Maya — Leyla İpekçi

Maya
Leyla İpekçiTimaş Yayınları
Maya
Leyla İpekçiSon olarak Ateş ve Bahçe isimli romanı ile okurlarıyla buluşan Leylâ İpekçi nin yayımlanmış ilk romanı yeniden Milliyet Sanat Dergisinin İlk Kitap İlk Baskı ödülünün sahibi İlk baskısı Mart 1998 de yapılmış kitap Ağustos 1998 de beşinci baskısına ulaşmış Şu anda piyasada baskısı bulunmayan kitabın bazı internet portallarında aranan kitap olarak anıldığını söylemek mümkün Bir küçük kızın gözünden çarpıcı bir hikâye anlatıyor Leyla İpekçi romanında Annesini babasını onlarla kurduğu ilişkiyi çocukluktan ergenliğe geçiş sürecini hem saf kırılgan bir çocuk duyuşuyla hem de başkaldıran sorgulayan bir ilk genç edasıyla

Timaş Yayınları
çev. Mehmet Said Aydın
Leylâ İpekçi nin ilk romanı Maya 1998 de Milliyet Sanat Dergisi nin İlk Kitap İlk Baskı adlı yarışmasında ödül alarak basılmış ve çok kısa sürede altı baskı yapmıştı Yazarın 2000 li yıllarda Başkası Olduğun Yer Ateş ve Bahçe gibi romanlarıyla çıkacağı dil yolculuğunun ipuçlarını taşıyan bu roman sevgisiz ve şiddet içinde büyüyen bir çocuğun yedi sekiz yaşlarından 20 li yaşlarına dek öyküsünü anlatıyor Yazar okuru Maya nın dünyasında gezdirirken bir yandan da hepimizin ilk anılarına kapanmayan yaralarına yarım kalmış vedalarına dokunuyor Kısacası insanın mayasına Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman Çocuksu naif ve hamasi bir dile yaslanmadan saf edebiyatın toprağında yeşeriyor Tamamen iyileştikten sonra ay ışığında bir görünüp bir kaybolan koridorları yeniden cilalamaya başlayacağım Baş aşağı kaymak için değil bir kez daha hızla geçip gitmek için img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

H Yayınları
Yeryüzünün çile sınırında yaşayan çocukları vardır Sargılarını kendileri sarar gözyaşını göğüslerine akıtırlar Fakat gariptir onlar kendi manâ dillerine ne kadar yakın olduklarını bilmeden cehennemin ortasında cennetin eşiğinde yaşarlar Yalnızlık zekâları gelişmiştir hep biraz yabancıdırlar görünüşte İçinden ise hep aşina hep hemhâl olurlar Her şeyle Maya yı çocuk olmadan büyümek zorunda kalan bu ihtiyar çocuklara yazdım Bir dil yolculuğudur bu benim için Ki sonraki bütün romanlarımın da mayasında olan Maya nın 20 inci yayın yılı vesilesiyle şimdi kendi izlerimin üzerinden geri dönüp baktığımda bu romana beni her seferinde kaldığım yerden ileri taşıyor Hapsetmiyor geçmişime Bunu da nasıl yazmışım diyerek pişman etmiyor Romanın önceki baskılardan birinde kullanılan bir cümleyi buraya da alıntılayarak okurun Maya ile tanışmasına bir katkı sunmak istiyorum Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman Çocuksu naif ve hamasi bir dile yaslanmadan saf edebiyatın toprağında yeşeriyor Yorum okurun Hâlâ bana el sallayan iyi insanları seçebiliyorum Ancak onlara bir türlü karşılık vermek gelmiyor içimden Bazen kaktüs mezarlığında burnuma çam kokuları geliyor yerde kozalaklar görüyorum Kangren olmuş ayaklarım bir korkuluğunki gibi cansız artık

H Yayınları
Yeryüzünün çile sınırında yaşayan çocukları vardır Sargılarını kendileri sarar gözyaşını göğüslerine akıtırlar Fakat gariptir onlar kendi manâ dillerine ne kadar yakın olduklarını bilmeden cehennemin ortasında cennetin eşiğinde yaşarlar Yalnızlık zekâları gelişmiştir hep biraz yabancıdırlar görünüşte İçinden ise hep aşina hep hemhâl olurlar Her şeyle Maya yı çocuk olmadan büyümek zorunda kalan bu ihtiyar çocuklara yazdım Bir dil yolculuğudur bu benim için Ki sonraki bütün romanlarımın da mayasında olan Maya nın 20 inci yayın yılı vesilesiyle şimdi kendi izlerimin üzerinden geri dönüp baktığımda bu romana beni her seferinde kaldığım yerden ileri taşıyor Hapsetmiyor geçmişime Bunu da nasıl yazmışım diyerek pişman etmiyor Romanın önceki baskılardan birinde kullanılan bir cümleyi buraya da alıntılayarak okurun Maya ile tanışmasına bir katkı sunmak istiyorum Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman Çocuksu naif ve hamasi bir dile yaslanmadan saf edebiyatın toprağında yeşeriyor Yorum okurun Hâlâ bana el sallayan iyi insanları seçebiliyorum Ancak onlara bir türlü karşılık vermek gelmiyor içimden Bazen kaktüs mezarlığında burnuma çam kokuları geliyor yerde kozalaklar görüyorum Kangren olmuş ayaklarım bir korkuluğunki gibi cansız artık

H Yayınları
Yeryüzünün çile sınırında yaşayan çocukları vardır Sargılarını kendileri sarar gözyaşını göğüslerine akıtırlar Fakat gariptir onlar kendi manâ dillerine ne kadar yakın olduklarını bilmeden cehennemin ortasında cennetin eşiğinde yaşarlar Yalnızlık zekâları gelişmiştir hep biraz yabancıdırlar görünüşte İçinden ise hep aşina hep hemhâl olurlar Her şeyle Maya yı çocuk olmadan büyümek zorunda kalan bu ihtiyar çocuklara yazdım Bir dil yolculuğudur bu benim için Ki sonraki bütün romanlarımın da mayasında olan Maya nın 20 inci yayın yılı vesilesiyle şimdi kendi izlerimin üzerinden geri dönüp baktığımda bu romana beni her seferinde kaldığım yerden ileri taşıyor Hapsetmiyor geçmişime Bunu da nasıl yazmışım diyerek pişman etmiyor Romanın önceki baskılardan birinde kullanılan bir cümleyi buraya da alıntılayarak okurun Maya ile tanışmasına bir katkı sunmak istiyorum Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman Çocuksu naif ve hamasi bir dile yaslanmadan saf edebiyatın toprağında yeşeriyor Yorum okurun Hâlâ bana el sallayan iyi insanları seçebiliyorum Ancak onlara bir türlü karşılık vermek gelmiyor içimden Bazen kaktüs mezarlığında burnuma çam kokuları geliyor yerde kozalaklar görüyorum Kangren olmuş ayaklarım bir korkuluğunki gibi cansız artık

H YAYINLARI
Yeryüzünün çile sınırında yaşayan çocukları vardır Sargılarını kendileri sarar gözyaşını göğüslerine akıtırlar Fakat gariptir onlar kendi manâ dillerine ne kadar yakın olduklarını bilmeden cehennemin ortasında cennetin eşiğinde yaşarlar Yalnızlık zekâları gelişmiştir hep biraz yabancıdırlar görünüşte İçinden ise hep aşina hep hemhâl olurlar Her şeyle Maya yı çocuk olmadan büyümek zorunda kalan bu ihtiyar çocuklara yazdım Bir dil yolculuğudur bu benim için Ki sonraki bütün romanlarımın da mayasında olan Maya nın 20 inci yayın yılı vesilesiyle şimdi kendi izlerimin üzerinden geri dönüp baktığımda bu romana beni her seferinde kaldığım yerden ileri taşıyor Hapsetmiyor geçmişime Bunu da nasıl yazmışım diyerek pişman etmiyor Romanın önceki baskılardan birinde kullanılan bir cümleyi buraya da alıntılayarak okurun Maya ile tanışmasına bir katkı sunmak istiyorum Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman Çocuksu naif ve hamasi bir dile yaslanmadan saf edebiyatın toprağında yeşeriyor Yorum okurun Hâlâ bana el sallayan iyi insanları seçebiliyorum Ancak onlara bir türlü karşılık vermek gelmiyor içimden Bazen kaktüs mezarlığında burnuma çam kokuları geliyor yerde kozalaklar görüyorum Kangren olmuş ayaklarım bir korkuluğunki gibi cansız artık

H Yayınları
Yeryüzünün çile sınırında yaşayan çocukları vardır Sargılarını kendileri sarar gözyaşını göğüslerine akıtırlar Fakat gariptir onlar kendi manâ dillerine ne kadar yakın olduklarını bilmeden cehennemin ortasında cennetin eşiğinde yaşarlar Yalnızlık zekâları gelişmiştir hep biraz yabancıdırlar görünüşte İçinden ise hep aşina hep hemhâl olurlar Her şeyle Maya yı çocuk olmadan büyümek zorunda kalan bu ihtiyar çocuklara yazdım Bir dil yolculuğudur bu benim için Ki sonraki bütün romanlarımın da mayasında olan Maya nın 20 inci yayın yılı vesilesiyle şimdi kendi izlerimin üzerinden geri dönüp baktığımda bu romana beni her seferinde kaldığım yerden ileri taşıyor Hapsetmiyor geçmişime Bunu da nasıl yazmışım diyerek pişman etmiyor Romanın önceki baskılardan birinde kullanılan bir cümleyi buraya da alıntılayarak okurun Maya ile tanışmasına bir katkı sunmak istiyorum Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman Çocuksu naif ve hamasi bir dile yaslanmadan saf edebiyatın toprağında yeşeriyor Yorum okurun Hâlâ bana el sallayan iyi insanları seçebiliyorum Ancak onlara bir türlü karşılık vermek gelmiyor içimden Bazen kaktüs mezarlığında burnuma çam kokuları geliyor yerde kozalaklar görüyorum Kangren olmuş ayaklarım bir korkuluğunki gibi cansız artık

H Yayınları
Yeryüzünün çile sınırında yaşayan çocukları vardır Sargılarını kendileri sarar gözyaşını göğüslerine akıtırlar Fakat gariptir onlar kendi manâ dillerine ne kadar yakın olduklarını bilmeden cehennemin ortasında cennetin eşiğinde yaşarlar Yalnızlık zekâları gelişmiştir hep biraz yabancıdırlar görünüşte İçinden ise hep aşina hep hemhâl olurlar Her şeyle Maya yı çocuk olmadan büyümek zorunda kalan bu ihtiyar çocuklara yazdım Bir dil yolculuğudur bu benim için Ki sonraki bütün romanlarımın da mayasında olan Maya nın 20 inci yayın yılı vesilesiyle şimdi kendi izlerimin üzerinden geri dönüp baktığımda bu romana beni her seferinde kaldığım yerden ileri taşıyor Hapsetmiyor geçmişime Bunu da nasıl yazmışım diyerek pişman etmiyor Romanın önceki baskılardan birinde kullanılan bir cümleyi buraya da alıntılayarak okurun Maya ile tanışmasına bir katkı sunmak istiyorum Türkçe edebiyatta çok sık rastlanmayan bir üslupla tek başına büyümek zorunda kalan kız çocuğunun ağzından yazılan bu roman Çocuksu naif ve hamasi bir dile yaslanmadan saf edebiyatın toprağında yeşeriyor Yorum okurun Hâlâ bana el sallayan iyi insanları seçebiliyorum Ancak onlara bir türlü karşılık vermek gelmiyor içimden Bazen kaktüs mezarlığında burnuma çam kokuları geliyor yerde kozalaklar görüyorum Kangren olmuş ayaklarım bir korkuluğunki gibi cansız artık