Makber — Cem Mumcu

Makber
Cem MumcuOkuyan Us Yayınları
Makber
Cem MumcuHayat kime ne zaman merhamet edeceği hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi Ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğimiz koca memeli bir anne Gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli İri memelerinin üstünde yatırdığı yavrusuna huzur verdiği gibi aynı memelerle boğabilirdi de onu Hangi yavrusu ona güvenebilir ya da ona güvenmeden nefes alabilir ki Emdiği bu memeden zehirlenmeyi göze almayan çocukları açlıktan ölmeyi peşin kabul edenlerdir Bu aşüfte annenin kör çocukları onun bir tarafını görmezler Ya güven veren kısmını ya da hain kısmını En acılı çocukları onlardır Saf güvene kananlarla hiç güvenmeme tabutuna girenler kitaptan Dar bir koridora elindeki Muharrem e daha sıkı tutunarak girdi Beş altı taş basamağı hep birlikte indiler Basamaklar bu gördüğünden başka her türlü heyecana alışıktı Gelin hamamı için gelmiş taze gelinin heyecanına kırk hamamına gelmiş loğusanın sevincine ve kırkı çıkmış bir insan yavrusunun minik kalbinin atışına oğluna kız aramak için merdivenleri inen kadının meraklı bakışlarına ilk defa boy abdesti alacak genç bir bedenin ürpertisine samur kaşlı cilveli fidan boylu gül dudaklı tellağıyla beraber halvete çekilmek için gelen oğlancının aşkına evliya kurnasında dua edip dilek tutacak yaşı geçkin kızın umuduna mesleğini bırakan bir genelev kadınının kırklanarak ruhunu temizlerken hissettiği ferahlığa su gibi gidip su gibi gelsin diye hamama gelen askere gidecek delikanlının nişanlısına döktüğü gözyaşlarına ve daha birçok insan haline alışıktı basamaklar Ama bunu anlayamadılar Taşların görmüş geçirmiş deliklerinden âdeta merakla yukarı bakan gözler fırladı Sağ taraftaki hamam kapısına gelene kadar belki bir asır geçti Kapının önündeki küçük asma taşların çığlıklarını duymuşçasına merakla baktı gelenlere Gözü pek bir ruh çözümlemesi romanı Selim İleri Mumcu bu kez anne rahmiyle hamam arasındaki bağı irdeliyor irdelemesine ama insanın içini acıtarak İnsanın geçmişi bugünü ve yaşadığı anla hiç korkmadan hesaplaşmasını sağlıyor Nena Çalidis Cumhuriyet Edebiyatımızı bir hastalık gibi saran metropol manzaraları ndan kurtulmak isteyenler için bir sığınak Makber İclal Kubilay Kitap lık Makber i okurken zaman zaman dehşete düşüyoruz bazen fısıltılarla akıp gidiyor olan biten Bunca arka arkaya gelirken her şey birden soğuyor terimiz üzerimizde Bilge Atay Varlık Makber oldukça kısa bir anlatı ama yazarın gezindiği alan hayat kadar geniş Mumcu kitabında toplumsal bağlamı çok da belirgin olmayan bir hikâye anlatıyor Bu hikâye bugüne dair olmasa da zamansız Çünkü yaşama ve ölüme tesadüfe ve kadere iyiliğe ve kötülüğe sevgiye ve nefrete bilgiye ve cehalete dair yani insana dair Pınar Kaynar Virgül Belli bir okur kitlesi olan yazarlardan Cem Mumcu Makber adlı ilk romanında modern hayatın hızını ölümünü ve sahiciliğini sorguluyor Göksan Göktaş Aktüel Kim söylemişti hatırlamıyorum İnsana ait hiçbir şey beni şaşırtmaz Bu cümleyi çok seviyorum Evrenin de her an genleştiğini yayıldığını düşünürsek bizler kendi çevremizden biraz olsun sıyrılıp olana bütünden bakmayı artık öğrenmeliyiz diyorum Eminim Makber in satırları size bu yolculukta iyi bir rehber olacaktır Bahar Korçan Hürriyet Kelebek Doğuma ve ölüme dair hayattaki boşluklara dair pek çok şey var Makber de Cengiz Erdinç Sabah Aktüel Pazar Cem Mumcu Makber adlı kitabında ölüm vasıtasıyla hayata methiyeler düzüyor Makber adeta bir hamamın içinde yaşayan karakterleriyle durma sakin olma hissi yaratıyor Yasemin Yurtman Tempo Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 105 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Okuya

Okuyan Us Yayınları
Hayat kime ne zaman merhamet edeceği hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi Ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğimiz koca memeli bir anne Gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli İri memelerinin üstünde yatırdığı yavrusuna huzur verdiği gibi aynı memelerle boğabilirdi de onu Hangi yavrusu ona güvenebilir ya da ona güvenmeden nefes alabilir ki Emdiği bu memeden zehirlenmeyi göze almayan çocukları açlıktan ölmeyi peşin kabul edenlerdir Bu aşüfte annenin kör çocukları onun bir tarafını görmezler Ya güven veren kısmını ya da hain kısmını En acılı çocukları onlardır Saf güvene kananlarla hiç güvenmeme tabutuna girenler Kitaptan Dar bir koridora elindeki Muharrem e daha sıkı tutunarak girdi Beş altı taş basamağı hep birlikte indiler Basamaklar bu gördüğünden başka her türlü heyecana alışıktı Gelin hamamı için gelmiş taze gelinin heyecanına kırk hamamına gelmiş loğusanın sevincine ve kırkı çıkmış bir insan yavrusunun minik kalbinin atışına oğluna kız aramak için merdivenleri inen kadının meraklı bakışlarına ilk defa boy abdesti alacak genç bir bedenin ürpertisine samur kaşlı cilveli fidan boylu gül dudaklı tellağıyla beraber halvete çekilmek için gelen oğlancının aşkına evliya kurnasında dua edip dilek tutacak yaşı geçkin kızın umuduna mesleğini bırakan bir genelev kadınının kırklanarak ruhunu temizlerken hissettiği ferahlığa su gibi gidip su gibi gelsin diye hamama gelen askere gidecek delikanlının nişanlısına döktüğü gözyaşlarına ve daha birçok insan haline alışıktı basamaklar Ama bunu anlayamadılar Taşların görmüş geçirmiş deliklerinden âdeta merakla yukarı bakan gözler fırladı Sağ taraftaki hamam kapısına gelene kadar belki bir asır geçti Kapının önündeki küçük asma taşların çığlıklarını duymuşçasına merakla baktı gelenlere Kitaptan Gözü pek bir ruh çözümlemesi romanı Selim İleri Mumcu bu kez anne rahmiyle hamam arasındaki bağı irdeliyor irdelemesine ama insanın içini acıtarak İnsanın geçmişi bugünü ve yaşadığı anla hiç korkmadan hesaplaşmasını sağlıyor Nena Çalidis Cumhuriyet Edebiyatımızı bir hastalık gibi saran metropol manzaraları ndan kurtulmak isteyenler için bir sığınak Makber İclal Kubilay Kitap lık Makber i okurken zaman zaman dehşete düşüyoruz bazen fısıltılarla akıp gidiyor olan biten Bunca arka arkaya gelirken her şey birden soğuyor terimiz üzerimizde Bilge Atay Varlık Makber oldukça kısa bir anlatı ama yazarın gezindiği alan hayat kadar geniş Mumcu kitabında toplumsal bağlamı çok da belirgin olmayan bir hikâye anlatıyor Bu hikâye bugüne dair olmasa da zamansız Çünkü yaşama ve ölüme tesadüfe ve kadere iyiliğe ve kötülüğe sevgiye ve nefrete bilgiye ve cehalete dair yani insana dair Pınar Kaynar Virgül Belli bir okur kitlesi olan yazarlardan Cem Mumcu Makber adlı ilk romanında modern hayatın hızını ölümünü ve sahiciliğini sorguluyor Göksan Göktaş Aktüel Kim söylemişti hatırlamıyorum İnsana ait hiçbir şey beni şaşırtmaz Bu cümleyi çok seviyorum Evrenin de her an genleştiğini yayıldığını düşünürsek bizler kendi çevremizden biraz olsun sıyrılıp olana bütünden bakmayı artık öğrenmeliyiz diyorum Eminim Makber in satırları size bu yolculukta iyi bir rehber olacaktır Bahar Korçan Hürriyet Kelebek Doğuma ve ölüme dair hayattaki boşluklara dair pek çok şey var Makber de Cengiz Erdinç Sabah Aktüel Pazar Cem Mumcu Makber adlı kitabında ölüm vasıtasıyla hayata methiyeler düzüyor Makber âdeta bir hamamın içinde yaşayan karakterleriyle durma sakin olma hissi yaratıyor Yasemin Yurtman Tempo

Okuyan Us Yayınları
Hayat kime ne zaman merhamet edeceği hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi Ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğimiz koca memeli bir anne Gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli İri memelerinin üstünde yatırdığı yavrusuna huzur verdiği gibi aynı memelerle boğabilirdi de onu Hangi yavrusu ona güvenebilir ya da ona güvenmeden nefes alabilir ki Emdiği bu memeden zehirlenmeyi göze almayan çocukları açlıktan ölmeyi peşin kabul edenlerdir Bu aşüfte annenin kör çocukları onun bir tarafını görmezler Ya güven veren kısmını ya da hain kısmını En acılı çocukları onlardır Saf güvene kananlarla hiç güvenmeme tabutuna girenler Dar bir koridora elindeki Muharrem e daha sıkı tutunarak girdi Beş altı taş basamağı hep birlikte indiler Basamaklar bu gördüğünden başka her türlü heyecana alışıktı Gelin hamamı için gelmiş taze gelinin heyecanına kırk hamamına gelmiş loğusanın sevincine ve kırkı çıkmış bir insan yavrusunun minik kalbinin atışına oğluna kız aramak için merdivenleri inen kadının meraklı bakışlarına ilk defa boy abdesti alacak genç bir bedenin ürpertisine samur kaşlı cilveli fidan boylu gül dudaklı tellağıyla beraber halvete çekilmek için gelen oğlancının aşkına evliya kurnasında dua edip dilek tutacak yaşı geçkin kızın umuduna mesleğini bırakan bir genelev kadınının kırklanarak ruhunu temizlerken hissettiği ferahlığa su gibi gidip su gibi gelsin diye hamama gelen askere gidecek delikanlının nişanlısına döktüğü gözyaşlarına ve daha birçok insan haline alışıktı basamaklar Ama bunu anlayamadılar Taşların görmüş geçirmiş deliklerinden âdeta merakla yukarı bakan gözler fırladı Sağ taraftaki hamam kapısına gelene kadar belki bir asır geçti Kapının önündeki küçük asma taşların çığlıklarını duymuşçasına merakla baktı gelenlere

Okuyan Us Yayın
çev. Şenol Ayla
Hayat kime ne zaman merhamet edeceği hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi Ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğimiz koca memeli bir anne Gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli İri memelerinin üstünde yatırdığı yavrusuna huzur verdiği gibi aynı memelerle boğabilirdi de onu Hangi yavrusu ona güvenebilir ya da ona güvenmeden nefes alabilir ki Emdiği bu memeden zehirlenmeyi göze almayan çocukları açlıktan ölmeyi peşin kabul edenlerdir Bu aşüfte annenin kör çocukları onun bir tarafını görmezler Ya güven veren kısmını ya da hain kısmını En acılı çocukları onlardır Saf güvene kananlarla hiç güvenmeme tabutuna girenler img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

OKUYAN US YAYIN
Aradığımız o tek ilk ve son cevap Bilmek istediğimiz anlamak istediğimiz çözmek istediğimiz ne Kendi içimizde sevgilimizin gözlerinde doğmuş veya doğacak çocuklarımızda televizyonda sinemada gazetelerde dergilerde kitaplarda aslında neyi arıyoruz Ayrıntılar mı merak ettiğimiz Yoksa bütün ayrıntılarda aradığımız aynı şey mi Ayrıntılar üstümüze bu denli şiddetle yağarken asıl sorumuza bu dehşetli gürültünün içinden bir cevap bulabiliyor muyuz Niye burada olduğumuzu niye gideceğimizi gideceğimizi bile bile niye burada olmayı sürdürmeyi seçtiğimizi bilmeye anlamaya mı çalışıyoruz Aradığımız o tek ilk ve son cevabı bulmak umuduyla okumadık mı bütün kitapları ve Makber in gözünden hayat Hayat kime ne zaman merhamet edeceği hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi Ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğimiz koca memeli bir anne Gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli İri memelerinin üstünde yatırdığı yavrusuna huzur verdiği gibi aynı memelerle boğabilirdi de onu Hangi yavrusu ona güvenebilir ya da ona güvenmeden nefes alabilir ki Emdiği bu memeden zehirlenmeyi göze almayan çocukları açlıktan ölmeyi peşin kabul edenlerdir Bu aşüfte annenin kör çocukları onun bir tarafını görmezler Ya güven veren kısmını ya da hain kısmını En acılı çocukları onlardır Saf güvene kananlarla hiç güvenmeme tabutuna girenler