MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Mekan Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan — Sadık Kılıç

Mekan Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan
288,05
Kişisel GelişimAraştırma İncelemeTarih Diğer

Mekan Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan

Sadık Kılıç

Fecr Yayınları

2023-10-241. baskı382 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Mekan Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan

Sadık Kılıç

Hayat morfolojisi en yalın ve primitif halde bulunsa bile insanın kendi mihveri etrafında oluşturduğu bir kültür küresi mevcut olmuştur İbn Haldûn un o ünlü tespitine uyarak coğrafya ve iklimin onun dünyevi varoluşsal yazgısının kabaca sınırlarını teşkil ettiğini benimsesek dahi buna rağmen insanın kendi varoluşsal enerjisi ve varlık potansiyelinin sınırsız bir yelpazede atılımı l élan vitale ve açımlanması sebebiyle bu insani var olma motivasyonu zihnî akli irade hakikati ve özü hep bu fizik ve tabii sınırları zorlamış kendi yolunu ve akışının yönünü özgün ve öznel bir biçimde tayin etmiştir Tıpkı suyun ne pahasına olursa olsun kendine bir yol bir güzergah açması gibi Zaman zaman dillerde virdeden Şerefü l mekân bi l mekîn Bir mekânın beldenin şerefi ve değeri orada bulunanlar sayesinde gerçekleşir ifadesi de mekâna yerleşmiş yani mekîn olanın yaşam tarzı ile varlık paradigmasını merkezden çevreye bir yelpaze halinde nesneler canlılar insanlar toplumlar hatta tüm doğa ve kainat ile olan münasebetlerinden de bahseden kültürel kompartımanlarını oluşturmada başlıca amil ve kurucu olarak insana işaret etmiş böylece de insanı merkeze alıyor ise de mekânlar ve coğrafyalar da birey ve toplumlar nezdinde tahmin edilemeyen nice kurucu ve inşa edici hatta ibda yaratıcılık ve harikuladelik imkânları ve buluşma rotaları varlığını ifşa ve uzak noktalara taşıma tutkusu barındırmıştır sinesinde Ya da tam aksine uzaklardan oraya doğru nida ve intikaller ile pek çok yeni sentez yeni bakış ve yükseliş vesilelerini de kendinde bulunduruyordur daima Yani mekân ve coğrafya kendisine gelen farklı yaşamlar düşünceler hayat tarzları estetik ve sanat anlayışları yemek ve tüketim alışkanlıkları vb şeylerle bütünleşerek bambaşka kazanımların da gücüyle yeni boyutlarda ve ifade biçimlerinde varlığını belirginleştirip ifşa etme yeni diyalog ve bütünleşmelere köprüler kurup derinlerden yol alan devinimlerle bir ağacın kılcal kökleri gibi yeryüzü coğrafyasında pek çok gelişme varlıkça çoğalma imkânları biriktirmektedir İşte Mekân Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan başlıklı bu kitap da değişik şeylerle olan münasebetleri bağlamında hergün daha iyi tanımaya çalıştığımız İnsan sırrına onun varoluşsal bir hamur halinden kararlı ve stabl varlık olmaya doğru yolculuğunda tarih insan mekân ve kültür eksenli özgün yaşınmışlıklar ekseninden bizlere bir projeksiyonda bulunma amacını hedeflemektedir

Kitap Yurdu
337,50

FECR YAYINEVİ

24.10.2023382 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Hayat morfolojisi en yalın ve primitif halde bulunsa bile insanın kendi mihveri etrafında oluşturduğu bir kültür küresi mevcut olmuştur İbn Haldûn un o ünlü tespitine uyarak coğrafya ve iklimin onun dünyevi varoluşsal yazgısının kabaca sınırlarını teşkil ettiğini benimsesek dahi buna rağmen insanın kendi varoluşsal enerjisi ve varlık potansiyelinin sınırsız bir yelpazede atılımı l élan vitale ve açımlanması sebebiyle bu insani var olma motivasyonu zihnî akli irade hakikati ve özü hep bu fizik ve tabii sınırları zorlamış kendi yolunu ve akışının yönünü özgün ve öznel bir biçimde tayin etmiştir Tıpkı suyun ne pahasına olursa olsun kendine bir yol bir güzergah açması gibi Zaman zaman dillerde virdeden Şerefü l mekân bi l mekîn Bir mekânın beldenin şerefi ve değeri orada bulunanlar sayesinde gerçekleşir ifadesi de mekâna yerleşmiş yani mekîn olanın yaşam tarzı ile varlık paradigmasını merkezden çevreye bir yelpaze halinde nesneler canlılar insanlar toplumlar hatta tüm doğa ve kainat ile olan münasebetlerinden de bahseden kültürel kompartımanlarını oluşturmada başlıca amil ve kurucu olarak insana işaret etmiş böylece de insanı merkeze alıyor ise de mekânlar ve coğrafyalar da birey ve toplumlar nezdinde tahmin edilemeyen nice kurucu ve inşa edici hatta ibda yaratıcılık ve harikuladelik imkânları ve buluşma rotaları varlığını ifşa ve uzak noktalara taşıma tutkusu barındırmıştır sinesinde Ya da tam aksine uzaklardan oraya doğru nida ve intikaller ile pek çok yeni sentez yeni bakış ve yükseliş vesilelerini de kendinde bulunduruyordur daima Yani mekân ve coğrafya kendisine gelen farklı yaşamlar düşünceler hayat tarzları estetik ve sanat anlayışları yemek ve tüketim alışkanlıkları vb şeylerle bütünleşerek bambaşka kazanımların da gücüyle yeni boyutlarda ve ifade biçimlerinde varlığını belirginleştirip ifşa etme yeni diyalog ve bütünleşmelere köprüler kurup derinlerden yol alan devinimlerle bir ağacın kılcal kökleri gibi yeryüzü coğrafyasında pek çok gelişme varlıkça çoğalma imkânları biriktirmektedir İşte Mekân Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan başlıklı bu kitap da değişik şeylerle olan münasebetleri bağlamında hergün daha iyi tanımaya çalıştığımız İnsan sırrına onun varoluşsal bir hamur halinden kararlı ve stabl varlık olmaya doğru yolculuğunda tarih insan mekân ve kültür eksenli özgün yaşınmışlıklar ekseninden bizlere bir projeksiyonda bulunma amacını hedeflemektedir

Şehadet Kitap
337,50

Fecr Yayınları

2023382 sf.
Şehadet Kitap

Hayat morfolojisi en yalın ve primitif halde bulunsa bile insanın kendi mihveri etrafında oluşturduğu bir kültür küresi mevcut olmuştur İbn Haldûn un o ünlü tespitine uyarak coğrafya ve iklimin onun dünyevi varoluşsal yazgısının kabaca sınırlarını teşkil ettiğini benimsesek dahi buna rağmen insanın kendi varoluşsal enerjisi ve varlık potansiyelinin sınırsız bir yelpazede atılımı l élan vitale ve açımlanması sebebiyle bu insani var olma motivasyonu zihnî akli irade hakikati ve özü hep bu fizik ve tabii sınırları zorlamış kendi yolunu ve akışının yönünü özgün ve öznel bir biçimde tayin etmiştir Tıpkı suyun ne pahasına olursa olsun kendine bir yol bir güzergah açması gibi Zaman zaman dillerde virdeden Şerefü l mekân bi l mekîn Bir mekânın beldenin şerefi ve değeri orada bulunanlar sayesinde gerçekleşir ifadesi de mekâna yerleşmiş yani mekîn olanın yaşam tarzı ile varlık paradigmasını merkezden çevreye bir yelpaze halinde nesneler canlılar insanlar toplumlar hatta tüm doğa ve kainat ile olan münasebetlerinden de bahseden kültürel kompartımanlarını oluşturmada başlıca amil ve kurucu olarak insana işaret etmiş böylece de insanı merkeze alıyor ise de mekânlar ve coğrafyalar da birey ve toplumlar nezdinde tahmin edilemeyen nice kurucu ve inşa edici hatta ibda yaratıcılık ve harikuladelik imkânları ve buluşma rotaları varlığını ifşa ve uzak noktalara taşıma tutkusu barındırmıştır sinesinde Ya da tam aksine uzaklardan oraya doğru nida ve intikaller ile pek çok yeni sentez yeni bakış ve yükseliş vesilelerini de kendinde bulunduruyordur daima Yani mekân ve coğrafya kendisine gelen farklı yaşamlar düşünceler hayat tarzları estetik ve sanat anlayışları yemek ve tüketim alışkanlıkları vb şeylerle bütünleşerek bambaşka kazanımların da gücüyle yeni boyutlarda ve ifade biçimlerinde varlığını belirginleştirip ifşa etme yeni diyalog ve bütünleşmelere köprüler kurup derinlerden yol alan devinimlerle bir ağacın kılcal kökleri gibi yeryüzü coğrafyasında pek çok gelişme varlıkça çoğalma imkânları biriktirmektedir İşte Mekân Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan başlıklı bu kitap da değişik şeylerle olan münasebetleri bağlamında hergün daha iyi tanımaya çalıştığımız İnsan sırrına onun varoluşsal bir hamur halinden kararlı ve stabl varlık olmaya doğru yolculuğunda tarih insan mekân ve kültür eksenli özgün yaşınmışlıklar ekseninden bizlere bir projeksiyonda bulunma amacını hedeflemektedir

Kitap Sepeti
351,00

Fecr Yayınları

2023382 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hayat morfolojisi en yalın ve primitif halde bulunsa bile insanın kendi mihveri etrafında oluşturduğu bir kültür küresi mevcut olmuştur İbn Haldûn un o ünlü tespitine uyarak coğrafya ve iklimin onun dünyevi varoluşsal yazgısının kabaca sınırlarını teşkil ettiğini benimsesek dahi buna rağmen insanın kendi varoluşsal enerjisi ve varlık potansiyelinin sınırsız bir yelpazede atılımı l élan vitale ve açımlanması sebebiyle bu insani var olma motivasyonu zihnî akli irade hakikati ve özü hep bu fizik ve tabii sınırları zorlamış kendi yolunu ve akışının yönünü özgün ve öznel bir biçimde tayin etmiştir Tıpkı suyun ne pahasına olursa olsun kendine bir yol bir güzergah açması gibi Zaman zaman dillerde virdeden Şerefü l mekân bi l mekîn Bir mekânın beldenin şerefi ve değeri orada bulunanlar sayesinde gerçekleşir ifadesi de mekâna yerleşmiş yani mekîn olanın yaşam tarzı ile varlık paradigmasını merkezden çevreye bir yelpaze halinde nesneler canlılar insanlar toplumlar hatta tüm doğa ve kainat ile olan münasebetlerinden de bahseden kültürel kompartımanlarını oluşturmada başlıca amil ve kurucu olarak insana işaret etmiş böylece de insanı merkeze alıyor ise de mekânlar ve coğrafyalar da birey ve toplumlar nezdinde tahmin edilemeyen nice kurucu ve inşa edici hatta ibda yaratıcılık ve harikuladelik imkânları ve buluşma rotaları varlığını ifşa ve uzak noktalara taşıma tutkusu barındırmıştır sinesinde Ya da tam aksine uzaklardan oraya doğru nida ve intikaller ile pek çok yeni sentez yeni bakış ve yükseliş vesilelerini de kendinde bulunduruyordur daima Yani mekân ve coğrafya kendisine gelen farklı yaşamlar düşünceler hayat tarzları estetik ve sanat anlayışları yemek ve tüketim alışkanlıkları vb şeylerle bütünleşerek bambaşka kazanımların da gücüyle yeni boyutlarda ve ifade biçimlerinde varlığını belirginleştirip ifşa etme yeni diyalog ve bütünleşmelere köprüler kurup derinlerden yol alan devinimlerle bir ağacın kılcal kökleri gibi yeryüzü coğrafyasında pek çok gelişme varlıkça çoğalma imkânları biriktirmektedir İşte Mekân Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan başlıklı bu kitap da değişik şeylerle olan münasebetleri bağlamında hergün daha iyi tanımaya çalıştığımız İnsan sırrına onun varoluşsal bir hamur halinden kararlı ve stabl varlık olmaya doğru yolculuğunda tarih insan mekân ve kültür eksenli özgün yaşınmışlıklar ekseninden bizlere bir projeksiyonda bulunma amacını hedeflemektedir

Benli Kitap
360,00

Fecr Yayınları

2023-10-241. baskı382 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Hayat morfolojisi en yalın ve primitif halde bulunsa bile insanın kendi mihveri etrafında oluşturduğu bir kültür küresi mevcut olmuştur İbn Haldûn un o ünlü tespitine uyarak coğrafya ve iklimin onun dünyevi varoluşsal yazgısının kabaca sınırlarını teşkil ettiğini benimsesek dahi buna rağmen insanın kendi varoluşsal enerjisi ve varlık potansiyelinin sınırsız bir yelpazede atılımı l élan vitale ve açımlanması sebebiyle bu insani var olma motivasyonu zihnî akli irade hakikati ve özü hep bu fizik ve tabii sınırları zorlamış kendi yolunu ve akışının yönünü özgün ve öznel bir biçimde tayin etmiştir Tıpkı suyun ne pahasına olursa olsun kendine bir yol bir güzergah açması gibi Zaman zaman dillerde virdeden Şerefü l mekân bi l mekîn Bir mekânın beldenin şerefi ve değeri orada bulunanlar sayesinde gerçekleşir ifadesi de mekâna yerleşmiş yani mekîn olanın yaşam tarzı ile varlık paradigmasını merkezden çevreye bir yelpaze halinde nesneler canlılar insanlar toplumlar hatta tüm doğa ve kainat ile olan münasebetlerinden de bahseden kültürel kompartımanlarını oluşturmada başlıca amil ve kurucu olarak insana işaret etmiş böylece de insanı merkeze alıyor ise de mekânlar ve coğrafyalar da birey ve toplumlar nezdinde tahmin edilemeyen nice kurucu ve inşa edici hatta ibda yaratıcılık ve harikuladelik imkânları ve buluşma rotaları varlığını ifşa ve uzak noktalara taşıma tutkusu barındırmıştır sinesinde Ya da tam aksine uzaklardan oraya doğru nida ve intikaller ile pek çok yeni sentez yeni bakış ve yükseliş vesilelerini de kendinde bulunduruyordur daima Yani mekân ve coğrafya kendisine gelen farklı yaşamlar düşünceler hayat tarzları estetik ve sanat anlayışları yemek ve tüketim alışkanlıkları vb şeylerle bütünleşerek bambaşka kazanımların da gücüyle yeni boyutlarda ve ifade biçimlerinde varlığını belirginleştirip ifşa etme yeni diyalog ve bütünleşmelere köprüler kurup derinlerden yol alan devinimlerle bir ağacın kılcal kökleri gibi yeryüzü coğrafyasında pek çok gelişme varlıkça çoğalma imkânları biriktirmektedir İşte Mekân Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan başlıklı bu kitap da değişik şeylerle olan münasebetleri bağlamında hergün daha iyi tanımaya çalıştığımız İnsan sırrına onun varoluşsal bir hamur halinden kararlı ve stabl varlık olmaya doğru yolculuğunda tarih insan mekân ve kültür eksenli özgün yaşınmışlıklar ekseninden bizlere bir projeksiyonda bulunma amacını hedeflemektedir

Ekin Kitap
369,00

Fecr Yayınları

2023382 sf.
Ekin Kitap

Hayat morfolojisi en yalın ve primitif halde bulunsa bile insanın kendi mihveri etrafında oluşturduğu bir kültür küresi mevcut olmuştur İbn Haldûn un o ünlü tespitine uyarak coğrafya ve iklimin onun dünyevi varoluşsal yazgısının kabaca sınırlarını teşkil ettiğini benimsesek dahi buna rağmen insanın kendi varoluşsal enerjisi ve varlık potansiyelinin sınırsız bir yelpazede atılımı l élan vitale ve açımlanması sebebiyle bu insani var olma motivasyonu zihnî akli irade hakikati ve özü hep bu fizik ve tabii sınırları zorlamış kendi yolunu ve akışının yönünü özgün ve öznel bir biçimde tayin etmiştir Tıpkı suyun ne pahasına olursa olsun kendine bir yol bir güzergah açması gibi Zaman zaman dillerde virdeden Şerefü l mekân bi l mekîn Bir mekânın beldenin şerefi ve değeri orada bulunanlar sayesinde gerçekleşir ifadesi de mekâna yerleşmiş yani mekîn olanın yaşam tarzı ile varlık paradigmasını merkezden çevreye bir yelpaze halinde nesneler canlılar insanlar toplumlar hatta tüm doğa ve kainat ile olan münasebetlerinden de bahseden kültürel kompartımanlarını oluşturmada başlıca amil ve kurucu olarak insana işaret etmiş böylece de insanı merkeze alıyor ise de mekânlar ve coğrafyalar da birey ve toplumlar nezdinde tahmin edilemeyen nice kurucu ve inşa edici hatta ibda yaratıcılık ve harikuladelik imkânları ve buluşma rotaları varlığını ifşa ve uzak noktalara taşıma tutkusu barındırmıştır sinesinde Ya da tam aksine uzaklardan oraya doğru nida ve intikaller ile pek çok yeni sentez yeni bakış ve yükseliş vesilelerini de kendinde bulunduruyordur daima Yani mekân ve coğrafya kendisine gelen farklı yaşamlar düşünceler hayat tarzları estetik ve sanat anlayışları yemek ve tüketim alışkanlıkları vb şeylerle bütünleşerek bambaşka kazanımların da gücüyle yeni boyutlarda ve ifade biçimlerinde varlığını belirginleştirip ifşa etme yeni diyalog ve bütünleşmelere köprüler kurup derinlerden yol alan devinimlerle bir ağacın kılcal kökleri gibi yeryüzü coğrafyasında pek çok gelişme varlıkça çoğalma imkânları biriktirmektedir İşte Mekân Tarih ve Kültür Sarmalında İnsan başlıklı bu kitap da değişik şeylerle olan münasebetleri bağlamında hergün daha iyi tanımaya çalıştığımız İnsan sırrına onun varoluşsal bir hamur halinden kararlı ve stabl varlık olmaya doğru yolculuğunda tarih insan mekân ve kültür eksenli özgün yaşınmışlıklar ekseninden bizlere bir projeksiyonda bulunma amacını hedeflemektedir

Nobel Kitap
396,00

Fecr Yayınları

2023382 sf.
Nobel Kitap

Hayat morfolojisi en yalın ve primitif halde bulunsa bile insanın kendi mihveri etrafında oluşturduğu bir kültür küresi mevcut olmuştur İbn Haldûn un o ünlü tespitine uyarak coğrafya ve iklimin onun dünyevi varoluşsal yazgısının kabaca sınırlarını teşkil ettiğini benimsesek dahi buna rağmen insanın kendi varoluşsal enerjisi ve varlık potansiyelinin sınırsız bir yelpazede atılımı l élan vitale ve açımlanması sebebiyle bu insani var olma motivasyonu zihnî akli irade hakikati ve özü hep bu fizik ve tabii sınırları zorlamış kendi yolunu ve akışının yönünü özgün ve öznel bir biçimde tayin etmiştir Tıpkı suyun ne pahasına olursa olsun kendine bir yol bir güzergah açması gibi Zaman zaman dillerde virdeden Şerefü l mekân bi l mekîn Bir mekânın beldenin şerefi ve değeri orada bulunanlar sayesinde gerçekleşir ifadesi de mekâna yerleşmiş yani mekîn olanın yaşam tarzı ile varlık paradigmasını merkezden çevreye bir yelpaze halinde nesneler canlılar insanlar toplumlar hatta tüm doğa ve kainat ile olan münasebetlerinden de bahseden kültürel kompartımanlarını oluşturmada başlıca amil ve kurucu olarak insana işaret etmiş böylece de insanı merkeze alıyor ise de mekânlar ve coğrafyalar da birey ve toplumlar nezdinde tahmin edilemeyen nice kurucu ve inşa edici hatta ibda yaratıcılık ve harikuladelik imkânları ve buluşma rotaları varlığını ifşa ve uzak noktalara taşıma tutkusu barındırmıştır sinesinde Ya da tam aksine uzaklardan oraya doğru nida ve intikaller ile pek çok yeni sentez yeni bakış ve yükseliş vesilelerini de kendinde bulunduruyordur daima Yani mekân ve coğrafya kendisine gelen farklı yaşamlar düşünceler hayat tarzları estetik ve sanat anlayışları yemek ve tüketim alışkanlıkları vb şeylerle bütünleşerek bambaşka kazanımların da gücüyle yeni boyutlarda ve ifade biçimlerinde varlığını belirginleştirip ifşa etme yeni diyalog ve bütünleşmelere köprüler kurup derinlerden yol alan devinimlerle bir ağacın kılcal kökleri gibi yeryüz