MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Mahrem ve Kamusal Arasında — Zülal Asanatuci

Mahrem ve Kamusal Arasında
266,25
GenelGenel SosyolojiDin

Mahrem ve Kamusal Arasında

Zülal Asanatuci

Eskiyeni Yayınları

2025304 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Mahrem ve Kamusal Arasında

Zülal Asanatuci

Modern toplumlarda mahrem ve kamusal alanlar çoğu zaman birbirinden keskin sınırlarla ayrılmış gibi görünür Oysa kadınların gündelik yaşam pratikleri bu iki alanın sınırlarının ne kadar geçirgen ve tartışmalı olduğunu açıkça göstermektedir Bu çalışma başörtülü kadınların gündelik hayatta serbest zaman deneyimlerini tam da bu sınırın üzerinde konumlandırarak mahremiyet ile kamusallık arasındaki geçişleri anlamaya odaklanıyor Bu çalışma Türkiye de başörtülü kadınların gündelik hayatlarında serbest zamanı ne şekilde değerlendirdiklerini anlamaya yönelik uzun soluklu bir araştırmanın ürünüdür Serbest zaman genellikle nötr ve evrensel bir kavram olarak ele alınsa da özellikle dini açıdan muhafazakar yaşam biçimine sahip başörtülü kadınların bu alana erişimi çoğu zaman toplumsal normlar dini referanslar ve cinsiyete yönelik beklentiler etrafında şekillenmektedir Tam da bu nedenle serbest zaman yalnızca serbest olmanın ötesinde aynı zamanda özgürlük görünürlük mekânsallık ve aidiyet gibi daha geniş sosyolojik tartışmaların merkezinde yer almaktadır Bu kitap hem teorik bir çerçeveye dayanmakta hem de sahada yürütülen geniş kapsamlı bir ölçek çalışmasından oluşmaktadır Çalışma süresince elde edilen veriler başörtülü kadınların kendi sınırlarını nasıl oluşturduklarını mahremiyetin nerede bittiği ile kamusalın nerede başladığını ve bu ikisi arasında nasıl bir alan açmaya çalıştıklarını çok boyutlu bir şekilde göstermiştir Bunu elde etmek istemedeki esas amaç başörtülü kadınların serbest zaman pratiklerini tek bir kalıba sıkıştırmak değil aksine farklı sosyo ekonomik kültürel ve dini bağlamlarda ortaya çıkan çeşitliliği gözler önüne sermektir Bu nedenle kitap hem sosyoloji literatüründe hem de Türkiye de muhafazakarlık ve gündelik hayat özelindeki çalışmalarda yeni bir tartışma alanı açmayı hedeflemektedir Araştırma yolculuğum boyunca ölçek çalışmama ulaşan ve deneyimlerini benimle samimiyetle paylaşan tüm kadınlara teşekkür ederim Onların değerli yanıtları bu kitabın ortaya çıkmasındaki en önemli vi etkendir Çalışmanın bu aşamaya gelmesinde akademik bilgisinden oldukça istifade ettiğim ve destekleyici yaklaşımıyla daima yanımda olan değerli hocam Prof Dr Halil Aydınalp e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Başaracağıma dair inancını bana hep hissettiren kıymetli eşim Gökhan a varlıkları beni her daim güçlü hissettiren sevgili çocuklarım Zeynep Havin ile Ömer Burak a ayrıca teşekkür ederim Tanıtım Bülteninden

Benli Kitap
266,25

Eski Yeni Yayınları

2025-12-181. baskı304 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Modern toplumlarda mahrem ve kamusal alanlar çoğu zaman birbirinden keskin sınırlarla ayrılmış gibi görünür Oysa kadınların gündelik yaşam pratikleri bu iki alanın sınırlarının ne kadar geçirgen ve tartışmalı olduğunu açıkça göstermektedir Bu çalışma başörtülü kadınların gündelik hayatta serbest zaman deneyimlerini tam da bu sınırın üzerinde konumlandırarak mahremiyet ile kamusallık arasındaki geçişleri anlamaya odaklanıyor Bu çalışma Türkiye de başörtülü kadınların gündelik hayatlarında serbest zamanı ne şekilde değerlendirdiklerini anlamaya yönelik uzun soluklu bir araştırmanın ürünüdür Serbest zaman genellikle nötr ve evrensel bir kavram olarak ele alınsa da özellikle dini açıdan muhafazakar yaşam biçimine sahip başörtülü kadınların bu alana erişimi çoğu zaman toplumsal normlar dini referanslar ve cinsiyete yönelik beklentiler etrafında şekillenmektedir Tam da bu nedenle serbest zaman yalnızca serbest olmanın ötesinde aynı zamanda özgürlük görünürlük mekânsallık ve aidiyet gibi daha geniş sosyolojik tartışmaların merkezinde yer almaktadır Bu kitap hem teorik bir çerçeveye dayanmakta hem de sahada yürütülen geniş kapsamlı bir ölçek çalışmasından oluşmaktadır Çalışma süresince elde edilen veriler başörtülü kadınların kendi sınırlarını nasıl oluşturduklarını mahremiyetin nerede bittiği ile kamusalın nerede başladığını ve bu ikisi arasında nasıl bir alan açmaya çalıştıklarını çok boyutlu bir şekilde göstermiştir Bunu elde etmek istemedeki esas amaç başörtülü kadınların serbest zaman pratiklerini tek bir kalıba sıkıştırmak değil aksine farklı sosyo ekonomik kültürel ve dini bağlamlarda ortaya çıkan çeşitliliği gözler önüne sermektir Bu nedenle kitap hem sosyoloji literatüründe hem de Türkiye de muhafazakarlık ve gündelik hayat özelindeki çalışmalarda yeni bir tartışma alanı açmayı hedeflemektedir Araştırma yolculuğum boyunca ölçek çalışmama ulaşan ve deneyimlerini benimle samimiyetle paylaşan tüm kadınlara teşekkür ederim Onların değerli yanıtları bu kitabın ortaya çıkmasındaki en önemli vi etkendir Çalışmanın bu aşamaya gelmesinde akademik bilgisinden oldukça istifade ettiğim ve destekleyici yaklaşımıyla daima yanımda olan değerli hocam Prof Dr Halil Aydınalp e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Başaracağıma dair inancını bana hep hissettiren kıymetli eşim Gökhan a varlıkları beni her daim güçlü hissettiren sevgili çocuklarım Zeynep Havin ile Ömer Burak a ayrıca teşekkür ederim

Şehadet Kitap
266,25

Eski Yeni Yayınları

2025304 sf.
Şehadet Kitap

Modern toplumlarda mahrem ve kamusal alanlar çoğu zaman birbirinden keskin sınırlarla ayrılmış gibi görünür Oysa kadınların gündelik yaşam pratikleri bu iki alanın sınırlarının ne kadar geçirgen ve tartışmalı olduğunu açıkça göstermektedir Bu çalışma başörtülü kadınların gündelik hayatta serbest zaman deneyimlerini tam da bu sınırın üzerinde konumlandırarak mahremiyet ile kamusallık arasındaki geçişleri anlamaya odaklanıyor Bu çalışma Türkiye de başörtülü kadınların gündelik hayatlarında serbest zamanı ne şekilde değerlendirdiklerini anlamaya yönelik uzun soluklu bir araştırmanın ürünüdür Serbest zaman genellikle nötr ve evrensel bir kavram olarak ele alınsa da özellikle dini açıdan muhafazakar yaşam biçimine sahip başörtülü kadınların bu alana erişimi çoğu zaman toplumsal normlar dini referanslar ve cinsiyete yönelik beklentiler etrafında şekillenmektedir Tam da bu nedenle serbest zaman yalnızca serbest olmanın ötesinde aynı zamanda özgürlük görünürlük mekânsallık ve aidiyet gibi daha geniş sosyolojik tartışmaların merkezinde yer almaktadır Bu kitap hem teorik bir çerçeveye dayanmakta hem de sahada yürütülen geniş kapsamlı bir ölçek çalışmasından oluşmaktadır Çalışma süresince elde edilen veriler başörtülü kadınların kendi sınırlarını nasıl oluşturduklarını mahremiyetin nerede bittiği ile kamusalın nerede başladığını ve bu ikisi arasında nasıl bir alan açmaya çalıştıklarını çok boyutlu bir şekilde göstermiştir Bunu elde etmek istemedeki esas amaç başörtülü kadınların serbest zaman pratiklerini tek bir kalıba sıkıştırmak değil aksine farklı sosyo ekonomik kültürel ve dini bağlamlarda ortaya çıkan çeşitliliği gözler önüne sermektir Bu nedenle kitap hem sosyoloji literatüründe hem de Türkiye de muhafazakarlık ve gündelik hayat özelindeki çalışmalarda yeni bir tartışma alanı açmayı hedeflemektedir Araştırma yolculuğum boyunca ölçek çalışmama ulaşan ve deneyimlerini benimle samimiyetle paylaşan tüm kadınlara teşekkür ederim Onların değerli yanıtları bu kitabın ortaya çıkmasındaki en önemli vi etkendir Çalışmanın bu aşamaya gelmesinde akademik bilgisinden oldukça istifade ettiğim ve destekleyici yaklaşımıyla daima yanımda olan değerli hocam Prof Dr Halil Aydınalp e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Başaracağıma dair inancını bana hep hissettiren kıymetli eşim Gökhan a varlıkları beni her daim güçlü hissettiren sevgili çocuklarım Zeynep Havin ile Ömer Burak a ayrıca teşekkür ederim

Nobel Kitap
312,40

Eski Yeni Yayınları

2025304 sf.
13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Modern toplumlarda mahrem ve kamusal alanlar çoğu zaman birbirinden keskin sınırlarla ayrılmış gibi görünür Oysa kadınların gündelik yaşam pratikleri bu iki alanın sınırlarının ne kadar geçirgen ve tartışmalı olduğunu açıkça göstermektedir Bu çalışma başörtülü kadınların gündelik hayatta serbest zaman deneyimlerini tam da bu sınırın üzerinde konumlandırarak mahremiyet ile kamusallık arasındaki geçişleri anlamaya odaklanıyor Bu çalışma Türkiye de başörtülü kadınların gündelik hayatlarında serbest zamanı ne şekilde değerlendirdiklerini anlamaya yönelik uzun soluklu bir araştırmanın ürünüdür Serbest zaman genellikle nötr ve evrensel bir kavram olarak ele alınsa da özellikle dini açıdan muhafazakar yaşam biçimine sahip başörtülü kadınların bu alana erişimi çoğu zaman toplumsal normlar dini referanslar ve cinsiyete yönelik beklentiler etrafında şekillenmektedir Tam da bu nedenle serbest zaman yalnızca serbest olmanın ötesinde aynı zamanda özgürlük görünürlük mekânsallık ve aidiyet gibi daha geniş sosyolojik tartışmaların merkezinde yer almaktadır Bu kitap hem teorik bir çerçeveye dayanmakta hem de sahada yürütülen geniş kapsamlı bir ölçek çalışmasından oluşmaktadır Çalışma süresince elde edilen veriler başörtülü kadınların kendi sınırlarını nasıl oluşturduklarını mahremiyetin nerede bittiği ile kamusalın nerede başladığını ve bu ikisi arasında nasıl bir alan açmaya çalıştıklarını çok boyutlu bir şekilde göstermiştir Bunu elde etmek istemedeki esas amaç başörtülü kadınların serbest zaman pratiklerini tek bir kalıba sıkıştırmak değil aksine farklı sosyo ekonomik kültürel ve dini bağlamlarda ortaya çıkan çeşitliliği gözler önüne sermektir Bu nedenle kitap hem sosyoloji literatüründe hem de Türkiye de muhafazakarlık ve gündelik hayat özelindeki çalışmalarda yeni bir tartışma alanı açmayı hedeflemektedir Araştırma yolculuğum boyunca ölçek çalışmama ulaşan ve deneyimlerini benimle samimiyetle paylaşan tüm kadınlara teşekkür ederim Onların değerli yanıtları bu kitabın ortaya çıkmasındaki en önemli etkendir Çalışmanın bu aşamaya gelmesinde akademik bilgisinden oldukça istifade ettiğim ve destekleyici yaklaşımıyla daima yanımda olan değerli hocam Prof Dr Halil Aydınalp e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Başaracağıma dair inancını bana hep hissettiren kıymetli eşim Gökhan a varlıkları beni her daim güçlü hissettiren sevgili çocuklarım Zeynep Havin ile Ömer Burak a ayrıca teşekkür ederim

Mahrem ve Kamusal Arasında

Zülal Asanatuci

Eski Yeni Yayınları

2025304 sf.
Pandora

Modern toplumlarda mahrem ve kamusal alanlar çoğu zaman birbirinden keskin sınırlarla ayrılmış gibi görünür Oysa kadınların gündelik yaşam pratikleri bu iki alanın sınırlarının ne kadar geçirgen ve tartışmalı olduğunu açıkça göstermektedir Bu çalışma başörtülü kadınların gündelik hayatta serbest zaman deneyimlerini tam da bu sınırın üzerinde konumlandırarak mahremiyet ile kamusallık arasındaki geçişleri anlamaya odaklanıyor Bu çalışma Türkiye de başörtülü kadınların gündelik hayatlarında serbest zamanı ne şekilde değerlendirdiklerini anlamaya yönelik uzun soluklu bir araştırmanın ürünüdür Serbest zaman genellikle nötr ve evrensel bir kavram olarak ele alınsa da özellikle dini açıdan muhafazakar yaşam biçimine sahip başörtülü kadınların bu alana erişimi çoğu zaman toplumsal normlar dini referanslar ve cinsiyete yönelik beklentiler etrafında şekillenmektedir Tam da bu nedenle serbest zaman yalnızca serbest olmanın ötesinde aynı zamanda özgürlük görünürlük mekânsallık ve aidiyet gibi daha geniş sosyolojik tartışmaların merkezinde yer almaktadır Bu kitap hem teorik bir çerçeveye dayanmakta hem de sahada yürütülen geniş kapsamlı bir ölçek çalışmasından oluşmaktadır Çalışma süresince elde edilen veriler başörtülü kadınların kendi sınırlarını nasıl oluşturduklarını mahremiyetin nerede bittiği ile kamusalın nerede başladığını ve bu ikisi arasında nasıl bir alan açmaya çalıştıklarını çok boyutlu bir şekilde göstermiştir Bunu elde etmek istemedeki esas amaç başörtülü kadınların serbest zaman pratiklerini tek bir kalıba sıkıştırmak değil aksine farklı sosyo ekonomik kültürel ve dini bağlamlarda ortaya çıkan çeşitliliği gözler önüne sermektir Bu nedenle kitap hem sosyoloji literatüründe hem de Türkiye de muhafazakarlık ve gündelik hayat özelindeki çalışmalarda yeni bir tartışma alanı açmayı hedeflemektedir Araştırma yolculuğum boyunca ölçek çalışmama ulaşan ve deneyimlerini benimle samimiyetle paylaşan tüm kadınlara teşekkür ederim Onların değerli yanıtları bu kitabın ortaya çıkmasındaki en önemli etkendir Çalışmanın bu aşamaya gelmesinde akademik bilgisinden oldukça istifade ettiğim ve destekleyici yaklaşımıyla daima yanımda olan değerli hocam Prof Dr Halil Aydınalp e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Başaracağıma dair inancını bana hep hissettiren kıymetli eşim Gökhan a varlıkları beni her daim güçlü hissettiren sevgili çocuklarım Zeynep Havin ile Ömer Burak a ayrıca teşekkür ederim