Matilda Teyzenin Nükleer Yemek Tarifleri — Şener Şükrü Yiğitler Emine Hacer Yiğitler

Matilda Teyzenin Nükleer Yemek Tarifleri
Şener Şükrü Yiğitler Emine Hacer YiğitlerElma Çocuk
Matilda Teyzenin Nükleer Yemek Tarifleri
Şener Şükrü Yiğitler Emine Hacer YiğitlerMatilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız

Elma Çocuk
Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız KİTAPTAN Kasabaya bir dev in gelmesi demek kasabadaki her şeyin dev le orantılı olarak büyümesi devleşmesi demekti Küçük dükkânlar büyüyerek kocaman alışveriş merkezlerine dönüşecek evler gökdelen oluverecekti Kasabaya oluk oluk akan paralarla lüks siteler rezidanslar stadyumlar ardı ardına yükselecekti Kasabamız kocaman bir kumbara gibi çalışacaktı Kumbarada tıkır tıkır biriken paraların hayali hepsini çocuklar gibi heyecanlandırıyordu Diğer yanda dev in geliş haberini endişeyle karşılayanlar vardı Bu kadar büyük bir dev in küçük ve güzel kasabamız için doğurabileceği tehlikeler onları korkutuyordu Bu dev nereye yerleşecekti Kasabamızın kaynakları bir dev i beslemek için yeterli miydi Her şeyden öte dev in yiyip içtikleri sonucunda ortaya çıkan atıklarla nasıl baş edilecekti Kukuriku SandviçBu tarif siz ona ne derseniz o adla anılıyor Matilda teyze çok küçükken büyükannesiyle birlikte yaptığı bu sandviçe çok sevdiği horozunun adını vermiş tarif kitabı

Elma Çocuk
Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız KİTAPTAN Kasabaya bir dev in gelmesi demek kasabadaki her şeyin dev le orantılı olarak büyümesi devleşmesi demekti Küçük dükkânlar büyüyerek kocaman alışveriş merkezlerine dönüşecek evler gökdelen oluverecekti Kasabaya oluk oluk akan paralarla lüks siteler rezidanslar stadyumlar ardı ardına yükselecekti Kasabamız kocaman bir kumbara gibi çalışacaktı Kumbarada tıkır tıkır biriken paraların hayali hepsini çocuklar gibi heyecanlandırıyordu Diğer yanda dev in geliş haberini endişeyle karşılayanlar vardı Bu kadar büyük bir dev in küçük ve güzel kasabamız için doğurabileceği tehlikeler onları korkutuyordu Bu dev nereye yerleşecekti Kasabamızın kaynakları bir dev i beslemek için yeterli miydi Her şeyden öte dev in yiyip içtikleri sonucunda ortaya çıkan atıklarla nasıl baş edilecekti Kukuriku SandviçBu tarif siz ona ne derseniz o adla anılıyor Matilda teyze çok küçükken büyükannesiyle birlikte yaptığı bu sandviçe çok sevdiği horozunun adını vermiş tarif kitabında da Kukuriku diye kalmış Sandviçe canımızın istediği ne varsa koyuyoruz böylece Matilda teyzenin anlattığına göre sandviç ekmeklerinin arasından çıkan malzemeler bir horozun kuyruğu gibi rengârenk görünüyormuş Küçükken yaptığı tarife bu adı vermesinin nedeni buymuş Mesela Çimen sadece sebze ve yeşilliklerden oluşan malzemeler kullandı Biz şimdi burada Burak ın seçtiği malzemelerle Omnomnom adını verdiği tarifi yapalım Malzemeler Sandviç ekmeği Bir çorba kaşığı tereyağı Salam dilimleri Çedar peyniri dilimleri Domates dilimleri Birkaç yaprak marul Çok az tuzBurak ın Sandviç Fıkralarından Bir gün bir kafede ailemle yemekteyiz Bu sandviçi yiyemem Hemen kafenin sahibini çağırın dedim Annem babam yaptığımın çok kaba olduğunu söylediler Ama beni anlamıyorlardı Tartıştık Herkes bizi izliyordu Derken kafenin sahibi geldi sandviçe baktı ve Ben olsam ben de yemezdim dedi Yapılışı Sandviç ekmeğimizi ikiye bölmeden iyice açıp içine tereyağını sürüyoruz Sonra malzemeleri dilimlemesi için bir büyüğümüzden mutlaka yardım alıyoruz Dilim halindeki malzemelerimizi istediğimiz sırayla ekmeğin içine yerleştirip biraz tuz ekliyoruz Kukuriku Omnomnom veya Siz Ona Ne Ad Verirseniz Sandviçi niz hazır Burak hazırladığı sandviçten birkaç ısırık alıp bıraktı ama olsun Mertcan onunkini de bir güzel yedi Eminiz siz kendi sandviçinizi afiyetle bitireceksiniz Afiyet olsun Çok yüksekte ve çok uzaklardaydı Kocaman bir karaltıydı Dolunayın hemen önünde durduğundan rahatlıkla görebiliyordum Evimizin tam karşısındaki yüksek tepelerin üzerinden her adımda koca kayaları ve ağaçları yerinden sökerek kasabaya doğru geliyordu Bu gidişle ev başımıza yıkılacaktı Öylece kalakaldım Eşim koşarak içeriden geldi Korkuyla birbirimize sarıldık Dev şimdi tepenin zirvesindeydi Şöyle bir gerinerek bacasından sarı dumanlar saldı sonra bir hamlede sıçradı tepenin eteklerindeki evlerin üzerine atlayıp paramparça etti Dışarıda yalnızca bacasını bırakarak toprağın altına dev bir köstebek gibi daldı ve bir anda her yer toz duman içinde kaldı Ertesi sabah evimizin tam karşısında çevresi sarı siyah renklerle boyalı bir tabela asılıydı KUMBARA NÜKLEER SANTRALİİZİNSİZ GİRİLMEZ Matilda teyzenin mutfağında bir çiçek bahçesindeymiş gibi hissedildiğini söylemem inanın boşuna değildir Yılın farklı zamanlarında çiçek açan bitkileri sayesinde bol güneşli penceresi hemen her mevsim farklı bir renge bürünür Ama onun mutfağındaki çiçek bolluğunun asıl kaynağı mutfak eşyalarındaki rengârenk desenlerdir Koyu kızıllardan uçuk pembelere menekşe morundan vişneçürüğüne çeşit çeşit ama uyumlu renkler Bu mutfakta ona baktıkça tombul ve çalışkan bir bal arısı görür gibi olurum Sizin gibi dostlarım olduğu için minnettarım dedi Osman Bey hüzünle Ama söyler misiniz bana insanın evi neresidir İnsan ne zaman evindedir Hiçbir şey diyemeden eşimle göz göze geldik Cevabı yine Osman Bey verdi İnsan dostları ve dilleriyle kabul edildiği zaman evindedir Ben burada bir yabancıyım Hiçbir şey anlamadan baktık Resimlerim tablolarım benim bir dilimdir Ağaçlarım sebzelerim başka bir dilimdir Ben onların diliyle konuşurum kulak verene Görünen o ki kasabanızın sakinleri beni artık dinlemek istemiyor O yüzden burada kalmam anlamsız Gidecek misiniz yani diye sordu eşim Dudakları büzülmüştü Nükleer santralin kulesinden gür ve yemyeşil bir orman fışkırıyordu şimdi Dalga dalga büyüyen yeşil bir deniz buradan akıyor bütün kasabaya yayılıyordu Güçlü dallar gür yapraklar kalın kökler santralin her bir köşesinden patlıyor duvarların üzerinden bacalardan kapılardan pencerelerden aşıyor aşamadıkları duvarları paramparça edip dışarı taşıyordu Santralden yürüyen otlar bir halı gibi bütün sokakları kapı ağızlarını apartman koridorlarını ev içlerini bastıkça kasabalılar şaşkınlıkla sokağa dökülüyordu Bütün bunlar olurken Osman Bey ise hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi iki ağaç arasına kurduğu hamağında keyifle sallanıyordu Kasabalıların şaşkın ve korkulu bakışları arasında dev in kulesi birkaç kez sarsıldı Hapşırmak üzere olan birinin burnu gibi tuhaf biçimde kıvrıldı Ardından kulakları sağır eden bir gümbürtüyle bütün kasabanın üzerine konfeti saçar gibi çeşit çeşit çiçek püskürttü İşte o an her birinin ahenkli bir orkestranın üyelerini hatırlattığı bir çiçek senfonisi başladı Yazarlar Hakkında Yanardağın altındaki rüzgârgüllü evlerinin mutfağında çocuklarıyla vakit geçirip hikâyeler uydurmayı yolculuklara çıkıp yeni tatlar denemeyi seven Yiğitler çifti bu kitap için havuç ve bezelye gibi güçlerini birleştirdi Hikâye Şener in tatlı dilli hayallerinden tariflerse Hacer in rengârenk tatlar sunan ellerinden çıktı Şener 1984 Hacer 1986 doğumlu Hacer yaşıtlarınıza İngilizce öğreten her gününü çocuklarla bölüşen bir ilkokul öğretmeni Şener ise üniversitede öğretmen diyebiliriz edebiyat hakkında araştırıyor bildiklerini genç öğrencileriyle paylaşıyor Bir de sizin için leziz kitaplar yazıyor

Elma Yayınevi
Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız Tanıtım Bülteninden

Elma Yayınevi
Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız Tanıtım Bülteninden

Matilda Teyzenin Nükleer Yemek Tarifleri Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız KİTAPTAN Kasabaya bir dev in gelmesi demek kasabadaki her şeyin dev le orantılı olarak büyümesi devleşmesi demekti Küçük dükkânlar büyüyerek kocaman alışveriş merkezlerine dönüşecek evler gökdelen oluverecekti Kasabaya oluk oluk akan paralarla lüks siteler rezidanslar stadyumlar ardı ardına yükselecekti Kasabamız kocaman bir kumbara gibi çalışacaktı Kumbarada tıkır tıkır biriken paraların hayali hepsini çocuklar gibi heyecanlandırıyordu Diğer yanda dev in geliş haberini endişeyle karşılayanlar vardı Bu kadar büyük bir dev in küçük ve güzel kasabamız için doğurabileceği tehlikeler onları korkutuyordu Bu dev nereye yerleşecekti Kasabamızın kaynakları bir dev i beslemek için yeterli miydi Her şeyden öte dev in yiyip içtikleri sonucunda ortaya çıkan atıklarla nasıl baş edilecekti Kukuriku Sandviç Bu tarif siz ona ne derseniz o adla anılıyor Matilda teyze çok küçükken büyükannesiyle birlikte yaptığı bu sandviçe çok sevdiği horozunun adını vermiş tarif kitabında da Kukuriku diye kalmış Sandviçe canımızın istediği ne varsa koyuyoruz böylece Matilda teyzenin anlattığına göre sandviç ekmeklerinin arasından çıkan malzemeler bir horozun kuyruğu gibi rengârenk görünüyormuş Küçükken yaptığı tarife bu adı vermesinin nedeni buymuş Mesela Çimen sadece sebze ve yeşilliklerden oluşan malzemeler kullandı Biz şimdi burada Burak ın seçtiği malzemelerle Omnomnom adını verdiği tarifi yapalım Malzemeler Sandviç ekmeği Bir çorba kaşığı tereyağı Salam dilimleri Çedar peyniri dilimleri Domates dilimleri Birkaç yaprak marul Çok az tuz Burak ın Sandviç Fıkralarından Bir gün bir kafede ailemle yemekteyiz Bu sandviçi yiyemem Hemen kafenin sahibini çağırın dedim Annem babam yaptığımın çok kaba olduğunu söylediler Ama beni anlamıyorlardı Tartıştık Herkes bizi izliyordu Derken kafenin sahibi geldi sandviçe baktı ve Ben olsam ben de yemezdim dedi Yapılışı Sandviç ekmeğimizi ikiye bölmeden iyice açıp içine tereyağını sürüyoruz Sonra malzemeleri dilimlemesi için bir büyüğümüzden mutlaka yardım alıyoruz Dilim halindeki malzemelerimizi istediğimiz sırayla ekmeğin içine yerleştirip biraz tuz ekliyoruz Kukuriku Omnomnom veya Siz Ona Ne Ad Verirseniz Sandviçi niz hazır Burak hazırladığı sandviçten birkaç ısırık alıp bıraktı ama olsun Mertcan onunkini de bir güzel yedi Eminiz siz kendi sandviçinizi afiyetle bitireceksiniz Afiyet olsun Çok yüksekte ve çok uzaklardaydı Kocaman bir karaltıydı Dolunayın hemen önünde durduğundan rahatlıkla görebiliyordum Evimizin tam karşısındaki yüksek tepelerin üzerinden her adımda koca kayaları ve ağaçları yerinden sökerek kasabaya doğru geliyordu Bu gidişle ev başımıza yıkılacaktı Öylece kalakaldım Eşim koşarak içeriden geldi Korkuyla birbirimize sarıldık Dev şimdi tepenin zirvesindeydi Şöyle bir gerinerek bacasından sarı dumanlar saldı sonra bir hamlede sıçradı tepenin eteklerindeki evlerin üzerine atl

Elma - Akademi Artı
Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız Kasabaya bir dev in gelmesi demek kasabadaki her şeyin dev le orantılı olarak büyümesi devleşmesi demekti Küçük dükkânlar büyüyerek kocaman alışveriş merkezlerine dönüşecek evler gökdelen oluverecekti Kasabaya oluk oluk akan paralarla lüks siteler rezidanslar stadyumlar ardı ardına yükselecekti Kasabamız kocaman bir kumbara gibi çalışacaktı Kumbarada tıkır tıkır biriken paraların hayali hepsini çocuklar gibi heyecanlandırıyordu Diğer yanda dev in geliş haberini endişeyle karşılayanlar vardı Bu kadar büyük bir dev in küçük ve güzel kasabamız için doğurabileceği tehlikeler onları korkutuyordu Bu dev nereye yerleşecekti Kasabamızın kaynakları bir dev i beslemek için yeterli miydi Her şeyden öte dev in yiyip içtikleri sonucunda ortaya çıkan atıklarla nasıl baş edilecekti Kukuriku Sandviç Bu tarif siz ona ne derseniz o adla anılıyor Matilda teyze çok küçükken büyükannesiyle birlikte yaptığı bu sandviçe çok sevdiği horozunun adını vermiş tarif kitabında da Kukuriku diye kalmış Sandviçe canımızın istediği ne varsa koyuyoruz böylece Matilda teyzenin anlattığına göre sandviç ekmeklerinin arasından çıkan malzemeler bir horozun kuyruğu gibi rengârenk görünüyormuş Küçükken yaptığı tarife bu adı vermesinin nedeni buymuş Mesela Çimen sadece sebze ve yeşilliklerden oluşan malzemeler kullandı Biz şimdi burada Burak ın seçtiği malzemelerle Omnomnom adını verdiği tarifi yapalım Malzemeler Sandviç ekmeği Bir çorba kaşığı tereyağı Salam dilimleri Çedar peyniri dilimleri Domates dilimleri Birkaç yaprak marul Çok az tuz Burak ın Sandviç Fıkralarından Bir gün bir kafede ailemle yemekteyiz Bu sandviçi yiyemem Hemen kafenin sahibini çağırın dedim Annem babam yaptığımın çok kaba olduğunu söylediler Ama beni anlamıyorlardı Tartıştık Herkes bizi izliyordu Derken kafenin sahibi geldi sandviçe baktı ve Ben olsam ben de yemezdim dedi Yapılışı Sandviç ekmeğimizi ikiye bölmeden iyice açıp içine tereyağını sürüyoruz Sonra malzemeleri dilimlemesi için bir büyüğümüzden mutlaka yardım alıyoruz Dilim halindeki malzemelerimizi istediğimiz sırayla ekmeğin içine yerleştirip biraz tuz ekliyoruz Kukuriku Omnomnom veya Siz Ona Ne Ad Verirseniz Sandviçi niz hazır Burak hazırladığı sandviçten birkaç ısırık alıp bıraktı ama olsun Mertcan onunkini de bir güzel yedi Eminiz siz kendi sandviçinizi afiyetle bitireceksiniz Afiyet olsun Çok yüksekte ve çok uzaklardaydı Kocaman bir karaltıydı Dolunayın hemen önünde durduğundan rahatlıkla görebiliyordum Evimizin tam karşısındaki yüksek tepelerin üzerinden her adımda koca kayaları ve ağaçları yerinden sökerek kasabaya doğru geliyordu Bu gidişle ev başımıza yıkılacaktı Öylece kalakaldım Eşim koşarak içeriden geldi Korkuyla birbirimize sarıldık Dev şimdi tepenin zirvesindeydi Şöyle bir gerinerek bacasından sarı dumanlar saldı sonra bir hamlede sıçradı tepenin eteklerindeki evlerin üzerine atlayıp paramparça etti Dışarıda yalnızca bacasını bırakarak toprağın altına dev bir köstebek gibi daldı ve bir anda her yer toz duman içinde kaldı Ertesi sabah evimizin tam karşısında çevresi sarı siyah renklerle boyalı bir tabela asılıydı KUMBARA NÜKLEER SANTRALİ İZİNSİZ GİRİLMEZ Matilda teyzenin mutfağında bir çiçek bahçesindeymiş gibi hissedildiğini söylemem inanın boşuna değildir Yılın farklı zamanlarında çiçek açan bitkileri sayesinde bol güneşli penceresi hemen her mevsim farklı bir renge bürünür Ama onun mutfağındaki çiçek bolluğunun asıl kaynağı mutfak eşyalarındaki rengârenk desenlerdir Koyu kızıllardan uçuk pembelere menekşe morundan vişneçürüğüne çeşit çeşit ama uyumlu renkler Bu mutfakta ona baktıkça tombul ve çalışkan bir bal arısı görür gibi olurum Sizin gibi dostlarım olduğu için minnettarım dedi Osman Bey hüzünle Ama söyler misiniz bana insanın evi neresidir İnsan ne zaman evindedir Hiçbir şey diyemeden eşimle göz göze geldik Cevabı yine Osman Bey verdi İnsan dostları ve dilleriyle kabul edildiği zaman evindedir Ben burada bir yabancıyım Hiçbir şey anlamadan baktık Resimlerim tablolarım benim bir dilimdir Ağaçlarım sebzelerim başka bir dilimdir Ben onların diliyle konuşurum kulak verene Görünen o ki kasabanızın sakinleri beni artık dinlemek istemiyor O yüzden burada kalmam anlamsız Gidecek misiniz yani diye sordu eşim Dudakları büzülmüştü Nükleer santralin kulesinden gür ve yemyeşil bir orman fışkırıyordu şimdi Dalga dalga büyüyen yeşil bir deniz buradan akıyor bütün kasabaya yayılıyordu Güçlü dallar gür yapraklar kalın kökler santralin her bir köşesinden patlıyor duvarların üzerinden bacalardan kapılardan pencerelerden aşıyor aşamadıkları duvarları paramparça edip dışarı taşıyordu Santralden yürüyen otlar bir halı gibi bütün sokakları kapı ağızlarını apartman koridorlarını ev içlerini bastıkça kasabalılar şaşkınlıkla sokağa dökülüyordu Bütün bunlar olurken Osman Bey ise hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi iki ağaç arasına kurduğu hamağında keyifle sallanıyordu Kasabalıların şaşkın ve korkulu bakışları arasında dev in kulesi birkaç kez sarsıldı Hapşırmak üzere olan birinin burnu gibi tuhaf biçimde kıvrıldı Ardından kulakları sağır eden bir gümbürtüyle bütün kasabanın üzerine konfeti saçar gibi çeşit çeşit çiçek püskürttü İşte o an her birinin ahenkli bir orkestranın üyelerini hatırlattığı bir çiçek senfonisi başladı

Elma Çocuk
Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız KİTAPTAN Kasabaya bir dev in gelmesi demek kasabadaki her şeyin dev le orantılı olarak büyümesi devleşmesi demekti Küçük dükkânlar büyüyerek kocaman alışveriş merkezlerine dönüşecek evler gökdelen oluverecekti Kasabaya oluk oluk akan paralarla lüks siteler rezidanslar stadyumlar ardı ardına yükselecekti Kasabamız kocaman bir kumbara gibi çalışacaktı Kumbarada tıkır tıkır biriken paraların hayali hepsini çocuklar gibi heyecanlandırıyordu Diğer yanda dev in geliş haberini endişeyle karşılayanlar vardı Bu kadar büyük bir dev in küçük ve güzel kasabamız için doğurabileceği tehlikeler onları korkutuyordu Bu dev nereye yerleşecekti Kasabamızın kaynakları bir dev i beslemek için yeterli miydi Her şeyden öte dev in yiyip içtikleri sonucunda ortaya çıkan atıklarla nasıl baş edilecekti Kukuriku Sandviç Bu tarif siz ona ne derseniz o adla anılıyor Matilda teyze çok küçükken büyükannesiyle birlikte yaptığı bu sandviçe çok sevdiği horozunun adını vermiş tarif kitabında da Kukuriku diye kalmış Sandviçe canımızın istediği ne varsa koyuyoruz böylece Matilda teyzenin anlattığına göre sandviç ekmeklerinin arasından çıkan malzemeler bir horozun kuyruğu gibi rengârenk görünüyormuş Küçükken yaptığı tarife bu adı vermesinin nedeni buymuş Mesela Çimen sadece sebze ve yeşilliklerden oluşan malzemeler kullandı Biz şimdi burada Burak ın seçtiği malzemelerle Omnomnom adını verdiği tarifi yapalım Malzemeler Sandviç ekmeği Bir çorba kaşığı tereyağı Salam dilimleri Çedar peyniri dilimleri Domates dilimleri Birkaç yaprak marul Çok az tuz Burak ın Sandviç Fıkralarından Bir gün bir kafede ailemle yemekteyiz Bu sandviçi yiyemem Hemen kafenin sahibini çağırın dedim Annem babam yaptığımın çok kaba olduğunu söylediler Ama beni anlamıyorlardı Tartıştık Herkes bizi izliyordu Derken kafenin sahibi geldi sandviçe baktı ve Ben olsam ben de yemezdim dedi Yapılışı Sandviç ekmeğimizi ikiye bölmeden iyice açıp içine tereyağını sürüyoruz Sonra malzemeleri dilimlemesi için bir büyüğümüzden mutlaka yardım alıyoruz Dilim halindeki malzemelerimizi istediğimiz sırayla ekmeğin içine yerleştirip biraz tuz ekliyoruz Kukuriku Omnomnom veya Siz Ona Ne Ad Verirseniz Sandviçi niz hazır Burak hazırladığı sandviçten birkaç ısırık alıp bıraktı ama olsun Mertcan onunkini de bir güzel yedi Eminiz siz kendi sandviçinizi afiyetle bitireceksiniz Afiyet olsun Çok yüksekte ve çok uzaklardaydı Kocaman bir karaltıydı Dolunayın hemen önünde durduğundan rahatlıkla görebiliyordum Evimizin tam karşısındaki yüksek tepelerin üzerinden her adımda koca kayaları ve ağaçları yerinden sökerek kasabaya doğru geliyordu Bu gidişle ev başımıza yıkılacaktı Öylece kalakaldım Eşim koşarak içeriden geldi Korkuyla birbirimize sarıldık Dev şimdi tepenin zirvesindeydi Şöyle bir gerinerek bacasından s

Elma Çocuk
Günün menüsü Radyoaktif Börek Nükleer Karnıyarık Pörsük Kızartma Toksik Salata Üzerine bir dilim Yeşil Fosforlu Kek alır mısınız HAYIR Temiz su temiz çevre haktır Bütün insanlığın hakkıdır Bunları istiyoruz Şimdi ve burada Matilda teyze yemek yapmanın ve kalabalık sofraların iyileştirici birleştirici gücüne inanır Düzenli mutfağı hep müdavimleriyle dolup taşar spagetti canavarı Mertcan zeytinyağlılara düşkün Ayla iştahı az şakası bol Burak ve diğerleri Onun isteğiyle lezzetli tariflerini kitaba dönüştürecek genç çiftimizi de unutmayalım Ancak bir gün kasabaya korkunç bir dev gelir ardından da tuhaf bir yabancı Derken Matilda teyzenin planları hatta tüm hayatı sil baştan değişir Yiğitler çiftinin hazırladığı adı gibi şakacı ve sürprizlerle dolu bu ikisi bir yerde kitapta çocuklar arasındaki dostluğa çevreci mücadeleye evde ve yolda olmaya en çok da sevgiye dair sıcacık bir hikâye ve birbirinden leziz yapımı son derece kolay yemek tarifleri bulacaksınız KİTAPTAN Kasabaya bir dev in gelmesi demek kasabadaki her şeyin dev le orantılı olarak büyümesi devleşmesi demekti Küçük dükkânlar büyüyerek kocaman alışveriş merkezlerine dönüşecek evler gökdelen oluverecekti Kasabaya oluk oluk akan paralarla lüks siteler rezidanslar stadyumlar ardı ardına yükselecekti Kasabamız kocaman bir kumbara gibi çalışacaktı Kumbarada tıkır tıkır biriken paraların hayali hepsini çocuklar gibi heyecanlandırıyordu Diğer yanda dev in geliş haberini endişeyle karşılayanlar vardı Bu kadar büyük bir dev in küçük ve güzel kasabamız için doğurabileceği tehlikeler onları korkutuyordu Bu dev nereye yerleşecekti Kasabamızın kaynakları bir dev i beslemek için yeterli miydi Her şeyden öte dev in yiyip içtikleri sonucunda ortaya çıkan atıklarla nasıl baş edilecekti Kukuriku Sandviç Bu tarif siz ona ne derseniz o adla anılıyor Matilda teyze çok küçükken büyükannesiyle birlikte yaptığı bu sandviçe çok sevdiği horozunun adını vermiş tarif kitabında da Kukuriku diye kalmış Sandviçe canımızın istediği ne varsa koyuyoruz böylece Matilda teyzenin anlattığına göre sandviç ekmeklerinin arasından çıkan malzemeler bir horozun kuyruğu gibi rengârenk görünüyormuş Küçükken yaptığı tarife bu adı vermesinin nedeni buymuş Mesela Çimen sadece sebze ve yeşilliklerden oluşan malzemeler kullandı Biz şimdi burada Burak ın seçtiği malzemelerle Omnomnom adını verdiği tarifi yapalım Malzemeler Sandviç ekmeği Bir çorba kaşığı tereyağı Salam dilimleri Çedar peyniri dilimleri Domates dilimleri Birkaç yaprak marul Çok az tuz Burak ın Sandviç Fıkralarından Bir gün bir kafede ailemle yemekteyiz Bu sandviçi yiyemem Hemen kafenin sahibini çağırın dedim Annem babam yaptığımın çok kaba olduğunu söylediler Ama beni anlamıyorlardı Tartıştık Herkes bizi izliyordu Derken kafenin sahibi geldi sandviçe baktı ve Ben olsam ben de yemezdim dedi Yapılışı Sandviç ekmeğimizi ikiye bölmeden iyice açıp içine tereyağını sürüyoruz Sonra malzemeleri dilimlemesi için bir büyüğümüzden mutlaka yardım alıyoruz Dilim halindeki malzemelerimizi istediğimiz sırayla ekmeğin içine yerleştirip biraz tuz ekliyoruz Kukuriku Omnomnom veya Siz Ona Ne Ad Verirseniz Sandviçi niz hazır Burak hazırladığı sandviçten birkaç ısırık alıp bıraktı ama olsun Mertcan onunkini de bir güzel yedi Eminiz siz kendi sandviçinizi afiyetle bitireceksiniz Afiyet olsun Çok yüksekte ve çok uzaklardaydı Kocaman bir karaltıydı Dolunayın hemen önünde durduğundan rahatlıkla görebiliyordum Evimizin tam karşısındaki yüksek tepelerin üzerinden her adımda koca kayaları ve ağaçları yerinden sökerek kasabaya doğru geliyordu Bu gidişle ev başımıza yıkılacaktı Öylece kalakaldım Eşim koşarak içeriden geldi Korkuyla birbirimize sarıldık Dev şimdi tepenin zirvesindeydi Şöyle bir gerinerek bacasından sarı dumanlar saldı sonra bir hamlede sıçradı tepenin eteklerindeki evlerin üzerine atlayıp paramparça etti Dışarıda yalnızca bacasını bırakarak toprağın altına dev bir köstebek gibi daldı ve bir anda her yer toz duman içinde kaldı Ertesi sabah evimizin tam karşısında çevresi sarı siyah renklerle boyalı bir tabela asılıydı KUMBARA NÜKLEER SANTRALİ İZİNSİZ GİRİLMEZ Matilda teyzenin mutfağında bir çiçek bahçesindeymiş gibi hissedildiğini söylemem inanın boşuna değildir Yılın farklı zamanlarında çiçek açan bitkileri sayesinde bol güneşli penceresi hemen her mevsim farklı bir renge bürünür Ama onun mutfağındaki çiçek bolluğunun asıl kaynağı mutfak eşyalarındaki rengârenk desenlerdir Koyu kızıllardan uçuk pembelere menekşe morundan vişneçürüğüne çeşit çeşit ama uyumlu renkler Bu mutfakta ona baktıkça tombul ve çalışkan bir bal arısı görür gibi olurum Sizin gibi dostlarım olduğu için minnettarım dedi Osman Bey hüzünle Ama söyler misiniz bana insanın evi neresidir İnsan ne zaman evindedir Hiçbir şey diyemeden eşimle göz göze geldik Cevabı yine Osman Bey verdi İnsan dostları ve dilleriyle kabul edildiği zaman evindedir Ben burada bir yabancıyım Hiçbir şey anlamadan baktık Resimlerim tablolarım benim bir dilimdir Ağaçlarım sebzelerim başka bir dilimdir Ben onların diliyle konuşurum kulak verene Görünen o ki kasabanızın sakinleri beni artık dinlemek istemiyor O yüzden burada kalmam anlamsız Gidecek misiniz yani diye sordu eşim Dudakları büzülmüştü Nükleer santralin kulesinden gür ve yemyeşil bir orman fışkırıyordu şimdi Dalga dalga büyüyen yeşil bir deniz buradan akıyor bütün kasabaya yayılıyordu Güçlü dallar gür yapraklar kalın kökler santralin her bir köşesinden patlıyor duvarların üzerinden bacalardan kapılardan pencerelerden aşıyor aşamadıkları duvarları paramparça edip dışarı taşıyordu Santralden yürüyen otlar bir halı gibi bütün sokakları kapı ağızlarını apartman koridorlarını ev içlerini bastıkça kasabalılar şaşkınlıkla sokağa dökülüyordu Bütün bunlar olurken Osman Bey ise hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi iki ağaç arasına kurduğu hamağında keyifle sallanıyordu Kasabalıların şaşkın ve korkulu bakışları arasında dev in kulesi birkaç kez sarsıldı Hapşırmak üzere olan birinin burnu gibi tuhaf biçimde kıvrıldı Ardından kulakları sağır eden bir gümbürtüyle bütün kasabanın üzerine konfeti saçar gibi çeşit çeşit çiçek püskürttü İşte o an her birinin ahenkli bir orkestranın üyelerini hatırlattığı bir çiçek senfonisi başladı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img