MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Matüridi Kadi Abdülcebbar ve İbn Rüşd de Akıl Vahiy İlişkisi — Hasan Tanrıverdi Samet Karahüseyin

Matüridi Kadi Abdülcebbar ve İbn Rüşd de Akıl Vahiy İlişkisi
190,63
GenelDiğer

Matüridi Kadi Abdülcebbar ve İbn Rüşd de Akıl Vahiy İlişkisi

Hasan Tanrıverdi Samet Karahüseyin

Eski Yeni Yayınları

2023-09-191. baskı236 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Matüridi Kadi Abdülcebbar ve İbn Rüşd de Akıl Vahiy İlişkisi

Hasan Tanrıverdi Samet Karahüseyin

Akıl vahiy ilişkisi aklın vahiyden bağımsız olarak hakikati kavrayıp kavrayamayacağı aklın sınırlarının ne olduğu klasik İslâm düşüncesinin temel tartışma konularından birini teşkil etmektedir İslam dünyasında fırkalara veya itikadî mezheplere ayrılmanın farklı ekol ve düşünce akımlarının oluşmasının arka planındaki en önemli etmenlerden biri olarak bu tartışmalar gösterilmektedir Ehl i Hadîs âlimler ile bazı sûfîler dışındaki Müslüman düşünürler Tanrı nın varlığı ve birliği nübüvvetin gerekliliği gibi inanç esasları ile ilgili hususların akılla bilinebileceğini ileri sürmüşlerdir İmanın epistemik temellere dayalı olmasını yani taklidî değil de tahkikî iman seviyesine yükseltilmesini şart koşmuşlardır Hatta Mu tezilî Mâtürîdî ve Meşşâî düşünürlerin çoğu akla vahiy karşısında öncelik vererek bu ikisinin çelişmesi halinde aklın esas alınması gerektiğini söyleyerek rasyonalist bir tavır sergilemişlerdir Ehl i Hadîs düşünürleri ile sûfîler ise inanç esaslarının doğruluğunun tespitinde aklın kendi başına bir karara varamayacağını bu yüzden vahyin aklın da hareket alanlarını belirleyip kontrol altına alarak esas alınması gerektiğini iddia etmişlerdir

Ekin Kitap
219,60

Eski Yeni Yayınları

2023236 sf.
Ekin Kitap

Akıl vahiy ilişkisi aklın vahiyden bağımsız olarak hakikati kavrayıp kavrayamayacağı aklın sınırlarının ne olduğu klasik İslâm düşüncesinin temel tartışma konularından birini teşkil etmektedir İslam dünyasında fırkalara veya itikadî mezheplere ayrılmanın farklı ekol ve düşünce akımlarının oluşmasının arka planındaki en önemli etmenlerden biri olarak bu tartışmalar gösterilmektedir Ehl i Hadîs âlimler ile bazı sûfîler dışındaki Müslüman düşünürler Tanrı nın varlığı ve birliği nübüvvetin gerekliliği gibi inanç esasları ile ilgili hususların akılla bilinebileceğini ileri sürmüşlerdir İmanın epistemik temellere dayalı olmasını yani taklidî değil de tahkikî iman seviyesine yükseltilmesini şart koşmuşlardır Hatta Mu tezilî Mâtürîdî ve Meşşâî düşünürlerin çoğu akla vahiy karşısında öncelik vererek bu ikisinin çelişmesi halinde aklın esas alınması gerektiğini söyleyerek rasyonalist bir tavır sergilemişlerdir Ehl i Hadîs düşünürleri ile sûfîler ise inanç esaslarının doğruluğunun tespitinde aklın kendi başına bir karara varamayacağını bu yüzden vahyin aklın da hareket alanlarını belirleyip kontrol altına alarak esas alınması gerektiğini iddia etmişlerdir

Benli Kitap
228,75

Eski Yeni Yayınları

2023-09-191. baskı236 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Akıl vahiy ilişkisi aklın vahiyden bağımsız olarak hakikati kavrayıp kavrayamayacağı aklın sınırlarının ne olduğu klasik İslâm düşüncesinin temel tartışma konularından birini teşkil etmektedir İslam dünyasında fırkalara veya itikadî mezheplere ayrılmanın farklı ekol ve düşünce akımlarının oluşmasının arka planındaki en önemli etmenlerden biri olarak bu tartışmalar gösterilmektedir Ehl i Hadîs âlimler ile bazı sûfîler dışındaki Müslüman düşünürler Tanrı nın varlığı ve birliği nübüvvetin gerekliliği gibi inanç esasları ile ilgili hususların akılla bilinebileceğini ileri sürmüşlerdir İmanın epistemik temellere dayalı olmasını yani taklidî değil de tahkikî iman seviyesine yükseltilmesini şart koşmuşlardır Hatta Mu tezilî Mâtürîdî ve Meşşâî düşünürlerin çoğu akla vahiy karşısında öncelik vererek bu ikisinin çelişmesi halinde aklın esas alınması gerektiğini söyleyerek rasyonalist bir tavır sergilemişlerdir Ehl i Hadîs düşünürleri ile sûfîler ise inanç esaslarının doğruluğunun tespitinde aklın kendi başına bir karara varamayacağını bu yüzden vahyin aklın da hareket alanlarını belirleyip kontrol altına alarak esas alınması gerektiğini iddia etmişlerdir

Şehadet Kitap
228,75

Eski Yeni Yayınları

2023236 sf.
Şehadet Kitap

Akıl vahiy ilişkisi aklın vahiyden bağımsız olarak hakikati kavrayıp kavrayamayacağı aklın sınırlarının ne olduğu klasik İslâm düşüncesinin temel tartışma konularından birini teşkil etmektedir İslam dünyasında fırkalara veya itikadî mezheplere ayrılmanın farklı ekol ve düşünce akımlarının oluşmasının arka planındaki en önemli etmenlerden biri olarak bu tartışmalar gösterilmektedir Ehl i Hadîs âlimler ile bazı sûfîler dışındaki Müslüman düşünürler Tanrı nın varlığı ve birliği nübüvvetin gerekliliği gibi inanç esasları ile ilgili hususların akılla bilinebileceğini ileri sürmüşlerdir İmanın epistemik temellere dayalı olmasını yani taklidî değil de tahkikî iman seviyesine yükseltilmesini şart koşmuşlardır Hatta Mu tezilî Mâtürîdî ve Meşşâî düşünürlerin çoğu akla vahiy karşısında öncelik vererek bu ikisinin çelişmesi halinde aklın esas alınması gerektiğini söyleyerek rasyonalist bir tavır sergilemişlerdir Ehl i Hadîs düşünürleri ile sûfîler ise inanç esaslarının doğruluğunun tespitinde aklın kendi başına bir karara varamayacağını bu yüzden vahyin aklın da hareket alanlarını belirleyip kontrol altına alarak esas alınması gerektiğini iddia etmişlerdir

Kitap Ambarı
228,75

Eskiyeni Yayınları

2023236 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Akıl vahiy ilişkisi aklın vahiyden bağımsız olarak hakikati kavrayıp kavrayamayacağı aklın sınırlarının ne olduğu klasik İslâm düşüncesinin temel tartışma konularından birini teşkil etmektedir İslam dünyasında fırkalara veya itikadî mezheplere ayrılmanın farklı ekol ve düşünce akımlarının oluşmasının arka planındaki en önemli etmenlerden biri olarak bu tartışmalar gösterilmektedir Ehl i Hadîs âlimler ile bazı sûfîler dışındaki Müslüman düşünürler Tanrı nın varlığı ve birliği nübüvvetin gerekliliği gibi inanç esasları ile ilgili hususların akılla bilinebileceğini ileri sürmüşlerdir İmanın epistemik temellere dayalı olmasını yani taklidî değil de tahkikî iman seviyesine yükseltilmesini şart koşmuşlardır Hatta Mu tezilî Mâtürîdî ve Meşşâî düşünürlerin çoğu akla vahiy karşısında öncelik vererek bu ikisinin çelişmesi halinde aklın esas alınması gerektiğini söyleyerek rasyonalist bir tavır sergilemişlerdir Ehl i Hadîs düşünürleri ile sûfîler ise inanç esaslarının doğruluğunun tespitinde aklın kendi başına bir karara varamayacağını bu yüzden vahyin aklın da hareket alanlarını belirleyip kontrol altına alarak esas alınması gerektiğini iddia etmişlerdir Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
268,40

Eski Yeni Yayınları

2023236 sf.
Nobel Kitap

Akıl vahiy ilişkisi aklın vahiyden bağımsız olarak hakikati kavrayıp kavrayamayacağı aklın sınırlarının ne olduğu klasik İslâm düşüncesinin temel tartışma konularından birini teşkil etmektedir İslam dünyasında fırkalara veya itikadî mezheplere ayrılmanın farklı ekol ve düşünce akımlarının oluşmasının arka planındaki en önemli etmenlerden biri olarak bu tartışmalar gösterilmektedir Ehl i Hadîs âlimler ile bazı sûfîler dışındaki Müslüman düşünürler Tanrı nın varlığı ve birliği nübüvvetin gerekliliği gibi inanç esasları ile ilgili hususların akılla bilinebileceğini ileri sürmüşlerdir İmanın epistemik temellere dayalı olmasını yani taklidî değil de tahkikî iman seviyesine yükseltilmesini şart koşmuşlardır Hatta Mu tezilî Mâtürîdî ve Meşşâî düşünürlerin çoğu akla vahiy karşısında öncelik vererek bu ikisinin çelişmesi halinde aklın esas alınması gerektiğini söyleyerek rasyonalist bir tavır sergilemişlerdir Ehl i Hadîs düşünürleri ile sûfîler ise inanç esaslarının doğruluğunun tespitinde aklın kendi başına bir karara varamayacağını bu yüzden vahyin aklın da hareket alanlarını belirleyip kontrol altına alarak esas alınması gerektiğini iddia etmişlerdir