Mapusane — Gültekin Yıldız

Mapusane
Gültekin YıldızKitabevi Yayınları
Mapusane
Gültekin YıldızGünümüz insanı için hapis cezası ve bu cezanın infaz edildiği hapishane sanki çok eski çağlardan beri hep varolagelmiş tarihsiz bir kurumdur Oysa sadece ikibuçuk asır geriye gidildiğinde dünyanın hiçbir yerinde bugünkü manada bir hapishaneye rastlanmaz Tarih boyunca esirler zanlılar suçlular ve siyasî mahbusların kapatıldığı her mekânı günümüzdeki manasında hapishane olarak adlandırmak hapishane ve mahbes arasındaki farkı göz ardı etmek demektir Mahbes ve hapishane farklı dünya tasavvurları ve toplum düzenlerinin farklı tezahürleridir Kadîm dünyada zanlı mahkûm ya da esirin kapatıldığı saray kale hisar kule tersane ya da çeşitli devlet görevlilerinin konutları birer mahbesti Fakat bunların hiçbiri sadece suçluları ve tutukluları cezalandırmak ve dönüştürmek için tesis edilmiş müstakil birer hapishane değildi Tanzimat ile başlayan idarî yeniden yapılanma ve bürokratik merkeziyetçilik politikalarının bir ürünü de hapishaneydi Ülke içindeki cezalandırma pratiklerini tektipleştirmek ve standartlaştırmak isteyen Osmanlı idarecileri için hapishane hem daha insani bir ceza aracı hem de Avrupa kaynaklı dış baskılara karşı kullanılabilecek önemli bir medeniyet sembolü idi Osmanlı Devletinin yeni imajına uymadığı düşünülen kadîm zindanlar ve mahbesler bir bir kapatılırken bunların yerini eldeki kıt kaynaklarla yapılmaya çalışılan irili ufaklı hapishaneler almaktaydı Bürokrasinin hapishane reformu olarak adlandırdığı bu süreç çok geçmeden bir hapishane proble mini beraberinde getirdi Pek çok mahbus daha muhakemeleri yapılamadan salgın hastalıklara kurban olurken siyasî suçluların da hapishane müdavimleri arasına girmesi ile Avrupalı büyük devletlerin diplomatik baskıları arttı Anglo Amerikan Püritanizminin bir icadı olarak doğan modern hapishane kurumu dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında da yarım yüzyıl içinde büyük bir hayal kırıklığına dönüştü

Kitabevi Yayınları
Günümüz insanı için hapis cezası ve bu cezanın infaz edildiği hapishane sanki çok eski çağlardan beri hep varolagelmiş tarihsiz bir kurumdur Oysa sadece ikibuçuk asır geriye gidildiğinde dünyanın hiçbir yerinde bugünkü manada bir hapishaneye rastlanmaz Tarih boyunca esirler zanlılar suçlular ve siyasî mahbusların kapatıldığı her mekânı günümüzdeki manasında hapishane olarak adlandırmak hapishane ve mahbes arasındaki farkı göz ardı etmek demektir Mahbes ve hapishane farklı dünya tasavvurları ve toplum düzenlerinin farklı tezahürleridir Kadîm dünyada zanlı mahkûm ya da esirin kapatıldığı saray kale hisar kule tersane ya da çeşitli devlet görevlilerinin konutları birer mahbesti Fakat bunların hiçbiri sadece suçluları ve tutukluları cezalandırmak ve dönüştürmek için tesis edilmiş müstakil birer hapishane değildi Tanzimat ile başlayan idarî yeniden yapılanma ve bürokratik merkeziyetçilik politikalarının bir ürünü de hapishaneydi Ülke içindeki cezalandırma pratiklerini tektipleştirmek ve standartlaştırmak isteyen Osmanlı idarecileri için hapishane hem daha insani bir ceza aracı hem de Avrupa kaynaklı dış baskılara karşı kullanılabilecek önemli bir medeniyet sembolü idi Osmanlı Devleti nin yeni imajı na uymadığı düşünülen kadîm zindanlar ve mahbesler bir bir kapatılırken bunların yerini eldeki kıt kaynaklarla yapılmaya çalışılan irili ufaklı hapishaneler almaktaydı Bürokrasinin hapishane reformu olarak adlandırdığı bu süreç çok geçmeden bir hapishane problemi ni beraberinde getirdi Pek çok mahbus daha muhakemeleri yapılamadan salgın hastalıklara kurban olurken siyasî suçluların da hapishane müdavimleri arasına girmesi ile Avrupalı büyük devletlerin diplomatik baskıları arttı Anglo Amerikan Püritanizminin bir icadı olarak doğan modern hapishane kurumu dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında da yarım yüzyıl içinde büyük bir hayal kırıklığına dönüştü

Kitabevi Yayınları
Günümüz insanı için hapis cezası ve bu cezanın infaz edildiği hapishane sanki çok eski çağlardan beri hep varolagelmiş tarihsiz bir kurumdur Oysa sadece ikibuçuk asır geriye gidildiğinde dünyanın hiçbir yerinde bugünkü manada bir hapishaneye rastlanmaz Tarih boyunca esirler zanlılar suçlular ve siyasî mahbusların kapatıldığı her mekânı günümüzdeki manasında hapishane olarak adlandırmak hapishane ve mahbes arasındaki farkı göz ardı etmek demektir Mahbes ve hapishane farklı dünya tasavvurları ve toplum düzenlerinin farklı tezahürleridir Kadîm dünyada zanlı mahkûm ya da esirin kapatıldığı saray kale hisar kule tersane ya da çeşitli devlet görevlilerinin konutları birer mahbesti Fakat bunların hiçbiri sadece suçluları ve tutukluları cezalandırmak ve dönüştürmek için tesis edilmiş müstakil birer hapishane değildi Tanzimat ile başlayan idarî yeniden yapılanma ve bürokratik merkeziyetçilik politikalarının bir ürünü de hapishaneydi Ülke içindeki cezalandırma pratiklerini tektipleştirmek ve standartlaştırmak isteyen Osmanlı idarecileri için hapishane hem daha insani bir ceza aracı hem de Avrupa kaynaklı dış baskılara karşı kullanılabilecek önemli bir medeniyet sembolü idi Osmanlı Devleti nin yeni imajı na uymadığı düşünülen kadîm zindanlar ve mahbesler bir bir kapatılırken bunların yerini eldeki kıt kaynaklarla yapılmaya çalışılan irili ufaklı hapishaneler almaktaydı Bürokrasinin hapishane reformu olarak adlandırdığı bu süreç çok geçmeden bir hapishane problemi ni beraberinde getirdi Pek çok mahbus daha muhakemeleri yapılamadan salgın hastalıklara kurban olurken siyasî suçluların da hapishane müdavimleri arasına girmesi ile Avrupalı büyük devletlerin diplomatik baskıları arttı Anglo Amerikan Püritanizminin bir icadı olarak doğan modern hapishane kurumu dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında da yarım yüzyıl içinde büyük bir hayal kırıklığına dönüştü

Kitabevi Yayınları
Gültekin Yıldız tarafından kaleme alınan Mapusane Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mapusane Gültekin Yıldız Kitap Özeti Günümüz insanı için hapis cezası ve bu cezanın infaz edildiği hapishane sanki çok eski çağlardan beri hep varolagelmiş tarihsiz bir kurumdur Oysa sadece ikibuçuk asır geriye gidildiğinde dünyanın hiçbir yerinde bugünkü manada bir hapishaneye rastlanmaz Tarih boyunca esirler zanlılar suçlular ve siyasî mahbusların kapatıldığı her mekânı günümüzdeki manasında hapishane olarak adlandırmak hapishane ve mahbes arasındaki farkı göz ardı etmek demektir Mahbes ve hapishane farklı dünya tasavvurları ve toplum düzenlerinin farklı tezahürleridir Kadîm dünyada zanlı mahkûm ya da esirin kapatıldığı saray kale hisar kule tersane ya da çeşitli devlet görevlilerinin konutları birer mahbesti Fakat bunların hiçbiri sadece suçluları ve tutukluları cezalandırmak ve dönüştürmek için tesis edilmiş müstakil birer hapishane değildi Tanzimat ile başlayan idarî yeniden yapılanma ve bürokratik merkeziyetçilik politikalarının bir ürünü de hapishaneydi Ülke içindeki cezalandırma pratiklerini tektipleştirmek ve standartlaştırmak isteyen Osmanlı idarecileri için hapishane hem daha insani bir ceza aracı hem de Avrupa kaynaklı dış baskılara karşı kullanılabilecek önemli bir medeniyet sembolü idi Osmanlı Devleti nin yeni imajına uymadığı düşünülen kadîm zindanlar ve mahbesler bir bir kapatılırken bunların yerini eldeki kıt kaynaklarla yapılmaya çalışılan irili ufaklı hapishaneler almaktaydı Bürokrasinin hapishane reformu olarak adlandırdığı bu süreç çok geçmeden bir hapishane problemini beraberinde getirdi Pek çok mahbus daha muhakemeleri yapılamadan salgın hastalıklara kurban olurken siyasî suçluların da hapishane müdavimleri arasına girmesi ile Avrupalı büyük devletlerin diplomatik baskıları arttı Anglo Amerikan Püritanizminin bir icadı olarak doğan modern hapishane kurumu dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında da yarım yüzyıl içinde büyük bir hayal kırıklığına dönüştü Yayınevi Kitabevi Yayınları Yazar Gültekin Yıldız Sayfa 530 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2012 Barkod 9786055397647 Kategori Osmanlı Tarihi

Kitabevi Yayınları
Günümüz insanı için hapis cezası ve bu cezanın infaz edildiği hapishane sanki çok eski çağlardan beri hep varolagelmiş tarihsiz bir kurumdur Oysa sadece ikibuçuk asır geriye gidildiğinde dünyanın hiçbir yerinde bugünkü manada bir hapishaneye rastlanmaz Tarih boyunca esirler zanlılar suçlular ve siyasî mahbusların kapatıldığı her mekânı günümüzdeki manasında hapishane olarak adlandırmak hapishane ve mahbes arasındaki farkı göz ardı etmek demektir Mahbes ve hapishane farklı dünya tasavvurları ve toplum düzenlerinin farklı tezahürleridir Kadîm dünyada zanlı mahkûm ya da esirin kapatıldığı saray kale hisar kule tersane ya da çeşitli devlet görevlilerinin konutları birer mahbesti Fakat bunların hiçbiri sadece suçluları ve tutukluları cezalandırmak ve dönüştürmek için tesis edilmiş müstakil birer hapishane değildi Tanzimat ile başlayan idarî yeniden yapılanma ve bürokratik merkeziyetçilik politikalarının bir ürünü de hapishaneydi Ülke içindeki cezalandırma pratiklerini tektipleştirmek ve standartlaştırmak isteyen Osmanlı idarecileri için hapishane hem daha insani bir ceza aracı hem de Avrupa kaynaklı dış baskılara karşı kullanılabilecek önemli bir medeniyet sembolü idi Osmanlı Devleti nin yeni imajı na uymadığı düşünülen kadîm zindanlar ve mahbesler bir bir kapatılırken bunların yerini eldeki kıt kaynaklarla yapılmaya çalışılan irili ufaklı hapishaneler almaktaydı Bürokrasinin hapishane reformu olarak adlandırdığı bu süreç çok geçmeden bir hapishane problemi ni beraberinde getirdi Pek çok mahbus daha muhakemeleri yapılamadan salgın hastalıklara kurban olurken siyasî suçluların da hapishane müdavimleri arasına girmesi ile Avrupalı büyük devletlerin diplomatik baskıları arttı Anglo Amerikan Püritanizminin bir icadı olarak doğan modern hapishane kurumu dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında da yarım yüzyıl içinde büyük bir hayal kırıklığına dönüştü

Kitabevi Yayınları
Günümüz insanı için hapis cezası ve bu cezanın infaz edildiği hapishane sanki çok eski çağlardan beri hep varolagelmiş tarihsiz bir kurumdur Oysa sadece ikibuçuk asır geriye gidildiğinde dünyanın hiçbir yerinde bugünkü manada bir hapishaneye rastlanmaz Tarih boyunca esirler zanlılar suçlular ve siyasî mahbusların kapatıldığı her mekânı günümüzdeki manasında hapishane olarak adlandırmak hapishane ve mahbes arasındaki farkı göz ardı etmek demektir Mahbes ve hapishane farklı dünya tasavvurları ve toplum düzenlerinin farklı tezahürleridir Kadîm dünyada zanlı mahkûm ya da esirin kapatıldığı saray kale hisar kule tersane ya da çeşitli devlet görevlilerinin konutları birer mahbesti Fakat bunların hiçbiri sadece suçluları ve tutukluları cezalandırmak ve dönüştürmek için tesis edilmiş müstakil birer hapishane değildi Tanzimat ile başlayan idarî yeniden yapılanma ve bürokratik merkeziyetçilik politikalarının bir ürünü de hapishaneydi Ülke içindeki cezalandırma pratiklerini tektipleştirmek ve standartlaştırmak isteyen Osmanlı idarecileri için hapishane hem daha insani bir ceza aracı hem de Avrupa kaynaklı dış baskılara karşı kullanılabilecek önemli bir medeniyet sembolü idi Osmanlı Devletinin yeni imajına uymadığı düşünülen kadîm zindanlar ve mahbesler bir bir kapatılırken bunların yerini eldeki kıt kaynaklarla yapılmaya çalışılan irili ufaklı hapishaneler almaktaydı Bürokrasinin hapishane reformu olarak adlandırdığı bu süreç çok geçmeden bir hapishane proble mini beraberinde getirdi Pek çok mahbus daha muhakemeleri yapılamadan salgın hastalıklara kurban olurken siyasî suçluların da hapishane müdavimleri arasına girmesi ile Avrupalı büyük devletlerin diplomatik baskıları arttı Anglo Amerikan Püritanizminin bir icadı olarak doğan modern hapishane kurumu dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında da yarım yüzyıl içinde büyük bir hayal kırıklığına dönüştü

KİTABEVİ
Günümüz insanı için hapis cezası ve bu cezanın infaz edildiği hapishane sanki çok eski çağlardan beri hep varolagelmiş tarihsiz bir kurumdur Oysa sadece ikibuçuk asır geriye gidildiğinde dünyanın hiçbir yerinde bugünkü manada bir hapishaneye rastlanmaz Tarih boyunca esirler zanlılar suçlular ve siyasî mahbusların kapatıldığı her mekânı günümüzdeki manasında hapishane olarak adlandırmak hapishane ve mahbes arasındaki farkı göz ardı etmek demektir Mahbes ve hapishane farklı dünya tasavvurları ve toplum düzenlerinin farklı tezahürleridir Kadîm dünyada zanlı mahkûm ya da esirin kapatıldığı saray kale hisar kule tersane ya da çeşitli devlet görevlilerinin konutları birer mahbesti Fakat bunların hiçbiri sadece suçluları ve tutukluları cezalandırmak ve dönüştürmek için tesis edilmiş müstakil birer hapishane değildi Tanzimat ile başlayan idarî yeniden yapılanma ve bürokratik merkeziyetçilik politikalarının bir ürünü de hapishaneydi Ülke içindeki cezalandırma pratiklerini tektipleştirmek ve standartlaştırmak isteyen Osmanlı idarecileri için hapishane hem daha insani bir ceza aracı hem de Avrupa kaynaklı dış baskılara karşı kullanılabilecek önemli bir medeniyet sembolü idi Osmanlı Devleti nin yeni imajı na uymadığı düşünülen kadîm zindanlar ve mahbesler bir bir kapatılırken bunların yerini eldeki kıt kaynaklarla yapılmaya çalışılan irili ufaklı hapishaneler almaktaydı Bürokrasinin hapishane reformu olarak adlandırdığı bu süreç çok geçmeden bir hapishane proble mi ni beraberinde getirdi Pek çok mahbus daha muhakemeleri yapılamadan salgın hastalıklara kurban olurken siyasî suçluların da hapishane müdavimleri arasına girmesi ile Avrupalı büyük devletlerin diplomatik baskıları arttı Anglo Amerikan Püritanizminin bir icadı olarak doğan modern hapishane kurumu dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında da yarım yüzyıl içinde büyük bir hayal kırıklığına dönüştü