Merak Etmeyin İyiyim — Güneş Günter

Merak Etmeyin İyiyim
Güneş GünterÖnce Kitap
Merak Etmeyin İyiyim
Güneş GünterSevgili dostlar Yarın Hindistan ve Nepale doğru yola çıkıyorum Bu yolculuktan ilk söz ettiğimde istisnasız hepiniz Hangi turla diye sordunuz Tek başıma gidiyorum deyince önce herkeste bir endişe ve merak Nasıl olur da yalnız gidersin soruları Sonra da tembihler yağdırdınız Sakın beş yıldızlı otelden başka yerde kalma Bütün yemeklerini otelde yemelisin İçeceğin suları kaynat Dişlerini içme suyuyla fırçala Her yere otelin ayarladığı taksi ile gitmelisin Sokaklarda yürüme Aşı ol kinin hapı al Duşta ağzını açma su kaçmasın Kalabalık yerlere girme Halkın arasına karışma gibi harika önerileriniz vardı fakat benim Babadağından yamaç paraşütü ile 1900 metreden kendini atmış elli beş yaşından sonra dalış sertifikası almış Balide ve Çoruh nehrinde azgın sularda rafting yapmış bir deli olduğumu pek aklınıza getirmek istemiyordunuz Tembihleriniz için sağ olun Ben Hindistanı beş yıldızda değil yapabildiğim kadarıyla pansiyon küçük otel gibi yerlerde kalarak dolmuşa trene otobüse binerek gezmek istiyorum Hatta bir trenin tepesinde bile seyahat etmek istiyorum Çünkü artık turist kategorisinden çıkıp seyyah sınıfına terfi etmek istiyorum Bir zamanlar bir yerde turistle seyyahın farkını anlatan çok iyi bir tanım okumuştum Turist bir yerlere o yerleri görüp fotoğraflarını çekip evine dönmek için seyyah ise oralarda yaşamak hayata karışmak için gider ve evine dönmeyi hiç düşünmezmiş Bu arada bir çok kişi bana Bilmem ne tur sekiz günde şu kadar şehir gezdiriyor diye anlatmaya çalışıyor Ben de onlara Öyle bir tura gideceğinize oturup internetten seçeceğiniz videoları izleyin hem paranız cebinizde kalır hem yorulmazsınız üstelik her şeyin en iyisini görürsünüz diyorum Bana verdiğiniz nasihatlar için çoook teşekkürler Hiçbirini tutmayacağımı benim akıllı arkadaşlarım çoktan anladı Buna karşılık ben de size bir söz vermek istiyorum Sizi hiç habersiz bırakmayacağım Her günün akşamında oturup o gün neler yaptığımı anlatıp internet bulduğum her yerden hemen yollayacağım Valla billa söz benden mektup almaktan bıkabilirsiniz bile Öptüm Güneş

Gece Kitaplığı
Arkadaşları ona gitme dedi Gideceksen de turlar var onlarla git ama Güneş Günter bir turist değil gezgin Hindistan dan Nepal e gezdi Gezdiği her yerde yaşayarak Merakta bıraktığı arkadaşlarına neredeyse her gün yazarak O yola çıkarken sonunun bilmiyordu ama biz hikâyesini başından sonuna okuyun istedik Hayalimde bir sabah her zamanki gibi kalkıyor bankacı üniforması dediğim mevsimine göre keten veya yün tayyörümü giyiyordum Tayyörün içine mevsim ne olursa olsun hakiki ipek buluz giyiliyordu Mutlaka çorap giydiğim ayaklarımda yüksek topuklu ayakkabılarım oluyordu Saçlarım o zamanki deyişle mizamplili ve meçliydi Elimde son model bir hakiki deri çanta vardı İşte bu kılıkta yanıma hiçbir şey almadan evden çıkıyordum Rastladığım ilk taksiye atlayıp o yıllarda hava yağmurlu değilse İstanbul da sabah bile taksi bulunabiliyordu Sultanahmet diyordum Orada Katmandu ya giden ilk otobüse binip yola çıkıyordum Bu hayalin gerisi yoktu En güzel tarafı da gerisinin olmayışıydı İnsan sonunu bildiği bir yolculuğa niye çıksın ki Yaşam da öyle değil mi Sonunu bilmediğimiz bir yolculuktayız ve bu hayatı daha heyecanlı ve anlamlı kılıyor Sonsuza kadar yaşayacağımızı bilseydik hayat ne kadar sıkıcı olurdu

Gece Kitaplığı
Arkadaşları ona gitme dedi Gideceksen de turlar var onlarla git ama Güneş Günter bir turist değil gezgin Hindistan dan Nepal e gezdi Gezdiği her yerde yaşayarak Merakta bıraktığı arkadaşlarına neredeyse her gün yazarak O yola çıkarken sonunun bilmiyordu ama biz hikâyesini başından sonuna okuyun istedik Hayalimde bir sabah her zamanki gibi kalkıyor bankacı üniforması dediğim mevsimine göre keten veya yün tayyörümü giyiyordum Tayyörün içine mevsim ne olursa olsun hakiki ipek buluz giyiliyordu Mutlaka çorap giydiğim ayaklarımda yüksek topuklu ayakkabılarım oluyordu Saçlarım o zamanki deyişle mizamplili ve meçliydi Elimde son model bir hakiki deri çanta vardı İşte bu kılıkta yanıma hiçbir şey almadan evden çıkıyordum Rastladığım ilk taksiye atlayıp o yıllarda hava yağmurlu değilse İstanbul da sabah bile taksi bulunabiliyordu Sultanahmet diyordum Orada Katmandu ya giden ilk otobüse binip yola çıkıyordum Bu hayalin gerisi yoktu En güzel tarafı da gerisinin olmayışıydı İnsan sonunu bildiği bir yolculuğa niye çıksın ki Yaşam da öyle değil mi Sonunu bilmediğimiz bir yolculuktayız ve bu hayatı daha heyecanlı ve anlamlı kılıyor Sonsuza kadar yaşayacağımızı bilseydik hayat ne kadar sıkıcı olurdu

Gece Kitaplığı
Arkadaşları ona gitme dedi Gideceksen de turlar var onlarla git ama Güneş Günter bir turist değil gezgin Hindistan dan Nepal e gezdi Gezdiği her yerde yaşayarak Merakta bıraktığı arkadaşlarına neredeyse her gün yazarak O yola çıkarken sonunun bilmiyordu ama biz hikâyesini başından sonuna okuyun istedik Hayalimde bir sabah her zamanki gibi kalkıyor bankacı üniforması dediğim mevsimine göre keten veya yün tayyörümü giyiyordum Tayyörün içine mevsim ne olursa olsun hakiki ipek buluz giyiliyordu Mutlaka çorap giydiğim ayaklarımda yüksek topuklu ayakkabılarım oluyordu Saçlarım o zamanki deyişle mizamplili ve meçliydi Elimde son model bir hakiki deri çanta vardı İşte bu kılıkta yanıma hiçbir şey almadan evden çıkıyordum Rastladığım ilk taksiye atlayıp o yıllarda hava yağmurlu değilse İstanbul da sabah bile taksi bulunabiliyordu Sultanahmet diyordum Orada Katmandu ya giden ilk otobüse binip yola çıkıyordum Bu hayalin gerisi yoktu En güzel tarafı da gerisinin olmayışıydı İnsan sonunu bildiği bir yolculuğa niye çıksın ki Yaşam da öyle değil mi Sonunu bilmediğimiz bir yolculuktayız ve bu hayatı daha heyecanlı ve anlamlı kılıyor Sonsuza kadar yaşayacağımızı bilseydik hayat ne kadar sıkıcı olurdu

Gece Kitaplığı Yayınları
Arkadaşları ona gitme dedi Gideceksen de turlar var onlarla git ama Güneş Günter bir turist değil gezgin Hindistan dan Nepal e gezdi Gezdiği her yerde yaşayarak Merakta bıraktığı arkadaşlarına neredeyse her gün yazarak O yola çıkarken sonunun bilmiyordu ama biz hikâyesini başından sonuna okuyun istedik Hayalimde bir sabah her zamanki gibi kalkıyor bankacı üniforması dediğim mevsimine göre keten veya yün tayyörümü giyiyordum Tayyörün içine mevsim ne olursa olsun hakiki ipek buluz giyiliyordu Mutlaka çorap giydiğim ayaklarımda yüksek topuklu ayakkabılarım oluyordu Saçlarım o zamanki deyişle mizamplili ve meçliydi Elimde son model bir hakiki deri çanta vardı İşte bu kılıkta yanıma hiçbir şey almadan evden çıkıyordum Rastladığım ilk taksiye atlayıp o yıllarda hava yağmurlu değilse İstanbul da sabah bile taksi bulunabiliyordu Sultanahmet diyordum Orada Katmandu ya giden ilk otobüse binip yola çıkıyordum Bu hayalin gerisi yoktu En güzel tarafı da gerisinin olmayışıydı İnsan sonunu bildiği bir yolculuğa niye çıksın ki Yaşam da öyle değil mi Sonunu bilmediğimiz bir yolculuktayız ve bu hayatı daha heyecanlı ve anlamlı kılıyor Sonsuza kadar yaşayacağımızı bilseydik hayat ne kadar sıkıcı olurdu