Manikürlü Eller Almanya da Elektirik Bobini Saracak — Lea Nocera

Manikürlü Eller Almanya da Elektirik Bobini Saracak
Lea Noceraİstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Manikürlü Eller Almanya da Elektirik Bobini Saracak
Lea NoceraTürkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız bilim dünyamızda yıllardır Bitmeyen Göç konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof Dr Nermin Abadan Unat ın tanımıyla konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlığa geçti Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları gazeteciler yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat tiyatro sinema gibi alanlarda verilen ürünler bu büyük hikayenin tüm veçhelerini değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor İşte Napoli L Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin manikürlü elleri etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor Nocera ya göre antlaşmanın ilk yıllarında Alman fabrikalarında elektrik bobini sarmak için ülkesinden ayrılan kadın işçiler büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup o yıllarda Batı Almanya da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu Yazarın özellikle sözlü kaynakların kullanımına Türk basını ile Alman kurumsal kaynaklara dayalı ayrıntılı bir araştırmayı temel alan bu kitabı en başlarda gelen göçmen kadınların hikayelerini inceleyerek Türk kadınlarını zayıf uysal ve çok geri kalmış bir ülkenin simgesi olarak gören basmakalıp düşüncenin Almanya ve Avrupa da nasıl biçimlendiğini anlatmaya çalışıyor Lea Nocera nın toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele aldığı bu çalışmasının sonuçları tahlil edildiğinde çoğu zaman sadece erkekleri ilgilendirdiği düşünülen İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki kitlesel göçlerin bilinmeyen yönleri ile birlikte Avrupalı kimliğinin oluşumuyla AB ile Türkiye arasındaki karmaşık ilişkinin daha kapsamlı bir tarihi için yeni olgular da ortaya çıkıyor Lea Nocera nın bu kitabı sadece Avrupa da değil dünyanın diğer anakaralarında da iletişim devrimi ve teknolojik gelişmeyle birlikte bitmeyecek olan göç süreci için çok zengin bir kaynaktır ve uyandırıcı yeni fikirler içermektedir Kitap bu yanıyla göçle ilgili çalışmalar yapmaya niyetlenen herkes için vazgeçilmez bir bilgi hazinesidir Prof Dr Nermin Abadan UnatDr Yazar Hakkında Lea Nocera Napoli L Orientale Üniversitesi nde öğretim üyesi olan Lea Nocera aynı üniversitede önce yüksek lisans tezini ardından da Kadınlar ve Toplumsal Kimlik Tarihi konulu doktorasını tamamladı İstanbul Bilgi Üniversitesi nde Kültürel İncelemeler de de master yapan Nocera nın çalışma alanları arasında Türkiye ile ilgili kadın ve sivil toplum hareketleri şehir çalışmaları Türkiye nin çağdaş toplumsal ve kültürel tarihi yer almaktadır Çok sayıda İtalyanca ve İngilizce kitap kitap ve dergi makalesi kaleme alan yazar güncel ve kültürel konularda basın ve radyo olmak üzere çeşitli yayın organlarına yazıları ve yorumlarıyla katkıda bulunmaktadır Nocera Resetdoc org un yayın ve bilimsel koordinatörlüğün yanısıra İtalyan devlet radyosunun üçüncü kanalına da katkıda bulunmaktadır 2017 de Kaleydoskop Turchia cultura e società adlı sanal dergiyi kuran Lea Nocera halen bu dergiyi yönetmektedir

İstanbul Bilgi Üniversitesi
Türkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız bilim dünyamızda yıllardır Bitmeyen Göç konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof Dr Nermin Abadan Unat ın tanımıyla konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlığa geçti Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları gazeteciler yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat tiyatro sinema gibi alanlarda verilen ürünler bu büyük hikayenin tüm veçhelerini değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor İşte Napoli L Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin manikürlü elleri etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor Nocera ya göre antlaşmanın ilk yıllarında Alman fabrikalarında elektrik bobini sarmak için ülkesinden ayrılan kadın işçiler büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup o yıllarda Batı Almanya da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu Yazarın özellikle sözlü kaynakların kullanımına Türk basını ile Alman kurumsal kaynaklara dayalı ayrıntılı bir araştırmayı temel alan bu kitabı en başlarda gelen göçmen kadınların hikayelerini inceleyerek Türk kadınlarını zayıf uysal ve çok geri kalmış bir ülkenin simgesi olarak gören basmakalıp düşüncenin Almanya ve Avrupa da nasıl biçimlendiğini anlatmaya çalışıyor Lea Nocera nın toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele aldığı bu çalışmasının sonuçları tahlil edildiğinde çoğu zaman sadece erkekleri ilgilendirdiği düşünülen İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki kitlesel göçlerin bilinmeyen yönleri ile birlikte Avrupalı kimliğinin oluşumuyla AB ile Türkiye arasındaki karmaşık ilişkinin daha kapsamlı bir tarihi için yeni olgular da ortaya çıkıyor Lea Nocera nın bu kitabı sadece Avrupa da değil dünyanın diğer anakaralarında da iletişim devrimi ve teknolojik gelişmeyle birlikte bitmeyecek olan göç süreci için çok zengin bir kaynaktır ve uyandırıcı yeni fikirler içermektedir Kitap bu yanıyla göçle ilgili çalışmalar yapmaya niyetlenen herkes için vazgeçilmez bir bilgi hazinesidir Prof Dr Nermin Abadan UnatDr YAZAR HAKKINDA LEA NOCERA Napoli L Orientale Üniversitesi nde öğretim üyesi olan Lea Nocera aynı üniversitede önce yüksek lisans tezini ardından da Kadınlar ve Toplumsal Kimlik Tarihi konulu doktorasını tamamladı İstanbul Bilgi Üniversitesi nde Kültürel İncelemeler de de master yapan Nocera nın çalışma alanları arasında Türkiye ile ilgili kadın ve sivil toplum hareketleri şehir çalışmaları Türkiye nin çağdaş toplumsal ve kültürel tarihi yer almaktadır Çok sayıda İtalyanca ve İngilizce kitap kitap ve dergi makalesi kaleme alan yazar güncel ve kültürel konularda basın ve radyo olmak üzere çeşitli yayın organlarına yazıları ve yorumlarıyla katkıda bulunmaktadır Nocera Resetdoc org un yayın ve bilimsel koordinatörlüğün yanısıra İtalyan devlet radyosunun üçüncü kanalına da katkıda bulunmaktadır 2017 de Kaleydoskop Turchia cultura e società adlı sanal dergiyi kuran Lea Nocera halen bu dergiyi yönetmektedir

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Türkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız bilim dünyamızda yıllardır Bitmeyen Göç konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof Dr Nermin Abadan Unat ın tanımıyla konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlığa geçti Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları gazeteciler yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat tiyatro sinema gibi alanlarda verilen ürünler bu büyük hikayenin tüm veçhelerini değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor İşte Napoli L Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin manikürlü elleri etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor Nocera ya göre antlaşmanın ilk yıllarında Alman fabrikalarında elektrik bobini sarmak için ülkesinden ayrılan kadın işçiler büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup o yıllarda Batı Almanya da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu Yazarın özellikle sözlü kaynakların kullanımına Türk basını ile Alman kurumsal kaynaklara dayalı ayrıntılı bir araştırmayı temel alan bu kitabı en başlarda gelen göçmen kadınların hikayelerini inceleyerek Türk kadınlarını zayıf uysal ve çok geri kalmış bir ülkenin simgesi olarak gören basmakalıp düşüncenin Almanya ve Avrupa da nasıl biçimlendiğini anlatmaya çalışıyor Lea Nocera nın toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele aldığı bu çalışmasının sonuçları tahlil edildiğinde çoğu zaman sadece erkekleri ilgilendirdiği düşünülen İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki kitlesel göçlerin bilinmeyen yönleri ile birlikte Avrupalı kimliğinin oluşumuyla AB ile Türkiye arasındaki karmaşık ilişkinin daha kapsamlı bir tarihi için yeni olgular da ortaya çıkıyor Lea Nocera nın bu kitabı sadece Avrupa da değil dünyanın diğer anakaralarında da iletişim devrimi ve teknolojik gelişmeyle birlikte bitmeyecek olan göç süreci için çok zengin bir kaynaktır ve uyandırıcı yeni fikirler içermektedir Kitap bu yanıyla göçle ilgili çalışmalar yapmaya niyetlenen herkes için vazgeçilmez bir bilgi hazinesidir Prof Dr Nermin Abadan UnatDr Yazar Hakkında Lea Nocera Napoli L Orientale Üniversitesi nde öğretim üyesi olan Lea Nocera aynı üniversitede önce yüksek lisans tezini ardından da Kadınlar ve Toplumsal Kimlik Tarihi konulu doktorasını tamamladı İstanbul Bilgi Üniversitesi nde Kültürel İncelemeler de de master yapan Nocera nın çalışma alanları arasında Türkiye ile ilgili kadın ve sivil toplum hareketleri şehir çalışmaları Türkiye nin çağdaş toplumsal ve kültürel tarihi yer almaktadır Çok sayıda İtalyanca ve İngilizce kitap kitap ve dergi makalesi kaleme alan yazar güncel ve kültürel konularda basın ve radyo olmak üzere çeşitli yayın organlarına yazıları ve yorumlarıyla katkıda bulunmaktadır Nocera Resetdoc org un yayın ve bilimsel koordinatörlüğün yanısıra İtalyan devlet radyosunun üçüncü kanalına da katkıda bulunmaktadır 2017 de Kaleydoskop Turchia cultura e società adlı sanal dergiyi kuran Lea Nocera halen bu dergiyi yönetmektedir

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Türkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız bilim dünyamızda yıllardır Bitmeyen Göç konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof Dr Nermin Abadan Unat ın tanımıyla konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlığa geçti Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları gazeteciler yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat tiyatro sinema gibi alanlarda verilen ürünler bu büyük hikayenin tüm veçhelerini değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor İşte Napoli L Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin manikürlü elleri etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor Nocera ya göre antlaşmanın ilk yıllarında Alman fabrikalarında elektrik bobini sarmak için ülkesinden ayrılan kadın işçiler büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup o yıllarda Batı Almanya da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu Yazarın özellikle sözlü kaynakların kullanımına Türk basını ile Alman kurumsal kaynaklara dayalı ayrıntılı bir araştırmayı temel alan bu kitabı en başlarda gelen göçmen kadınların hikayelerini inceleyerek Türk kadınlarını zayıf uysal ve çok geri kalmış bir ülkenin simgesi olarak gören basmakalıp düşüncenin Almanya ve Avrupa da nasıl biçimlendiğini anlatmaya çalışıyor Lea Nocera nın toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele aldığı bu çalışmasının sonuçları tahlil edildiğinde çoğu zaman sadece erkekleri ilgilendirdiği düşünülen İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki kitlesel göçlerin bilinmeyen yönleri ile birlikte Avrupalı kimliğinin oluşumuyla AB ile Türkiye arasındaki karmaşık ilişkinin daha kapsamlı bir tarihi için yeni olgular da ortaya çıkıyor Lea Nocera nın bu kitabı sadece Avrupa da değil dünyanın diğer anakaralarında da iletişim devrimi ve teknolojik gelişmeyle birlikte bitmeyecek olan göç süreci için çok zengin bir kaynaktır ve uyandırıcı yeni fikirler içermektedir Kitap bu yanıyla göçle ilgili çalışmalar yapmaya niyetlenen herkes için vazgeçilmez bir bilgi hazinesidir Prof Dr Nermin Abadan UnatDr Yazar Hakkında Lea Nocera Napoli L Orientale Üniversitesi nde öğretim üyesi olan Lea Nocera aynı üniversitede önce yüksek lisans tezini ardından da Kadınlar ve Toplumsal Kimlik Tarihi konulu doktorasını tamamladı İstanbul Bilgi Üniversitesi nde Kültürel İncelemeler de de master yapan Nocera nın çalışma alanları arasında Türkiye ile ilgili kadın ve sivil toplum hareketleri şehir çalışmaları Türkiye nin çağdaş toplumsal ve kültürel tarihi yer almaktadır Çok sayıda İtalyanca ve İngilizce kitap kitap ve dergi makalesi kaleme alan yazar güncel ve kültürel konularda basın ve radyo olmak üzere çeşitli yayın organlarına yazıları ve yorumlarıyla katkıda bulunmaktadır Nocera Resetdoc org un yayın ve bilimsel koordinatörlüğün yanısıra İtalyan devlet radyosunun üçüncü kanalına da katkıda bulunmaktadır 2017 de Kaleydoskop Turchia cultura e società adlı sanal dergiyi kuran Lea Nocera halen bu dergiyi yönetmektedir

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları
çev. Fazıla Mat
Türkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız bilim dünyamızda yıllardır Bitmeyen Göç konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof Dr Nermin Abadan Unat ın tanımıyla konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlığa geçti Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları gazeteciler yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat tiyatro sinema gibi alanlarda verilen ürünler bu büyük hikayenin tüm veçhelerini değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor İşte Napoli L Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin manikürlü elleri etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor Nocera ya göre antlaşmanın ilk yıllarında Alman fabrikalarında elektrik bobini sarmak için ülkesinden ayrılan kadın işçiler büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup o yıllarda Batı Almanya da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu Yazarın özellikle sözlü kaynakların kullanımına Türk basını ile Alman kurumsal kaynaklara dayalı ayrıntılı bir araştırmayı temel alan bu kitabı en başlarda gelen göçmen kadınların hikayelerini inceleyerek Türk kadınlarını zayıf uysal ve çok geri kalmış bir ülkenin simgesi olarak gören basmakalıp düşüncenin Almanya ve Avrupa da nasıl biçimlendiğini anlatmaya çalışıyor Lea Nocera nın toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele aldığı bu çalışmasının sonuçları tahlil edildiğinde çoğu zaman sadece erkekleri ilgilendirdiği düşünülen İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki kitlesel göçlerin bilinmeyen yönleri ile birlikte Avrupalı kimliğinin oluşumuyla AB ile Türkiye arasındaki karmaşık ilişkinin daha kapsamlı bir tarihi için yeni olgular da ortaya çıkıyor Lea Nocera nın bu kitabı sadece Avrupa da değil dünyanın diğer anakaralarında da iletişim devrimi ve teknolojik gelişmeyle birlikte bitmeyecek olan göç süreci için çok zengin bir kaynaktır ve uyandırıcı yeni fikirler içermektedir Kitap bu yanıyla göçle ilgili çalışmalar yapmaya niyetlenen herkes için vazgeçilmez bir bilgi hazinesidir Prof Dr Nermin Abadan UnatDr Tanıtım Bülteninden

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları
Türkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız bilim dünyamızda yıllardır Bitmeyen Göç konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof Dr Nermin Abadan Unat ın tanımıyla konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlığa geçti Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları gazeteciler yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat tiyatro sinema gibi alanlarda verilen ürünler bu büyük hikayenin tüm veçhelerini değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor İşte Napoli L Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin manikürlü elleri etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor Nocera ya göre antlaşmanın ilk yıllarında Alman fabrikalarında elektrik bobini sarmak için ülkesinden ayrılan kadın işçiler büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup o yıllarda Batı Almanya da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu Yazarın özellikle sözlü kaynakların kullanımına Türk basını ile Alman kurumsal kaynaklara dayalı ayrıntılı bir araştırmayı temel alan bu kitabı en başlarda gelen göçmen kadınların hikayelerini inceleyerek Türk kadınlarını zayıf uysal ve çok geri kalmış bir ülkenin simgesi olarak gören basmakalıp düşüncenin Almanya ve Avrupa da nasıl biçimlendiğini anlatmaya çalışıyor Lea Nocera nın toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele aldığı bu çalışmasının sonuçları tahlil edildiğinde çoğu zaman sadece erkekleri ilgilendirdiği düşünülen İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki kitlesel göçlerin bilinmeyen yönleri ile birlikte Avrupalı kimliğinin oluşumuyla AB ile Türkiye arasındaki karmaşık ilişkinin daha kapsamlı bir tarihi için yeni olgular da ortaya çıkıyor Lea Nocera nın bu kitabı sadece Avrupa da değil dünyanın diğer anakaralarında da iletişim devrimi ve teknolojik gelişmeyle birlikte bitmeyecek olan göç süreci için çok zengin bir kaynaktır ve uyandırıcı yeni fikirler içermektedir Kitap bu yanıyla göçle ilgili çalışmalar yapmaya niyetlenen herkes için vazgeçilmez bir bilgi hazinesidir Prof Dr Nermin Abadan UnatDr Tanıtım Bülteninden

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Türkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız bilim dünyamızda yıllardır Bitmeyen Göç konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof Dr Nermin Abadan Unat ın tanımıyla konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlığa geçti Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları gazeteciler yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat tiyatro sinema gibi alanlarda verilen ürünler bu büyük hikayenin tüm veçhelerini değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor İşte Napoli L Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin manikürlü elleri etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor Nocera ya göre antlaşmanın ilk yıllarında Alman fabrikalarında elektrik bobini sarmak için ülkesinden ayrılan kadın işçiler büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup o yıllarda Batı Almanya da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu Yazarın özellikle sözlü kaynakların kullanımına Türk basını ile Alman kurumsal kaynaklara dayalı ayrıntılı bir araştırmayı temel alan bu kitabı en başlarda gelen göçmen kadınların hikayelerini inceleyerek Türk kadınlarını zayıf uysal ve çok geri kalmış bir ülkenin simgesi olarak gören basmakalıp düşüncenin Almanya ve Avrupa da nasıl biçimlendiğini anlatmaya çalışıyor Lea Nocera nın toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele aldığı bu çalışmasının sonuçları tahlil edildiğinde çoğu zaman sadece erkekleri ilgilendirdiği düşünülen İkinci Dünya Savaşı so