Meğer Söz Gümüş — Sina Akyol

Meğer Söz Gümüş
Sina AkyolMayıs Yayınları
Meğer Söz Gümüş
Sina AkyolSina nın şiirinde tarihin sonu gelmez Modernliğin iç eleştirisi vardır bu şiirde Gelenekten bir türlü kurtulamamış giderek sözcüğün tam anlamıyla nesneye dönüştürülmüş yığınların önünde özneye karşı duruştur Özne yağmalamıştır yağmalar yağmalayacaktır Nesne geleneğe sarılır çünkü özne öyle ister Burada Türk şairi bir açmaz bekler Geleneği aşmak yepyeni bir dünyanın ve toplumun oluşumuna katkıda bulunmak için tarihini geleneğini nesnel varoluş sürecini yok sayıp bilinmedik özgün henüz gerçeklikte varolmayan bir şiir evreni mi yaratacaktır Nereye kadar En azından sözcükler verilidir Verili kültürü kullanacaksınız ama geleneğe tutsak olmayacaksınız Örneğin hırkadan dervişten söz edeceksiniz ama ne Arap ne de Fars kültürüne gönderme yapmayacaksınız Geçmiş kültüre göndermeler çerçevesinde bile imgelem moderndir Sina da Bunu başarabilmek epeyce güç olsa gerek Verili sözcüklerin verili anlamların ardına ötesine geçer Sina karşı durduğu özneyi dargın olduğu nesneyi anlatmak için Onun şair öznesi zamanı uzamı anlamı anlam onun sözlüğünde verili olan dır aşan umarsız ama umutlu somut bir insandır Coşkun Yerli Cumhuriyet Kitap dergisi 8 Mart 1997 Sina Akyol un şiirleri gizli kapalı şiirler Yani ilk bakışta çok anlaşılır gibi geliyor insana Oysa okudukça derinliğini bu açıklığın oluşturduğu gözüküyor Sade olanın ardında karmaşık olan gizli Açık olanın ardındaysa kapalı olan Bu iki kutupluluk hadi birine pozitif yan diğerine ise negatif yan dersek birbirini doldurup tamamlıyor Birinin sedası diğerinde yankılanıyor Biri olmasa diğeri olmayacak gibi duruyor Hatta biri ancak diğeriyle vücut buluyor O gizli kapalılık olmasa şiirlerinde gördüğümüz açıklık yalınlık da olmayacak sanki Kısa şiirler yazıyor Sina Akyol Kısalık onun kimliği gibi Kısalık sürükleyici bir yavaşlıkta akıp giderken birden müthiş bir hıza ulaşıyor okuma Kendi zıddını yaratıyor yani kısalık Hızdaki uzunluğa ulaşıyor insan Hız da kısalığın aktığı atmosferdeki yavaşlıktan oluşuyor Metin Cengiz Cumhuriyet Kitap dergisi 20 Kasım 1997

Mayıs Yayınları
Sina nın şiirinde tarihin sonu gelmez Modernliğin iç eleştirisi vardır bu şiirde Gelenekten bir türlü kurtulamamış giderek sözcüğün tam anlamıyla nesneye dönüştürülmüş yığınların önünde özneye karşı duruştur Özne yağmalamıştır yağmalar yağmalayacaktır Nesne geleneğe sarılır çünkü özne öyle ister Burada Türk şairi bir açmaz bekler Geleneği aşmak yepyeni bir dünyanın ve toplumun oluşumuna katkıda bulunmak için tarihini geleneğini nesnel varoluş sürecini yok sayıp bilinmedik özgün henüz gerçeklikte varolmayan bir şiir evreni mi yaratacaktır Nereye kadar En azından sözcükler verilidir Verili kültürü kullanacaksınız ama geleneğe tutsak olmayacaksınız Örneğin hırkadan dervişten söz edeceksiniz ama ne Arap ne de Fars kültürüne gönderme yapmayacaksınız Geçmiş kültüre göndermeler çerçevesinde bile imgelem moderndir Sina da Bunu başarabilmek epeyce güç olsa gerek Verili sözcüklerin verili anlamların ardına ötesine geçer Sina karşı durduğu özneyi dargın olduğu nesneyi anlatmak için Onun şair öznesi zamanı uzamı anlamı anlam onun sözlüğünde verili olan dır aşan umarsız ama umutlu somut bir insandır Coşkun Yerli Cumhuriyet Kitap dergisi 8 Mart 1997 Sina Akyol un şiirleri gizli kapalı şiirler Yani ilk bakışta çok anlaşılır gibi geliyor insana Oysa okudukça derinliğini bu açıklığın oluşturduğu gözüküyor Sade olanın ardında karmaşık olan gizli Açık olanın ardındaysa kapalı olan Bu iki kutupluluk hadi birine pozitif yan diğerine ise negatif yan dersek birbirini doldurup tamamlıyor Birinin sedası diğerinde yankılanıyor Biri olmasa diğeri olmayacak gibi duruyor Hatta biri ancak diğeriyle vücut buluyor O gizli kapalılık olmasa şiirlerinde gördüğümüz açıklık yalınlık da olmayacak sanki Kısa şiirler yazıyor Sina Akyol Kısalık onun kimliği gibi Kısalık sürükleyici bir yavaşlıkta akıp giderken birden müthiş bir hıza ulaşıyor okuma Kendi zıddını yaratıyor yani kısalık Hızdaki uzunluğa ulaşıyor insan Hız da kısalığın aktığı atmosferdeki yavaşlıktan oluşuyor Metin Cengiz Cumhuriyet Kitap dergisi 20 Kasım 1997 Sina Akyol un altıncı şiir kitabı Meğer Söz Gümüş ü 1999 daki ikinci baskısından sonra okura üçüncü kez sunuyor olmanın sevinciyle

Mayıs Yayınları
Sina nın şiirinde tarihin sonu gelmez Modernliğin iç eleştirisi vardır bu şiirde Gelenekten bir türlü kurtulamamış giderek sözcüğün tam anlamıyla nesneye dönüştürülmüş yığınların önünde özneye karşı duruştur Özne yağmalamıştır yağmalar yağmalayacaktır Nesne geleneğe sarılır çünkü özne öyle ister Burada Türk şairi bir açmaz bekler Geleneği aşmak yepyeni bir dünyanın ve toplumun oluşumuna katkıda bulunmak için tarihini geleneğini nesnel varoluş sürecini yok sayıp bilinmedik özgün henüz gerçeklikte varolmayan bir şiir evreni mi yaratacaktır Nereye kadar En azından sözcükler verilidir Verili kültürü kullanacaksınız ama geleneğe tutsak olmayacaksınız Örneğin hırkadan dervişten söz edeceksiniz ama ne Arap ne de Fars kültürüne gönderme yapmayacaksınız Geçmiş kültüre göndermeler çerçevesinde bile imgelem moderndir Sina da Bunu başarabilmek epeyce güç olsa gerek Verili sözcüklerin verili anlamların ardına ötesine geçer Sina karşı durduğu özneyi dargın olduğu nesneyi anlatmak için Onun şair öznesi zamanı uzamı anlamı anlam onun sözlüğünde verili olan dır aşan umarsız ama umutlu somut bir insandır Coşkun Yerli Cumhuriyet Kitap dergisi 8 Mart 1997 Sina Akyol un şiirleri gizli kapalı şiirler Yani ilk bakışta çok anlaşılır gibi geliyor insana Oysa okudukça derinliğini bu açıklığın oluşturduğu gözüküyor Sade olanın ardında karmaşık olan gizli Açık olanın ardındaysa kapalı olan Bu iki kutupluluk hadi birine pozitif yan diğerine ise negatif yan dersek birbirini doldurup tamamlıyor Birinin sedası diğerinde yankılanıyor Biri olmasa diğeri olmayacak gibi duruyor Hatta biri ancak diğeriyle vücut buluyor O gizli kapalılık olmasa şiirlerinde gördüğümüz açıklık yalınlık da olmayacak sanki Kısa şiirler yazıyor Sina Akyol Kısalık onun kimliği gibi Kısalık sürükleyici bir yavaşlıkta akıp giderken birden müthiş bir hıza ulaşıyor okuma Kendi zıddını yaratıyor yani kısalık Hızdaki uzunluğa ulaşıyor insan Hız da kısalığın aktığı atmosferdeki yavaşlıktan oluşuyor Metin Cengiz Cumhuriyet Kitap dergisi 20 Kasım 1997 Sina Akyol un altıncı şiir kitabı Meğer Söz Gümüş ü 1999 daki ikinci baskısından sonra okura üçüncü kez sunuyor olmanın sevinciyle

Mayıs Yayınları
Sina Akyol un toplu şiirleri serisinin 6 kitabı

Mayıs Yayınları
Sina nın şiirinde tarihin sonu gelmez Modernliğin iç eleştirisi vardır bu şiirde Gelenekten bir türlü kurtulamamış giderek sözcüğün tam anlamıyla nesneye dönüştürülmüş yığınların önünde özneye karşı duruştur Özne yağmalamıştır yağmalar yağmalayacaktır Nesne geleneğe sarılır çünkü özne öyle ister Burada Türk şairi bir açmaz bekler Geleneği aşmak yepyeni bir dünyanın ve toplumun oluşumuna katkıda bulunmak için tarihini geleneğini nesnel varoluş sürecini yok sayıp bilinmedik özgün henüz gerçeklikte varolmayan bir şiir evreni mi yaratacaktır Nereye kadar En azından sözcükler verilidir Verili kültürü kullanacaksınız ama geleneğe tutsak olmayacaksınız Örneğin hırkadan dervişten söz edeceksiniz ama ne Arap ne de Fars kültürüne gönderme yapmayacaksınız Geçmiş kültüre göndermeler çerçevesinde bile imgelem moderndir Sina da Bunu başarabilmek epeyce güç olsa gerek Verili sözcüklerin verili anlamların ardına ötesine geçer Sina karşı durduğu özneyi dargın olduğu nesneyi anlatmak için Onun şair öznesi zamanı uzamı anlamı anlam onun sözlüğünde verili olan dır aşan umarsız ama umutlu somut bir insandır Coşkun Yerli Cumhuriyet Kitap dergisi 8 Mart 1997 Sina Akyol un şiirleri gizli kapalı şiirler Yani ilk bakışta çok anlaşılır gibi geliyor insana Oysa okudukça derinliğini bu açıklığın oluşturduğu gözüküyor Sade olanın ardında karmaşık olan gizli Açık olanın ardındaysa kapalı olan Bu iki kutupluluk hadi birine pozitif yan diğerine ise negatif yan dersek birbirini doldurup tamamlıyor Birinin sedası diğerinde yankılanıyor Biri olmasa diğeri olmayacak gibi duruyor Hatta biri ancak diğeriyle vücut buluyor O gizli kapalılık olmasa şiirlerinde gördüğümüz açıklık yalınlık da olmayacak sanki Kısa şiirler yazıyor Sina Akyol Kısalık onun kimliği gibi Kısalık sürükleyici bir yavaşlıkta akıp giderken birden müthiş bir hıza ulaşıyor okuma Kendi zıddını yaratıyor yani kısalık Hızdaki uzunluğa ulaşıyor insan Hız da kısalığın

MAYIS YAYINLARI

Mayıs
Sina nın şiirinde tarihin sonu gelmez Modernliğin iç eleştirisi vardır bu şiirde Gelenekten bir türlü kurtulamamış giderek sözcüğün tam anlamıyla nesneye dönüştürülmüş yığınların önünde özneye karşı duruştur Özne yağmalamıştır yağmalar yağmalayacaktır Nesne geleneğe sarılır çünkü özne öyle ister Burada Türk şairi bir açmaz bekler Geleneği aşmak yepyeni bir dünyanın ve toplumun oluşumuna katkıda bulunmak için tarihini geleneğini nesnel varoluş sürecini yok sayıp bilinmedik özgün henüz gerçeklikte varolmayan bir şiir evreni mi yaratacaktır Nereye kadar En azından sözcükler verilidir Verili kültürü kullanacaksınız ama geleneğe tutsak olmayacaksınız Örneğin hırkadan dervişten söz edeceksiniz ama ne Arap ne de Fars kültürüne gönderme yapmayacaksınız Geçmiş kültüre göndermeler çerçevesinde bile imgelem moderndir Sina da Bunu başarabilmek epeyce güç olsa gerek Verili sözcüklerin verili anlamların ardına ötesine geçer Sina karşı durduğu özneyi dargın olduğu nesneyi anlatmak için Onun şair öznesi zamanı uzamı anlamı anlam onun sözlüğünde verili olan dır aşan umarsız ama umutlu somut bir insandır Coşkun Yerli Cumhuriyet Kitap dergisi 8 Mart 1997 Sina Akyol un şiirleri gizli kapalı şiirler Yani ilk bakışta çok anlaşılır gibi geliyor insana Oysa okudukça derinliğini bu açıklığın oluşturduğu gözüküyor Sade olanın ardında karmaşık olan gizli Açık olanın ardındaysa kapalı olan Bu iki kutupluluk hadi birine pozitif yan diğerine ise negatif yan dersek birbirini doldurup tamamlıyor Birinin sedası diğerinde yankılanıyor Biri olmasa diğeri olmayacak gibi duruyor Hatta biri ancak diğeriyle vücut buluyor O gizli kapalılık olmasa şiirlerinde gördüğümüz açıklık yalınlık da olmayacak sanki Kısa şiirler yazıyor Sina Akyol Kısalık onun kimliği gibi Kısalık sürükleyici bir yavaşlıkta akıp giderken birden müthiş bir hıza ulaşıyor okuma Kendi zıddını yaratıyor yani kısalık Hızdaki uzunluğa ulaşıyor insan Hız da kısalığın aktığı atmosferdeki yavaşlıktan oluşuyor Metin Cengiz Cumhuriyet Kitap dergisi 20 Kasım 1997 Sina Akyol un altıncı şiir kitabı Meğer Söz Gümüş ü 1999 daki ikinci baskısından sonra okura üçüncü kez sunuyor olmanın sevinciyle