Mezopotamya nın Gözyaşları — Mehmet Acıoğlu

Mezopotamya nın Gözyaşları
Mehmet AcıoğluX10 Kitap
Mezopotamya nın Gözyaşları
Mehmet AcıoğluŞehir gece karanlığa gömülmüş ve ölüm kusuyordu Korkudan yüzlerinin rengi toprak rengine dönüşmüş insanların çığlıkları ovalarda ve dağ yamaçlarında esen kan kokulu rüzgârların etkisiyle sürükleniyordu Gidenlerin hiçbiri geriye bakmadan daima ileriye doğru yürümeye çalışıyordu çünkü geride işkence ölüm ve zulüm vardı Dişlerinden tırnaklarından yemeyerek içmeyerek biriktirdikleri mallarını eşyalarını evlerini ve sevdiklerini geride bırakarak ölümün olmadığı bir yere gidiyorlardı

X10 Kitap
Şehir gece karanlığa gömülmüş ve ölüm kusuyordu Korkudan yüzlerinin rengi toprak rengine dönüşmüş insanların çığlıkları ovalarda ve dağ yamaçlarında esen kan kokulu rüzgârların etkisiyle sürükleniyordu Gidenlerin hiçbiri geriye bakmadan daima ileriye doğru yürümeye çalışıyordu çünkü geride işkence ölüm ve zulüm vardı Dişlerinden tırnaklarından yemeyerek içmeyerek biriktirdikleri mallarını eşyalarını evlerini ve sevdiklerini geride bırakarak ölümün olmadığı bir yere gidiyorlardı

X10 Kitap
Şehir gece karanlığa gömülmüş ve ölüm kusuyordu Korkudan yüzlerinin rengi toprak rengine dönüşmüş insanların çığlıkları ovalarda ve dağ yamaçlarında esen kan kokulu rüzgârların etkisiyle sürükleniyordu Gidenlerin hiçbiri geriye bakmadan daima ileriye doğru yürümeye çalışıyordu çünkü geride işkence ölüm ve zulüm vardı Dişlerinden tırnaklarından yemeyerek içmeyerek biriktirdikleri mallarını eşyalarını evlerini ve sevdiklerini geride bırakarak ölümün olmadığı bir yere gidiyorlardı

X10 Kitap
Şehir gece karanlığa gömülmüş ve ölüm kusuyordu Korkudan yüzlerinin rengi toprak rengine dönüşmüş insanların çığlıkları ovalarda ve dağ yamaçlarında esen kan kokulu rüzgârların etkisiyle sürükleniyordu Gidenlerin hiçbiri geriye bakmadan daima ileriye doğru yürümeye çalışıyordu çünkü geride işkence ölüm ve zulüm vardı Dişlerinden tırnaklarından yemeyerek içmeyerek biriktirdikleri mallarını eşyalarını evlerini ve sevdiklerini geride bırakarak ölümün olmadığı bir yere gidiyorlardı

X10 Kitap
Şehir gece karanlığa gömülmüş ve ölüm kusuyordu Korkudan yüzlerinin rengi toprak rengine dönüşmüş insanların çığlıkları ovalarda ve dağ yamaçlarında esen kan kokulu rüzgârların etkisiyle sürükleniyordu Gidenlerin hiçbiri geriye bakmadan daima ileriye doğru yürümeye çalışıyordu çünkü geride işkence ölüm ve zulüm vardı Dişlerinden tırnaklarından yemeyerek içmeyerek biriktirdikleri mallarını eşyalarını evlerini ve sevdiklerini geride bırakarak ölümün olmadığı bir yere gidiyorlardı