MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Meşru Zamanlar — Münevver Nehir Aslan

Meşru Zamanlar
422,50
Roman Yerli

Meşru Zamanlar

Münevver Nehir Aslan

MST Ajans Production

2025208 sf.
İnce Kapak13,5 x 19,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Meşru Zamanlar

Münevver Nehir Aslan

Bir puzzle gibi karışıktı her şey ve ait olduğu yere konulmayı bekliyordu Oluyordu bazen emin olduğum bir duygu çok yanlış bir yere konulup sonra orada sırıtıyordu En zoru insanın kendini tamamlamasıydı Ama bir tek puzzle parçasından bile muhteşem kayboluşumu ve konulacak her yere uyumsuz olduğumu anlıyordum Bu uyumsuz yanımla uğradığım her yeri bozuyordum Bozuk düzeni bozuk zihniyeti bozuk niyeti Daha da bozuyordum Aslında dünya denilen tabloda kendi yerimi arıyordum Onca yanlışlığın bir parçası olamazdım Sorguluyordum Bu kadar normun karşıtı özgün bir kişiliği temsil ediyordum Bir insan kendini nasılda bu kadar toplumdan gönüllü dışlıyordu Sanki tüm toplumu yalnızlığımla cezalandırıyordum Zorlanıyordum acı çekiyor ve aynı hızla iyileşiyordum Dengeyi keşfediyordum Direniyordum Aşkla yazıyordum Sevişiyor savaşıyor kusuyor yutuyor gibi yazıyordum Gece ve gündüz demeden sürekli yazıyordum Gerçekle hayali birbirine karıştırarak yazıyordum Aklıma ve yüreğime cesurca yaslanıyordum Öylesine kendim oluyordum ki kalabalıkta yitirdiğim kendimden hepten uzaklaşıyordum Ağır bir paltoyu çıkartıyor gibiydim ruhumdan ve Gogol un paltosundan çıktık hepimiz diyen Dostoyevski nin aksine kendi paltomdan çıkıyordum Socrates in İncelenmemiş hayat yaşamaya değmez dediği yerde baldıran zehri akıyordu damarlarıma Ne kadar haklı bir ölümdü Çünkü kendi olarak bir ölüm ya da diğerleri gibi sorgulamadan yaşama seçeneği sunulmuştu Socrates in Şu anda ölümü filozof gibi değil cahil bir insanın kaygısız zihniyetiyle karşılamaktan çekiniyorum dediği noktada filozof gibi yaşamayı seçiyordum Cahil bir insanın kaygısız zihniyetini satır aralarıma gömerek ilerliyordum Anladım ki bazı adımlar atılmamalıydı Gidilebilecek onca yol varken gözümüzün görmediği karanlık bilinmezliğe atılan o ilk adım sanırım uçurumun dibiydi Tanrı bazen yürümeyelim diye ayakkabılarımızı çalar ve İblis in uzattığı tüylü terliği giyeriz Tanrı nın yarattığı ilk kalemin mürekkebi dökülür gökten ve sen kendi kaleminle böbürlenirsin İblis in uzattığı defterin tuzağında her şeyi yeniden yazabileceğini sanırsın Oysa ki Tanrı kendimizi bulabilmemiz için bazen kaybolmamızı sağlıyordu Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
446,88

MST AJANS PRODUCTION

01.07.2025208 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bir puzzle gibi karışıktı her şey ve ait olduğu yere konulmayı bekliyordu Oluyordu bazen emin olduğum bir duygu çok yanlış bir yere konulup sonra orada sırıtıyordu En zoru insanın kendini tamamlamasıydı Ama bir tek puzzle parçasından bile muhteşem kayboluşumu ve konulacak her yere uyumsuz olduğumu anlıyordum Bu uyumsuz yanımla uğradığım her yeri bozuyordum Bozuk düzeni bozuk zihniyeti bozuk niyeti Daha da bozuyordum Aslında dünya denilen tabloda kendi yerimi arıyordum Onca yanlışlığın bir parçası olamazdım Sorguluyordum Bu kadar normun karşıtı özgün bir kişiliği temsil ediyordum Bir insan kendini nasılda bu kadar toplumdan gönüllü dışlıyordu Sanki tüm toplumu yalnızlığımla cezalandırıyordum Zorlanıyordum acı çekiyor ve aynı hızla iyileşiyordum Dengeyi keşfediyordum Direniyordum Aşkla yazıyordum Sevişiyor savaşıyor kusuyor yutuyor gibi yazıyordum Gece ve gündüz demeden sürekli yazıyordum Gerçekle hayali birbirine karıştırarak yazıyordum Aklıma ve yüreğime cesurca yaslanıyordum Öylesine kendim oluyordum ki kalabalıkta yitirdiğim kendimden hepten uzaklaşıyordum Ağır bir paltoyu çıkartıyor gibiydim ruhumdan ve Gogol un paltosundan çıktık hepimiz diyen Dostoyevski nin aksine kendi paltomdan çıkıyordum Socrates in İncelenmemiş hayat yaşamaya değmez dediği yerde baldıran zehri akıyordu damarlarıma Ne kadar haklı bir ölümdü Çünkü kendi olarak bir ölüm ya da diğerleri gibi sorgulamadan yaşama seçeneği sunulmuştu Socrates in Şu anda ölümü filozof gibi değil cahil bir insanın kaygısız zihniyetiyle karşılamaktan çekiniyorum dediği noktada filozof gibi yaşamayı seçiyordum Cahil bir insanın kaygısız zihniyetini satır aralarıma gömerek ilerliyordum Anladım ki bazı adımlar atılmamalıydı Gidilebilecek onca yol varken gözümüzün görmediği karanlık bilinmezliğe atılan o ilk adım sanırım uçurumun dibiydi Tanrı bazen yürümeyelim diye ayakkabılarımızı çalar ve İblis in uzattığı tüylü terliği giyeriz Tanrı nın yarattığı ilk kalemin mürekkebi dökülür gökten ve sen kendi kaleminle böbürlenirsin İblis in uzattığı defterin tuzağında her şeyi yeniden yazabileceğini sanırsın Oysa ki Tanrı kendimizi bulabilmemiz için bazen kaybolmamızı sağlıyordu