Marifet Bir de Fazilet Mehmed Âkif — Ömer Rıza Doğrul

Marifet Bir de Fazilet Mehmed Âkif
Ömer Rıza DoğrulBüyüyen Ay Yayınları
Marifet Bir de Fazilet Mehmed Âkif
Ömer Rıza DoğrulOlduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi

Büyüyenay Yayınları
Olduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi Tanıtım Bülteninden
Marifet Bir de Fazilet Mehmed Âkif
Ömer Rıza Doğrul
Büyüyen Ay Yayınları
Olduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi

Büyüyen Ay Yayınları
Olduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi

Büyüyen Ay Yayınları
Olduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi

Büyüyen Ay
Olduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi

Büyüyen Ay Yayınları
Olduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi

Büyüyenay Yayınları
Olduğu gibi görünmek göründüğü gibi olmak onun bütün yaşayışında tam mânâsıyla gerçekleşmiş bir düsturdu İçi dışı bir gecesi gündüzü bir sözü özü bir elhasıl hayat şartlarının zorladığı menfaat kayıtlarının cevaz verdiği bütün riyaları çiğnemiş bir adamdı Kalbinde yalnız samimi hisler kafasında birer mücahede ve mücadele pahasına edindiği kanaatler yaşar gelişir ve olgunlaşırdı Hiçbir endişe onu kanaatlerinden caydıramaz saptıramaz ona en cüz î fedakârlığı kabul ettirmezdi Fakat kanaatlerine bu şekilde bağlanışı kendi kanaatlerinin tam zıddı olan kanaatlere hürmet etmesine engel olmazdı Kafasını ve kalbini seciyesi ve vicdanı içinde yaşatan Üstad hem havas hem halk adamı idi Havas onun kafa arkadaşları olabiliyorlardı Fakat halk onun can yoldaşıydı Halk ile kolaylıkla anlaşır kaynaşır ve sevişirdi Halk da onu sever dinler ve ona güvenirdi Memleketin en güzide büyüklerinden en münevver unsurlarından büyük bir kütle onun arkadaşıydı Ve hepsi de ona vefakâr dost kaldılar onu daima arayıp sordular onun eksikliğini daima hissettiler Çünkü o da tam mânâsıyla dost ve arkadaştı Sözüne güvenilir seciyesine güvenilir aklıselimine güvenilir bütün varlığına güvenilirdi Fakat onun halk nazarındaki mevkisi ve halkın ona hürmeti bambaşkaydı Çünkü halk ile konuştuğu zaman halkı kendi seviyesine nasıl çekeceğini bilirdi Onun havas tabakasından olan bütün dostları gibi halk tabakasından olan dostlarını da hep tanıdım Ve asil halk ile konuşmalarına hayran oldum O konuşma dili bambaşka bir dildi En ölmez şiirlerini halka ve halkın büyük kütlelerine hitaben yazmış olması halk ile arasındaki karşılıklı sevginin eseri ve ilhamıydı Fakat onun bütün ümidi gençlikteydi Onun için ideal genç ahlâkî saffetini vicdanî nezahetini muhafaza eden ilim yolunda muvaffak olan Türk genciydi Âkif için en büyük bahtiyarlık memleketin ve memleket gençliğinin ilim ve fazileti ikiz bir varlık tanıyarak onu kucakladığını yolunda kat î adımlarla yürüdüğünü ve yüksek gayesine kavuşmaya namzet olduğunu ölmeden önce görmesiydi Tanıtım Bülteninden