Matematik Tarihine Yolculuk

Matematik Tarihine Yolculuk
3 Adam Yayınları
Matematik Tarihine Yolculuk
Dünyaya geleceğiz Zorlu yaşamda hayatta kalma mücadelesi vereceğiz Bu sırada icatlar üretip kendimizi korumaya çalışacağız Yerleşik hayata geçip sağlığımıza dikkat edeceğiz Elimizde olmayan kaynaklar için kavga edeceğiz Savaş çıkaracağız Liderlerimiz olacak ve keşifler yapacağız Ufuklarımızın ilerisini görebilmek için Yeni insanlarla tanışacağız Yağmalar hastalıklar hatta batıl inançlarla savaşacağız Kötü günler geride kaldı derken tarihin en kanlı savaşl yaşayacağız Bilim ilerleyecek Kendimizi bir tuşla yok edecek seviyeye gejene kadar bilim ilerleyecek Aşırılıklar çağında yaşayacağız Belki de Dünya mızı terk edecek ve yeni bir ev arayışına geçeceğiz İnsanlığın tarihinde zamanda yolculuğa hazır mısınız

İnkılap Kitabevi
1521 yılı Mayıs ayının 65 Cumartesi günüydü Osmanlı İmparatorluğu nun taht şehri İstanbul da yer yerinden oynuyordu Çarşılar dükkanlar açılmamış evler boşalmıştı saray meydanı on binlerce insanla dolup taşmıştı Kalkanlar tirkeşler kementler ve oklarla teçhiz edilmiş sipahiler silahtarlar bölüğü sağ ve sol ulufeciler halkın önünde tam bir düzenle dizilmişlerdi Tüfekçiler zırhlarını giymekle beraber ellerinde birer harbi taşıyorlardı On iki bin yeniçeri bunların başlarında yer almışlardı Saray kapısında yay taşıyan beyaz etekli solaklar vardı Bunlar da zırhlı gömleklerini giymişlerdi Devletin ve sarayın ileri gelen kişilerine mahsus birçok binek ve yedek atların üzengilerinin ve eyer kayışlarının altından yapılmış kısımları güneş gibi parlıyordu Halk ve asker gürültü etmeden gözlerini sarayın büyük kapısına dikmiş genç padişahı sabırsızlıkla bekliyordu Nihayet Sultan I Süleyman atlı olarak saraydan çıktı Meydana doğru geliyordu Bayraklar tuğlar ve sancaklar açılmıştı davullar nakkareler çalıyordu Tüfekçiler şenlik için tüfeklerinin fitillerini ateşlemişler kopan gürültülerden sarsıntılar ve çıkan dumanlardan bulutlar hasıl olmuştu Kubbesi gök olan engin denizlerin tarihinden sayfalar açan Feridun Fazıl Tülbentçi Oğuz destanından başlayarak Roma kapılarına dayanan Türklerin fütühat tarihini akıcı bir dille anlatıyor


