Makyajlı Kadın — Refik Halid Karay

Makyajlı Kadın
Refik Halid Karayİnkılap Kitabevi
Makyajlı Kadın
Refik Halid KarayKoyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor

İnkılap Kitabevi
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor 1888 yılında Beylerbeyi nde Serveznedar Mehmed Halid in oğlu olarak doğan Refik Halid in anne tarafı Kırım Giraylarına dayanmaktadır baba tarafı ise 18 yüzyıl sonlarında bir kolu Mudurnu dan İstanbul a göçen Karakayış ailesindendir Galatasaray Sultanisi ve Mekteb i Hukuk ta okuyan yazar Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe başlamıştır Kısa sürede hiciv yazılarıyla üne kavuşmuş Fecri Âti edebiyat topluluğunun kurucularından olmuştur Kirpi adıyla yazdığı taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat Terakki hükümetince Anadolu nun çeşitli illerinde beş yıl sürgüne gönderilmiş ancak I Dünya Savaşı nın son yılı İstanbul a dönebilmiştir Dönüşünde Robert Kolej de öğretmenlik Sabah gazetesi başyazarlığı iki kez Posta Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid bu süreçte Aydede mizah dergisini çıkarmıştır Siyasal yazıları ve görüşleri nedeniyle memleketten ayrılmak zorunda kalan yazar Halep e yerleşerek yayımladığı Vahdet gazetesindeki yazıları ve çalışmalarıyla Hatay ın Türkiye ye bağlanmasına katkıda bulunmuştur 1938 de yurda dönen Refik Halid dergi ve gazetelerde günlük yazılar yazmış ve 20 kadar roman kaleme almıştır Meşrutiyet ten Cumhuriyet e uzanan zaman dilimini güçlü gözlem yeteneği ve dilinin zenginliğiyle farklı türlerdeki eserlerine taşıyan Refik Halid Memleket Hikâyeleri nde Anadolu gerçeğini Gurbet Hikâyeleri ve Sürgün gibi eserlerinde derin memleket hasretini edebiyatla buluşturmuştur Yazarın Ago Paşa nın Hatıratı Kirpinin Dedikleri gibi mizah eserlerinde Bir Avuç Saçma Makyajlı Kadın gibi kroniklerinde Minelbab İlelmihrab ve Bir Ömür Boyunca adlı hatıratlarında çok yönlü ve renkli anlatımı sosyal siyasal ortamın resimlendirilmesini sağlar Anahtar Nilgün İki Cisimli Kadın 2000 Yılın Sevgilisi Bugünün Saraylısı gibi romanlarında ise sürükleyici kurgular içinde tasvir yeteneğiyle yaratıcılığını birleştirerek genel olarak bireysel ilişkileri ve özel olarak da kadın erkek ilişkilerini mekân zaman boyutlarında derinlemesine ele alır romanların geçtiği dönem ve mekânlara ait ince detaylara yer vererek anlatımını zenginleştirir 18 7 1965 tarihinde İstanbul da ölen yazar Refik Halid muhalif kaleminin keskinliği temiz İstanbul Türkçesi renkli anlatımı tasvir gücü ve yaratıcılığıyla Türk edebiyatının en güçlü isimlerinden biridir Yazar bütün eserleriyle yayınevimizdedir Sayfa Sayısı 214 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi İnkılap Kitabevi

İnkılap Kitabevi
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor Basım Dili Türkçe Basım Yeri

İnkılap Kitabevi
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor

İnkılâp Kitabevi
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadında İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor 1888 yılında Beylerbeyinde Serveznedar Mehmed Halidin oğlu olarak doğan Refik Halidin anne tarafı Kırım Giraylarına dayanmaktadır baba tarafı ise 18 yüzyıl sonlarında bir kolu Mudurnudan İstanbula göçen Karakayış ailesindendir Galatasaray Sultanisi ve Mekteb i Hukukta okuyan yazar Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe başlamıştır Kısa sürede hiciv yazılarıyla üne kavuşmuş Fecri Âti edebiyat topluluğunun kurucularından olmuştur Kirpi adıyla yazdığı taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat Terakki hükümetince Anadolunun çeşitli illerinde beş yıl sürgüne gönderilmiş ancak I Dünya Savaşının son yılı İstanbula dönebilmiştir Dönüşünde Robert Kolejde öğretmenlik Sabah gazetesi başyazarlığı iki kez Posta Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid bu süreçte Aydede mizah dergisini çıkarmıştır Siyasal yazıları ve görüşleri nedeniyle memleketten ayrılmak zorunda kalan yazar Halepe yerleşerek yayımladığı Vahdet gazetesindeki yazıları ve çalışmalarıyla Hatayın Türkiyeye bağlanmasına katkıda bulunmuştur 1938de yurda dönen Refik Halid dergi ve gazetelerde günlük yazılar yazmış ve 20 kadar roman kaleme almıştır Meşrutiyetten Cumhuriyete uzanan zaman dilimini güçlü gözlem yeteneği ve dilinin zenginliğiyle farklı türlerdeki eserlerine taşıyan Refik Halid Memleket Hikâyelerinde Anadolu gerçeğini Gurbet Hikâyeleri ve Sürgün gibi eserlerinde derin memleket hasretini edebiyatla buluşturmuştur Yazarın Ago Paşanın Hatıratı Kirpinin Dedikleri gibi mizah eserlerinde Bir Avuç Saçma Makyajlı Kadın gibi kroniklerinde Minelbab İlelmihrab ve Bir Ömür Boyunca adlı hatıratlarında çok yönlü ve renkli anlatımı sosyal siyasal ortamın resimlendirilmesini sağlar Anahtar Nilgün İki Cisimli Kadın 2000 Yılın Sevgilisi Bugünün Saraylısı gibi romanlarında ise sürükleyici kurgular içinde tasvir yeteneğiyle yaratıcılığını birleştirerek genel olarak bireysel ilişkileri ve özel olarak da kadın erkek ilişkilerini mekân zaman boyutlarında derinlemesine ele alır romanların geçtiği dönem ve mekânlara ait ince detaylara yer vererek anlatımını zenginleştirir 18 7 1965 tarihinde İstanbulda ölen yazar Refik Halid muhalif kaleminin keskinliği temiz İstanbul Türkçesi renkli anlatımı tasvir gücü ve yaratıcılığıyla Türk edebiyatının en güçlü isimlerinden biridir Yazar bütün eserleriyle yayınevimizdedir

İNKILAP KİTABEVİ
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor

Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar

İnkılap
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağla bademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gök yakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor

İnkılap Kitabevi
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor

İnkılap Kitabevi
Koyda sabah oluyordu Sular demin mürdümeriği rengindeydi şimdi çağlabademi gibi tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar daha sonra gökyakutun en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar bundan da vazgeçtiler zannettim ki bir çam ormanı yan yatmış bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor Anladım dedim tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor Hilkatin laboratuvarındayım Dalgalar hışıldadılar sözümü alkışladılar Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor Refik Halid Karay birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın da İstanbul insanlık halleri aşk güzellik sanat yeme içme dalkavukluk giyim kuşam gibi temaları ele alıyor Türkçeyi kullanmadaki ustalığı özgün tasvirleri detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu ilginç portreler fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img