada Kara yı seven tek kişi olma pahasına da olsa mücadele edecek ve ondan asla vazgeçmeyecekti

ARTEMİS YAYINLARI
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Kutu İçeriği Ciltli kitap Bez çanta Tasarım Ayraç 8 adet Alıntı Kartı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
MAGNETLİ MAÇA AYRAÇ BEZ ÇANTA KUTU VE MAÇA KARTI HEDİYELİ Eşittik ve birbirimizi dengeliyorduk İki kapalı kart Maça kızı ve sinek ikili Maça kızını çekmek isteyen iki kişi Eşittik Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu karta İşte burada eşitlik bozuluyordu Şüphesiz ki benim ondan daha çok ihtiyacım vardı deniz gözlü çocuğu kurtarmam gerekiyordu Yüzde elli ihtimale kalmıştı tüm umutlarım Bora Karabey kartlardan birini rastgele seçti İşletmeci bana kalan kartı açtı Karşımda sinek ikili duruyordu Ardından Bora Karabey elindeki maça kızını masanın üzerine koydu Kaybetmiştim Yüzde elli ihtimalle bana gelebilecek maça kızı Bora Karabey e gitmeyi tercih etmişti Bora Karabey maça kızıyla beraber bir servet kazanmıştı Sevinmemişti bile yüzünde mimi oynamıyordu İfadesiz kara gözleri yıkılan hayallerime bakıyordu ben ise bana ihanet eden maça kızına Maça kızı yalnızca Anıl ın hayatını mahvetmemişti o parayı toplamaya çalışan hastane odası önünde dualar edip ağlayan herkesi öldürmüştü aslında Bizden deniz gözlü çocuğu alacaktı maça kızı

Artemis Yayınları
Geceydi karanlıktı ve ben ölmüştüm Bahçedeki ışıkların sık ağaçlardan dolayı loş bir ortam yarattığı garajın köşesindeki ahşap üstü açık çardakta oturuyordu Cebinden çıkarttığı çakmağıyla yaktığı sigarasından ciğerlerine derin bir nefes çektiğinde üçüncü kattaki odamın siyah tülünün arkasından onu izliyordum Sırtı bana dönük olduğu hâlde yüzünün aldığı şekli gözümün önüne getirebildiğime yemin edebilirdim Son gecemdi İki yüz kırk beş gün süreceğini sandığım bu esaret iyi hâlden olsa gerek iki yüz birinci gününde bitiyordu Cehennemden önceki son durağımdı burası Kendimi buna ben mahkûm etmiştim Önümde kocaman bir hiçlik vardı cehennem bu muydu Sigarasından son nefesini aldıktan sonra kül tablasının içinde söndürmek için yedi saniye uğraştı Ardından ayağa kalkıp gözlerini benim penceremle buluşturdu Nefesimin kesileceğini hissettim Biliyordu Beni göremese bile bu tülün arkasından kendisini izlediğimi çok iyi biliyordu Ben onu izliyordum o da göremediği ama pekâlâ hayal edebildiği beni Ne yazık ki son gecemizdi Ve onun bundan haberi bile yoktu

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum

Artemis Yayınları
Kimdim ben hiç olmaktan başka Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar küskünlükler dargınlıklar doğuyordu Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de ondan ve benden bir parça diye Gözlerine bakmamı söylüyordu zamanın birinde Sadece gözlerine bakmamı Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı Ya da korkmayacağımı Ne söylüyordu zamanın birinde belki de hatırlamıyordum Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece Bunu o söylemese de biliyordum Çünkü benim için onun gözlerine bakmak bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi Bir balıktım ben onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle cehennem ateşinde yanan Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım Alev alev yanan gözleri tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum Bundan nefret ediyordum