MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Metalaştırma ve Direnç Kapitalizmde Kültürün İkili Üretim Yapısı — Zafer Kıyan

Metalaştırma ve Direnç Kapitalizmde Kültürün İkili Üretim Yapısı
288,10
GenelGenel SosyolojiSiyaset Araştırmaları

Metalaştırma ve Direnç Kapitalizmde Kültürün İkili Üretim Yapısı

Zafer Kıyan

Nota Bene Yayınları

2016
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Metalaştırma ve Direnç Kapitalizmde Kültürün İkili Üretim Yapısı

Zafer Kıyan

Kapitalizm diğer her şeyi olduğu gibi kültürü de meta biçimiyle karşımıza çıkarmaktadır Buradan hareketle kültürün metalaştırılması sürecini ele alan bu çalışma birden fazla zengin tartışmayı içinde barındırmaktadır Ancak çalışmanın özellikle iletişim alanında neyin kültürel ürün olup neyin olmadığına ilişkin epeyce uzun bir zamandır devam eden ve neredeyse kültürel kamplaşma denilebilecek bir düzeye varan bu tartışmalarda kısırlaştırıcı unsura getirdiği açıklık kendisini her yönüyle dışa vurmaktadır Yazar kültürel olan olmayan ayrımını meta olan olmayan ayrımı üzerinden kurmak yerine ona bu niteliğini bizzat veren sürece yani metalaşma sürecine odaklanmayı önermektedir Böylece bakışımızı nesneden sürece kaydırdığımızda ayrımın aslında toplumsal olduğunu yani süreci bir bütün olarak organize etme güç ve iradesine sahip olanlarla olmayanlara atıfla kurulduğunu görebilir hale gelebileceğimiz gibi basit ancak çarpıcı bir gerçeğe dikkatimizi çekmektedir Kültürel olan olmayan ayrımına dair bir liste oluşturma çalışmasını bitirmeye kimsenin ömrü yetmeyeceğine göre yazar işi ahirete bırakmaktansa bu dünyada çözmeyi önermektedir Kısacası ona göre bakmamız gereken yer oyalanıyor olmamızdan çok bizi neyin kimlerin oyaladığı olmalıdır Gerçekten de kültür soyut onun içinden çıkan kültürel ürün somuttur dediğimizde noktayı rahatça koyabiliyor olsaydık bu tartışma da sürgit devam etmezdi Tarihsel toplumsal bağlamı içinde soyut diyebileceğimiz kültür öncelikle üreticisinin zihnide tüketilerek somutlaşmaya yani tasavvur halinden kültürel ürün haline dönüşmeye başlar Çalışmada öne sürülen ve kültürel üretimin metalaşma öncesini ve sonrasını diyalektik olarak birbirine bağlayan ikili üretim modelinin bütünlüklü yapısıyla kastedilen de budur İkili üretim modeli iki başlı bir ilişki gibi görünse de aslında tekil nitelikteki kültürel ürünün çoğul nitelikteki kültürel olma zorunluluğu olmaksızın metaya dönüştüğü bu süreçte hâkimiyet kültürel ürünü meta formunda dolaşıma sokan dolayısıyla da kullanım değerini değişim değeri olarak kendi elinde somutlaştıran tarafa aittir Bu yapı içinde tıpkı toplumsal yaşamımız gibi sürgit devam eden soyuttan somuta somuttan soyuta geçişlerin ihtiyaçların güvence altına alınmasına ilişkin maddi kodları kullanılarak kültürün toplumsal üreticileri olarak hepimizin dahil olduğu ancak birilerinin aynı zamanda müdahil de olduğu bir iktidar ilişkisi toplumsal kültürel olanın bu kez meta formunda toplumsal tüketimi yoluyla yeniden yeniden üretilmektedir Ancak yazarın da dikkat çektiği üzere kültürel metanın klasik kapitalist metalarla karşılaştırıldığında onların yeknesaklığını aşan tarafı standart olanın değil özgün olanın seri üretiminde yatmaktadır Ürün meta ayrımını zorlaştıran tartışmaları kısır döngüye dönüştüren ama kültürel olanı hep güncel ve özgün kılan da aslında meta üretimi ile onun seri üretim küresel dağıtım olanaklarıyla üreticisini emeğini zamana ve zemine göre değişen biçim ya da biçimlerde metalaştırarak kendine bağladığı kültürel üretimden oluşan ikili üretim yapısıdır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 320 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Nota Bene Yayınları

Şehadet Kitap
337,25

Nota Bene Yayınları

2016320 sf.
Şehadet Kitap

Kapitalizm diğer her şeyi olduğu gibi kültürü de meta biçimiyle karşımıza çıkarmaktadır Buradan hareketle kültürün metalaştırılması sürecini ele alan bu çalışma birden fazla zengin tartışmayı içinde barındırmaktadır Ancak çalışmanın özellikle iletişim alanında neyin kültürel ürün olup neyin olmadığına ilişkin epeyce uzun bir zamandır devam eden ve neredeyse kültürel kamplaşma denilebilecek bir düzeye varan bu tartışmalarda kısırlaştırıcı unsura getirdiği açıklık kendisini her yönüyle dışa vurmaktadır Yazar kültürel olan olmayan ayrımını meta olan olmayan ayrımı üzerinden kurmak yerine ona bu niteliğini bizzat veren sürece yani metalaşma sürecine odaklanmayı önermektedir Böylece bakışımızı nesneden sürece kaydırdığımızda ayrımın aslında toplumsal olduğunu yani süreci bir bütün olarak organize etme güç ve iradesine sahip olanlarla olmayanlara atıfla kurulduğunu görebilir hale gelebileceğimiz gibi basit ancak çarpıcı bir gerçeğe dikkatimizi çekmektedir Kültürel olan olmayan ayrımına dair bir liste oluşturma çalışmasını bitirmeye kimsenin ömrü yetmeyeceğine göre yazar işi ahirete bırakmaktansa bu dünyada çözmeyi önermektedir Kısacası ona göre bakmamız gereken yer oyalanıyor olmamızdan çok bizi neyin kimlerin oyaladığı olmalıdır Gerçekten de kültür soyut onun içinden çıkan kültürel ürün somuttur dediğimizde noktayı rahatça koyabiliyor olsaydık bu tartışma da sürgit devam etmezdi Tarihsel toplumsal bağlamı içinde soyut diyebileceğimiz kültür öncelikle üreticisinin zihnide tüketilerek somutlaşmaya yani tasavvur halinden kültürel ürün haline dönüşmeye başlar Çalışmada öne sürülen ve kültürel üretimin metalaşma öncesini ve sonrasını diyalektik olarak birbirine bağlayan ikili üretim modelinin bütünlüklü yapısıyla kastedilen de budur İkili üretim modeli iki başlı bir ilişki gibi görünse de aslında tekil nitelikteki kültürel ürünün çoğul nitelikteki kültürel olma zorunluluğu olmaksızın metaya dönüştüğü bu süreçte hâkimiyet kültürel ürünü meta formunda dolaşıma sokan dolayısıyla

Tamadres
356,25

Notabene Yayınları

Ocak 2016320 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Kapitalizm diğer her şeyi olduğu gibi kültürü de meta biçimiyle karşımıza çıkarmaktadır Buradan hareketle kültürün metalaştırılması sürecini ele alan bu çalışma birden fazla zengin tartışmayı içinde barındırmaktadır Ancak çalışmanın özellikle iletişim alanında neyin kültürel ürün olup neyin olmadığına ilişkin epeyce uzun bir zamandır devam eden ve neredeyse kültürel kamplaşma denilebilecek bir düzeye varan bu tartışmalarda kısırlaştırıcı unsura getirdiği açıklık kendisini her yönüyle dışa vurmaktadır Yazar kültürel olan olmayan ayrımını meta olan olmayan ayrımı üzerinden kurmak yerine ona bu niteliğini bizzat veren sürece yani metalaşma sürecine odaklanmayı önermektedir Böylece bakışımızı nesneden sürece kaydırdığımızda ayrımın aslında toplumsal olduğunu yani süreci bir bütün olarak organize etme güç ve iradesine sahip olanlarla olmayanlara atıfla kurulduğunu görebilir hale gelebileceğimiz gibi basit ancak çarpıcı bir gerçeğe dikkatimizi çekmektedir Kültürel olan olmayan ayrımına dair bir liste oluşturma çalışmasını bitirmeye kimsenin ömrü yetmeyeceğine göre yazar işi ahirete bırakmaktansa bu dünyada çözmeyi önermektedir Kısacası ona göre bakmamız gereken yer oyalanıyor olmamızdan çok bizi neyin kimlerin oyaladığı olmalıdır Gerçekten de kültür soyut onun içinden çıkan kültürel ürün somuttur dediğimizde noktayı rahatça koyabiliyor olsaydık bu tartışma da sürgit devam etmezdi Tarihsel toplumsal bağlamı içinde soyut diyebileceğimiz kültür öncelikle üreticisinin zihnide tüketilerek somutlaşmaya yani tasavvur halinden kültürel ürün haline dönüşmeye başlar Çalışmada öne sürülen ve kültürel üretimin metalaşma öncesini ve sonrasını diyalektik olarak birbirine bağlayan ikili üretim modelinin bütünlüklü yapısıyla kastedilen de budur İkili üretim modeli iki başlı bir ilişki gibi görünse de aslında tekil nitelikteki kültürel ürünün çoğul nitelikteki kültürel olma zorunluluğu olmaksızın metaya dönüştüğü bu süreçte hakimiyet kültürel ürünü meta formunda dolaşıma sokan dolayısıyla da kullanım değerini değişim değeri olarak kendi elinde somutlaştıran tarafa aittir Bu yapı içinde tıpkı toplumsal yaşamımız gibi sürgit devam eden soyuttan somuta somuttan soyuta geçişlerin ihtiyaçların güvence altına alınmasına ilişkin maddi kodları kullanılarak kültürün toplumsal üreticileri olarak hepimizin dahil olduğu ancak birilerinin aynı zamanda müdahil de olduğu bir iktidar ilişkisi toplumsal kültürel olanın bu kez meta formunda toplumsal tüketimi yoluyla yeniden yeniden üretilmektedir Ancak yazarın da dikkat çektiği üzere kültürel metanın klasik kapitalist metalarla karşılaştırıldığında onların yeknesaklığını aşan tarafı standart olanın değil özgün olanın seri üretiminde yatmaktadır Ürün meta ayrımını zorlaştıran tartışmaları kısır döngüye dönüştüren ama kültürel olanı hep güncel ve özgün kılan da aslında meta üretimi ile onun seri üretim küresel dağıtım olanaklarıyla üreticisini emeğini zamana ve zemine göre değişen biçim ya da biçimlerde metalaştırarak kendine bağladığı kültürel üretimden oluşan ikili üretim yapısıdır

Yaykoop
356,25

NotaBene Yayınları

20161. baskı320 sf.
Karton Kapak13.50x19.50Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Kapitalizm diğer her şeyi olduğu gibi kültürü de meta biçimiyle karşımıza çıkarmaktadır Buradan hareketle kültürün metalaştırılması sürecini ele alan bu çalışma birden fazla zengin tartışmayı içinde barındırmaktadır Ancak çalışmanın özellikle iletişim alanında neyin kültürel ürün olup neyin olmadığına ilişkin epeyce uzun bir zamandır devam eden ve neredeyse kültürel kamplaşma denilebilecek bir düzeye varan bu tartışmalarda kısırlaştırıcı unsura getirdiği açıklık kendisini her yönüyle dışa vurmaktadır Yazar kültürel olan olmayan ayrımını meta olan olmayan ayrımı üzerinden kurmak yerine ona bu niteliğini bizzat veren sürece yani metalaşma sürecine odaklanmayı önermektedir Böylece bakışımızı nesneden sürece kaydırdığımızda ayrımın aslında toplumsal olduğunu yani süreci bir bütün olarak organize etme güç ve iradesine sahip olanlarla olmayanlara atıfla kurulduğunu görebilir hale gelebileceğimiz gibi basit ancak çarpıcı bir gerçeğe dikkatimizi çekmektedir Kültürel olan olmayan ayrımına dair bir liste oluşturma çalışmasını bitirmeye kimsenin ömrü yetmeyeceğine göre yazar işi ahirete bırakmaktansa bu dünyada çözmeyi önermektedir Kısacası ona göre bakmamız gereken yer oyalanıyor olmamızdan çok bizi neyin kimlerin oyaladığı olmalıdır Gerçekten de kültür soyut onun içinden çıkan kültürel ürün somuttur dediğimizde noktayı rahatça koyabiliyor olsaydık bu tartışma da sürgit devam etmezdi Tarihsel toplumsal bağlamı içinde soyut diyebileceğimiz kültür öncelikle üreticisinin zihnide tüketilerek somutlaşmaya yani tasavvur halinden kültürel ürün haline dönüşmeye başlar Çalışmada öne sürülen ve kültürel üretimin metalaşma öncesini ve sonrasını diyalektik olarak birbirine bağlayan ikili üretim modelinin bütünlüklü yapısıyla kastedilen de budur İkili üretim modeli iki başlı bir ilişki gibi görünse de aslında tekil nitelikteki kültürel ürünün çoğul nitelikteki kültürel olma zorunluluğu olmaksızın metaya dönüştüğü bu süreçte hakimiyet kültürel ürünü meta formunda dolaşıma sokan dolayısıyla da kullanım değerini değişim değeri olarak kendi elinde somutlaştıran tarafa aittir Bu yapı içinde tıpkı toplumsal yaşamımız gibi sürgit devam eden soyuttan somuta somuttan soyuta geçişlerin ihtiyaçların güvence altına alınmasına ilişkin maddi kodları kullanılarak kültürün toplumsal üreticileri olarak hepimizin dahil olduğu ancak birilerinin aynı zamanda müdahil de olduğu bir iktidar ilişkisi toplumsal kültürel olanın bu kez meta formunda toplumsal tüketimi yoluyla yeniden yeniden üretilmektedir Ancak yazarın da dikkat çektiği üzere kültürel metanın klasik kapitalist metalarla karşılaştırıldığında onların yeknesaklığını aşan tarafı standart olanın değil özgün olanın seri üretiminde yatmaktadır Ürün meta ayrımını zorlaştıran tartışmaları kısır döngüye dönüştüren ama kültürel olanı hep güncel ve özgün kılan da aslında meta üretimi ile onun seri üretim küresel dağıtım olanaklarıyla üreticisini emeğini zamana ve zemine göre değişen biçim ya da biçimlerde metalaştırarak kendine bağladığı kültürel üretimden oluşan ikili üretim yapısıdır

Pandora
380,00

Nota Bene

2016320 sf.
Pandora

Kapitalizm diğer her şeyi olduğu gibi kültürü de meta biçimiyle karşımıza çıkarmaktadır Buradan hareketle kültürün metalaştırılması sürecini ele alan bu çalışma birden fazla zengin tartışmayı içinde barındırmaktadır Ancak çalışmanın özellikle iletişim alanında neyin kültürel ürün olup neyin olmadığına ilişkin epeyce uzun bir zamandır devam eden ve neredeyse kültürel kamplaşma denilebilecek bir düzeye varan bu tartışmalarda kısırlaştırıcı unsura getirdiği açıklık kendisini her yönüyle dışa vurmaktadır Yazar kültürel olan olmayan ayrımını meta olan olmayan ayrımı üzerinden kurmak yerine ona bu niteliğini bizzat veren sürece yani metalaşma sürecine odaklanmayı önermektedir Böylece bakışımızı nesneden sürece kaydırdığımızda ayrımın aslında toplumsal olduğunu yani süreci bir bütün olarak organize etme güç ve iradesine sahip olanlarla olmayanlara atıfla kurulduğunu görebilir hale gelebileceğimiz gibi basit ancak çarpıcı bir gerçeğe dikkatimizi çekmektedir Kültürel olan olmayan ayrımına dair bir liste oluşturma çalışmasını bitirmeye kimsenin ömrü yetmeyeceğine göre yazar işi ahirete bırakmaktansa bu dünyada çözmeyi önermektedir Kısacası ona göre bakmamız gereken yer oyalanıyor olmamızdan çok bizi neyin kimlerin oyaladığı olmalıdır Gerçekten de kültür soyut onun içinden çıkan kültürel ürün somuttur dediğimizde noktayı rahatça koyabiliyor olsaydık bu tartışma da sürgit devam etmezdi Tarihsel toplumsal bağlamı içinde soyut diyebileceğimiz kültür öncelikle üreticisinin zihnide tüketilerek somutlaşmaya yani tasavvur halinden kültürel ürün haline dönüşmeye başlar Çalışmada öne sürülen ve kültürel üretimin metalaşma öncesini ve sonrasını diyalektik olarak birbirine bağlayan ikili üretim modelinin bütünlüklü yapısıyla kastedilen de budur İkili üretim modeli iki başlı bir ilişki gibi görünse de aslında tekil nitelikteki kültürel ürünün çoğul nitelikteki kültürel olma zorunluluğu olmaksızın metaya dönüştüğü bu süreçte hâkimiyet kültürel ürünü meta formunda dolaşıma sokan dolayısıyla da kullanım değerini değişim değeri olarak kendi elinde somutlaştıran tarafa aittir Bu yapı içinde tıpkı toplumsal yaşamımız gibi sürgit devam eden soyuttan somuta somuttan soyuta geçişlerin ihtiyaçların güvence altına alınmasına ilişkin maddi kodları kullanılarak kültürün toplumsal üreticileri olarak hepimizin dahil olduğu ancak birilerinin aynı zamanda müdahil de olduğu bir iktidar ilişkisi toplumsal kültürel olanın bu kez meta formunda toplumsal tüketimi yoluyla yeniden yeniden üretilmektedir Ancak yazarın da dikkat çektiği üzere kültürel metanın klasik kapitalist metalarla karşılaştırıldığında onların yeknesaklığını aşan tarafı standart olanın değil özgün olanın seri üretiminde yatmaktadır Ürün meta ayrımını zorlaştıran tartışmaları kısır döngüye dönüştüren ama kültürel olanı hep güncel ve özgün kılan da aslında meta üretimi ile onun seri üretim küresel dağıtım olanaklarıyla üreticisini emeğini zamana ve zemine göre değişen biçim ya da biçimlerde metalaştırarak kendine bağladığı kültürel üretimden oluşan ikili üretim yapısıdır

Nobel Kitap
413,25

Nota Bene Yayınları

2016320 sf.
Ciltsiz14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Kapitalizm diğer her şeyi olduğu gibi kültürü de meta biçimiyle karşımıza çıkarmaktadır Buradan hareketle kültürün metalaştırılması sürecini ele alan bu çalışma birden fazla zengin tartışmayı içinde barındırmaktadır Ancak çalışmanın özellikle iletişim alanında neyin kültürel ürün olup neyin olmadığına ilişkin epeyce uzun bir zamandır devam eden ve neredeyse kültürel kamplaşma denilebilecek bir düzeye varan bu tartışmalarda kısırlaştırıcı unsura getirdiği açıklık kendisini her yönüyle dışa vurmaktadır Yazar kültürel olan olmayan ayrımını meta olan olmayan ayrımı üzerinden kurmak yerine ona bu niteliğini bizzat veren sürece yani metalaşma sürecine odaklanmayı önermektedir Böylece bakışımızı nesneden sürece kaydırdığımızda ayrımın aslında toplumsal olduğunu yani süreci bir bütün olarak organize etme güç ve iradesine sahip olanlarla olmayanlara atıfla kurulduğunu görebilir hale gelebileceğimiz gibi basit ancak çarpıcı bir gerçeğe dikkatimizi çekmektedir Kültürel olan olmayan ayrımına dair bir liste oluşturma çalışmasını bitirmeye kimsenin ömrü yetmeyeceğine göre yazar işi ahirete bırakmaktansa bu dünyada çözmeyi önermektedir Kısacası ona göre bakmamız gereken yer oyalanıyor olmamızdan çok bizi neyin kimlerin oyaladığı olmalıdır Gerçekten de kültür soyut onun içinden çıkan kültürel ürün somuttur dediğimizde noktayı rahatça koyabiliyor olsaydık bu tartışma da sürgit devam etmezdi Tarihsel toplumsal bağlamı içinde soyut diyebileceğimiz kültür öncelikle üreticisinin zihnide tüketilerek somutlaşmaya yani tasavvur halinden kültürel ürün haline dönüşmeye başlar Çalışmada öne sürülen ve kültürel üretimin metalaşma öncesini ve sonrasını diyalektik olarak birbirine bağlayan ikili üretim modelinin bütünlüklü yapısıyla kastedilen de budur İkili üretim modeli iki başlı bir ilişki gibi görünse de aslında tekil nitelikteki kültürel ürünün çoğul nitelikteki kültürel olma zorunluluğu olmaksızın metaya dönüştüğü bu süreçte hakimiyet kültürel ürünü meta formun

D&R
427,50

Nota Bene Yayınları

2016
Türkçe
D&R

Kapitalizm diğer her şeyi olduğu gibi kültürü de meta biçimiyle karşımıza çıkarmaktadır Buradan hareketle kültürün metalaştırılması sürecini ele alan bu çalışma birden fazla zengin tartışmayı içinde barındırmaktadır Ancak çalışmanın özellikle iletişim alanında neyin kültürel ürün olup neyin olmadığına ilişkin epeyce uzun bir zamandır devam eden ve neredeyse kültürel kamplaşma denilebilecek bir düzeye varan bu tartışmalarda kısırlaştırıcı unsura getirdiği açıklık kendisini her yönüyle dışa vurmaktadır Yazar kültürel olan olmayan ayrımını meta olan olmayan ayrımı üzerinden kurmak yerine ona bu niteliğini bizzat veren sürece yani metalaşma sürecine odaklanmayı önermektedir Böylece bakışımızı nesneden sürece kaydırdığımızda ayrımın aslında toplumsal olduğunu yani süreci bir bütün olarak organize etme güç ve iradesine sahip olanlarla olmayanlara atıfla kurulduğunu görebilir hale gelebileceğimiz gibi basit ancak çarpıcı bir gerçeğe dikkatimizi çekmektedir Kültürel olan olmayan ayrımına dair bir liste oluşturma çalışmasını bitirmeye kimsenin ömrü yetmeyeceğine göre yazar işi ahirete bırakmaktansa bu dünyada çözmeyi önermektedir Kısacası ona göre bakmamız gereken yer oyalanıyor olmamızdan çok bizi neyin kimlerin oyaladığı olmalıdır Gerçekten de kültür soyut onun içinden çıkan kültürel ürün somuttur dediğimizde noktayı rahatça koyabiliyor olsaydık bu tartışma da sürgit devam etmezdi Tarihsel toplumsal bağlamı içinde soyut diyebileceğimiz kültür öncelikle üreticisinin zihnide tüketilerek somutlaşmaya yani tasavvur halinden kültürel ürün haline dönüşmeye başlar Çalışmada öne sürülen ve kültürel üretimin metalaşma öncesini ve sonrasını diyalektik olarak birbirine bağlayan ikili üretim modelinin bütünlüklü yapısıyla kastedilen de budur İkili üretim modeli iki başlı bir ilişki gibi görünse de aslında tekil nitelikteki kültürel ürünün çoğul nitelikteki kültürel olma zorunluluğu olmaksızın metaya dönüştüğü bu süreçte hâkimiyet kültürel ürünü meta formunda dolaşıma sokan dolayısıyla da kullanım değerini değişim değeri olarak kendi elinde somutlaştıran tarafa aittir Bu yapı içinde tıpkı toplumsal yaşamımız gibi sürgit devam eden soyuttan somuta somuttan soyuta geçişlerin ihtiyaçların güvence altına alınmasına ilişkin maddi kodları kullanılarak kültürün toplumsal üreticileri olarak hepimizin dahil olduğu ancak birilerinin aynı zamanda müdahil de olduğu bir iktidar ilişkisi toplumsal kültürel olanın bu kez meta formunda toplumsal tüketimi yoluyla yeniden yeniden üretilmektedir Ancak yazarın da dikkat çektiği üzere kültürel metanın klasik kapitalist metalarla karşılaştırıldığında onların yeknesaklığını aşan tarafı standart olanın değil özgün olanın seri üretiminde yatmaktadır Ürün meta ayrımını zorlaştıran tartışmaları kısır döngüye dönüştüren ama kültürel olanı hep güncel ve özgün kılan da aslında meta üretimi ile onun seri üretim küresel dağıtım olanaklarıyla üreticisini emeğini zamana ve zemine göre değişen biçim ya da biçimlerde metalaştırarak kendine bağladığı kültürel üretimden oluşan ikili üretim yapısıdır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 320Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Nota Bene Yayınları