Maturidilik Düşüncesi 4 Mürcie — Mahmut Nebati

Maturidilik Düşüncesi 4 Mürcie
Mahmut Nebatiİnsan Yayınları
Maturidilik Düşüncesi 4 Mürcie
Mahmut NebatiMürcie âlimlerimizin kahir ekseriyetine göre İslam hukukunun atıl bırakılmasına hizmet eden bidatçı bir mezheptir Sahabilerden siyasi mücadeleye adı karışanların büyük günah işlediklerini bu nedenle imanları ya da küfürleri hakkında şahitlik edilemeyeceğini savunmaktadır Bu hareket kısa bir sürede Cehennem mümine haram kılınmıştır akidesinde karar kılarak amel ve imanı birbirinden ayıran marjinal itikadi bir mezhebe dönüşmüştür Elinizdeki kitabın amacı ircâ ve Mürcie nin farklı kavramlar olduğunu delilleriyle ortaya koymaktır Mürcie nin teolojisini ilk kaynaklardan tespit eden yazar okuyucuya Ehl i Sünnet in ve en önemli temsilcilerinden Hanefîlerin ircâ görüşü ile Mürcie ninkini karşılaştırma imkânı sunmakta sahabe ve Hanefîlere yöneltilen Mürcie iddiasının her açıdan temelsiz ve yersiz olduğunu sarahaten açıklamaktadır Kitabın birinci bölümünde ircâ ve Mürcie tanımları bu konu hakkındaki hadis rivayetleri ve mezhebin ortaya çıkış süreci incelenmektedir İkinci bölümde mezheplerin ve oryantalistlerin görüşleri üçüncü bölümde Mürcie nin kaynak eserleri olarak gösterilen eserler tartışılmaktadır Dördüncü bölümde ise Hanefîlik Hanefîlik Mâturîdîlik ve Mâturîdîlik şeklinde üç döneme ayrılan yaklaşık beş asırlık bir zaman diliminde eser veren Hanefî âlimlerin görüşleri kronolojik olarak ele alınmaktadır

İnsan Yayınları
İslam akîdesinin ulûhiyet nübüvvet ve âhiret olarak tanımlanan üç iman esası üzerine bina edildiği bilinmektedir İslam âlimlerinin kahir ekseriyeti insanın öldükten sonraki âhiret ahvâlinin iki safha olduğunda görüş birliği etmiştir ebedî akıbetin belirlendiği kıyamet gününe kadar geçen süre içindeki kabir hayatı ve kıyametten sonra başlayan ebedî hayat İtikadî mezheplerin genelinde olduğu gibi Mâturîdîlerde de kabir azabının hakikati hiçbir dönemde tartışma konusu olmamıştır Hanefî mezhebi içinde kabir azabının Kur ân ve Sünnet ile sabit olduğu hususunda geniş bir mutabakat oluşmuştur Naslarda kapalı kalan izaha muhtaç bazı hususların açıklanması konusunda bazı ihtilaflar olsa da bunlar kabir hayatının varlığıyla değil keyfiyetiyle yani kabirdeki hayatın nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir Mâturîdîlik Düşüncesi adlı külliyatın üçüncü kitabı olan bu çalışmada Mâturîdî âlimlerin kabir azabı hakkındaki görüşleri kullandıkları somut dinî delillerin ışığında doğrudan kurucu mensuplarınca ortaya konulan izahlara dayanılarak tespit edilmektedir

İnsan Yayınları
Mürcie âlimlerimizin kahir ekseriyetine göre İslam hukukunun atıl bırakılmasına hizmet eden bidatçı bir mezheptir Sahabilerden siyasi mücadeleye adı karışanların büyük günah işlediklerini bu nedenle imanları ya da küfürleri hakkında şahitlik edilemeyeceğini savunmaktadır Bu hareket kısa bir sürede Cehennem mümine haram kılınmıştır akidesinde karar kılarak amel ve imanı birbirinden ayıran marjinal itikadi bir mezhebe dönüşmüştür Elinizdeki kitabın amacı ircâ ve Mürcie nin farklı kavramlar olduğunu delilleriyle ortaya koymaktır Mürcie nin teolojisini ilk kaynaklardan tespit eden yazar okuyucuya Ehl i Sünnet in ve en önemli temsilcilerinden Hanefîlerin ircâ görüşü ile Mürcie ninkini karşılaştırma imkânı sunmakta sahabe ve Hanefîlere yöneltilen Mürcie iddiasının her açıdan temelsiz ve yersiz olduğunu sarahaten açıklamaktadır Kitabın birinci bölümünde ircâ ve Mürcie tanımları bu konu hakkındaki hadis rivayetleri ve mezhebin ortaya çıkış süreci incelenmektedir İkinci bölümde mezheplerin ve oryantalistlerin görüşleri üçüncü bölümde Mürcie nin kaynak eserleri olarak gösterilen eserler tartışılmaktadır Dördüncü bölümde ise Hanefîlik Hanefîlik Mâturîdîlik ve Mâturîdîlik şeklinde üç döneme ayrılan yaklaşık beş asırlık bir zaman diliminde eser veren Hanefî âlimlerin görüşleri kronolojik olarak ele alınmaktadır

İnsan Yayınları
Mürcie âlimlerimizin kahir ekseriyetine göre İslam hukukunun atıl bırakılmasına hizmet eden bidatçı bir mezheptir Sahabilerden siyasi mücadeleye adı karışanların büyük günah işlediklerini bu nedenle imanları ya da küfürleri hakkında şahitlik edilemeyeceğini savunmaktadır Bu hareket kısa bir sürede Cehennem mümine haram kılınmıştır akidesinde karar kılarak amel ve imanı birbirinden ayıran marjinal itikadi bir mezhebe dönüşmüştür Elinizdeki kitabın amacı ircâ ve Mürcie nin farklı kavramlar olduğunu delilleriyle ortaya koymaktır Mürcie nin teolojisini ilk kaynaklardan tespit eden yazar okuyucuya Ehl i Sünnet in ve en önemli temsilcilerinden Hanefîlerin ircâ görüşü ile Mürcie ninkini karşılaştırma imkânı sunmakta sahabe ve Hanefîlere yöneltilen Mürcie iddiasının her açıdan temelsiz ve yersiz olduğunu sarahaten açıklamaktadır Kitabın birinci bölümünde ircâ ve Mürcie tanımları bu konu hakkındaki hadis rivayetleri ve mezhebin ortaya çıkış süreci incelenmektedir İkinci bölümde mezheplerin ve oryantalistlerin görüşleri üçüncü bölümde Mürcie nin kaynak eserleri olarak gösterilen eserler tartışılmaktadır Dördüncü bölümde ise Hanefîlik Hanefîlik Mâturîdîlik ve Mâturîdîlik şeklinde üç döneme ayrılan yaklaşık beş asırlık bir zaman diliminde eser veren Hanefî âlimlerin görüşleri kronolojik olarak ele alınmaktadır

İnsan Yayınları
İslam akîdesinin ulûhiyet nübüvvet ve âhiret olarak tanımlanan üç iman esası üzerine bina edildiği bilinmektedir İslam âlimlerinin kahir ekseriyeti insanın öldükten sonraki âhiret ahvâlinin iki safha olduğunda görüş birliği etmiştir ebedî akıbetin belirlendiği kıyamet gününe kadar geçen süre içindeki kabir hayatı ve kıyametten sonra başlayan ebedî hayat İtikadî mezheplerin genelinde olduğu gibi Mâturîdîlerde de kabir azabının hakikati hiçbir dönemde tartışma konusu olmamıştır Hanefî mezhebi içinde kabir azabının Kur ân ve Sünnet ile sabit olduğu hususunda geniş bir mutabakat oluşmuştur Naslarda kapalı kalan izaha muhtaç bazı hususların açıklanması konusunda bazı ihtilaflar olsa da bunlar kabir hayatının varlığıyla değil keyfiyetiyle yani kabirdeki hayatın nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir Mâturîdîlik Düşüncesi adlı külliyatın üçüncü kitabı olan bu çalışmada Mâturîdî âlimlerin kabir azabı hakkındaki görüşleri kullandıkları somut dinî delillerin ışığında doğrudan kurucu mensuplarınca ortaya konulan izahlara dayanılarak tespit edilmektedir

İnsan Yayınları
slam akîdesinin ulûhiyet nübüvvet ve âhiret olarak tanımlanan üç iman esası üzerine bina edildiği bilinmektedir İslam âlimlerinin kahir ekseriyeti insanın öldükten sonraki âhiret ahvâlinin iki safha olduğunda görüş birliği etmiştir ebedî akıbetin belirlendiği kıyamet gününe kadar geçen süre içindeki kabir hayatı ve kıyametten sonra başlayan ebedî hayat İtikadî mezheplerin genelinde olduğu gibi Mâturîdîlerde de kabir azabının hakikati hiçbir dönemde tartışma konusu olmamıştır Hanefî mezhebi içinde kabir azabının Kur ân ve Sünnet ile sabit olduğu hususunda geniş bir mutabakat oluşmuştur Naslarda kapalı kalan izaha muhtaç bazı hususların açıklanması konusunda bazı ihtilaflar olsa da bunlar kabir hayatının varlığıyla değil keyfiyetiyle yani kabirdeki hayatın nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir Mâturîdîlik Düşüncesi adlı külliyatın üçüncü kitabı olan bu çalışmada Mâturîdî âlimlerin kabir azabı hakkındaki görüşleri kullandıkları somut dinî delillerin ışığında doğrudan kurucu mensuplarınca ortaya konulan izahlara dayanılarak tespit edilmektedir Yayınevi İnsan Yayınları Yazar Mahmut Nebati Sayfa 214 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786258314403 Kategori Araştırma İnceleme Diğer İslam Kitapları

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin Kur ân ve Sünnet i akla tâbi kılan akılcı bir mezhep olduğu Mâturîdîlerin de Mürciî ve Ehl i Rey düşüncesini temsil ettiği çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia nübüvvetin en önemli konusu olan mûcize kerâmet nüzûl i Îsâ bağlamında Ebû Hanîfe Mâturîdî Rüstüfağnî Nesefî Sâlimî ve Saffâr ın da aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserleri esas alınarak tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla araştırılmıştır Ayrıca okuyucuya karşılaştırma imkânı sunmak amacıyla diğer mezheplerin önde gelen kelâmcılarının bu konudaki görüşleri de geniş bir biçimde ele alınmıştır Mâturîdîliğin teşekkülünde nasların belirleyiciliğinin düzey ve mahiyetini delilleriyle birlikte ortaya koyan bu kitap önemli bir boşluğu doldurmaktadır

İnsan Yayınları
slam akîdesinin ulûhiyet nübüvvet ve âhiret olarak tanımlanan üç iman esası üzerine bina edildiği bilinmektedir İslam âlimlerinin kahir ekseriyeti insanın öldükten sonraki âhiret ahvâlinin iki safha olduğunda görüş birliği etmiştir ebedî akıbetin belirlendiği kıyamet gününe kadar geçen süre içindeki kabir hayatı ve kıyametten sonra başlayan ebedî hayat İtikadî mezheplerin genelinde olduğu gibi Mâturîdîlerde de kabir azabının hakikati hiçbir dönemde tartışma konusu olmamıştır Hanefî mezhebi içinde kabir azabının Kur ân ve Sünnet ile sabit olduğu hususunda geniş bir mutabakat oluşmuştur Naslarda kapalı kalan izaha muhtaç bazı hususların açıklanması konusunda bazı ihtilaflar olsa da bunlar kabir hayatının varlığıyla değil keyfiyetiyle yani kabirdeki hayatın nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir Mâturîdîlik Düşüncesi adlı külliyatın üçüncü kitabı olan bu çalışmada Mâturîdî âlimlerin kabir azabı hakkındaki görüşleri kullandıkları somut dinî delillerin ışığında doğrudan kurucu mensuplarınca ortaya konulan izahlara dayanılarak tespit edilmektedir

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin Kur ân ve Sünnet i akla tâbi kılan akılcı bir mezhep olduğu Mâturîdîlerin de Mürciî ve Ehl i Rey düşüncesini temsil ettiği çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia nübüvvetin en önemli konusu olan mûcize kerâmet nüzûl i Îsâ bağlamında Ebû Hanîfe Mâturîdî Rüstüfağnî Nesefî Sâlimî ve Saffâr ın da aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserleri esas alınarak tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla araştırılmıştır Ayrıca okuyucuya karşılaştırma imkânı sunmak amacıyla diğer mezheplerin önde gelen kelâmcılarının bu konudaki görüşleri de geniş bir biçimde ele alınmıştır Mâturîdîliğin teşekkülünde nasların belirleyiciliğinin düzey ve mahiyetini delilleriyle birlikte ortaya koyan bu kitap önemli bir boşluğu doldurmaktadır Tanıtım Bülteninden

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin akılcı bir mezhep Mâturîdîlerin de Mürciî ve ehl i rey olduğu eskiden beri çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia Ebû Hanîfe Mâturîdî Nesefî Pezdevî ve Sâbûnî nin aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserlerinden hareketle tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla incelenerek araştırılmış ve Mâturîdîlikte bilgi teorisi nin esaslarını Kur ân ve sünnetin belirlediği açık ve net delillerle ortaya konmuştur Bu kapsamda Hanefîlik mezhebinin Mâturîdîlik olarak isim değiştirmesinin tarihî seyri irdelenmiş Hanefîlik ve Mâturîdîlik şeklinde iki isim kullanılmasının gereksiz ve Mâturîdîliğin Mürcie ya da ehl i rey olarak tanımlanmasının dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır

İNSAN YAYINLARI
Mâturîdîliğin akılcı bir mezhep Mâturîdîlerin de Mürciî ve ehl i rey olduğu eskiden beri çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia Ebû Hanîfe Mâturîdî Nesefî Pezdevî ve Sâbûnî nin aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserlerinden hareketle tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla incelenerek araştırılmış ve Mâturîdîlikte bilgi teorisi nin esaslarını Kur ân ve sünnetin belirlediği açık ve net delillerle ortaya konmuştur Bu kapsamda Hanefîlik mezhebinin Mâturîdîlik olarak isim değiştirmesinin tarihî seyri irdelenmiş Hanefîlik ve Mâturîdîlik şeklinde iki isim kullanılmasının gereksiz ve Mâturîdîliğin Mürcie ya da ehl i rey olarak tanımlanmasının dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin Kur ân ve Sünnet i akla tâbi kılan akılcı bir mezhep olduğu Mâturîdîlerin de Mürciî ve Ehl i Rey düşüncesini temsil ettiği çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia nübüvvetin en önemli konusu olan mûcize kerâmet nüzûl i Îsâ bağlamında Ebû Hanîfe Mâturîdî Rüstüfağnî Nesefî Sâlimî ve Saffâr ın da aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserleri esas alınarak tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla araştırılmıştır Ayrıca okuyucuya karşılaştırma imkânı sunmak amacıyla diğer mezheplerin önde gelen kelâmcılarının bu konudaki görüşleri de geniş bir biçimde ele alınmıştır Mâturîdîliğin teşekkülünde nasların belirleyiciliğinin düzey ve mahiyetini delilleriyle birlikte ortaya koyan bu kitap önemli bir boşluğu doldurmaktadır

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin akılcı bir mezhep Mâturîdîlerin de Mürciî ve ehl i rey olduğu eskiden beri çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia Ebû Hanîfe Mâturîdî Nesefî Pezdevî ve Sâbûnî nin aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserlerinden hareketle tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla incelenerek araştırılmış ve Mâturîdîlikte bilgi teorisi nin esaslarını Kur ân ve sünnetin belirlediği açık ve net delillerle ortaya konmuştur Bu kapsamda Hanefîlik mezhebinin Mâturîdîlik olarak isim değiştirmesinin tarihî seyri irdelenmiş Hanefîlik ve Mâturîdîlik şeklinde iki isim kullanılmasının gereksiz ve Mâturîdîliğin Mürcie ya da ehl i rey olarak tanımlanmasının dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır Tanıtım Bülteninden

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin Kur ân ve Sünnet i akla tâbi kılan akılcı bir mezhep olduğu Mâturîdîlerin de Mürciî ve Ehl i Rey düşüncesini temsil ettiği çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia nübüvvetin en önemli konusu olan mûcize kerâmet nüzûl i Îsâ bağlamında Ebû Hanîfe Mâturîdî Rüstüfağnî Nesefî Sâlimî ve Saffâr ın da aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserleri esas alınarak tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla araştırılmıştır Ayrıca okuyucuya karşılaştırma imkânı sunmak amacıyla diğer mezheplerin önde gelen kelâmcılarının bu konudaki görüşleri de geniş bir biçimde ele alınmıştır Mâturîdîliğin teşekkülünde nasların belirleyiciliğinin düzey ve mahiyetini delilleriyle birlikte ortaya koyan bu kitap önemli bir boşluğu doldurmaktadır

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin Kur ân ve Sünnet i akla tâbi kılan akılcı bir mezhep olduğu Mâturîdîlerin de Mürciî ve Ehl i Rey düşüncesini temsil ettiği çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia nübüvvetin en önemli konusu olan mûcize kerâmet nüzûl i Îsâ bağlamında Ebû Hanîfe Mâturîdî Rüstüfağnî Nesefî Sâlimî ve Saffâr ın da aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserleri esas alınarak tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla araştırılmıştır Ayrıca okuyucuya karşılaştırma imkânı sunmak amacıyla diğer mezheplerin önde gelen kelâmcılarının bu konudaki görüşleri de geniş bir biçimde ele alınmıştır Mâturîdîliğin teşekkülünde nasların belirleyiciliğinin düzey ve mahiyetini delilleriyle birlikte ortaya koyan bu kitap önemli bir boşluğu doldurmaktadır Tanıtım Bülteninden

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin akılcı bir mezhep Mâturîdîlerin de Mürciî ve ehl i rey olduğu eskiden beri çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia Ebû Hanîfe Mâturîdî Nesefî Pezdevî ve Sâbûnî nin aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserlerinden hareketle tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla incelenerek araştırılmış ve Mâturîdîlikte bilgi teorisi nin esaslarını Kur ân ve sünnetin belirlediği açık ve net delillerle ortaya konmuştur Bu kapsamda Hanefîlik mezhebinin Mâturîdîlik olarak isim değiştirmesinin tarihî seyri irdelenmiş Hanefîlik ve Mâturîdîlik şeklinde iki isim kullanılmasının gereksiz ve Mâturîdîliğin Mürcie ya da ehl i rey olarak tanımlanmasının dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin akılcı bir mezhep Mâturîdîlerin de Mürciî ve ehl i rey olduğu eskiden beri çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia Ebû Hanîfe Mâturîdî Nesefî Pezdevî ve Sâbûnî nin aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserlerinden hareketle tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla incelenerek araştırılmış ve Mâturîdîlikte bilgi teorisi nin esaslarını Kur ân ve sünnetin belirlediği açık ve net delillerle ortaya konmuştur Bu kapsamda Hanefîlik mezhebinin Mâturîdîlik olarak isim değiştirmesinin tarihî seyri irdelenmiş Hanefîlik ve Mâturîdîlik şeklinde iki isim kullanılmasının gereksiz ve Mâturîdîliğin Mürcie ya da ehl i rey olarak tanımlanmasının dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır

İnsan Yayınları
Mâturîdîliğin akılcı bir mezhep Mâturîdîlerin de Mürciî ve ehl i rey olduğu eskiden beri çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia Ebû Hanîfe Mâturîdî Nesefî Pezdevî ve Sâbûnî nin aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserlerinden hareketle tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla incelenerek araştırılmış ve Mâturîdîlikte bilgi teorisi nin esaslarını Kur ân ve sünnetin belirlediği açık ve net delillerle ortaya konmuştur Bu kapsamda Hanefîlik mezhebinin Mâturîdîlik olarak isim değiştirmesinin tarihî seyri irdelenmiş Hanefîlik ve Mâturîdîlik şeklinde iki isim kullanılmasının gereksiz ve Mâturîdîliğin Mürcie ya da ehl i rey olarak tanımlanmasının dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır Tanıtım Bülteninden

İnsan
Mâturîdîliğin akılcı bir mezhep Mâturîdîlerin de Mürciî ve ehl i rey olduğu eskiden beri çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia Ebû Hanîfe Mâturîdî Nesefî Pezdevî ve Sâbûnî nin aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserlerinden hareketle tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla incelenerek araştırılmış ve Mâturîdîlikte bilgi teorisi nin esaslarını Kur ân ve sünnetin belirlediği açık ve net delillerle ortaya konmuştur Bu kapsamda Hanefîlik mezhebinin Mâturîdîlik olarak isim değiştirmesinin tarihî seyri irdelenmiş Hanefîlik ve Mâturîdîlik şeklinde iki isim kullanılmasının gereksiz ve Mâturîdîliğin Mürcie ya da ehl i rey olarak tanımlanmasının dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır

İnsan
Mâturîdîliğin Kur ân ve Sünnet i akla tâbi kılan akılcı bir mezhep olduğu Mâturîdîlerin de Mürciî ve Ehl i Rey düşüncesini temsil ettiği çeşitli çevreler tarafından farklı amaçlarla gündeme getirilen bir iddiadır Elinizdeki eserde bu iddia nübüvvetin en önemli konusu olan mûcize kerâmet nüzûl i Îsâ bağlamında Ebû Hanîfe Mâturîdî Rüstüfağnî Nesefî Sâlimî ve Saffâr ın da aralarında olduğu önde gelen Hanefî âlimlerin eserleri esas alınarak tarihsel bir sıralama ve nesnel bir metotla araştırılmıştır Ayrıca okuyucuya karşılaştırma imkânı sunmak amacıyla diğer mezheplerin önde gelen kelâmcılarının bu konudaki görüşleri de geniş bir biçimde ele alınmıştır Mâturîdîliğin teşekkülünde nasların belirleyiciliğinin düzey ve mahiyetini delilleriyle birlikte ortaya koyan bu kitap önemli bir boşluğu doldurmaktadır

İnsan
İslam akîdesinin ulûhiyet nübüvvet ve âhiret olarak tanımlanan üç iman esası üzerine bina edildiği bilinmektedir İslam âlimlerinin kahir ekseriyeti insanın öldükten sonraki âhiret ahvâlinin iki safha olduğunda görüş birliği etmiştir ebedî akıbetin belirlendiği kıyamet gününe kadar geçen süre içindeki kabir hayatı ve kıyametten sonra başlayan ebedî hayat İtikadî mezheplerin genelinde olduğu gibi Mâturîdîlerde de kabir azabının hakikati hiçbir dönemde tartışma konusu olmamıştır Hanefî mezhebi içinde kabir azabının Kur ân ve Sünnet ile sabit olduğu hususunda geniş bir mutabakat oluşmuştur Naslarda kapalı kalan izaha muhtaç bazı hususların açıklanması konusunda bazı ihtilaflar olsa da bunlar kabir hayatının varlığıyla değil keyfiyetiyle yani kabirdeki hayatın nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir Mâturîdîlik Düşüncesi adlı külliyatın üçüncü kitabı olan bu çalışmada Mâturîdî âlimlerin kabir azabı hakkındaki görüşleri kullandıkları somut dinî delillerin ışığında doğrudan kurucu mensuplarınca ortaya konulan izahlara dayanılarak tespit edilmektedir

İnsan
Mürcie âlimlerimizin kahir ekseriyetine göre İslam hukukunun atıl bırakılmasına hizmet eden bidatçı bir mezheptir Sahabilerden siyasi mücadeleye adı karışanların büyük günah işlediklerini bu nedenle imanları ya da küfürleri hakkında şahitlik edilemeyeceğini savunmaktadır Bu hareket kısa bir sürede Cehennem mümine haram kılınmıştır akidesinde karar kılarak amel ve imanı birbirinden ayıran marjinal itikadi bir mezhebe dönüşmüştür Elinizdeki kitabın amacı ircâ ve Mürcie nin farklı kavramlar olduğunu delilleriyle ortaya koymaktır Mürcie nin teolojisini ilk kaynaklardan tespit eden yazar okuyucuya Ehl i Sünnet in ve en önemli temsilcilerinden Hanefîlerin ircâ görüşü ile Mürcie ninkini karşılaştırma imkânı sunmakta sahabe ve Hanefîlere yöneltilen Mürcie iddiasının her açıdan temelsiz ve yersiz olduğunu sarahaten açıklamaktadır Kitabın birinci bölümünde ircâ ve Mürcie tanımları bu konu hakkındaki hadis rivayetleri ve mezhebin ortaya çıkış süreci incelenmektedir İkinci bölümde mezheplerin ve oryantalistlerin görüşleri üçüncü bölümde Mürcie nin kaynak eserleri olarak gösterilen eserler tartışılmaktadır Dördüncü bölümde ise Hanefîlik Hanefîlik Mâturîdîlik ve Mâturîdîlik şeklinde üç döneme ayrılan yaklaşık beş asırlık bir zaman diliminde eser veren Hanefî âlimlerin görüşleri kronolojik olarak ele alınmaktadır