MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Melek Sustu — Heinrich Böll

Melek Sustu
165,00
RomanDünya RomanRoman Çeviri

Melek Sustu

Heinrich Böll

Can Yayınları

2024184 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Melek Sustu

Heinrich Böll

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly almanedebiyatı savaş acı aile trajedi aşk yozlaşma

Şehadet Kitap
173,25

Can Yayınları

2024184 sf.
Şehadet Kitap

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly

Kitap Ambarı
178,75

Can Yayınları

2024184 sf.
İnce Kapak12,5 x 19,5
Kitap Ambarı

ikisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly Tanıtım Bülteninden

D&R
192,23

Can Yayınları

20241. Basım. baskı184 sf.
12,5 x 19,52. HamurTürkçe
D&R

ikisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
192,50

Can Yayınları

2024184 sf.
Ciltsiz12.5x19.5 cm1. Hamur
Nobel Kitap

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly almanedebiyatı savaş acı aile trajedi aşk yozlaşma

Kitap Ekspres
192,50
Haziran 2024184 sf.
12X191.hamurTÜRKÇE

çev. Kasım Eğit

Kitap Ekspres

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly almanedebiyatı savaş acı aile trajedi aşk yozlaşma Yazar Heinrich Böll Sayfa Sayısı 184 Çeviri Kasım Eğit Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 192 50

Kitap Yurdu
199,38

CAN YAYINLARI

25.06.2024184 sf.
Karton Kapak12.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Yadigar Eğit

Kitap Yurdu

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly

Ucuz Kitap Al
206,25

Can Yayınları

Haziran 2024184 sf.
12.50x19.50 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Heinrich Böll tarafından kaleme alınan Melek Sustu Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Melek Sustu Heinrich Böll Kitap Özeti İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly almanedebiyatı savaş acı aile trajedi aşk yozlaşma Yayınevi Can Yayınları Yazar Heinrich Böll Sayfa 184 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2024 Barkod 9789750762888 Kategori Roman

Ekin Kitap
211,75

Can Yayınları

Haziran 2024184 sf.
Ekin Kitap

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly almanedebiyatı savaş acı aile trajedi aşk yozlaşma

Pandora
220,00

Can

2024184 sf.

çev. Eğit, Kasım

Pandora

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly almanedebiyatı savaş acı aile trajedi aşk yozlaşma

Can Yayınları
275,00

Can Yayınları

2004184 sf.
Karton Kapak12,5x19,5 cmSilme Kapak, Siyah-Beyaz

çev. Kasım Eğit, Yadigar Yiğit

Can Yayınları

Melek Sustu Kitap Açıklaması ikisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly

Kitap Yurdu

CAN YAYINLARI

31.03.2004202 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cm3. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Yadigar Eğit

Kitap Yurdu

8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalar altında yıkıntıya dönmüştür Genç askerin aradığı yiyecek kalacak bir yer ve insandır İnsanları bulur ama bencillikle Hıristiyanlığın çifte ahlak anlayışıyla bezenmiş olarak Yıkıntılarda yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları onların kurbanlarını mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları tanırız bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dinleyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam eden insanları da Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikayesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikayesi bu Heinrich Böll ün ölümünden sonra terekesi içinde bulunan ve Almanya da ilk kez 1992 yılında yayınlanan Melek Sustu geçerliliğini savaşı yaşamış her yerde koruyan bir roman

Tamadres

Can Yayınları

184 sf.
tr
Tamadres

İkisi de yalan söylediklerini biliyorlardı yalan söylüyorlardı ve neden yalan söylediklerini bilmiyorlardı Nedenini bilemiyorlardı ama yine de yalan söylüyorlardı ve yalan söylediklerini biliyorlardı 8 Mayıs 1945 günü İkinci Dünya Savaşı nın sonunda ateşkes ilan edildiği sırada genç bir asker elinde sahte belgelerle doğduğu kente döner Kent bombalı saldırıların sonucunda yıkıntıya dönmüştür Genç asker yiyecek kalacak bir yer ve insan arar İnsanları bulur bulmasına ama bencillik ve ikiyüzlü bir ahlak anlayışıyla bezenmiş halde Yıkıntıların arasında yaşayan savaştan çıkmış insanları erkekleri kadınları hatta çocukları karaborsacıları mültecileri ve bir biçimde yurtsuz kalmış insanları okuruz bu kitapta savaşın ezdiği ölmüş olmayı dileyen ancak zamanla hayatı yeniden kabullenmeye cesaret edebilmiş insanları da siyasal açıdan kendini sağlama almış hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam edenleri de Bu kitapta savaşı anlatmadım der Heinrich Böll Karaborsa ve kokuşmuşluk cenneti olan savaş sonrası dönemi de Ben yalnızca o günlerin insanlarını çektikleri açlığı acıları anlatmak istedim bir de bir aşk hikâyesini Savaştan yurduna dönerken bu dünyada yurt diye bir şey olmadığını bilen bir kuşağın suskunluğuna uygun düşen temiz ama güç bir aşkın hikâyesi bu Dokunaklı bir aşkın hikâyesi ve ahlaki çürümenin keskin bir incelemesi Publishers Weekly