Mevlevilere Göre Mevlana ve Mesnevi Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış — Kudsi Erguner

Mevlevilere Göre Mevlana ve Mesnevi Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış
Kudsi ErgunerAlbaraka Yayınları
Mevlevilere Göre Mevlana ve Mesnevi Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış
Kudsi ErgunerMevlânâ dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu l Hasan Bûşencî şöyle demişti Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı Bugün ise adı var kendi yok Mevlânâ nın meşhur fil hikâyesi vardır Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti Bu gerçek yaşadığımız yüzyılda genelde tasavvuf özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu Cahil çıkarcı takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz ayağa düştü O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı Kimi hümanist dedi kimi panteist Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu kimi beyaz entarili dönen derviş lere Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı Hz Pir in dediği oldu Herkes beni kendine dost edindi Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı İşte Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor

alBaraka Yayınları
Mevlânâ dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu l Hasan Bûşencî şöyle demişti Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı Bugün ise adı var kendi yok Mevlânâ nın meşhur fil hikâyesi vardır Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti Bu gerçek yaşadığımız yüzyılda genelde tasavvuf özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu Cahil çıkarcı takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz ayağa düştü O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı Kimi hümanist dedi kimi panteist Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu kimi beyaz entarili dönen derviş lere Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı Hz Pir in dediği oldu Herkes beni kendine dost edindi Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı İşte Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor Tanıtım Bülteninden

Albaraka Yayınları
Mevlânâ dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu l Hasan Bûşencî şöyle demişti Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı Bugün ise adı var kendi yok Mevlânâ nın meşhur fil hikâyesi vardır Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti Bu gerçek yaşadığımız yüzyılda genelde tasavvuf özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu Cahil çıkarcı takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz ayağa düştü O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı Kimi hümanist dedi kimi panteist Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu kimi beyaz entarili dönen derviş lere Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı Hz Pir in dediği oldu Herkes beni kendine dost edindi Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı İşte Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor

alBaraka Yayınları
Mevlânâ dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu l Hasan Bûşencî şöyle demişti Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı Bugün ise adı var kendi yok Mevlânâ nın meşhur fil hikâyesi vardır Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti Bu gerçek yaşadığımız yüzyılda genelde tasavvuf özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu Cahil çıkarcı takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz ayağa düştü O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı Kimi hümanist dedi kimi panteist Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu kimi beyaz entarili dönen derviş lere Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı Hz Pir in dediği oldu Herkes beni kendine dost edindi Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı İşte Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor Tanıtım Bülteninden

Albaraka Yayınları
Kudsi Erguner tarafından kaleme alınan Mevlevilere Göre Mevlana ve Mesnevi Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış Albaraka Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mevlevilere Göre Mevlana ve Mesnevi Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış Kudsi Erguner Kitap Özeti Mevlânâdan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebul Hasan Bûşencî şöyle demişti Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı Bugün ise adı var kendi yok Mevlânânın meşhur fil hikâyesi vardır Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti Bu gerçek yaşadığımız yüzyılda genelde tasavvuf özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu Cahil çıkarcı takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz ayağa düştü O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı Kimi hümanist dedi kimi panteist Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu kimi beyaz entarili dönen derviş lere Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı Hz Pirin dediği oldu Herkes beni kendine dost edindi Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı İşte Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor Prof Dr Mustafa Kara Yayınevi Albaraka Yayınları Yazar Kudsi Erguner Sayfa 226 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2022 Barkod 9786054137138 Kategori Diğer İslam Kitapları

Albaraka Yayınları
Mevlânâ dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu l Hasan Bûşencî şöyle demişti Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı Bugün ise adı var kendi yok Mevlânâ nın meşhur fil hikâyesi vardır Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti Bu gerçek yaşadığımız yüzyılda genelde tasavvuf özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu Cahil çıkarcı takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz ayağa düştü O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı Kimi hümanist dedi kimi panteist Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu kimi beyaz entarili dönen derviş lere Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı Hz Pir in dediği oldu Herkes beni kendine dost edindi Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı İşte Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor Prof Dr Mustafa Kara

Albaraka Yayınları
Mevlânâ dan üç yüz sene önce yaşamış olan Ebu l Hasan Bûşencî şöyle demişti Dün tasavvufun adı yoktu ama hakikati vardı Bugün ise adı var kendi yok Mevlânâ nın meşhur fil hikâyesi vardır Herkes bu koca canlıyı dokunduğu organına göre tarif etmişti Bu gerçek yaşadığımız yüzyılda genelde tasavvuf özelde Mevlevîlik için yeniden sahneye çıktı Özellikle 1925 tarihinde tasavvufî eğitimin kurumu olan tekkeler kapatılıp ilgili kelimeler dahi yasaklanınca olan oldu Cahil çıkarcı takiyyeci ve istismarcılar için kapılar ardına kadar açıldı İşin gerçeğini bilenler susturulunca söz ayağa düştü O gün bugün tasavvuf ve mutasavvıfları hakiki veçheleriyle tanımak imkânsız hâle geldi Gerçek arifler ise bu manzarayı acı tebessümlerle seyretti Mevlânâ ve meslektaşlarını herkes kendine göre tanıdı ve tanıttı Kimi hümanist dedi kimi panteist Kimi 677 sayılı kanuna alkış tuttu kimi beyaz entarili dönen derviş lere Bu arada gerçek olmayan yanlışlar birbirini kovaladı Hz Pir in dediği oldu Herkes beni kendine dost edindi Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı İşte Mevlevî kültürüyle iç içe olan bir ailede büyüyen ve uzun zamandan beri bu tecellileri seyreden Kudsi Erguner hoş olmayan manzaralardan bir kesit sunuyor Mevlevîliğin temel kaynaklarına bakarak yorumlarını aktarıyor Düşünmek isteyenlere yardımcı olmak istiyor Prof Dr Mustafa Kara