Meral — Uğur Terzi

Meral
Uğur TerziNota Bene Yayınları
Meral
Uğur TerziBiliyordum Yalnız değildim bu şehrin içinde Yaklaşan zamanı ensemdeki sabahlarla değişiyordum her uzun pazar Olur ya akşamı edince aynı bahçede uyanıyorduk Hafta dediğin tamı tamına yedi düdük işte böyle başı salladık durduk Bir köşeden çıksın istedim mi Bunun çaresi neydi düşündüm mü İşte orası kalabalık Fakat çok iyi biliyorlardı beni Hisler sabah eskir düşler yok olur Beni maviliğimden uzağa koyan tavuk da işte böyle bir sabah yanaştı kafese Git git dedi Gıt gıt da demiş olabilir Fakat ben git git gidebildiğim kadar gittim Anama da yazmıştım çoktan birkaç gün olmuştu Üşüdüm Eksik yapraklı ay çiçeği gibi büktüm güneşi Ne bilirdim o güneşin arkası karanlık Hikâye hazin yoksul bir çocuk Dinlesen ne dinlemesen ne Yazsan içi kahır okusan aklın kalır Sevmek birini böylesine bir yük Bir fincan tuz ruhu Sevmek hele maviliği demirden demir bir gemi güvertesi Çıkar yürek meydana işin yoksa boya dur Tanıtım Bülteninden

Nota Bene Yayınları
Biliyordum Yalnız değildim bu şehrin içinde Yaklaşan zamanı ensemdeki sabahlarla değişiyordum her uzun pazar Olur ya akşamı edince aynı bahçede uyanıyorduk Hafta dediğin tamı tamına yedi düdük işte böyle başı salladık durduk Bir köşeden çıksın istedim mi Bunun çaresi neydi düşündüm mü İşte orası kalabalık Fakat çok iyi biliyorlardı beni Hisler sabah eskir düşler yok olur Beni maviliğimden uzağa koyan tavuk da işte böyle bir sabah yanaştı kafese Git git dedi Gıt gıt da demiş olabilir Fakat ben git git gidebildiğim kadar gittim Anama da yazmıştım çoktan birkaç gün olmuştu Üşüdüm Eksik yapraklı ay çiçeği gibi büktüm güneşi Ne bilirdim o güneşin arkası karanlık Hikâye hazin yoksul bir çocuk Dinlesen ne dinlemesen ne Yazsan içi kahır okusan aklın kalır Sevmek birini böylesine bir yük Bir fincan tuz ruhu Sevmek hele maviliği demirden demir bir gemi güvertesi Çıkar yürek meydana işin yoksa boya dur

NotaBene Yayınları
Genç Meral 68 kuşağından idealist bir öğretmen olan babaannesinin ünlü şair Rıfat Heper le gençliğinde bir ilişkisi olduğunu amcası Öncü nün romanından herkesle birlikte öğrenir Öncü romanı annesinin ölümünden sonra arkasında bıraktığı ve kimi sayfaları kayıp olan bir not defteriyle meşhur Rıfat Heper in günlüğünden yola çıkarak yazmıştır Romandaki her şeyin kurgu olduğuna inanan Meral hikâyenin aslını öğrenmeye karar verir Böylece kucağında amcasından emanet aldığı not defterleri günlükler ve kayıp sayfalarla kendini İstanbul Ankara treninde bulur Uğur Terzi ilk romanı Meral ile zamanın kendisini ve zamanı insan için ulaşılmaz anlaşılmaz kılan sebepleri zengin bir öykü evrenine yaslanarak anlatıyor Meral bizi sürükleyici dili ve ilgi çekici konusuyla 1970 ler bugün ve yakın gelecek arasında gidip gelen bir zaman yolculuğuna çıkarıyor Biliyordum Yalnız değildim bu şehrin içinde Yaklaşan zamanı ensemdeki sabahlarla değişiyordum her uzun pazar Olur ya akşamı edince aynı bahçede uyanıyorduk Hafta dediğin tamı tamına yedi düdük işte böyle başı salladık durduk Bir köşeden çıksın istedim mi Bunun çaresi neydi düşündüm mü İşte orası kalabalık Fakat çok iyi biliyorlardı beni Hisler sabah eskir düşler yok olur Beni maviliğimden uzağa koyan tavuk da işte böyle bir sabah yanaştı kafese Git git dedi Gıt gıt da demiş olabilir Fakat ben git git gidebildiğim kadar gittim Anama da yazmıştım çoktan birkaç gün olmuştu Üşüdüm Eksik yapraklı ay çiçeği gibi büktüm güneşi Ne bilirdim o güneşin arkası karanlık Hikâye hazin yoksul bir çocuk Dinlesen ne dinlemesen ne Yazsan içi kahır okusan aklın kalır Sevmek birini böylesine bir yük Bir fincan tuz ruhu Sevmek hele maviliği demirden demir bir gemi güvertesi Çıkar yürek meydana işin yoksa boya dur

Nota Bene Yayınları
Biliyordum Yalnız değildim bu şehrin içinde Yaklaşan zamanı ensemdeki sabahlarla değişiyordum her uzun pazar Olur ya akşamı edince aynı bahçede uyanıyorduk Hafta dediğin tamı tamına yedi düdük işte böyle başı salladık durduk Bir köşeden çıksın istedim mi Bunun çaresi neydi düşündüm mü İşte orası kalabalık Fakat çok iyi biliyorlardı beni Hisler sabah eskir düşler yok olur Beni maviliğimden uzağa koyan tavuk da işte böyle bir sabah yanaştı kafese Git git dedi Gıt gıt da demiş olabilir Fakat ben git git gidebildiğim kadar gittim Anama da yazmıştım çoktan birkaç gün olmuştu Üşüdüm Eksik yapraklı ay çiçeği gibi büktüm güneşi Ne bilirdim o güneşin arkası karanlık Hikâye hazin yoksul bir çocuk Dinlesen ne dinlemesen ne Yazsan içi kahır okusan aklın kalır Sevmek birini böylesine bir yük Bir fincan tuz ruhu Sevmek hele maviliği demirden demir bir gemi güvertesi Çıkar yürek meydana işin yoksa boya dur

NOTABENE YAYINLARI
Genç Meral 68 kuşağından idealist bir öğretmen olan babaannesinin ünlü şair Rıfat Heper le gençliğinde bir ilişkisi olduğunu amcası Öncü nün romanından herkesle birlikte öğrenir Öncü romanı annesinin ölümünden sonra arkasında bıraktığı ve kimi sayfaları kayıp olan bir not defteriyle meşhur Rıfat Heper in günlüğünden yola çıkarak yazmıştır Romandaki her şeyin kurgu olduğuna inanan Meral hikâyenin aslını öğrenmeye karar verir Böylece kucağında amcasından emanet aldığı not defterleri günlükler ve kayıp sayfalarla kendini İstanbul Ankara treninde bulur Uğur Terzi ilk romanı Meral ile zamanın kendisini ve zamanı insan için ulaşılmaz anlaşılmaz kılan sebepleri zengin bir öykü evrenine yaslanarak anlatıyor Meral bizi sürükleyici dili ve ilgi çekici konusuyla 1970 ler bugün ve yakın gelecek arasında gidip gelen bir zaman yolculuğuna çıkarıyor Biliyordum Yalnız değildim bu şehrin içinde Yaklaşan zamanı ensemdeki sabahlarla değişiyordum her uzun pazar Olur ya akşamı edince aynı bahçede uyanıyorduk Hafta dediğin tamı tamına yedi düdük işte böyle başı salladık durduk Bir köşeden çıksın istedim mi Bunun çaresi neydi düşündüm mü İşte orası kalabalık Fakat çok iyi biliyorlardı beni Hisler sabah eskir düşler yok olur Beni maviliğimden uzağa koyan tavuk da işte böyle bir sabah yanaştı kafese Git git dedi Gıt gıt da demiş olabilir Fakat ben git git gidebildiğim kadar gittim Anama da yazmıştım çoktan birkaç gün olmuştu Üşüdüm Eksik yapraklı ay çiçeği gibi büktüm güneşi Ne bilirdim o güneşin arkası karanlık Hikâye hazin yoksul bir çocuk Dinlesen ne dinlemesen ne Yazsan içi kahır okusan aklın kalır Sevmek birini böylesine bir yük Bir fincan tuz ruhu Sevmek hele maviliği demirden demir bir gemi güvertesi Çıkar yürek meydana işin yoksa boya dur

Nota Bene
Genç Meral 68 kuşağından idealist bir öğretmen olan babaannesinin ünlü şair Rıfat Heper le gençliğinde bir ilişkisi olduğunu amcası Öncü nün romanından herkesle birlikte öğrenir Öncü romanı annesinin ölümünden sonra arkasında bıraktığı ve kimi sayfaları kayıp olan bir not defteriyle meşhur Rıfat Heper in günlüğünden yola çıkarak yazmıştır Romandaki her şeyin kurgu olduğuna inanan Meral hikâyenin aslını öğrenmeye karar verir Böylece kucağında amcasından emanet aldığı not defterleri günlükler ve kayıp sayfalarla kendini İstanbul Ankara treninde bulur Uğur Terzi ilk romanı Meral ile zamanın kendisini ve zamanı insan için ulaşılmaz anlaşılmaz kılan sebepleri zengin bir öykü evrenine yaslanarak anlatıyor Meral bizi sürükleyici dili ve ilgi çekici konusuyla 1970 ler bugün ve yakın gelecek arasında gidip gelen bir zaman yolculuğuna çıkarıyor Biliyordum Yalnız değildim bu şehrin içinde Yaklaşan zamanı ensemdeki sabahlarla değişiyordum her uzun pazar Olur ya akşamı edince aynı bahçede uyanıyorduk Hafta dediğin tamı tamına yedi düdük işte böyle başı salladık durduk Bir köşeden çıksın istedim mi Bunun çaresi neydi düşündüm mü İşte orası kalabalık Fakat çok iyi biliyorlardı beni Hisler sabah eskir düşler yok olur Beni maviliğimden uzağa koyan tavuk da işte böyle bir sabah yanaştı kafese Git git dedi Gıt gıt da demiş olabilir Fakat ben git git gidebildiğim kadar gittim Anama da yazmıştım çoktan birkaç gün olmuştu Üşüdüm Eksik yapraklı ay çiçeği gibi büktüm güneşi Ne bilirdim o güneşin arkası karanlık Hikâye hazin yoksul bir çocuk Dinlesen ne dinlemesen ne Yazsan içi kahır okusan aklın kalır Sevmek birini böylesine bir yük Bir fincan tuz ruhu Sevmek hele maviliği demirden demir bir gemi güvertesi Çıkar yürek meydana işin yoksa boya dur

Nota Bene Yayınları
Biliyordum Yalnız değildim bu şehrin içinde Yaklaşan zamanı ensemdeki sabahlarla değişiyordum her uzun pazar Olur ya akşamı edince aynı bahçede uyanıyorduk Hafta dediğin tamı tamına yedi düdük işte böyle başı salladık durduk Bir köşeden çıksın istedim mi Bunun çaresi neydi düşündüm mü İşte orası kalabalık Fakat çok iyi biliyorlardı beni Hisler sabah eskir düşler yok olur Beni maviliğimden uzağa koyan tavuk da işte böyle bir sabah yanaştı kafese Git git dedi Gıt gıt da demiş olabilir Fakat ben git git gidebildiğim kadar gittim Anama da yazmıştım çoktan birkaç gün olmuştu Üşüdüm Eksik yapraklı ay çiçeği gibi büktüm güneşi Ne bilirdim o güneşin arkası karanlık Hikâye hazin yoksul bir çocuk Dinlesen ne dinlemesen ne Yazsan içi kahır okusan aklın kalır Sevmek birini böylesine bir yük Bir fincan tuz ruhu Sevmek hele maviliği demirden demir bir gemi güvertesi Çıkar yürek meydana işin yoksa boya dur