MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Melekler Parkı — Erol Okutucu

Melekler Parkı
142,00
Türk EdebiyatıROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Melekler Parkı

Erol Okutucu

Tebeşir Yayınları

2012
Şehadet KitapEn ucuz

Melekler Parkı

Erol Okutucu

O yıllarda Ukraynada trenler hızlı değildi Elli kilometrede bir duran makine en fazla bu kadar sürede gidebilirdi Olsun dedi kendi kendine en azından gidiyoruz işte Natalianın Ukrayna topraklarında söylediği son sözüydü bu Uyku onun yılların verdiği kahredici yorgunluğunu tam hissettiği bu anda şahdamarından yakaladı On saate yakın uyuduğu bu zaman içerisinde yaratıcısı muhteşem bir sanatla oluşturduğu psikolojik tedavisini uyguluyordu Uyuduğu saatlerde bilinçaltını ve üstünü tümden temizleyecek kötüye dair ne varsa silip atacaktı Onun beyninde eksilmiş hatta tümden yok olmuş adrenalin kanallarını yeniden inşa edecekti Yaratıcısı sıkışan diğer kulları gibi Nataliaya da en çok sıkıştığı anda yardım ederek yepyeni bir hayat ve taze bir yaşama sevinci verecekti Ve Tanrı aslında var ettiği diğer canlılar gibi kusursuz yaratmış olduğu Natalianın sonradan deforme olmuş anatomisini de yeniden düzenleyerek anlar sonra onu uyandırdı Her ikisi bir müddet nefes alamadı boğulacak gibi oldular Yasemin istasyondaki bankın birine kendini son anda atabildi O an hıçkırıklarının fütursuzca çağlamasına onay verdi İskender bu manzarayı henüz yeni uzaklaşan katil trenden ne yazık ki görmüştü fakat yapacak hiçbir şeyinin olmadığı kahrıyla da yutkundu Metrelerce uzunluktaki vagonlar İskendere dar geldi Sığamadı ve ruhaniyeti oturduğu koltuktan dışarıya taştı Çocukken ağladığını biliyordu İskender o gün bugündür ağlamadığını da Sanki şimdi yıllardır biriken bütün yaşlar sel olmuş Almanya koltuklarının kadife kaplı minderine akıyordu Vagondakiler bu Türke benzeyen adama acıyarak baktılar ve içlerinin titrediğini İskender de duydu Dilini ırkını ülkesini bilmediği bu adamla hiçbir ortak yanlara sahip değillerdi ve fakat buna gerek de yoktu Göz pınarlarıyla herkes aynı ağlardı ve her damlanın tadı tuzu içerden gelirken söküp getirdiği kasvet hep aynı dozda olurdu Alman Türk fark etmezdi çünkü özlem ayrılık sevda aşk sevgi evrensel bir dildi Taş olsa dayanamazdı bu manzaraya ancak ağlayarak eşlik edilebilirdi Koro halini aldı bu iç çekmeler ve giderlerken raylar bile ağladı Türkiye ve Almanya ülkeleri ne kadar uzak olursa olsun Sevgi denen olgu her nerede karşılık buluyorsa o menzile en nihayetinde varacak sonu hüzünle bitse bile bu Aşk yaşanacaktır

Kitap Sepeti
166,00

Tebeşir Yayınları

2012253 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

O yıllarda Ukrayna da trenler hızlı değildi Elli kilometrede bir duran makine en fazla bu kadar sürede gidebilirdi Olsun dedi kendi kendine en azından gidiyoruz işte Natalia nın Ukrayna topraklarında söylediği son sözüydü bu Uyku onun yılların verdiği kahredici yorgunluğunu tam hissettiği bu anda şahdamarından yakaladı On saate yakın uyuduğu bu zaman içerisinde yaratıcısı muhteşem bir sanatla oluşturduğu psikolojik tedavisini uyguluyordu Uyuduğu saatlerde bilinçaltını ve üstünü tümden temizleyecek kötüye dair ne varsa silip atacaktı Onun beyninde eksilmiş hatta tümden yok olmuş adrenalin kanallarını yeniden inşa edecekti Yaratıcısı sıkışan diğer kulları gibi Natalia ya da en çok sıkıştığı anda yardım ederek yepyeni bir hayat ve taze bir yaşama sevinci verecekti Ve Tanrı aslında var ettiği diğer canlılar gibi kusursuz yaratmış olduğu Natalia nın sonradan deforme olmuş anatomisini de yeniden düzenleyerek anlar sonra onu uyandırdı Her ikisi bir müddet nefes alamadı boğulacak gibi oldular Yasemin istasyondaki bank ın birine kendini son anda atabildi O an hıçkırıklarının fütursuzca çağlamasına onay verdi İskender bu manzarayı henüz yeni uzaklaşan katil trenden ne yazık ki görmüştü fakat yapacak hiçbir şeyinin olmadığı kahrıyla da yutkundu Metrelerce uzunluktaki vagonlar İskender e dar geldi Sığamadı ve ruhaniyeti oturduğu koltuktan dışarıya taştı Çocukken ağladığını biliyordu İskender o gün bugündür ağlamadığını da Sanki şimdi yıllardır biriken bütün yaşlar sel olmuş Almanya koltuklarının kadife kaplı minderine akıyordu Vagondakiler bu Türk e benzeyen adama acıyarak baktılar ve içlerinin titrediğini İskender de duydu Dilini ırkını ülkesini bilmediği bu adamla hiçbir ortak yanlara sahip değillerdi ve fakat buna gerek de yoktu Göz pınarlarıyla herkes aynı ağlardı ve her damlanın tadı tuzu içerden gelirken söküp getirdiği kasvet hep aynı dozda olurdu Alman Türk fark etmezdi çünkü özlem ayrılık sevda aşk sevgi evrensel bir dildi Taş olsa dayanamazdı bu manzaraya ancak ağlayarak eşlik edilebilirdi Koro halini aldı bu iç çekmeler ve giderlerken raylar bile ağladı Türkiye ve Almanya ülkeleri ne kadar uzak olursa olsun Sevgi denen olgu her nerede karşılık buluyorsa o menzile en nihayetinde varacak sonu hüzünle bitse bile bu Aşk yaşanacaktır

Nobel Kitap
184,00

Tebeşir Yayınları

2012253 sf.
Nobel Kitap

O yıllarda Ukrayna da trenler hızlı değildi Elli kilometrede bir duran makine en fazla bu kadar sürede gidebilirdi Olsun dedi kendi kendine en azından gidiyoruz işte Natalia nın Ukrayna topraklarında söylediği son sözüydü bu Uyku onun yılların verdiği kahredici yorgunluğunu tam hissettiği bu anda şahdamarından yakaladı On saate yakın uyuduğu bu zaman içerisinde yaratıcısı muhteşem bir sanatla oluşturduğu psikolojik tedavisini uyguluyordu Uyuduğu saatlerde bilinçaltını ve üstünü tümden temizleyecek kötüye dair ne varsa silip atacaktı Onun beyninde eksilmiş hatta tümden yok olmuş adrenalin kanallarını yeniden inşa edecekti Yaratıcısı sıkışan diğer kulları gibi Natalia ya da en çok sıkıştığı anda yardım ederek yepyeni bir hayat ve taze bir yaşama sevinci verecekti Ve Tanrı aslında var ettiği diğer canlılar gibi kusursuz yaratmış olduğu Natalia nın sonradan deforme olmuş anatomisini de yeniden düzenleyerek anlar sonra onu uyandırdı Her ikisi bir müddet nefes alamadı boğulacak gibi oldular Yasemin istasyondaki bank ın birine kendini son anda atabildi O an hıçkırıklarının fütursuzca çağlamasına onay verdi İskender bu manzarayı henüz yeni uzaklaşan katil trenden ne yazık ki görmüştü fakat yapacak hiçbir şeyinin olmadığı kahrıyla da yutkundu Metrelerce uzunluktaki vagonlar İskender e dar geldi Sığamadı ve ruhaniyeti oturduğu koltuktan dışarıya taştı Çocukken ağladığını biliyordu İskender o gün bugündür ağlamadığını da Sanki şimdi yıllardır biriken bütün yaşlar sel olmuş Almanya koltuklarının kadife kaplı minderine akıyordu Vagondakiler bu Türk e benzeyen adama acıyarak baktılar ve içlerinin titrediğini İskender de duydu Dilini ırkını ülkesini bilmediği bu adamla hiçbir ortak yanlara sahip değillerdi ve fakat buna gerek de yoktu Göz pınarlarıyla herkes aynı ağlardı ve her damlanın tadı tuzu içerden gelirken söküp getirdiği kasvet hep aynı dozda olurdu Alman Türk fark etmezdi çünkü özlem ayrılık sevda aşk sevgi evrensel bir dildi

Pandora

Tebeşir

2012253 sf.
Pandora

O yıllarda Ukrayna da trenler hızlı değildi Elli kilometrede bir duran makine en fazla bu kadar sürede gidebilirdi Olsun dedi kendi kendine en azından gidiyoruz işte Natalia nın Ukrayna topraklarında söylediği son sözüydü bu Uyku onun yılların verdiği kahredici yorgunluğunu tam hissettiği bu anda şahdamarından yakaladı On saate yakın uyuduğu bu zaman içerisinde yaratıcısı muhteşem bir sanatla oluşturduğu psikolojik tedavisini uyguluyordu Uyuduğu saatlerde bilinçaltını ve üstünü tümden temizleyecek kötüye dair ne varsa silip atacaktı Onun beyninde eksilmiş hatta tümden yok olmuş adrenalin kanallarını yeniden inşa edecekti Yaratıcısı sıkışan diğer kulları gibi Natalia ya da en çok sıkıştığı anda yardım ederek yepyeni bir hayat ve taze bir yaşama sevinci verecekti Ve Tanrı aslında var ettiği diğer canlılar gibi kusursuz yaratmış olduğu Natalia nın sonradan deforme olmuş anatomisini de yeniden düzenleyerek anlar sonra onu uyandırdı Her ikisi bir müddet nefes alamadı boğulacak gibi oldular Yasemin istasyondaki bank ın birine kendini son anda atabildi O an hıçkırıklarının fütursuzca çağlamasına onay verdi İskender bu manzarayı henüz yeni uzaklaşan katil trenden ne yazık ki görmüştü fakat yapacak hiçbir şeyinin olmadığı kahrıyla da yutkundu Metrelerce uzunluktaki vagonlar İskender e dar geldi Sığamadı ve ruhaniyeti oturduğu koltuktan dışarıya taştı Çocukken ağladığını biliyordu İskender o gün bugündür ağlamadığını da Sanki şimdi yıllardır biriken bütün yaşlar sel olmuş Almanya koltuklarının kadife kaplı minderine akıyordu Vagondakiler bu Türk e benzeyen adama acıyarak baktılar ve içlerinin titrediğini İskender de duydu Dilini ırkını ülkesini bilmediği bu adamla hiçbir ortak yanlara sahip değillerdi ve fakat buna gerek de yoktu Göz pınarlarıyla herkes aynı ağlardı ve her damlanın tadı tuzu içerden gelirken söküp getirdiği kasvet hep aynı dozda olurdu Alman Türk fark etmezdi çünkü özlem ayrılık sevda aşk sevgi evrensel bir dildi Taş olsa dayanamazdı bu manzaraya ancak ağlayarak eşlik edilebilirdi Koro halini aldı bu iç çekmeler ve giderlerken raylar bile ağladı Türkiye ve Almanya ülkeleri ne kadar uzak olursa olsun Sevgi denen olgu her nerede karşılık buluyorsa o menzile en nihayetinde varacak sonu hüzünle bitse bile bu Aşk yaşanacaktır