Makedonya dan Esen İmbat — Yücel İzmirli Zühal İzmirli

Makedonya dan Esen İmbat
Yücel İzmirli Zühal İzmirliKırmızı Kedi Yayınevi
Makedonya dan Esen İmbat
Yücel İzmirli Zühal İzmirliBirden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay ve yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonu ydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı 1920 de Üsküp te doğan Hasan Tahsin Abakan ın sekiz yaşındayken annesiyle birlikte Türkiye ye gelmesiyle başlayan serüveninde hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak onun bu tanıklığından yola çıkıp eğitim hayatımızın gelişimine doğru yolculuk yapacaksınız Üsküp Selanik İstanbul Kütahya Eşkişehir ve İzmir de 1900 lü yılların başından günümüze kadar olan yaşanmışlıklar içinde belki siz de bir arkadaşınıza bir öğretmeninize okuduğunuz okullara ya da bir anınıza rastlayacaksınız Kim bilir

Kırmızıkedi Yayınevi
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga içine yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiyedeydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı

Kırmızı Kedi
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga içine yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonu ydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı 1920 de Üsküp te doğan Hasan Tahsin Abakan ın sekiz yaşındayken annesiyle birlikte Türkiye ye gelmesiyle başlayan serüveninde hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak onun bu tanıklığından yola çıkıp eğitim ve öğretim hayatımızın gelişimine doğru yolculuk yapacaksınız Kitabın sonunda yer alan fotoğraflarla zenginleşen bu serüven her genç eğitimcinin mutlaka okuması gereken bir rehber niteliğinde Üsküp Selanik İstanbul Kütahya Eskişehir ve İzmir de 1900 lü yılların başından günümüze kadar olan yaşanmışlıklar içinde belki siz de bir arkadaşınıza bir öğretmeninize okuduğunuz okullara ya da bir anınıza rastlayacaksınız Kim bilir

KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga içine yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonu ydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı

Kırmızı Kedi Yayınevi
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay ve yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonu ydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı 1920 de Üsküp te doğan Hasan Tahsin Abakan ın sekiz yaşındayken annesiyle birlikte Türkiye ye gelmesiyle başlayan serüveninde hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak onun bu tanıklığından yola çıkıp eğitim hayatımızın gelişimine doğru yolculuk yapacaksınız Üsküp Selanik İstanbul Kütahya Eşkişehir ve İzmir de 1900 lü yılların başından günümüze kadar olan yaşanmışlıklar içinde belki siz de bir arkadaşınıza bir öğretmeninize okuduğunuz okullara ya da bir anınıza rastlayacaksınız Kim bilir

Kırmızı Kedi
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay ve yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonu ydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı 1920 de Üsküp te doğan Hasan Tahsin Abakan ın sekiz yaşındayken annesiyle birlikte Türkiye ye gelmesiyle başlayan serüveninde hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak onun bu tanıklığından yola çıkıp eğitim hayatımızın gelişimine doğru yolculuk yapacaksınız Üsküp Selanik İstanbul Kütahya Eşkişehir ve İzmir de 1900 lü yılların başından günümüze kadar olan yaşanmışlıklar içinde belki siz de bir arkadaşınıza bir öğretmeninize okuduğunuz okullara ya da bir anınıza rastlayacaksınız Kim bilir

Kırmızı Kedi Yayınları
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay ve yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonu ydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı 1920 de Üsküp te doğan Hasan Tahsin Abakan ın sekiz yaşındayken annesiyle birlikte Türkiye ye gelmesiyle başlayan serüveninde hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak onun bu tanıklığından yola çıkıp eğitim hayatımızın gelişimine doğru yolculuk yapacaksınız Üsküp Selanik İstanbul Kütahya Eşkişehir ve İzmir de 1900 lü yılların başından günümüze kadar olan yaşanmışlıklar içinde belki siz de bir arkadaşınıza bir öğretmeninize okuduğunuz okullara ya da bir anınıza rastlayacaksınız Kim bilir

Kırmızı Kedi Yayınevi
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay ve yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonu ydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı 1920 de Üsküp te doğan Hasan Tahsin Abakan ın sekiz yaşındayken annesiyle birlikte Türkiye ye gelmesiyle başlayan serüveninde hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak onun bu tanıklığından yola çıkıp eğitim hayatımızın gelişimine doğru yolculuk yapacaksınız Üsküp Selanik İstanbul Kütahya Eşkişehir ve İzmir de 1900 lü yılların başından günümüze kadar olan yaşanmışlıklar içinde belki siz de bir arkadaşınıza bir öğretmeninize okuduğunuz okullara ya da bir anınıza rastlayacaksınız Kim bilir

Kırmızı Kedi Yayınevi
Yücel İzmirli tarafından kaleme alınan Makedonya dan Esen İmbat Kırmızı Kedi Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Makedonya dan Esen İmbat Yücel İzmirli Kitap Özeti Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiyedeydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay ve yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle Ayak burunlarının üzerinde kalkarak kompartımanın penceresinden baktı Evet burası Edirne İstasyonuydu Üsküp Edirne hattında çalışan Sırp treninden inip Edirne İstanbul arasında çalışan Türk trenine camlarına ay yıldız işlenmiş kendi ülkelerinin trenine binmişlerdi Coşkuları dinmek bilmiyor yürekleri sevinçten uçacakmış gibi atıyordu Bu yoğun duygularla gözlerine uyku filan girmedi Bütün gece bakışlarını trenin camındaki ay yıldızdan hiç ayırmadan mutlu umutlu gülümseyip durdular Anavatanında olmanın huzuru ve sevinci tüm hücrelerine yayılmıştı 1920de Üsküpte doğan Hasan Tahsin Abakanın sekiz yaşındayken annesiyle birlikte Türkiyeye gelmesiyle başlayan serüveninde hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak onun bu tanıklığından yola çıkıp eğitim hayatımızın gelişimine doğru yolculuk yapacaksınız Üsküp Selanik İstanbul Kütahya Eşkişehir ve İzmirde 1900lü yılların başından günümüze kadar olan yaşanmışlıklar içinde belki siz de bir arkadaşınıza bir öğretmeninize okuduğunuz okullara ya da bir anınıza rastlayacaksınız Kim bilir Yayınevi Kırmızı Kedi Yayınevi Yazar Yücel İzmirli Sayfa 256 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2015 Barkod 9789944756389 Kategori Türk Edebiyatı

Kırmızı Kedi
Birden trenin camındaki ay ve yıldızı gördü İçinde ılık ılık bir şeyler kıpırdadı Başına kalbine ruhuna doğru bütün benliğini ebediyen saran sevinç ve gurur dalgasının yayıldığını hissetti Dışarısı karanlık ve sükunet doluydu gecenin yarısı Bu sessizlikte istasyona yayılan bir erkek sesi çınladı küçük çocuğun kulaklarında Hadi yahu kalkalım artık Bu kelimeler bütün damarlarını sevgi ile titreştiren kan akışı gibi dalga dalga içine yerleşti Bu sadece bir ses değildi Hasretini çektiği ait olduğu yerde bulunmanın vatanında olmanın getirdiği duygusallık ve güvendi Bir düdük sesi Sonra trenin tiz sesi İşte o zaman iyice anladı Türkiye deydiler Trenin camında ilk defa gördüğü ay yıldız ve şimdiye kadar duymadığı sözcükler Ama bizden kendimizden bir cümle