Mahcubiyet Öyküleri — Ersin Yılmaz

Mahcubiyet Öyküleri
Ersin YılmazDergah Yayınları
Mahcubiyet Öyküleri
Ersin YılmazŞimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran adam sanki orada yokmuş da ben onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz bucaksız bir ukalalık mevcut Pencereden görülebilen yalnız morarmış bulutlar Gün can veriyor Bu durumda yığınla insan fotoğraf çeker Bu adam gözyaşı döküyor Ben diyor asla böyle müthiş bir biçimde ölemeyeceğim Ben üşüyorum Dirseklerimi masaya dayıyorum burnumu kaldırıyorum ve teşekkür ederim fakat süremiz bitti diyorum Bu günlüklerin hemen şimdi yakılması gerek Daha fazla bu cızırtıları dinleyemeyeceğim Bu kokuya tahammül edemeyeceğim Hemen kapıyı kapatıp ağlıyorum Sıkıcı alışkanlıklarım Terk edilmesi kolay ve de mümkün fakat yine de bu kapının dibinde büzülüp ağlamak devam ediyor Söylemem gereken şeyleri bir yürümek esnasında tek tek mezar taşlarına dağıtıyorum pespaye cılkı çıkmış cümleleri ve tüm farazi içtenlik zımbırtılarını Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok Tanıtım bülteninden

Dergah Yayınları
Şimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran adam sanki orada yokmuş da ben onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz bucaksız bir ukalalık mevcut Pencereden görülebilen yalnız morarmış bulutlar Gün can veriyor Bu durumda yığınla insan fotoğraf çeker Bu adam gözyaşı döküyor Ben diyor asla böyle müthiş bir biçimde ölemeyeceğim Ben üşüyorum Dirseklerimi masaya dayıyorum burnumu kaldırıyorum ve teşekkür ederim fakat süremiz bitti diyorum Bu günlüklerin hemen şimdi yakılması gerek Daha fazla bu cızırtıları dinleyemeyeceğim Bu kokuya tahammül edemeyeceğim Hemen kapıyı kapatıp ağlıyorum Sıkıcı alışkanlıklarım Terk edilmesi kolay ve de mümkün fakat yine de bu kapının dibinde büzülüp ağlamak devam ediyor Söylemem gereken şeyleri bir yürümek esnasında tek tek mezar taşlarına dağıtıyorum pespaye cılkı çıkmış cümleleri ve tüm farazi içtenlik zımbırtılarını Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok

Dergah Yayınları
Şimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran adam sanki orada yokmuş da ben onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz bucaksız bir ukalalık mevcut Pencereden görülebilen yalnız morarmış bulutlar Gün can veriyor Bu durumda yığınla insan fotoğraf çeker Bu adam gözyaşı döküyor Ben diyor asla böyle müthiş bir biçimde ölemeyeceğim Ben üşüyorum Dirseklerimi masaya dayıyorum burnumu kaldırıyorum ve teşekkür ederim fakat süremiz bitti diyorum Bu günlüklerin hemen şimdi yakılması gerek Daha fazla bu cızırtıları dinleyemeyeceğim Bu kokuya tahammül edemeyeceğim Hemen kapıyı kapatıp ağlıyorum Sıkıcı alışkanlıklarım Terk edilmesi kolay ve de mümkün fakat yine de bu kapının dibinde büzülüp ağlamak devam ediyor Söylemem gereken şeyleri bir yürümek esnasında tek tek mezar taşlarına dağıtıyorum pespaye cılkı çıkmış cümleleri ve tüm farazi içtenlik zımbırtılarını Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok

DERGAH YAYINLARI
Şimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran adam sanki orada yokmuş da ben onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz bucaksız bir ukalalık mevcut Pencereden görülebilen yalnız morarmış bulutlar Gün can veriyor Bu durumda yığınla insan fotoğraf çeker Bu adam gözyaşı döküyor Ben diyor asla böyle müthiş bir biçimde ölemeyeceğim Ben üşüyorum Dirseklerimi masaya dayıyorum burnumu kaldırıyorum ve teşekkür ederim fakat süremiz bitti diyorum Bu günlüklerin hemen şimdi yakılması gerek Daha fazla bu cızırtıları dinleyemeyeceğim Bu kokuya tahammül edemeyeceğim Hemen kapıyı kapatıp ağlıyorum Sıkıcı alışkanlıklarım Terk edilmesi kolay ve de mümkün fakat yine de bu kapının dibinde büzülüp ağlamak devam ediyor Söylemem gereken şeyleri bir yürümek esnasında tek tek mezar taşlarına dağıtıyorum pespaye cılkı çıkmış cümleleri ve tüm farazi içtenlik zımbırtılarını Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok

Dergah Yayınları
Şimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran adam sanki orada yokmuş da ben onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz bucaksız bir ukalalık mevcut Pencereden görülebilen yalnız morarmış bulutlar Gün can veriyor Bu durumda yığınla insan fotoğraf çeker Bu adam gözyaşı döküyor Ben diyor asla böyle müthiş bir biçimde ölemeyeceğim Ben üşüyorum Dirseklerimi masaya dayıyorum burnumu kaldırıyorum ve teşekkür ederim fakat süremiz bitti diyorum Bu günlüklerin hemen şimdi yakılması gerek Daha fazla bu cızırtıları dinleyemeyeceğim Bu kokuya tahammül edemeyeceğim Hemen kapıyı kapatıp ağlıyorum Sıkıcı alışkanlıklarım Terk edilmesi kolay ve de mümkün fakat yine de bu kapının dibinde büzülüp ağlamak devam ediyor Söylemem gereken şeyleri bir yürümek esnasında tek tek mezar taşlarına dağıtıyorum pespaye cılkı çıkmış cümleleri ve tüm farazi içtenlik zımbırtılarını Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok

Dergah
Şimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran adam sanki orada yokmuş da ben onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz bucaksız bir ukalalık mevcut Pencereden görülebilen yalnız morarmış bulutlar Gün can veriyor Bu durumda yığınla insan fotoğraf çeker Bu adam gözyaşı döküyor Ben diyor asla böyle müthiş bir biçimde ölemeyeceğim Ben üşüyorum Dirseklerimi masaya dayıyorum burnumu kaldırıyorum ve teşekkür ederim fakat süremiz bitti diyorum Bu günlüklerin hemen şimdi yakılması gerek Daha fazla bu cızırtıları dinleyemeyeceğim Bu kokuya tahammül edemeyeceğim Hemen kapıyı kapatıp ağlıyorum Sıkıcı alışkanlıklarım Terk edilmesi kolay ve de mümkün fakat yine de bu kapının dibinde büzülüp ağlamak devam ediyor Söylemem gereken şeyleri bir yürümek esnasında tek tek mezar taşlarına dağıtıyorum pespaye cılkı çıkmış cümleleri ve tüm farazi içtenlik zımbırtılarını Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok