Marmara da Bir Balık Olarak Haydarpaşa — Murat Batmankaya

Marmara da Bir Balık Olarak Haydarpaşa
Murat BatmankayaHeyamola Yayınları
Marmara da Bir Balık Olarak Haydarpaşa
Murat BatmankayaBir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Bu düşünceden yola çıkarak İstanbul un kırk semti kırk farklı edebiyatçı yazar tarafından kaleme alındı Okurla aynı zamanda buluşan bu kırk kitaplık dizi hem bir ilk olması hem de İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ne armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır Sayfa Sayısı 136 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Heyamola Yayınları

Heyamola Yayınları
Haydarpaşa Garından dolu dolu vagonlarla İstanbula giren her tren biraz daha değiştirir şehrin çehresini Hayatın ritmini arttırması hızlı kara yolu araçlarının otobüslerin ağırbaşlı trenlerin yerini almaya başlamasıyla yolcuları da değişir Haydarpaşa Garının Artık gideceği yere bir an önce ulaşmak isteyenlerin değil belki daha da çok yolculuk sürecini yaşamak isteyenlerin seçeneğine dönüşür trenler Yalnız ve yorgun bireylerin Bununla birlikte trenler yalnızlık kenara itilmişlik ya da bilinçli bir kaçışın romaneskini hep korudu Haydarpaşa ise görkemli binasının suskun yüzüyle nasıl da denk düşer bu kaçışlara Bulunduğu yere ait değilmiş gibi tedirgin durmaz mı suyun kenarında Boğazın dokusuna en aykırı bina da o değil midir Kendini toplum içinde tedirgin yalnız duyanların yerini yadırgayanların dilinden de en iyi o anlayacak kaçış yollarını o açacaktır

Heyamola Yayınları
Haydarpaşa Garından dolu dolu vagonlarla İstanbula giren her tren biraz daha değiştirir şehrin çehresini Hayatın ritmini arttırması hızlı kara yolu araçlarının otobüslerin ağırbaşlı trenlerin yerini almaya başlamasıyla yolcuları da değişir Haydarpaşa Garının Artık gideceği yere bir an önce ulaşmak isteyenlerin değil belki daha da çok yolculuk sürecini yaşamak isteyenlerin seçeneğine dönüşür trenler Yalnız ve yorgun bireylerin bununla birlikte trenler yalnızlık kenara itilmişlik ya da bilinçli bir kaçışın romaneskini hep korudu Haydarpaşa ise görkemli binasının suskun yüzüyle nasıl da denk düşer bu kaçışlara Bulunduğu yere ait değilmiş gibi tedirgin durmaz mı suyun kenarında Boğazın dokusuna en aykırı bina da o değil midir Kendini toplum içinde tedirgin yalnız duyanların yerini yadırgayanların dilinden de en iyi o anlayacak kaçış yollarını o açacaktır

Heyamola Yayınları
Haydarpaşa Garından dolu dolu vagonlarla İstanbula giren her tren biraz daha değiştirir şehrin çehresini Hayatın ritmini arttırması hızlı kara yolu araçlarının otobüslerin ağırbaşlı trenlerin yerini almaya başlamasıyla yolcuları da değişir Haydarpaşa Garının Artık gideceği yere bir an önce ulaşmak isteyenlerin değil belki daha da çok yolculuk sürecini yaşamak isteyenlerin seçeneğine dönüşür trenler Yalnız ve yorgun bireylerin bununla birlikte trenler yalnızlık kenara itilmişlik ya da bilinçli bir kaçışın romaneskini hep korudu Haydarpaşa ise görkemli binasının suskun yüzüyle nasıl da denk düşer bu kaçışlara Bulunduğu yere ait değilmiş gibi tedirgin durmaz mı suyun kenarında Boğazın dokusuna en aykırı bina da o değil midir Kendini toplum içinde tedirgin yalnız duyanların yerini yadırgayanların dilinden de en iyi o anlayacak kaçış yollarını o açacaktır

Heyamola Yayınları
Haydarpaşa Garından dolu dolu vagonlarla İstanbula giren her tren biraz daha değiştirir şehrin çehresini Hayatın ritmini arttırması hızlı kara yolu araçlarının otobüslerin ağırbaşlı trenlerin yerini almaya başlamasıyla yolcuları da değişir Haydarpaşa Garının Artık gideceği yere bir an önce ulaşmak isteyenlerin değil belki daha da çok yolculuk sürecini yaşamak isteyenlerin seçeneğine dönüşür trenler Yalnız ve yorgun bireylerin bununla birlikte trenler yalnızlık kenara itilmişlik ya da bilinçli bir kaçışın romaneskini hep korudu Haydarpaşa ise görkemli binasının suskun yüzüyle nasıl da denk düşer bu kaçışlara Bulunduğu yere ait değilmiş gibi tedirgin durmaz mı suyun kenarında Boğazın dokusuna en aykırı bina da o değil midir Kendini toplum içinde tedirgin yalnız duyanların yerini yadırgayanların dilinden de en iyi o anlayacak kaçış yollarını o açacaktır

Heyamola
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Bu düşünceden yola çıkarak İstanbul un kırk semti kırk farklı edebiyatçı yazar tarafından kaleme alındı Okurla aynı zamanda buluşan bu kırk kitaplık dizi hem bir ilk olması hem de İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ne armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır