Mahalle Yerleşimi ve Yönetimi — Hikmet Kavruk

Mahalle Yerleşimi ve Yönetimi
Hikmet KavrukOdak Yayınevi
Mahalle Yerleşimi ve Yönetimi
Hikmet KavrukKöy ve mahalle kardeş kavramlardı Ülkeye yayılmıştır Sosyal ve mekansal olarak biri kentsel alana diğeri kırsal alana aitmiş gibi anıldılar Biri kentli diğeri kırsaldı Her ikisi de geleneksel ve en küçük yerleşim ve yönetim birimleri arasında yer aldı Her ikisinin de birer muhtarı ve ihtiyar heyeti vardı Biri kırsal alan temsilcisi olarak yasalar karşısında reşitti tüzelkişiliği haizdi Diğeri kentsel alan temsilcisi belediyenin sınırları içinde ve onunla ilişkisiz reşit olmayan geleneksel bir parça olarak kaldı Mahalleden kaçanlar köye gitmediler ama dinlenmek için kent civarında yeni köyler buldular Köy ve kent adında yeni mahalleler kurdular

Nobel Akademik Yayıncılık
Osmanlı da kentsel yerleşimler her biri sosyal ve idari bir bütün olarak gelişen mahallelerden oluşmaktaydı Osmanlı mahallesi herkesin birbirini tanıyabileceği ve komşuluk hukukunu yaşayabileceği bir büyüklükte idi Mahalle yerleşimi ve yönetimi müteselsil kefalet sistemi ve müşterek sorumluluk esası üzerine kuruluydu Bir mahalleye yerleşmek için iyi ahlak sahibi olmak yanında o mahallede yerleşik bir ailenin kefilliği gerekmekteydi Her bir mahalle kendi hizmetini kendisi görmek durumundaydı Yönetsel olarak 1829 yılına kadar mahallenin dinî liderleri yetki sahibiyken 1829 yılından itibaren yetki kurulan muhtarlık birimlerine geçmeye başlamıştır Cumhuriyet dönemi boyunca mahalle kimlik sorunu yaşamaktaydı Mahalle yerel düzeyde bir yönetsel birim olsa da bir yerel yönetim birimi değildir ve dolayısıyla tüzel kişiliği de yoktur Muhtarlık yetki ve statü olarak mahalleyi temsil etmekten uzaktır ve mahallenin hizmetinden ziyade mahallede devletin işlerini görmektedir Son dönemlerde mahalle yönetiminin zayıf bağlarla da olsa belediye ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını görüyoruz Büyükşehirlerde mahalleler aşırı büyümüştür Mahalle içinde sosyal dayanışmayı komşuluğu teşvik edecek mekanizmalar oldukça azalmıştır Kiracılık ve sık taşınma yaygınlaşmıştır Sayıları hızla artmakta olan ve sakinlerince yeterince sahiplenilemeyen mahallenin muhtarlıklarınca da temsili ve yönetimi yetersiz kalmaktadır Bu kitapta Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde mahalle yerleşimi ve yönetiminin gelişimi işlenmekte iki binli yıllarda mahallenin sorunları ve bu sorunlara karşı çözüm önerileri araştırılmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Osmanlı da kentsel yerleşimler her biri sosyal ve idari bir bütün olarak gelişen mahallelerden oluşmaktaydı Osmanlı mahallesi herkesin birbirini tanıyabileceği ve komşuluk hukukunu yaşayabileceği bir büyüklükte idi Mahalle yerleşimi ve yönetimi müteselsil kefalet sistemi ve müşterek sorumluluk esası üzerine kuruluydu Bir mahalleye yerleşmek için iyi ahlak sahibi olmak yanında o mahallede yerleşik bir ailenin kefilliği gerekmekteydi Her bir mahalle kendi hizmetini kendisi görmek durumundaydı Yönetsel olarak 1829 yılına kadar mahallenin dinî liderleri yetki sahibiyken 1829 yılından itibaren yetki kurulan muhtarlık birimlerine geçmeye başlamıştır Cumhuriyet dönemi boyunca mahalle kimlik sorunu yaşamaktaydı Mahalle yerel düzeyde bir yönetsel birim olsa da bir yerel yönetim birimi değildir ve dolayısıyla tüzel kişiliği de yoktur Muhtarlık yetki ve statü olarak mahalleyi temsil etmekten uzaktır ve mahallenin hizmetinden ziyade mahallede devletin işlerini görmektedir Son dönemlerde mahalle yönetiminin zayıf bağlarla da olsa belediye ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını görüyoruz Büyükşehirlerde mahalleler aşırı büyümüştür Mahalle içinde sosyal dayanışmayı komşuluğu teşvik edecek mekanizmalar oldukça azalmıştır Kiracılık ve sık taşınma yaygınlaşmıştır Sayıları hızla artmakta olan ve sakinlerince yeterince sahiplenilemeyen mahallenin muhtarlıklarınca da temsili ve yönetimi yetersiz kalmaktadır Bu kitapta Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde mahalle yerleşimi ve yönetiminin gelişimi işlenmekte iki binli yıllarda mahallenin sorunları ve bu sorunlara karşı çözüm önerileri araştırılmaktadır Tanıtım Bülteninden

Odak Yayınevi
Köy ve mahalle kardeş kavramlardı Ülkeye yayılmıştır Sosyal ve mekansal olarak biri kentsel alana diğeri kırsal alana aitmiş gibi anıldılar Biri kentli diğeri kırsaldı Her ikisi de geleneksel ve en küçük yerleşim ve yönetim birimleri arasında yer aldı Her ikisinin de birer muhtarı ve ihtiyar heyeti vardı Biri kırsal alan temsilcisi olarak yasalar karşısında reşitti tüzelkişiliği haizdi Diğeri kentsel alan temsilcisi belediyenin sınırları içinde ve onunla ilişkisiz reşit olmayan geleneksel bir parça olarak kaldı Mahalleden kaçanlar köye gitmediler ama dinlenmek için kent civarında yeni köyler buldular Köy ve kent adında yeni mahalleler kurdular

Nobel Akademik Yayıncılık
Osmanlı da kentsel yerleşimler her biri sosyal ve idari bir bütün olarak gelişen mahallelerden oluşmaktaydı Osmanlı mahallesi herkesin birbirini tanıyabileceği ve komşuluk hukukunu yaşayabileceği bir büyüklükte idi Mahalle yerleşimi ve yönetimi müteselsil kefalet sistemi ve müşterek sorumluluk esası üzerine kuruluydu Bir mahalleye yerleşmek için iyi ahlak sahibi olmak yanında o mahallede yerleşik bir ailenin kefilliği gerekmekteydi Her bir mahalle kendi hizmetini kendisi görmek durumundaydı Yönetsel olarak 1829 yılına kadar mahallenin dinî liderleri yetki sahibiyken 1829 yılından itibaren yetki kurulan muhtarlık birimlerine geçmeye başlamıştır Cumhuriyet dönemi boyunca mahalle kimlik sorunu yaşamaktaydı Mahalle yerel düzeyde bir yönetsel birim olsa da bir yerel yönetim birimi değildir ve dolayısıyla tüzel kişiliği de yoktur Muhtarlık yetki ve statü olarak mahalleyi temsil etmekten uzaktır ve mahallenin hizmetinden ziyade mahallede devletin işlerini görmektedir Son dönemlerde mahalle yönetiminin zayıf bağlarla da olsa belediye ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını görüyoruz Büyükşehirlerde mahalleler aşırı büyümüştür Mahalle içinde sosyal dayanışmayı komşuluğu teşvik edecek mekanizmalar oldukça azalmıştır Kiracılık ve sık taşınma yaygınlaşmıştır Sayıları hızla artmakta olan ve sakinlerince yeterince sahiplenilemeyen mahallenin muhtarlıklarınca da temsili ve yönetimi yetersiz kalmaktadır Bu kitapta Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde mahalle yerleşimi ve yönetiminin gelişimi işlenmekte iki binli yıllarda mahallenin sorunları ve bu sorunlara karşı çözüm önerileri araştırılmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Osmanlı da kentsel yerleşimler her biri sosyal ve idari bir bütün olarak gelişen mahallelerden oluşmaktaydı Osmanlı mahallesi herkesin birbirini tanıyabileceği ve komşuluk hukukunu yaşayabileceği bir büyüklükte idi Mahalle yerleşimi ve yönetimi müteselsil kefalet sistemi ve müşterek sorumluluk esası üzerine kuruluydu Bir mahalleye yerleşmek için iyi ahlak sahibi olmak yanında o mahallede yerleşik bir ailenin kefilliği gerekmekteydi Her bir mahalle kendi hizmetini kendisi görmek durumundaydı Yönetsel olarak 1829 yılına kadar mahallenin dinî liderleri yetki sahibiyken 1829 yılından itibaren yetki kurulan muhtarlık birimlerine geçmeye başlamıştır Cumhuriyet dönemi boyunca mahalle kimlik sorunu yaşamaktaydı Mahalle yerel düzeyde bir yönetsel birim olsa da bir yerel yönetim birimi değildir ve dolayısıyla tüzel kişiliği de yoktur Muhtarlık yetki ve statü olarak mahalleyi temsil etmekten uzaktır ve mahallenin hizmetinden ziyade mahallede devletin işlerini görmektedir Son dönemlerde mahalle yönetiminin zayıf bağlarla da olsa belediye ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını görüyoruz Büyükşehirlerde mahalleler aşırı büyümüştür Mahalle içinde sosyal dayanışmayı komşuluğu teşvik edecek mekanizmalar oldukça azalmıştır Kiracılık ve sık taşınma yaygınlaşmıştır Sayıları hızla artmakta olan ve sakinlerince yeterince sahiplenilemeyen mahallenin muhtarlıklarınca da temsili ve yönetimi yetersiz kalmaktadır Bu kitapta Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde mahalle yerleşimi ve yönetiminin gelişimi işlenmekte iki binli yıllarda mahallenin sorunları ve bu sorunlara karşı çözüm önerileri araştırılmaktadır Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
Osmanlı da kentsel yerleşimler her biri sosyal ve idari bir bütün olarak gelişen mahallelerden oluşmaktaydı Osmanlı mahallesi herkesin birbirini tanıyabileceği ve komşuluk hukukunu yaşayabileceği bir büyüklükte idi Mahalle yerleşimi ve yönetimi müteselsil kefalet sistemi ve müşterek sorumluluk esası üzerine kuruluydu Bir mahalleye yerleşmek için iyi ahlak sahibi olmak yanında o mahallede yerleşik bir ailenin kefilliği gerekmekteydi Her bir mahalle kendi hizmetini kendisi görmek durumundaydı Yönetsel olarak 1829 yılına kadar mahallenin dinî liderleri yetki sahibiyken 1829 yılından itibaren yetki kurulan muhtarlık birimlerine geçmeye başlamıştır Cumhuriyet dönemi boyunca mahalle kimlik sorunu yaşamaktaydı Mahalle yerel düzeyde bir yönetsel birim olsa da bir yerel yönetim birimi değildir ve dolayısıyla tüzel kişiliği de yoktur Muhtarlık yetki ve statü olarak mahalleyi temsil etmekten uzaktır ve mahallenin hizmetinden ziyade mahallede devletin işlerini görmektedir Son dönemlerde mahalle yönetiminin zayıf bağlarla da olsa belediye ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını görüyoruz Büyükşehirlerde mahalleler aşırı büyümüştür Mahalle içinde sosyal dayanışmayı komşuluğu teşvik edecek mekanizmalar oldukça azalmıştır Kiracılık ve sık taşınma yaygınlaşmıştır Sayıları hızla artmakta olan ve sakinlerince yeterince sahiplenilemeyen mahallenin muhtarlıklarınca da temsili ve yönetimi yetersiz kalmaktadır Bu kitapta Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde mahalle yerleşimi ve yönetiminin gelişimi işlenmekte iki binli yıllarda mahallenin sorunları ve bu sorunlara karşı çözüm önerileri araştırılmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Osmanlı da kentsel yerleşimler her biri sosyal ve idari bir bütün olarak gelişen mahallelerden oluşmaktaydı Osmanlı mahallesi herkesin birbirini tanıyabileceği ve komşuluk hukukunu yaşayabileceği bir büyüklükte idi Mahalle yerleşimi ve yönetimi müteselsil kefalet sistemi ve müşterek sorumluluk esası üzerine kuruluydu Bir mahalleye yerleşmek için iyi ahlak sahibi olmak yanında o mahallede yerleşik bir ailenin kefilliği gerekmekteydi Her bir mahalle kendi hizmetini kendisi görmek durumundaydı Yönetsel olarak 1829 yılına kadar mahallenin dinî liderleri yetki sahibiyken 1829 yılından itibaren yetki kurulan muhtarlık birimlerine geçmeye başlamıştır Cumhuriyet dönemi boyunca mahalle kimlik sorunu yaşamaktaydı Mahalle yerel düzeyde bir yönetsel birim olsa da bir yerel yönetim birimi değildir ve dolayısıyla tüzel kişiliği de yoktur Muhtarlık yetki ve statü olarak mahalleyi temsil etmekten uzaktır ve mahallenin hizmetinden ziyade mahallede devletin işlerini görmektedir Son dönemlerde mahalle yönetiminin zayıf bağlarla da olsa belediye ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını görüyoruz Büyükşehirlerde mahalleler aşırı büyümüştür Mahalle içinde sosyal dayanışmayı komşuluğu teşvik edecek mekanizmalar oldukça azalmıştır Kiracılık ve sık taşınma yaygınlaşmıştır Sayıları hızla artmakta olan ve sakinlerince yeterince sahiplenilemeyen mahallenin muhtarlıklarınca da temsili ve yönetimi yetersiz kalmaktadır Bu kitapta Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde mahalle yerleşimi ve yönetiminin gelişimi işlenmekte iki binli yıllarda mahallenin sorunları ve bu sorunlara karşı çözüm önerileri araştırılmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Odak
Bu çalışmada köy ve mahalle birer yerleşim ve yönetim birimi olarak Osmanlı dan günümüze geçirdiği gelişim süreciyle inceleme konusu edilmiştir Her iki kavrama birer yerleşim birimi olarak ve yönetim yapıları açısından yaklaşılmıştır Köy bir yerel yönetim ünitesi olarak mahalle ile karşılaştırıldığında daha belirgin niteliklere sahiptir Köyler konusunda yazında kaynaklar ve hukuki düzenlemeler daha belirgin biçimde bulunmaktadır Mahalle ise Osmanlı da daha ön planda işlevsel bir sosyal ve yönetsel birim iken Cumhuriyet döneminde kent içerisinde erimiştir Bu dönemde belediye kurumunun kent bütünlüğünü yönetsel temsili Ön plana çıkarılmış olduğundan mahalle kavramının buna koşut İhmal edildiğini görmekteyiz Bugün mahalle bir yerel yönetim birimi değildir Merkezi İdarenin bir taşra ünitesi de değildir Sadece kentsel alanda yerleşime ilişkin küçük parçalar olarak merkezi idarenin bazı işlerini yürüten ve giderek azalsa da bu küçük kent parçacıklarının sosyal temsilcisi niteliğini taşımaktadır Mahalle yönetimi geleneksel bir uygulama olarak devam ettirilmiş belediye ile İlişkisi kurulamamış ve merkezi İdare de kendi işlerini görmesine rağmen ona bir kişilik kazandırmamıştır