Mavi Çanaklık — Ayşe Havva Geyik

Mavi Çanaklık
Ayşe Havva GeyikLuna Yayınları
Mavi Çanaklık
Ayşe Havva GeyikAyça çok uzun zamandır yaralı Öksüzlük yetimlik arkasından başlayan sürgün bir nilüfer çiçeği gibi yaşadığı köksüzlük Mustafa çirkin ördek yavrusu Sadece Ankara nın arka mahallesinde değil hayatın da arka sıralarında yeri Üstüne yapışmış silinmeyen yaftaları ile değiştiremeyeceği bir kaderin mahkûmu Ankara nın kâğıt kesiği soğuğunda geçmişlerinin yükleri altında ezilmiş apayrı dünyaların insanları Ayça ve Mustafa Ve onları bir o kadar da derinden bağlayan ortak acıları var Aidiyetsizlik boşluk griliğin boğan iç sarsan sancıları İmkânsızlığın ve bir o kadar da birbirlerinin yuvası olmaktan başka çareleri olmayanların hikâyesi Her şey çok anlamsız Günler birbirini tekrar ediyor Sürekli yürüyorum ama bir yere varamıyorum Ne için kimin için yürüdüğümü bilmiyorum Yolun kenarına geçip öylece oturasım var Onu da yapamıyorum yürümeye de devam edemiyorum Sanki üstümde kayalar var O çocukla neden görüştüğümü bilmiyorum

Luna Yayınları
Ayça çok uzun zamandır yaralı Öksüzlük yetimlik arkasından başlayan sürgün bir nilüfer çiçeği gibi yaşadığı köksüzlük Mustafa çirkin ördek yavrusu Sadece Ankara nın arka mahallesinde değil hayatın da arka sıralarında yeri Üstüne yapışmış silinmeyen yaftaları ile değiştiremeyeceği bir kaderin mahkûmu Ankara nın kâğıt kesiği soğuğunda geçmişlerinin yükleri altında ezilmiş apayrı dünyaların insanları Ayça ve Mustafa Ve onları bir o kadar da derinden bağlayan ortak acıları var Aidiyetsizlik boşluk griliğin boğan iç sarsan sancıları İmkânsızlığın ve bir o kadar da birbirlerinin yuvası olmaktan başka çareleri olmayanların hikâyesi Her şey çok anlamsız Günler birbirini tekrar ediyor Sürekli yürüyorum ama bir yere varamıyorum Ne için kimin için yürüdüğümü bilmiyorum Yolun kenarına geçip öylece oturasım var Onu da yapamıyorum yürümeye de devam edemiyorum Sanki üstümde kayalar var O çocukla neden görüştüğümü bilmiyorum Tanıtım Bülteninden

Luna Yayınları
Ayça çok uzun zamandır yaralı Öksüzlük yetimlik arkasından başlayan sürgün bir nilüfer çiçeği gibi yaşadığı köksüzlük Mustafa çirkin ördek yavrusu Sadece Ankara nın arka mahallesinde değil hayatın da arka sıralarında yeri Üstüne yapışmış silinmeyen yaftaları ile değiştiremeyeceği bir kaderin mahkûmu Ankara nın kâğıt kesiği soğuğunda geçmişlerinin yükleri altında ezilmiş apayrı dünyaların insanları Ayça ve Mustafa Ve onları bir o kadar da derinden bağlayan ortak acıları var Aidiyetsizlik boşluk griliğin boğan iç sarsan sancıları İmkânsızlığın ve bir o kadar da birbirlerinin yuvası olmaktan başka çareleri olmayanların hikâyesi Her şey çok anlamsız Günler birbirini tekrar ediyor Sürekli yürüyorum ama bir yere varamıyorum Ne için kimin için yürüdüğümü bilmiyorum Yolun kenarına geçip öylece oturasım var Onu da yapamıyorum yürümeye de devam edemiyorum Sanki üstümde kayalar var O çocukla neden görüştüğümü bilmiyorum

Luna Yayınları
Ayça çok uzun zamandır yaralı Öksüzlük yetimlik arkasından başlayan sürgün bir nilüfer çiçeği gibi yaşadığı köksüzlük Mustafa çirkin ördek yavrusu Sadece Ankara nın arka mahallesinde değil hayatın da arka sıralarında yeri Üstüne yapışmış silinmeyen yaftaları ile değiştiremeyeceği bir kaderin mahkûmu Ankara nın kâğıt kesiği soğuğunda geçmişlerinin yükleri altında ezilmiş apayrı dünyaların insanları Ayça ve Mustafa Ve onları bir o kadar da derinden bağlayan ortak acıları var Aidiyetsizlik boşluk griliğin boğan iç sarsan sancıları İmkânsızlığın ve bir o kadar da birbirlerinin yuvası olmaktan başka çareleri olmayanların hikâyesi Her şey çok anlamsız Günler birbirini tekrar ediyor Sürekli yürüyorum ama bir yere varamıyorum Ne için kimin için yürüdüğümü bilmiyorum Yolun kenarına geçip öylece oturasım var Onu da yapamıyorum yürümeye de devam edemiyorum Sanki üstümde kayalar var O çocukla neden görüştüğümü bilmiyorum

Luna
Ayça çok uzun zamandır yaralı Öksüzlük yetimlik arkasından başlayan sürgün bir nilüfer çiçeği gibi yaşadığı köksüzlük Mustafa çirkin ördek yavrusu Sadece Ankara nın arka mahallesinde değil hayatın da arka sıralarında yeri Üstüne yapışmış silinmeyen yaftaları ile değiştiremeyeceği bir kaderin mahkûmu Ankara nın kâğıt kesiği soğuğunda geçmişlerinin yükleri altında ezilmiş apayrı dünyaların insanları Ayça ve Mustafa Ve onları bir o kadar da derinden bağlayan ortak acıları var Aidiyetsizlik boşluk griliğin boğan iç sarsan sancıları İmkânsızlığın ve bir o kadar da birbirlerinin yuvası olmaktan başka çareleri olmayanların hikâyesi Her şey çok anlamsız Günler birbirini tekrar ediyor Sürekli yürüyorum ama bir yere varamıyorum Ne için kimin için yürüdüğümü bilmiyorum Yolun kenarına geçip öylece oturasım var Onu da yapamıyorum yürümeye de devam edemiyorum Sanki üstümde kayalar var O çocukla neden görüştüğümü bilmiyorum