Mamak Günlüğü 1980 1989 — Fikret Doğan

Mamak Günlüğü 1980 1989
Fikret DoğanNota Bene Yayınları
Mamak Günlüğü 1980 1989
Fikret DoğanMamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha serinkanlı bakılabileceği günümüzde su yüzüne çıkarmıştır Kitap çok insani bir bakışla içerdeki yaşamı işkenceyi ve direnişi gerçekçi biçimde kimi zaman da mizahi bir gözle ele almaktadır Tanıtım Bülteninden

Nota Bene Yayınları
Mamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha serinkanlı bakılabileceği günümüzde su yüzüne çıkarmıştır Kitap çok insani bir bakışla içerdeki yaşamı işkenceyi ve direnişi gerçekçi biçimde kimi zaman da mizahi bir gözle ele almaktadır

Nota Bene Yayınları
Mamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha serinkanlı bakılabileceği günümüzde su yüzüne çıkarmıştır Kitap çok insani bir bakışla içerdeki yaşamı işkenceyi ve direnişi gerçekçi biçimde kimi zaman da mizahi bir gözle ele almaktadır

NotaBene Yayınları
Mamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha serinkanlı bakılabileceği günümüzde su yüzüne çıkarmıştır Kitap çok insani bir bakışla içerdeki yaşamı işkenceyi ve direnişi gerçekçi biçimde kimi zaman da mizahi bir gözle ele almaktadır Bu kitap en incitici yerinden kırılmanın en yiğit yerinden yaralanmanın en yenilmez yerinden insan onurundan güç alarak ayakta kalmanın tanıklığıdır Kısacası kitap Mamak Cezaevinin baştan sona insani tarihidir Böylesi bir belgenin tarihe kalması önemlidir

Nota Bene Yayınları
Mamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha serinkanlı bakılabileceği günümüzde su yüzüne çıkarmıştır Kitap çok insani bir bakışla içerdeki yaşamı işkenceyi ve direnişi gerçekçi biçimde kimi zaman da mizahi bir gözle ele almaktadır

Nota Bene
Mamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha serinkanlı bakılabileceği günümüzde su yüzüne çıkarmıştır Kitap çok insani bir bakışla içerdeki yaşamı işkenceyi ve direnişi gerçekçi biçimde kimi zaman da mizahi bir gözle ele almaktadır Bu kitap en incitici yerinden kırılmanın en yiğit yerinden yaralanmanın en yenilmez yerinden insan onurundan güç alarak ayakta kalmanın tanıklığıdır Kısacası kitap Mamak Cezaevinin baştan sona insani tarihidir Böylesi bir belgenin tarihe kalması önemlidir

Nota Bene Yayınları
Fikret Doğan tarafından kaleme alınan Mamak Günlüğü 1980 1989 Nota Bene Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mamak Günlüğü 1980 1989 Fikret Doğan Kitap Özeti Mamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha serinkanlı bakılabileceği günümüzde su yüzüne çıkarmıştır Kitap çok insani bir bakışla içerdeki yaşamı işkenceyi ve direnişi gerçekçi biçimde kimi zaman da mizahi bir gözle ele almaktadır Yayınevi Nota Bene Yayınları Yazar Fikret Doğan Sayfa 336 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9786052603901 Kategori Araştırma İnceleme Araştırma İnceleme

Nota Bene Yayınları
Mamak Askeri Cezaevi Ankara Emniyet indeki DAL la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu polis ve MİT in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar 12 Eylül döneminde cezaevindeki işkenceden ilk ölüm Mamak ta polis işkencesinden ilk ölümler de DAL da gerçekleşti 12 Eylül sonrasındaki uzun süreli ilk açlık grevi Mamak ta yaşandı Buna rağmen en uzun sistematik işkence ve kişiliksizleştirme uygulamaları Mamak ta sürdü Devlet politikaları en etkili şekil ve en uygun dozlarda Ankara da uygulanıyordu Ne Diyarbakır daki gibi aşırıya kaçılıyor ne de İstanbul ya da başka yerlerdeki cezaevleri kadar nispi bir yumuşaklık ile davranılıyordu Tabii ki bu tablo direniş geleneği açısından 1980 lerin sonlarından 1990 lı yılların sonlarına dek devrimciler arasında önemli tartışmalara neden oldu Mamak taki devrimciler özellikle de ana kümeyi oluşturan Devrimci Yol hareketi haklı haksız pek çok eleştiriye maruz kaldı Mamak Cezaevi ile ilgili pek çok kitap yayınlandı ancak bunlar genellikle belli dönem ve mekanlarla sınırlıydı Bu kitabın diğerlerinden önemli bir farkı Fikret Doğan ın 80 li yıllar boyunca Mamak Cezaevinin tüm bloklarında farklı zamanlarda kalmış olması ve Mamak ın siyasi tutuklulara kapatıldığı son demlerine dek orada yaşayarak oradaki tüm mekan ve dönemlere tanıklık etmiş olmasıdır Ayrıca yazar Ana Devrimci Yol davasında yer almakla birlikte kitaba öz eleştirel bir bakışı da yansıtabilmiştir Kitabın bir diğer değerli yönü ise günlük şeklinde yazılmış olmasıdır Yazar kitabını 1991 de Mamak tan sonra nakledildikleri Ceyhan Cezaevinde bitirmiş ve ham haliyle bir kenara koymuş her şeye daha seri