Mehmed Siyah Kalem — Töre Sivrioğlu

Mehmed Siyah Kalem
Töre SivrioğluSakin Kitap
Mehmed Siyah Kalem
Töre SivrioğluMehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların nalları hem yukarıdan hem de aşağıdan görünecek şekilde çizilmiştir bu da onlara yürüyormuş havası verir Çizimlerde uzuvların abartılması zaman zaman Mehmed Siyah Kalem in tarzını karikatüre yaklaştırsa da o bunu gülmek maksatlı yapmamıştı

Sakin Kitap
Mehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların nalları hem yukarıdan hem de aşağıdan görünecek şekilde çizilmiştir bu da onlara yürüyormuş havası verir Çizimlerde uzuvların abartılması zaman zaman Mehmed Siyah Kalem in tarzını karikatüre yaklaştırsa da o bunu gülmek maksatlı yapmamıştı Tanıtım Bülteninden

Sakin Kitap
Mehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların nalları hem yukarıdan hem de aşağıdan görünecek şekilde çizilmiştir bu da onlara yürüyormuş havası verir Çizimlerde uzuvların abartılması zaman zaman Mehmed Siyah Kalem in tarzını karikatüre yaklaştırsa da o bunu gülmek maksatlı yapmamıştı

SAKİN KİTAP
Mehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların nalları hem yukarıdan hem de aşağıdan görünecek şekilde çizilmiştir bu da onlara yürüyormuş havası verir Çizimlerde uzuvların abartılması zaman zaman Mehmed Siyah Kalem in tarzını karikatüre yaklaştırsa da o bunu gülmek maksatlı yapmamıştı

SAKİN KİTAP
Portekizce adı olan Códice Casanatense veya daha bilinen ismiyle Codex Casanatense Portekizlilerin Hint ve Pasifik okyanusları çevresinde sık sık temas kurduğu halkları ve kültürleri tasvir eden 16 yüzyıl ait resimli bir coğrafya etnografya kitabıdır Resmi adı o dönemdeki birçok kitap gibi çok daha uzundur Album di disegni illustranti usi e costumi dei popoli d Asia e d Africa con brevi dichiarazioni in lingua portoghese Asya ve Afrika halklarının kullanım ve geleneklerini Portekizce kısa açıklamalarla gösteren çizimler albümü Günümüzde Roma daki Biblioteca Casanatense de muhafaza edilmektedir Kodeks te biri daha sonradan eklenen yetmiş altı resim vardır Resimler genellikle Portekizlilerin keşif ticaret kolonileşme ve sömürgecilik faaliyetlerini yürüttükleri Afrika Basra Körfezi Hindistan İran Afganistan Seylan gibi ülkelerdeki halkları ve bu ülkelerin faunasını florasını yansıtırlar Tasvirler Batı resim geleneğinde değil Osmanlı Hint İran tarzında yapılmışlardır Bazı resimler tarihi olaylara referans verirler 1538 de Hindistan daki Portekiz kolonisi Diu için yapılan savaşa dair betimlemeler bu kodeksin tarihlendirilmesi için önemlidir Kodeks te Japonya ya dair hiçbir çizim yoktur Bu da kitabın Portekizlilerin ilk kez Japonya kıyılarına vardıkları 1541 yılından önce tamamlandığını düşündürmektedir Kodeks in tek orijinal nüshası João da Costa adlı bir rahip tarafından 1627 de muhtemelen Hindistan dan Portekiz e getirilmiş Costa nın 1700 yılında ölümün ardından Dominiken tarikatının koleksiyonuna hediye edilmiştir Codex Casanatense bundan 500 sene önce Asya Afrika halkları ve kolonistlerin görünümleri ilişkilerini yansıtması açısından oldukça önemli bir görsel kaynaktır Resimler gerçekten de ilginç bilgiler verirler mesela günümüzde var olma mücadelesi veren Peştun kadınlarının 500 yıl önce at binip ava çıktıklarını görmek gibi Yayınevi SAKİN KİTAP Yazar TÖRE SİVRİOĞLU Sayfa Sayısı 16 SAYFA Yıl 2025

Sakin Kitap
Mehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların nalları hem yukarıdan hem de aşağıdan görünecek şekilde çizilmiştir bu da onlara yürüyormuş havası verir Çizimlerde uzuvların abartılması zaman zaman Mehmed Siyah Kalem in tarzını karikatüre yaklaştırsa da o bunu gülmek maksatlı yapmamıştı

Sakin Kitap
Mehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların

Sakin Kitap
Mehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların nalları hem yukarıdan hem de aşağıdan görünecek şekilde çizilmiştir bu da onlara yürüyormuş havası verir Çizimlerde uzuvların abartılması zaman zaman Mehmed Siyah Kalem in tarzını karikatüre yaklaştırsa da o bunu gülmek maksatlı yapmamıştı

Sakin Kitap
Mehmed Siyah Kalem olarak tanınan ressamın yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir Gerçek adı bu da olmayabilir zira resimlere Kar ı Üstat Mehmed Siyah Kalem imzası yer almakla birlikte doğu geleneğinde kimse kendisinden üstat olarak bahsetmez Günümüzde Mehmed Siyah Kalem in elinden çıktığı kabul edilen çizimler Topkapı Sarayı Hazine Kitaplığı 2152 2153 2154 2160 numaralı Fatih Albümü nde yer alan bir dizi rulo içinde yer almaktadır Resimler ilk kez 1910 yılında Münih te İsviçreli şarkiyatçı Max van Berchem 1863 1921 tarafından tanıtılmıştır Resimlerin Türkiye de tanınmasında ise 1954 yılında açtıkları sergilerle Mazhar İpşiroğlu ve Sabahattin Eyüboğlu ön ayak olmuşlardır Başlangıçta Mehmed Siyah Kalem in 15 yüzyılda İstanbul da yaşamış bir ressam olduğu sanılmıştır Ancak resimler incelendikçe bunların 16 yüzyılda Türkistan Orta Asya coğrafyasında çizildiği ve sonradan muhtemelen I Selim in Tebriz seferi sırasında İstanbul a getirildiği düşüncesi ağır basmıştır Uzmanları bu şekilde düşünmeye iten Mehmed Siyah Kalem in figürlerinin Osmanlı minyatür sanatına hiç benzemeyen tavrıdır Resimlerdeki genel manzara Orta Asya bozkırlarını yansıtır Figürler Müslüman dünyadan ziyade şaman Budist Maniheist geleneğe yakındırlar En ilgi çeken figürler arasında yer alan demonlar Budist sanattaki demonlara çok benzer Arka plandaki dağlar bitkiler açık biçimde Çin manzara resmini andırmaktadır Figürlerde Osmanlı minyatürlerinde rastlanmayan bir gerçekçilik üç boyutluluk vardır ve özellikle at çizimlerinde bu tavır daha belirgindir Öte yandan resimler tam anlamıyla realist sayılmazlar Eller ve ayaklar olduğundan daha büyük ve abartılı verilmiştir Figürlerin uzuvları aynı anda cepheden profilden üstten veya alttan görünebilir şekilde verilmiştir Bu da onlara tam bir zindelik katar Genellikle hareketsiz duruşta olan Osmanlı minyatürlerinin aksine Mehmed Siyah Kalem in figürleri kâğıttan fırlayacak kadar canlı ve gergin görünürler Örneğin atların nalları hem yukarıdan hem de aşağıdan görünecek şekilde çizilmiştir bu da onlara yürüyormuş havası verir Çizimlerde uzuvların abartılması zaman zaman Mehmed Siyah Kalem in tarzını karikatüre yaklaştırsa da o bunu gülmek maksatlı yapmamıştı