Metafor — Mehmet Ramazan Yurtsever

Metafor
Mehmet Ramazan YurtseverGece Kitaplığı
Metafor
Mehmet Ramazan YurtseverBüyük Dağ ikisini de koynuna almış geri vermiyordu O kış alabildiğine sert geçti kar üstüne kar yağdı Havanın güneşli olduğu günlerde köylüler kazma ve kürekleriyle kar yığınını ümitsizce kazarak Aziz ve Mahmut u bulmaya çalıştılar ama herhangi bir şey bulamadılar Köyde ağıt sesleri o kış boyunca hiç kesilmedi Baharın ilk günlerinde havalar ısınıp karlar yavaş yavaş erimeye başlayınca köylüler de çığın düştüğü yerde onları aramaya devam ettiler Yaza doğru karların erimesi hızlanıp dereler gürül gürül akmaya başladığında çobanlar ikisinin de cesedini farklı yönlerde dereye yakın bir yerde buldular Cesetler köye getirildiğinde yürekleri dağlayan canhıraş feryat ve figanlar yine birbirine karıştı Büyük Dağ ise zirvesini duvak gibi bezeyen karları ve tüm heybetiyle toprak damlı köy evlerine uzaktan sessiz ve vakur bir şekilde bakıyor gibiydi

Gece Kitaplığı
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu

Gece Kitaplığı
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu

Gece Kitaplığı
Büyük Dağ ikisini de koynuna almış geri vermiyordu O kış alabildiğine sert geçti kar üstüne kar yağdı Havanın güneşli olduğu günlerde köylüler kazma ve kürekleriyle kar yığınını ümitsizce kazarak Aziz ve Mahmut u bulmaya çalıştılar ama herhangi bir şey bulamadılar Köyde ağıt sesleri o kış boyunca hiç kesilmedi Baharın ilk günlerinde havalar ısınıp karlar yavaş yavaş erimeye başlayınca köylüler de çığın düştüğü yerde onları aramaya devam ettiler Yaza doğru karların erimesi hızlanıp dereler gürül gürül akmaya başladığında çobanlar ikisinin de cesedini farklı yönlerde dereye yakın bir yerde buldular Cesetler köye getirildiğinde yürekleri dağlayan canhıraş feryat ve figanlar yine birbirine karıştı Büyük Dağ ise zirvesini duvak gibi bezeyen karları ve tüm heybetiyle toprak damlı köy evlerine uzaktan sessiz ve vakur bir şekilde bakıyor gibiydi

Gece Kitaplığı
Büyük Dağ ikisini de koynuna almış geri vermiyordu O kış alabildiğine sert geçti kar üstüne kar yağdı Havanın güneşli olduğu günlerde köylüler kazma ve kürekleriyle kar yığınını ümitsizce kazarak Aziz ve Mahmut u bulmaya çalıştılar ama herhangi bir şey bulamadılar Köyde ağıt sesleri o kış boyunca hiç kesilmedi Baharın ilk günlerinde havalar ısınıp karlar yavaş yavaş erimeye başlayınca köylüler de çığın düştüğü yerde onları aramaya devam ettiler Yaza doğru karların erimesi hızlanıp dereler gürül gürül akmaya başladığında çobanlar ikisinin de cesedini farklı yönlerde dereye yakın bir yerde buldular Cesetler köye getirildiğinde yürekleri dağlayan canhıraş feryat ve figanlar yine birbirine karıştı Büyük Dağ ise zirvesini duvak gibi bezeyen karları ve tüm heybetiyle toprak damlı köy evlerine uzaktan sessiz ve vakur bir şekilde bakıyor gibiydi

Gece Kitaplığı
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu

Gece Kitaplığı
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu

Gece Kitaplığı
Büyük Dağ ikisini de koynuna almış geri vermiyordu O kış alabildiğine sert geçti kar üstüne kar yağdı Havanın güneşli olduğu günlerde köylüler kazma ve kürekleriyle kar yığınını ümitsizce kazarak Aziz ve Mahmut u bulmaya çalıştılar ama herhangi bir şey bulamadılar Köyde ağıt sesleri o kış boyunca hiç kesilmedi Baharın ilk günlerinde havalar ısınıp karlar yavaş yavaş erimeye başlayınca köylüler de çığın düştüğü yerde onları aramaya devam ettiler Yaza doğru karların erimesi hızlanıp dereler gürül gürül akmaya başladığında çobanlar ikisinin de cesedini farklı yönlerde dereye yakın bir yerde buldular Cesetler köye getirildiğinde yürekleri dağlayan canhıraş feryat ve figanlar yine birbirine karıştı Büyük Dağ ise zirvesini duvak gibi bezeyen karları ve tüm heybetiyle toprak damlı köy evlerine uzaktan sessiz ve vakur bir şekilde bakıyor gibiydi

Gece Kitaplığı
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu

Gece Kitaplığı Yayınları
Büyük Dağ ikisini de koynuna almış geri vermiyordu O kış alabildiğine sert geçti kar üstüne kar yağdı Havanın güneşli olduğu günlerde köylüler kazma ve kürekleriyle kar yığınını ümitsizce kazarak Aziz ve Mahmut u bulmaya çalıştılar ama herhangi bir şey bulamadılar Köyde ağıt sesleri o kış boyunca hiç kesilmedi Baharın ilk günlerinde havalar ısınıp karlar yavaş yavaş erimeye başlayınca köylüler de çığın düştüğü yerde onları aramaya devam ettiler Yaza doğru karların erimesi hızlanıp dereler gürül gürül akmaya başladığında çobanlar ikisinin de cesedini farklı yönlerde dereye yakın bir yerde buldular Cesetler köye getirildiğinde yürekleri dağlayan canhıraş feryat ve figanlar yine birbirine karıştı Büyük Dağ ise zirvesini duvak gibi bezeyen karları ve tüm heybetiyle toprak damlı köy evlerine uzaktan sessiz ve vakur bir şekilde bakıyor gibiydi

Gece Kitaplığı Yayınları
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu

Gece Kitaplığı
Osmanlı Rus Savaşı Doğu Cephesi nde tüm hızıyla devam ediyordu Rusya İngiltere ve Fransa nın kışkırtmalarıyla ayaklanan Ermeni çetelerin yüzyıllardır aynı topraklarda beraber yaşadığı insanları ve askerleri acımasızca arkadan vurmasıyla acı gözyaşı ve akıl almaz dramların yaşandığı o uğursuz 1915 tehcir yılının sıcak yaz günlerinden bir sabahtı Birini kucağında taşıdığı diğerinin ise elinden tuttuğu iki kız çocuğuyla sokağın başına gelen kadın kimsenin dikkatini çekmemeye çalışıyordu Kadın önce elinden tuttuğu en fazla iki üç yaşlarında olan çocuğun eline bir şeyler verip sokağın köşesine bırakarak uzaklaşıyor ve biraz ileriden onu endişeli gözlerle izliyordu Çocuk ağlamaya başlayınca da dayanamayıp geri dönüyordu Bu defa da kucağındaki küçük çocuğu yere oturtup büyük çocuğu alarak gidiyor fakat ağlama sesiyle fazla uzaklaşamadan tekrar geri dönmek zorunda kalıyordu Belli ki iki çocuğundan birini kaderine terk edip gidecekti Ama anne yüreği hangisini bırakacağına bir türlü karar veremiyordu

Gece Kitaplığı
Büyük Dağ ikisini de koynuna almış geri vermiyordu O kış alabildiğine sert geçti kar üstüne kar yağdı Havanın güneşli olduğu günlerde köylüler kazma ve kürekleriyle kar yığınını ümitsizce kazarak Aziz ve Mahmut u bulmaya çalıştılar ama herhangi bir şey bulamadılar Köyde ağıt sesleri o kış boyunca hiç kesilmedi Baharın ilk günlerinde havalar ısınıp karlar yavaş yavaş erimeye başlayınca köylüler de çığın düştüğü yerde onları aramaya devam ettiler Yaza doğru karların erimesi hızlanıp dereler gürül gürül akmaya başladığında çobanlar ikisinin de cesedini farklı yönlerde dereye yakın bir yerde buldular Cesetler köye getirildiğinde yürekleri dağlayan canhıraş feryat ve figanlar yine birbirine karıştı Büyük Dağ ise zirvesini duvak gibi bezeyen karları ve tüm heybetiyle toprak damlı köy evlerine uzaktan sessiz ve vakur bir şekilde bakıyor gibiydi