MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Majör Tonlar ile İlişkili Makamsal Solfejler — Varol Çiçek

Majör Tonlar ile İlişkili Makamsal Solfejler
326,87
Genel Kavramlar Kuram ve TarihçeMüzik DiğerEğitim

Majör Tonlar ile İlişkili Makamsal Solfejler

Varol Çiçek

Eğitim Yayınevi

20211. baskı47 sf.
16,5 x 242. HamurTürkçe
D&REn ucuz

Majör Tonlar ile İlişkili Makamsal Solfejler

Varol Çiçek

Bugün kullanılan Geleneksek Türk Müziği nazariyatının yazılı kaynak tarihini geniş anlamda anlatan kaynaklar bin yıllık geçmişe kadar uzanmaktadır Her ne kadar daha eski tarihlerde de bilgiler bulunsa bile kuramsal yaklaşımlar Fârâbî dönemine kadar rahatlıkla götürülebilmektedir Fârâbî den bu döneme kadar Geleneksel Türk Müziği kuramında birçok değişim de kaçınılmaz olarak görülmektedir Sonuçta bu bir gelenektir ve canlıdır Kuşaktan kuşağa aktarılırken kendisini her dönemin beğenisine göre sürekli olarak yenileyecektir Yazılı kaynaklar Fârâbî den günümüze kadar değişim yönüyle incelendiğinde bu müzik türünün 15 18 ve 19 yüzyıllarda büyük anlayış değişiklikleri yaşadığı görülmektedir Bu değişimin en belirgin biçimde kendisini gösterdiği konu da makam kavramının algılanması ve tanımlanması olmuştur Özellikle 19 yüzyılda Osmanlı Sultanı 2 Mahmud un Yeniçeri Ocağı nı lağvedip yerine kurduğu ordu teşkilatı ile beraberinde Mehter Takımı ndan Musikâ yı Humâyûn a dönüş olarak yaşanan Geleneksel Türk Müziği ndeki değişim hem bestelerde hem icrâlarda hem de kuramsal çalışmalarda kendisini net biçimde göstermiştir 18 yüzyılda mevlevî şeyhi olan bestekar icracı ve kuramcı Abdülbâkî Nâsır Dede nin tarihsel süreci de dikkate alarak yaptığı makâm tanımları 19 yüzyılda Haşim Bey mecmuası olarak bilinen kaynakla tekrar ele alınmış ve bilgiler Kazım Uz un sözlük niteliğindeki çalışması ile 20 yüzyıla kadar ulaşmıştır Rauf Yekta Bey Hüseyin Saadeddin Arel Suphi Ezgi ve Murad Uzdilek gibi isimler 19 yüzyılın ortalarında İstanbul daki mevlevîhanelerin şeyhlerinden de edindikleri bilgiler ile kendilerine kadar gelen kuramsal ve uygulamalı bilgileri somut biçimde bir yazı sistemine dönüştürmeye çalışmışlardır Bu sistem o günden bu yana farklı zamanlarda ve mekânlarda kuramsal anlamda sürekli bir tartışmaya konu olsa da günümüz Türk Müziği geleneksel nazariyatının en çok kabul edilen ve uygulanan sistemi olmaya devam etmektedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
327,25

Eğitim Yayınevi

202147 sf.
İnce Kapak16,5 x 24
Kitap Ambarı

Bugün kullanılan Geleneksek Türk Müziği nazariyatının yazılı kaynak tarihini geniş anlamda anlatan kaynaklar bin yıllık geçmişe kadar uzanmaktadır Her ne kadar daha eski tarihlerde de bilgiler bulunsa bile kuramsal yaklaşımlar Fârâbî dönemine kadar rahatlıkla götürülebilmektedir Fârâbî den bu döneme kadar Geleneksel Türk Müziği kuramında birçok değişim de kaçınılmaz olarak görülmektedir Sonuçta bu bir gelenektir ve canlıdır Kuşaktan kuşağa aktarılırken kendisini her dönemin beğenisine göre sürekli olarak yenileyecektir Yazılı kaynaklar Fârâbî den günümüze kadar değişim yönüyle incelendiğinde bu müzik türünün 15 18 ve 19 yüzyıllarda büyük anlayış değişiklikleri yaşadığı görülmektedir Bu değişimin en belirgin biçimde kendisini gösterdiği konu da makam kavramının algılanması ve tanımlanması olmuştur Özellikle 19 yüzyılda Osmanlı Sultanı 2 Mahmud un Yeniçeri Ocağı nı lağvedip yerine kurduğu ordu teşkilatı ile beraberinde Mehter Takımı ndan Musikâ yı Humâyûn a dönüş olarak yaşanan Geleneksel Türk Müziği ndeki değişim hem bestelerde hem icrâlarda hem de kuramsal çalışmalarda kendisini net biçimde göstermiştir 18 yüzyılda mevlevî şeyhi olan bestekar icracı ve kuramcı Abdülbâkî Nâsır Dede nin tarihsel süreci de dikkate alarak yaptığı makâm tanımları 19 yüzyılda Haşim Bey mecmuası olarak bilinen kaynakla tekrar ele alınmış ve bilgiler Kazım Uz un sözlük niteliğindeki çalışması ile 20 yüzyıla kadar ulaşmıştır Rauf Yekta Bey Hüseyin Saadeddin Arel Suphi Ezgi ve Murad Uzdilek gibi isimler 19 yüzyılın ortalarında İstanbul daki mevlevîhanelerin şeyhlerinden de edindikleri bilgiler ile kendilerine kadar gelen kuramsal ve uygulamalı bilgileri somut biçimde bir yazı sistemine dönüştürmeye çalışmışlardır Bu sistem o günden bu yana farklı zamanlarda ve mekânlarda kuramsal anlamda sürekli bir tartışmaya konu olsa da günümüz Türk Müziği geleneksel nazariyatının en çok kabul edilen ve uygulanan sistemi olmaya devam etmektedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
338,80

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

202147 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bugün kullanılan Geleneksek Türk Müziği nazariyatının yazılı kaynak tarihini geniş anlamda anlatan kaynaklar bin yıllık geçmişe kadar uzanmaktadır Her ne kadar daha eski tarihlerde de bilgiler bulunsa bile kuramsal yaklaşımlar Fârâbî dönemine kadar rahatlıkla götürülebilmektedir Fârâbî den bu döneme kadar Geleneksel Türk Müziği kuramında birçok değişim de kaçınılmaz olarak görülmektedir Sonuçta bu bir gelenektir ve canlıdır Kuşaktan kuşağa aktarılırken kendisini her dönemin beğenisine göre sürekli olarak yenileyecektir Yazılı kaynaklar Fârâbî den günümüze kadar değişim yönüyle incelendiğinde bu müzik türünün 15 18 ve 19 yüzyıllarda büyük anlayış değişiklikleri yaşadığı görülmektedir Bu değişimin en belirgin biçimde kendisini gösterdiği konu da makam kavramının algılanması ve tanımlanması olmuştur Özellikle 19 yüzyılda Osmanlı Sultanı 2 Mahmud un Yeniçeri Ocağı nı lağvedip yerine kurduğu ordu teşkilatı ile beraberinde Mehter Takımı ndan Musikâ yı Humâyûn a dönüş olarak yaşanan Geleneksel Türk Müziği ndeki değişim hem bestelerde hem icrâlarda hem de kuramsal çalışmalarda kendisini net biçimde göstermiştir 18 yüzyılda mevlevî şeyhi olan bestekar icracı ve kuramcı Abdülbâkî Nâsır Dede nin tarihsel süreci de dikkate alarak yaptığı makâm tanımları 19 yüzyılda Haşim Bey mecmuası olarak bilinen kaynakla tekrar ele alınmış ve bilgiler Kazım Uz un sözlük niteliğindeki çalışması ile 20 yüzyıla kadar ulaşmıştır Rauf Yekta Bey Hüseyin Saadeddin Arel Suphi Ezgi ve Murad Uzdilek gibi isimler 19 yüzyılın ortalarında İstanbul daki mevlevîhanelerin şeyhlerinden de edindikleri bilgiler ile kendilerine kadar gelen kuramsal ve uygulamalı bilgileri somut biçimde bir yazı sistemine dönüştürmeye çalışmışlardır Bu sistem o günden bu yana farklı zamanlarda ve mekânlarda kuramsal anlamda sürekli bir tartışmaya konu olsa da günümüz Türk Müziği geleneksel nazariyatının en çok kabul edilen ve uygulanan sistemi olmaya devam etmektedir

Ucuz Kitap Al
346,50

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

Mart 202147 sf.
17.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Bugün kullanılan Geleneksek Türk Müziği nazariyatının yazılı kaynak tarihini geniş anlamda anlatan kaynaklar bin yıllık geçmişe kadar uzanmaktadır Her ne kadar daha eski tarihlerde de bilgiler bulunsa bile kuramsal yaklaşımlar Fârâbî dönemine kadar rahatlıkla götürülebilmektedir Fârâbî den bu döneme kadar Geleneksel Türk Müziği kuramında birçok değişim de kaçınılmaz olarak görülmektedir Sonuçta bu bir gelenektir ve canlıdır Kuşaktan kuşağa aktarılırken kendisini her dönemin beğenisine göre sürekli olarak yenileyecektir Yazılı kaynaklar Fârâbî den günümüze kadar değişim yönüyle incelendiğinde bu müzik türünün 15 18 ve 19 yüzyıllarda büyük anlayış değişiklikleri yaşadığı görülmektedir Bu değişimin en belirgin biçimde kendisini gösterdiği konu da makam kavramının algılanması ve tanımlanması olmuştur Özellikle 19 yüzyılda Osmanlı Sultanı 2 Mahmud un Yeniçeri Ocağı nı lağvedip yerine kurduğu ordu teşkilatı ile beraberinde Mehter Takımı ndan Musikâ yı Humâyûn a dönüş olarak yaşanan Geleneksel Türk Müziği ndeki değişim hem bestelerde hem icrâlarda hem de kuramsal çalışmalarda kendisini net biçimde göstermiştir 18 yüzyılda mevlevî şeyhi olan bestekar icracı ve kuramcı Abdülbâkî Nâsır Dede nin tarihsel süreci de dikkate alarak yaptığı makâm tanımları 19 yüzyılda Haşim Bey mecmuası olarak bilinen kaynakla tekrar ele alınmış ve bilgiler Kazım Uz un sözlük niteliğindeki çalışması ile 20 yüzyıla kadar ulaşmıştır Rauf Yekta Bey Hüseyin Saadeddin Arel Suphi Ezgi ve Murad Uzdilek gibi isimler 19 yüzyılın ortalarında İstanbul daki mevlevîhanelerin şeyhlerinden de edindikleri bilgiler ile kendilerine kadar gelen kuramsal ve uygulamalı bilgileri somut biçimde bir yazı sistemine dönüştürmeye çalışmışlardır Bu sistem o günden bu yana farklı zamanlarda ve mekânlarda kuramsal anlamda sürekli bir tartışmaya konu olsa da günümüz Türk Müziği geleneksel nazariyatının en çok kabul edilen ve uygulanan sistemi olmaya devam etmektedir Yayınevi Eğitim Yayınevi Bilimsel Eserler Yazar Varol Çiçek Sayfa 47 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı Mart 2021 Barkod 9786257316743 Kategori Genel Kavramlar Kuram ve Tarihçe

Şehadet Kitap
358,05

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

202147 sf.
Şehadet Kitap

Bugün kullanılan Geleneksek Türk Müziği nazariyatının yazılı kaynak tarihini geniş anlamda anlatan kaynaklar bin yıllık geçmişe kadar uzanmaktadır Her ne kadar daha eski tarihlerde de bilgiler bulunsa bile kuramsal yaklaşımlar Fârâbî dönemine kadar rahatlıkla götürülebilmektedir Fârâbî den bu döneme kadar Geleneksel Türk Müziği kuramında birçok değişim de kaçınılmaz olarak görülmektedir Sonuçta bu bir gelenektir ve canlıdır Kuşaktan kuşağa aktarılırken kendisini her dönemin beğenisine göre sürekli olarak yenileyecektir Yazılı kaynaklar Fârâbî den günümüze kadar değişim yönüyle incelendiğinde bu müzik türünün 15 18 ve 19 yüzyıllarda büyük anlayış değişiklikleri yaşadığı görülmektedir Bu değişimin en belirgin biçimde kendisini gösterdiği konu da makam kavramının algılanması ve tanımlanması olmuştur Özellikle 19 yüzyılda Osmanlı Sultanı 2 Mahmud un Yeniçeri Ocağı nı lağvedip yerine kurduğu ordu teşkilatı ile beraberinde Mehter Takımı ndan Musikâ yı Humâyûn a dönüş olarak yaşanan Geleneksel Türk Müziği ndeki değişim hem bestelerde hem icrâlarda hem de kuramsal çalışmalarda kendisini net biçimde göstermiştir 18 yüzyılda mevlevî şeyhi olan bestekar icracı ve kuramcı Abdülbâkî Nâsır Dede nin tarihsel süreci de dikkate alarak yaptığı makâm tanımları 19 yüzyılda Haşim Bey mecmuası olarak bilinen kaynakla tekrar ele alınmış ve bilgiler Kazım Uz un sözlük niteliğindeki çalışması ile 20 yüzyıla kadar ulaşmıştır Rauf Yekta Bey Hüseyin Saadeddin Arel Suphi Ezgi ve Murad Uzdilek gibi isimler 19 yüzyılın ortalarında İstanbul daki mevlevîhanelerin şeyhlerinden de edindikleri bilgiler ile kendilerine kadar gelen kuramsal ve uygulamalı bilgileri somut biçimde bir yazı sistemine dönüştürmeye çalışmışlardır Bu sistem o günden bu yana farklı zamanlarda ve mekânlarda kuramsal anlamda sürekli bir tartışmaya konu olsa da günümüz Türk Müziği geleneksel nazariyatının en çok kabul edilen ve uygulanan sistemi olmaya devam etmektedir

Nobel Kitap
373,45

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

202147 sf.
Ciltsiz17x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bugün kullanılan Geleneksek Türk Müziği nazariyatının yazılı kaynak tarihini geniş anlamda anlatan kaynaklar bin yıllık geçmişe kadar uzanmaktadır Her ne kadar daha eski tarihlerde de bilgiler bulunsa bile kuramsal yaklaşımlar Fârâbî dönemine kadar rahatlıkla götürülebilmektedir Fârâbî den bu döneme kadar Geleneksel Türk Müziği kuramında birçok değişim de kaçınılmaz olarak görülmektedir Sonuçta bu bir gelenektir ve canlıdır Kuşaktan kuşağa aktarılırken kendisini her dönemin beğenisine göre sürekli olarak yenileyecektir Yazılı kaynaklar Fârâbî den günümüze kadar değişim yönüyle incelendiğinde bu müzik türünün 15 18 ve 19 yüzyıllarda büyük anlayış değişiklikleri yaşadığı görülmektedir Bu değişimin en belirgin biçimde kendisini gösterdiği konu da makam kavramının algılanması ve tanımlanması olmuştur Özellikle 19 yüzyılda Osmanlı Sultanı 2 Mahmud un Yeniçeri Ocağı nı lağvedip yerine kurduğu ordu teşkilatı ile beraberinde Mehter Takımı ndan Musikâ yı Humâyûn a dönüş olarak yaşanan Geleneksel Türk Müziği ndeki değişim hem bestelerde hem icrâlarda hem de kuramsal çalışmalarda kendisini net biçimde göstermiştir 18 yüzyılda mevlevî şeyhi olan bestekar icracı ve kuramcı Abdülbâkî Nâsır Dede nin tarihsel süreci de dikkate alarak yaptığı makâm tanımları 19 yüzyılda Haşim Bey mecmuası olarak bilinen kaynakla tekrar ele alınmış ve bilgiler Kazım Uz un sözlük niteliğindeki çalışması ile 20 yüzyıla kadar ulaşmıştır Rauf Yekta Bey Hüseyin Saadeddin Arel Suphi Ezgi ve Murad Uzdilek gibi isimler 19 yüzyılın ortalarında İstanbul daki mevlevîhanelerin şeyhlerinden de edindikleri bilgiler ile kendilerine kadar gelen kuramsal ve uygulamalı bilgileri somut biçimde bir yazı sistemine dönüştürmeye çalışmışlardır Bu sistem o günden bu yana farklı zamanlarda ve mekânlarda kuramsal anlamda sürekli bir tartışmaya konu olsa da günümüz Türk Müziği geleneksel nazariyatının en çok kabul edilen ve uygulanan sistemi olmaya devam etmektedir