Mekke deki Kor Parçası — M Münir Gadban

Mekke deki Kor Parçası
M Münir GadbanErkam Yayınları - (Kampanya)
Mekke deki Kor Parçası
M Münir GadbanAllahın yarattığı en aziz varlık olan insanı kurtarmak ve mutlu etmek İslâm Dîninin ana gayesidir İnsanımızı şaşkına çeviren kavram kargaşasının zirveye ulaştığı bu zamanda ortaya sürülen kurtuluş ve mutluluk formüllerinin artık yalama olması İslâmın dışında kalan sistemlerin iflâsını haykırırken İslâm mücâhidlerine düşen önemli görevlerden birisi sistemlerin takdim ettikleri değer ölçülerini ve yetiştirdikleri insan tiplerini ilmin net ışığında ve elle tutulur kesinlikte ortaya koymaktır Tarih boyunca değer ölçülerinin münakaşa edildiği İslâm küfür yahut İslâm câhiliyet savaşı dünyalarını bilgisizliğin zindan ettiği insanları aydınlığa çıkarmak gayesiyle başlamış gösterdiği sonsuz genişliğe ve müsamahaya rağmen en katı tepkilere maruz kalmıştır Bu yönüyle tarih bir garabetler sahnesidir en çok müsamaha gösteren en acımasız hücumlara hedef yapılır Bunu anlamak için Rasûlullahın muamelesiyle Ona yapılanları mukayese etmek yeterlidir İslâma saldıranlar bilgisizlikleri ve kör saplantıları sebebiyle insanlardan başka yaratıklara yakışan nitelikleri kendilerine şiar edinenlerdir İslâmın güzelliklerinden ve yüksek gayelerinden haberi olmayan bir kimse eğer içinde kötülük taşımıyorsa onu İslâmın değer ölçüleriyle ruhlandırarak önce topluma sonra insanlığa kazandırmak bir derece kolaydır Fakat hiçbir şeyle tatmin olmayan herkese yüksekten bakan hizmetleriyle donandığı köle ve hizmetçilerini insan bile saymayan en basit hatalara en ağır cezaları az gören herkese hükmetme derdiyle kıvranan yaratıcısı Yüce Allaha kulluk yolunda alnı secdeye gelmeyen bir yırtıcıdan insan yapmak ne denli zordur İlâhî vahiyle aydınlanmayan ne olursa olsun bugün uydurulmaya yarın bozulup değiştirilmeye mahkûmdur Böyle toplumlarda insan deneme tahtasıdır Bu sebeple kendisiyle her gün bir başka şekilde karşılaşan insan kendisine saygıyı yitirmiş başkalarına da değer vermez hâle gelmiştir Bu uçurum bir başka yönden bakıldığında kendilerini yaratan Allahın koyduğu ebedî nizamdan başkalarına teslim olanların acı sonudur Bu eserin konusu olan azılı müşriklerden Utbe bin Rebîanın kızı Bedir sonrasının Mekke başkanı Ebû Süfyanın karısı Emevî Devletini kuran Muâviyenin anası Hind Mekke Fethine kadar Kurâna sırt çeviren cahilî sistemin yetiştirdiği bir kadındır Bu devre içinde onun kocasını daima kötüye teşvik eden kafasına uymayan her şeyi reddeden iliklerine kadar kin kibir gurur ve hasetle dolu bir yırtıcıdan yahut bir kuduz müptelâsından farkı yoktur Bu sebeple daima huzursuzdur Gönül rahatlığıyla geçirdiği dakikası yoktur Bütün bunlar ne uğruna Sadece bir hiç Onun babalarından ve çevresinden görerek kendine tanrı kabul ettiği putlara yaptığı yıllar boyu kulluk takdim ettiği sayısız kurban içini aydınlatacak bir kıvılcım bile parlatamamıştır Mekke Fethinden sonraki Hind ise son derece huzurludur Müslüman olduktan sonra kıldığı iki rekât namazda duyduğu huzuru yıllar boyunca hiçbir şeyden duymamıştır Basit gibi görünen bu büyük olay işte insanlığa İslâmın ka zandırdığı ruhun sırrını haykırmaktadır En mutlu insan Allaha en yakın insandır Bu da Allahı anmakla ve Ona itaatla gerçekleşir İslâma girmek yeniden yaratılmak gibidir Bu sebeple Hamzanın ciğerlerini çiğnemekle tatmin olmayan Hindle ilerlemiş yaşına rağmen Allah yolunda cihad gayesiyle cepheden cepheye koşan Hind arasında cibilliyet dışındabir alâka göremezsiniz Çünkü o Mekke Fethinden sonra Rasûlullahın ve ordusunun yaşattığı huşû manzarasını evinin penceresinden kendini alamayarakseyrederken ürpermiş sonra Rasûlullahın huzuruna giderek Müslüman olmuştur Böylece yeniden yaratılan Hindin bundan sonra tek gayesi İslâma hizmet etmek ve Allahın düşmanlarına karşı savaşmak olmuştur İçlerinde Hindin de savaştığı ve büyük hizmetler gördüğü İslâm ordularının fethettiği topraklarda yetişen Suriyeli mücahid yazar muhterem Münir Muhammed el Gadbânın sayısız dersler ve ibretlerle dolu bu kıymetli eserini Cenab ı Hakkın yardımıyla ülkemiz kültü

Kampanya Kitapları - Erkam
Bu eserin konusu olan azılı müşriklerden Utbe bin Rebîa nın kızı Bedir sonrasının Mekke başkanı Ebû Süfyan ın karısı Emevî Devleti ni kuran Muâviye nin anası Hind Mekke Fethi ne kadar Kur ân a sırt çeviren cahilî sistemin yetiştirdiği bir kadındır Bu devre içinde onun kocasını daima kötüye teşvik eden kafasına uymayan her şeyi reddeden iliklerine kadar kin kibir gurur ve hasetle dolu bir yırtıcıdan yahut bir kuduz müptelâsından farkı yoktur

Erkam Yayınları - (Kampanya)
Allahın yarattığı en aziz varlık olan insanı kurtarmak ve mutlu etmek İslâm Dîninin ana gayesidir İnsanımızı şaşkına çeviren kavram kargaşasının zirveye ulaştığı bu zamanda ortaya sürülen kurtuluş ve mutluluk formüllerinin artık yalama olması İslâmın dışında kalan sistemlerin iflâsını haykırırken İslâm mücâhidlerine düşen önemli görevlerden birisi sistemlerin takdim ettikleri değer ölçülerini ve yetiştirdikleri insan tiplerini ilmin net ışığında ve elle tutulur kesinlikte ortaya koymaktır Tarih boyunca değer ölçülerinin münakaşa edildiği İslâm küfür yahut İslâm câhiliyet savaşı dünyalarını bilgisizliğin zindan ettiği insanları aydınlığa çıkarmak gayesiyle başlamış gösterdiği sonsuz genişliğe ve müsamahaya rağmen en katı tepkilere maruz kalmıştır Bu yönüyle tarih bir garabetler sahnesidir en çok müsamaha gösteren en acımasız hücumlara hedef yapılır Bunu anlamak için Rasûlullahın muamelesiyle Ona yapılanları mukayese etmek yeterlidir İslâma saldıranlar bilgisizlikleri ve kör saplantıları sebebiyle insanlardan başka yaratıklara yakışan nitelikleri kendilerine şiar edinenlerdir İslâmın güzelliklerinden ve yüksek gayelerinden haberi olmayan bir kimse eğer içinde kötülük taşımıyorsa onu İslâmın değer ölçüleriyle ruhlandırarak önce topluma sonra insanlığa kazandırmak bir derece kolaydır Fakat hiçbir şeyle tatmin olmayan herkese yüksekten bakan hizmetleriyle donandığı köle ve hizmetçilerini insan bile saymayan en basit hatalara en ağır cezaları az gören herkese hükmetme derdiyle kıvranan yaratıcısı Yüce Allaha kulluk yolunda alnı secdeye gelmeyen bir yırtıcıdan insan yapmak ne denli zordur İlâhî vahiyle aydınlanmayan ne olursa olsun bugün uydurulmaya yarın bozulup değiştirilmeye mahkûmdur Böyle toplumlarda insan deneme tahtasıdır Bu sebeple kendisiyle her gün bir başka şekilde karşılaşan insan kendisine saygıyı yitirmiş başkalarına da değer vermez hâle gelmiştir Bu uçurum bir başka yönden bakıldığında kendilerini yaratan Allahın koyduğu ebedî nizamdan başkalarına teslim olanların acı sonudur Bu eserin konusu olan azılı müşriklerden Utbe bin Rebîanın kızı Bedir sonrasının Mekke başkanı Ebû Süfyanın karısı Emevî Devletini kuran Muâviyenin anası Hind Mekke Fethine kadar Kurâna sırt çeviren cahilî sistemin yetiştirdiği bir kadındır Bu devre içinde onun kocasını daima kötüye teşvik eden kafasına uymayan her şeyi reddeden iliklerine kadar kin kibir gurur ve hasetle dolu bir yırtıcıdan yahut bir kuduz müptelâsından farkı yoktur Bu sebeple daima huzursuzdur Gönül rahatlığıyla geçirdiği dakikası yoktur Bütün bunlar ne uğruna Sadece bir hiç Onun babalarından ve çevresinden görerek kendine tanrı kabul ettiği putlara yaptığı yıllar boyu kulluk takdim ettiği sayısız kurban içini aydınlatacak bir kıvılcım bile parlatamamıştır Mekke Fethinden sonraki Hind ise son derece huzurludur Müslüman olduktan sonra kıldığı iki rekât namazda duyduğu huzuru yıllar boyunca hiçbir şeyden duymamıştır Basit gibi görünen bu büyük olay işte insanlığa İslâmın ka zandırdığı ruhun sırrını haykırmaktadır En mutlu insan Allaha en yakın insandır Bu da Allahı anmakla ve Ona itaatla gerçekleşir İslâma girmek yeniden yaratılmak gibidir Bu sebeple Hamzanın ciğerlerini çiğnemekle tatmin olmayan Hindle ilerlemiş yaşına rağmen Allah yolunda cihad gayesiyle cepheden cepheye koşan Hind arasında cibilliyet dışındabir alâka göremezsiniz Çünkü o Mekke Fethinden sonra Rasûlullahın ve ordusunun yaşattığı huşû manzarasını evinin penceresinden kendini alamayarakseyrederken ürpermiş sonra Rasûlullahın huzuruna giderek Müslüman olmuştur Böylece yeniden yaratılan Hindin bundan sonra tek gayesi İslâma hizmet etmek ve Allahın düşmanlarına karşı savaşmak olmuştur İçlerinde Hindin de savaştığı ve büyük hizmetler gördüğü İslâm ordularının fethettiği topraklarda yetişen Suriyeli mücahid yazar muhterem Münir Muhammed el Gadbânın sayısız dersler ve ibretlerle dolu bu kıymetli eserini Cenab ı Hakkın yardımıyla ülkemiz kültü