MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Mahrem iyetsiz Alanlar Mensturasyondan Anneliğe Kadın — Merve Yılmazbilek

Mahrem iyetsiz Alanlar Mensturasyondan Anneliğe Kadın
442,00
Gelişim PsikolojisiEkol ve Yaklaşım KitaplarıSosyoloji

Mahrem iyetsiz Alanlar Mensturasyondan Anneliğe Kadın

Merve Yılmazbilek

Doruk Yayınları

2024312 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Mahrem iyetsiz Alanlar Mensturasyondan Anneliğe Kadın

Merve Yılmazbilek

Ataerkil toplumda kadınlar bedenleri üzerinden tanımlanarak kimlik kazanırlar Buna rağmen vajina mensturasyon doğum meme gibi kelimelerin ve bunlarla ilgili deneyimlerin görünmez kalması istenir Mensturasyon kanı pisliği ve kadının ötekiliğini işaret eder Aynı zamanda doğurganlığı sağladığından toplumun kadına uygun gördüğü rol olan anneliğe de hizmet eder Böylece kan Kristeva nın abject i olarak karşımıza çıkar O halde ataerkillik için mensturasyon kanı gibi kadın da mı abject tir Erkeğin karşısında öteki olarak kurulan kadın bir yandan da anne olarak kutsallaştırılır Ataerkilliğin söylemsel oyunları kadınların doğurabilme potansiyellerine yönelik olup ataerkil kazanç sağlamak içindir Kadınların kanadığı bu savaş meydanında verilen kimlik mücadelesinde bedenler deneyimler ve istekler sistem tarafından bilinçli olarak görünmez kılınır Bu nedenle elinizdeki kitap biz kadınların ataerkil sisteme meydan okuma çağrısıdır Feminist yazında kadın bedeninin ve doğurganlığının nasıl ele alındığına yönelik tartışmalara ve feminist mücadeleye yer verir Dünya literatüründeki feminist teorinin ve mücadelenin yanı sıra Türkiye deki gelişmeleri de incelemektedir Feminist yöntembilimle mensturasyon çocuk sahibi olma hamilelik doğum ve annelik temalarının kadın deneyiminde ortaya çıktığı anlamları göstermektedir Böylece sessizleştirilmeye çalışılan alanlar ve deneyimler sistem tarafından değil özne olan kadınlar tarafından açığa çıkartılır Türkiye deki feminist yazında bile nadiren karşımıza çıkan bu meseleler hazırlanan bu kitapla kadın deneyiminin sesini duyurmayı hedeflemektedir Vajinamızdan gelen ilk kanla damgalanmış olan biz kadınlardan cinselliğimizde doğumlarımızda hatta anneliğimizde bile kanamamız istenir Kanayan ama konuşmayan görünmez olan boyun eğenler olmamız istenir Oysa ataerkilliğin anlayamadığı bedenimiz gibi onunla ilgili kararların da bize ait olduğudur Ataerkillik bir bukalemun gibi vajinamız aracılığıyla bizleri kontrol etmeye çalışsa da görünürlüğümüz ve mücadelemiz paylaştıkça güçlenecektir Tanıtım Bülteninden

BKM Kitap
468,00

Doruk Yayınları

312 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Ataerkil toplumda kadınlar bedenleri üzerinden tanımlanarak kimlik kazanırlar Buna rağmen vajina mensturasyon doğum meme gibi kelimelerin ve bunlarla ilgili deneyimlerin görünmez kalması istenir Mensturasyon kanı pisliği ve kadının ötekiliğini işaret eder Aynı zamanda doğurganlığı sağladığından toplumun kadına uygun gördüğü rol olan anneliğe de hizmet eder Böylece kan Kristeva nın abject i olarak karşımıza çıkar O halde ataerkillik için mensturasyon kanı gibi kadın da mı abject tir Erkeğin karşısında öteki olarak kurulan kadın bir yandan da anne olarak kutsallaştırılır Ataerkilliğin söylemsel oyunları kadınların doğurabilme potansiyellerine yönelik olup ataerkil kazanç sağlamak içindir Kadınların kanadığı bu savaş meydanında verilen kimlik mücadelesinde bedenler deneyimler ve istekler sistem tarafından bilinçli olarak görünmez kılınır Bu nedenle elinizdeki kitap biz kadınların ataerkil sisteme meydan okuma çağrısıdır Feminist yazında kadın bedeninin ve doğurganlığının nasıl ele alındığına yönelik tartışmalara ve feminist mücadeleye yer verir Dünya literatüründeki feminist teorinin ve mücadelenin yanı sıra Türkiye deki gelişmeleri de incelemektedir Feminist yöntembilimle mensturasyon çocuk sahibi olma hamilelik doğum ve annelik temalarının kadın deneyiminde ortaya çıktığı anlamları göstermektedir Böylece sessizleştirilmeye çalışılan alanlar ve deneyimler sistem tarafından değil özne olan kadınlar tarafından açığa çıkartılır Türkiye deki feminist yazında bile nadiren karşımıza çıkan bu meseleler hazırlanan bu kitapla kadın deneyiminin sesini duyurmayı hedeflemektedir Vajinamızdan gelen ilk kanla damgalanmış olan biz kadınlardan cinselliğimizde doğumlarımızda hatta anneliğimizde bile kanamamız istenir Kanayan ama konuşmayan görünmez olan boyun eğenler olmamız istenir Oysa ataerkilliğin anlayamadığı bedenimiz gibi onunla ilgili kararların da bize ait olduğudur Ataerkillik bir bukalemun gibi vajinamız aracılığıyla bizleri kontrol etmeye çalışsa da görünürlüğümüz ve mücadelemiz paylaştıkça güçlenecektir

Kitap Sepeti
474,50

Doruk Yayınları

0312 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Ataerkil toplumda kadınlar bedenleri üzerinden tanımlanarak kimlik kazanırlar Buna rağmen vajina mensturasyon doğum meme gibi kelimelerin ve bunlarla ilgili deneyimlerin görünmez kalması istenir Mensturasyon kanı pisliği ve kadının ötekiliğini işaret eder Aynı zamanda doğurganlığı sağladığından toplumun kadına uygun gördüğü rol olan anneliğe de hizmet eder Böylece kan Kristeva nın abject i olarak karşımıza çıkar O halde ataerkillik için mensturasyon kanı gibi kadın da mı abject tir Erkeğin karşısında öteki olarak kurulan kadın bir yandan da anne olarak kutsallaştırılır Ataerkilliğin söylemsel oyunları kadınların doğurabilme potansiyellerine yönelik olup ataerkil kazanç sağlamak içindir Kadınların kanadığı bu savaş meydanında verilen kimlik mücadelesinde bedenler deneyimler ve istekler sistem tarafından bilinçli olarak görünmez kılınır Bu nedenle elinizdeki kitap biz kadınların ataerkil sisteme meydan okuma çağrısıdır Feminist yazında kadın bedeninin ve doğurganlığının nasıl ele alındığına yönelik tartışmalara ve feminist mücadeleye yer verir Dünya literatüründeki feminist teorinin ve mücadelenin yanı sıra Türkiye deki gelişmeleri de incelemektedir Feminist yöntembilimle mensturasyon çocuk sahibi olma hamilelik doğum ve annelik temalarının kadın deneyiminde ortaya çıktığı anlamları göstermektedir Böylece sessizleştirilmeye çalışılan alanlar ve deneyimler sistem tarafından değil özne olan kadınlar tarafından açığa çıkartılır Türkiye deki feminist yazında bile nadiren karşımıza çıkan bu meseleler hazırlanan bu kitapla kadın deneyiminin sesini duyurmayı hedeflemektedir Vajinamızdan gelen ilk kanla damgalanmış olan biz kadınlardan cinselliğimizde doğumlarımızda hatta anneliğimizde bile kanamamız istenir Kanayan ama konuşmayan görünmez olan boyun eğenler olmamız istenir Oysa ataerkilliğin anlayamadığı bedenimiz gibi onunla ilgili kararların da bize ait olduğudur Ataerkillik bir bukalemun gibi vajinamız aracılığıyla bizleri kontrol etmeye çalışsa da görünürlüğümüz ve mücadelemiz paylaştıkça güçlenecektir

Nobel Kitap
520,00

Doruk Yayınları

312 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Ataerkil toplumda kadınlar bedenleri üzerinden tanımlanarak kimlik kazanırlar Buna rağmen vajina mensturasyon doğum meme gibi kelimelerin ve bunlarla ilgili deneyimlerin görünmez kalması istenir Mensturasyon kanı pisliği ve kadının ötekiliğini işaret eder Aynı zamanda doğurganlığı sağladığından toplumun kadına uygun gördüğü rol olan anneliğe de hizmet eder Böylece kan Kristeva nın abject i olarak karşımıza çıkar O halde ataerkillik için mensturasyon kanı gibi kadın da mı abject tir Erkeğin karşısında öteki olarak kurulan kadın bir yandan da anne olarak kutsallaştırılır Ataerkilliğin söylemsel oyunları kadınların doğurabilme potansiyellerine yönelik olup ataerkil kazanç sağlamak içindir Kadınların kanadığı bu savaş meydanında verilen kimlik mücadelesinde bedenler deneyimler ve istekler sistem tarafından bilinçli olarak görünmez kılınır Bu nedenle elinizdeki kitap biz kadınların ataerkil sisteme meydan okuma çağrısıdır Feminist yazında kadın bedeninin ve doğurganlığının nasıl ele alındığına yönelik tartışmalara ve feminist mücadeleye yer verir Dünya literatüründeki feminist teorinin ve mücadelenin yanı sıra Türkiye deki gelişmeleri de incelemektedir Feminist yöntembilimle mensturasyon çocuk sahibi olma hamilelik doğum ve annelik temalarının kadın deneyiminde ortaya çıktığı anlamları göstermektedir Böylece sessizleştirilmeye çalışılan alanlar ve deneyimler sistem tarafından değil özne olan kadınlar tarafından açığa çıkartılır Türkiye deki feminist yazında bile nadiren karşımıza çıkan bu meseleler hazırlanan bu kitapla kadın deneyiminin sesini duyurmayı hedeflemektedir Vajinamızdan gelen ilk kanla damgalanmış olan biz kadınlardan cinselliğimizde doğumlarımızda hatta anneliğimizde bile kanamamız istenir Kanayan ama konuşmayan görünmez olan boyun eğenler olmamız istenir Oysa ataerkilliğin anlayamadığı bedenimiz gibi onunla ilgili kararların da bize ait olduğudur Ataerkillik bir bukalemun gibi vajinamız aracılığıyla bizleri kontrol etmeye

D&R
585,00

Doruk Yayınları

20241. baskı312 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Ataerkil toplumda kadınlar bedenleri üzerinden tanımlanarak kimlik kazanırlar Buna rağmen vajina mensturasyon doğum meme gibi kelimelerin ve bunlarla ilgili deneyimlerin görünmez kalması istenir Mensturasyon kanı pisliği ve kadının ötekiliğini işaret eder Aynı zamanda doğurganlığı sağladığından toplumun kadına uygun gördüğü rol olan anneliğe de hizmet eder Böylece kan Kristeva nın abject i olarak karşımıza çıkar O halde ataerkillik için mensturasyon kanı gibi kadın da mı abject tir Erkeğin karşısında öteki olarak kurulan kadın bir yandan da anne olarak kutsallaştırılır Ataerkilliğin söylemsel oyunları kadınların doğurabilme potansiyellerine yönelik olup ataerkil kazanç sağlamak içindir Kadınların kanadığı bu savaş meydanında verilen kimlik mücadelesinde bedenler deneyimler ve istekler sistem tarafından bilinçli olarak görünmez kılınır Bu nedenle elinizdeki kitap biz kadınların ataerkil sisteme meydan okuma çağrısıdır Feminist yazında kadın bedeninin ve doğurganlığının nasıl ele alındığına yönelik tartışmalara ve feminist mücadeleye yer verir Dünya literatüründeki feminist teorinin ve mücadelenin yanı sıra Türkiye deki gelişmeleri de incelemektedir Feminist yöntembilimle mensturasyon çocuk sahibi olma hamilelik doğum ve annelik temalarının kadın deneyiminde ortaya çıktığı anlamları göstermektedir Böylece sessizleştirilmeye çalışılan alanlar ve deneyimler sistem tarafından değil özne olan kadınlar tarafından açığa çıkartılır Türkiye deki feminist yazında bile nadiren karşımıza çıkan bu meseleler hazırlanan bu kitapla kadın deneyiminin sesini duyurmayı hedeflemektedir Vajinamızdan gelen ilk kanla damgalanmış olan biz kadınlardan cinselliğimizde doğumlarımızda hatta anneliğimizde bile kanamamız istenir Kanayan ama konuşmayan görünmez olan boyun eğenler olmamız istenir Oysa ataerkilliğin anlayamadığı bedenimiz gibi onunla ilgili kararların da bize ait olduğudur Ataerkillik bir bukalemun gibi vajinamız aracılığıyla bizleri kontrol etmeye çalışsa da görünürlüğümüz ve mücadelemiz paylaştıkça güçlenecektir Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
650,00

Doruk Yayıncılık

2024312 sf.
Şehadet Kitap

Ataerkil toplumda kadınlar bedenleri üzerinden tanımlanarak kimlik kazanırlar Buna rağmen vajina mensturasyon doğum meme gibi kelimelerin ve bunlarla ilgili deneyimlerin görünmez kalması istenir Mensturasyon kanı pisliği ve kadının ötekiliğini işaret eder Aynı zamanda doğurganlığı sağladığından toplumun kadına uygun gördüğü rol olan anneliğe de hizmet eder Böylece kan Kristeva nın abject i olarak karşımıza çıkar O halde ataerkillik için mensturasyon kanı gibi kadın da mı abject tir Erkeğin karşısında öteki olarak kurulan kadın bir yandan da anne olarak kutsallaştırılır Ataerkilliğin söylemsel oyunları kadınların doğurabilme potansiyellerine yönelik olup ataerkil kazanç sağlamak içindir Kadınların kanadığı bu savaş meydanında verilen kimlik mücadelesinde bedenler deneyimler ve istekler sistem tarafından bilinçli olarak görünmez kılınır Bu nedenle elinizdeki kitap biz kadınların ataerkil sisteme meydan okuma çağrısıdır Feminist yazında kadın bedeninin ve doğurganlığının nasıl ele alındığına yönelik tartışmalara ve feminist mücadeleye yer verir Dünya literatüründeki feminist teorinin ve mücadelenin yanı sıra Türkiye deki gelişmeleri de incelemektedir Feminist yöntembilimle mensturasyon çocuk sahibi olma hamilelik doğum ve annelik temalarının kadın deneyiminde ortaya çıktığı anlamları göstermektedir Böylece sessizleştirilmeye çalışılan alanlar ve deneyimler sistem tarafından değil özne olan kadınlar tarafından açığa çıkartılır Türkiye deki feminist yazında bile nadiren karşımıza çıkan bu meseleler hazırlanan bu kitapla kadın deneyiminin sesini duyurmayı hedeflemektedir Vajinamızdan gelen ilk kanla damgalanmış olan biz kadınlardan cinselliğimizde doğumlarımızda hatta anneliğimizde bile kanamamız istenir Kanayan ama konuşmayan görünmez olan boyun eğenler olmamız istenir Oysa ataerkilliğin anlayamadığı bedenimiz gibi onunla ilgili kararların da bize ait olduğudur Ataerkillik bir bukalemun gibi vajinamız aracılığıyla bizleri kontrol etmeye çalışsa da görünürlüğümüz ve mücadelemiz paylaştıkça güçlenecektir