Marksizm ve Kadın Emek Aşk Aile — Sibel Özbudun

Marksizm ve Kadın Emek Aşk Aile
Sibel ÖzbudunTEKİN YAYINEVİ
Marksizm ve Kadın Emek Aşk Aile
Sibel ÖzbudunNeoliberal kapitalizmin devreye girer girmez devleti küçültmek söylemiyle devreye soktuğu kamusal desteklerin ya da sosyal devletin tasfiyesi onun üretim ile yeniden üretim alanları arasındaki bağlantılılığın bilincinde olduğunu göstermektedir Bu durum kadınları konu alan Marksist çalışmaların onların salt ucuz ağır sömürü koşulları altındaki üreticiler konumuyla değil aynı zamanda yeniden üreticiler olarak ele alması gerektiğini göstermektedir yani domestik alan içerisindeki konumlarıyla Bir başka deyişle aile üreme cinsellik analık ev kadınlığı aşk ev hizmetlisi vb konularının onların işçiler olarak konumlarıyla birlikte sorunsallaştırılması gerektiğini gündeme getirmektedir Marx ile Engels in çalışmalarında bu konulara pek fazla değinilmediği bilinir Ancak izleyen kuşakların Marksistleri Marx ın yaklaşımını yeniden üretim konusunda uygulama konusunda çabalara girişmişlerdir insanın aklına devrim sonrası Bolşevik kadınların kadın özgürlüğü konusundaki yazı ve pratikleri geliyor Kanımca onların yolunu izlemek en iyisi Bu aynı zamanda toplumsal cinsiyet in salt kültürel ya da biyopsişik bir düzlemde tanımlanamayacağını en doğrusunun ekonomi politik ile kültürü ya da denklemi farklı bir düzlemde kurmak gerekirse üretim ile yeniden üretimi birlikte ele almak olduğunu yani hem ekonomizmden hem de kültüralizmden saplanmadan ikisini bağdaştıran bir Marksist yaklaşımın benimsenmesi gerektiği anlatır bize Bu kitap böylesi bir yaklaşıma girizgâh ya da kenar notları olmayı hedefliyor

Tekin Yayınevi
çev. Ayşegül Çakan
Neoliberal kapitalizmin devreye girer girmez devleti küçültmek söylemiyle devreye soktuğu kamusal desteklerin ya da sosyal devletin tasfiyesi onun üretim ile yeniden üretim alanları arasındaki bağlantılılığın bilincinde olduğunu göstermektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Tekin Yayınevi
Sibel Özbudun tarafından kaleme alınan Marksizm ve Kadın Tekin Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Marksizm ve Kadın Sibel Özbudun Kitap Özeti Neoliberal kapitalizmin devreye girer girmez devleti küçültmek söylemiyle devreye soktuğu kamusal desteklerin ya da sosyal devletin tasfiyesi onun üretim ile yeniden üretim alanları arasındaki bağlantılılığın bilincinde olduğunu göstermektedir Bu durum kadınları konu alan Marksist çalışmaların onların salt ucuz ağır sömürü koşulları altındaki üreticiler konumuyla değil aynı zamanda yeniden üreticiler olarak ele alması gerektiğini göstermektedir yani domestik alan içerisindeki konumlarıyla Bir başka deyişle aile üreme cinsellik analık ev kadınlığı aşk ev hizmetlisi vb konularının onların işçiler olarak konumlarıyla birlikte sorunsallaştırılması gerektiğini gündeme getirmektedir Marx ile Engels in çalışmalarında bu konulara pek fazla değinilmediği bilinir Ancak izleyen kuşakların Marksistleri Marx ın yaklaşımını yeniden üretim konusunda uygulama konusunda çabalara girişmişlerdir insanın aklına devrim sonrası Bolşevik kadınların kadın özgürlüğü konusundaki yazı ve pratikleri geliyor Kanımca onların yolunu izlemek en iyisi Bu aynı zamanda toplumsal cinsiyet in salt kültürel ya da biyopsişik bir düzlemde tanımlanamayacağını en doğrusunun ekonomi politik ile kültürü ya da denklemi farklı bir düzlemde kurmak gerekirse üretim ile yeniden üretimi birlikte ele almak olduğunu yani hem ekonomizmden hem de kültüralizmden saplanmadan ikisini bağdaştıran bir Marksist yaklaşımın benimsenmesi gerektiği anlatır bize Bu kitap böylesi bir yaklaşıma girizgah ya da kenar notları olmayı hedefliyor Yayınevi Tekin Yayınevi Yazar Sibel Özbudun Sayfa 224 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2015 Barkod 9789944611084 Kategori Politik Akımlar Hareketler Sol Hareketler

Tekin Yayınevi
Neoliberal kapitalizmin devreye girer girmez devleti küçültmek söylemiyle devreye soktuğu kamusal desteklerin ya da sosyal devletin tasfiyesi onun üretim ile yeniden üretim alanları arasındaki bağlantılılığın bilincinde olduğunu göstermektedir Bu durum kadınları konu alan Marksist çalışmaların onların salt ucuz ağır sömürü koşulları altındaki üreticiler konumuyla değil aynı zamanda yeniden üreticiler olarak ele alması gerektiğini göstermektedir yani domestik alan içerisindeki konumlarıyla Bir başka deyişle aile üreme cinsellik analık ev kadınlığı aşk ev hizmetlisi vb konularının onların işçiler olarak konumlarıyla birlikte sorunsallaştırılması gerektiğini gündeme getirmektedir Marx ile Engels in çalışmalarında bu konulara pek fazla değinilmediği bilinir Ancak izleyen kuşakların Marksistleri Marx ın yaklaşımını yeniden üretim konusunda uygulama konusunda çabalara girişmişlerdir insanın aklına devrim sonrası Bolşevik kadınların kadın özgürlüğü konusundaki yazı ve pratikleri geliyor Kanımca onların yolunu izlemek en iyisi Bu aynı zamanda toplumsal cinsiyet in salt kültürel ya da biyopsişik bir düzlemde tanımlanamayacağını en doğrusunun ekonomi politik ile kültürü ya da denklemi farklı bir düzlemde kurmak gerekirse üretim ile yeniden üretimi birlikte ele almak olduğunu yani hem ekonomizmden hem de kültüralizmden saplanmadan ikisini bağdaştıran bir Marksist yaklaşımın benimsenmesi gerektiği anlatır bize Bu kitap böylesi bir yaklaşıma girizgah ya da kenar notları olmayı hedefliyor