Men Enti — Onur Budak

Men Enti
Onur Budakİkinci Adam Yayınları
Men Enti
Onur BudakYıllar önce ışığın gözün retinasına değişik biçimde ulaşması ile ortaya çıkan bir algılama olarak kabul görmüş renkler keşfedilip tanımlanırken tanım eksik yapıldı Renkler ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yanması nedeniyle çeşitlilik göstermedi Renk tonları böyle oluşmadı Renkler ilk onun saçlarıyla keşfedildi Ve biraz da gözleriyle Bu iki doğaüstü şeyi önce güneş gördü ve kendisini çırılçıplak soyup onun saçlarını giydi Sonra deniz Deniz onun diğer doğaüstü duyu organını gördü ve boşalttı üzerindeki tüm su birikintisini Onun gözlerine baktı gözlerini öptü gözlerini içti Tüm su birikintisini üzerinden atıp sere serpe uzandı onu serdi üzerine Sonra ırmaklar göller akarsular Böyle devam etti hepsi Ve bir gün güneş ve deniz birbirlerini bir bütün olarak anıt gibi dikilirken gördüler Aynı anda Aynı yerde Ve güneş denize deniz de güneşe aşık oldu Birbirlerine dokundular birbirlerini hissettiler birbirlerini öptüler sarıldılar bütünleştiler Onun saçlarının ve gözlerinin rengini çalan doğanın en önemli iki cismi bu birleşimden doğan farklı tonları doğurdu gayrimeşru bir şekilde Ve insanoğlu onun saç ve gözlerinden oluşarak uzayıp giden bu serüvene gökkuşağı adını verdi Ve o gökkuşağını ben gördüm Evet her şey bir sonbahar günü aynen böyle başladı Onur Budak Men Enti de büyük bir gizin peşine düşüyor Bu gizi anlıyor bu gizi arıyor buluyor kaybediyor unutuyor hatırlıyor kızıyor seviyor Ne kadar duygu varsa hepsini birer birer yaşıyor hiçbir duyguyu birbirine karıştırmadan hepsini belli bir yere koymayı da çok iyi biliyor Uyuduğu zaman bir gerçek uyandığı zaman bir rüya görüyor

İkinci Adam Yayınları
Yıllar önce ışığın gözün retinasına değişik biçimde ulaşması ile ortaya çıkan bir algılama olarak kabul görmüş renkler keşfedilip tanımlanırken tanım eksik yapıldı Renkler ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yanması nedeniyle çeşitlilik göstermedi Renk tonları böyle oluşmadı Renkler ilk onun saçlarıyla keşfedildi Ve biraz da gözleriyle Bu iki doğaüstü şeyi önce güneş gördü ve kendisini çırılçıplak soyup onun saçlarını giydi Sonra deniz Deniz onun diğer doğaüstü duyu organını gördü ve boşalttı üzerindeki tüm su birikintisini Onun gözlerine baktı gözlerini öptü gözlerini içti Tüm su birikintisini üzerinden atıp sere serpe uzandı onu serdi üzerine Sonra ırmaklar göller akarsular Böyle devam etti hepsi Ve bir gün güneş ve deniz birbirlerini bir bütün olarak anıt gibi dikilirken gördüler Aynı anda Aynı yerde Ve güneş denize deniz de güneşe aşık oldu Birbirlerine dokundular birbirlerini hissettiler birbirlerini öptüler sarıldılar bütünleştiler Onun saçlarının ve gözlerinin rengini çalan doğanın en önemli iki cismi bu birleşimden doğan farklı tonları doğurdu gayrimeşru bir şekilde Ve insanoğlu onun saç ve gözlerinden oluşarak uzayıp giden bu serüvene gökkuşağı adını verdi Ve o gökkuşağını ben gördüm Evet her şey bir sonbahar günü aynen böyle başladı Onur Budak Men Enti de büyük bir gizin peşine düşüyor Bu gizi anlıyor bu gizi arıyor buluyor kaybediyor unutuyor hatırlıyor kızıyor seviyor Ne kadar duygu varsa hepsini birer birer yaşıyor hiçbir duyguyu birbirine karıştırmadan hepsini belli bir yere koymayı da çok iyi biliyor Uyuduğu zaman bir gerçek uyandığı zaman bir rüya görüyor