MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Milli Emlak Sözlüğü — Salahaddin Kardeş

Milli Emlak Sözlüğü
287,30
Hukuk ÜzerineHukuk Araştırma İnceleme

Milli Emlak Sözlüğü

Salahaddin Kardeş

Adalet Yayınevi

2020364 sf.
Ekin KitapEn ucuz

Milli Emlak Sözlüğü

Salahaddin Kardeş

Millî emlak kontrolörlüğüne başladığım 1973 yılında bizler için meslekle ilgili eğitim proramı hazırlanmıştı Derslere konu edilen mevzuat on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından başlıyordu Türkçenin o günden bugüne yayılan geçmişiyle yazılan mevzuatın anlaşıması için kendimce bir sözlük hazırlamam gerektiğini düşündüm Hemen adresler için kullanılan cep defteri aldım ve o deftere kelime ve terimleri yazmaya başladım Fırsat buldukça da bu defteri hem okuyup hem de ders çalışırken bakıyordum bilmediklerime Sonra bu defter büyüdü kırk yedi yıllık biriktirme ve çalışma sonucu bu kitap ortaya çıktı Hazine mallarıyla ilgili olarak yürürlüğe konulan ilk kanun 1858 tarihli Kanunname i Arazidir Bu nedenle 1858 yılından itibaren yürürlüğe konulan milletlerarası antlaşmalar kanunlar kanun hükmünde kararnameler Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Cumhurbaşkanlığı kararları tüzükler yönetmelikler millî emlak genel tebliğleri millî emlak genelgeleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ve konuyla ilgili yargı kararları tümüyle taranarak kitap kapsamına alınacak kelime ve terimler tespit edilmiştir Yürürlükten kaldırılmış bulunan mevzuat için de aynı işlem yapılmış ve gerekli olanlar kitaba dâhil edilmiştir Hazine mallarını ilgilendiren kelime ve terimlerin büyük çoğunluğu hukukla ilgilidir Bu nedenle Sözlük ceza ve ceza usul hukuku ile ticaret hukuku açısından dar kapsamlı olmakla beraber bir hukuk sözlüğünün kapsamında olması gereken kelime ve terimleri içermektedir Sözlük kelime ve terimlerinin yazılışında Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu esas alınmıştır Ancak bu Kılavuz da olmayan kelimeler daha çok mevzuattaki kullanılan biçimiyle yazılmıştır Eş anlamlı kelime ve terimlerde göndermeler yapılmıştır Bu sözlüklerde bir kuraldır ve kitabın hacmini de gereksiz yere büyültmez Gönderme yapılması gereken kelime veya terimlerin tamamına da tanım yapılan maddede yer verilmiştir Bazı kelime ve terimlerin tanımlarının sonunda da göndermelere yer verilmiştir İki maddenin birlikte okunması hâlinde anlamanın daha iyi olacağı düşünülmüştür Osmanlı Türkçesi ile yazılmış metinlerdeki bazı kelimeleri yeni Türk Alfabesi ile ifade etmek mümkün olmamaktadır Mesela akıllı anlamına gelen akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi gaf yiyici anlamındaki akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi keftir Bunun nedeni Osmanlı Türkçesindeki bazı harflerin yeni Türk Alfabesinde tek bir harfle yazılmasıdır Bazen Osmanlı Türkçesi ve günlük Türkçe ile yazılan harfler aynı olmakla beraber kelimenin alındığı dilin farklı olması nedeniyle anlam da farklı olmaktadır Hıyar gibi Farsçadan alınan hıyar salatalık Arapçadan alınan hıyar bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük anlamındadır Dolayısıyla bu tür kelimelerin kullanıldığı cümledeki durumuna göre değerlendirilmesi gerekir Mevzuat metinlerinde çok sayıda yazım hatası da bulunmaktadır Hukukta en ufak yazım hatası yanlış anlama ve yorumlara yol açmaktadır Eskilerin tabiriyle bir nokta gözü kör eder Osmanlı Türkçesiyle yazılan göz ve kör kelimeleri arasında bir nokta farkı vardır Yazım hataları konusunda yapılacak bir şey yoktur Bunların Sözlük te olması mümkün değildir Ancak galat olan kelimeler kitaba dâhil edilmiştir Tereke gibi Dilbilgisi açısından kelimelerde müzekker eril ve müennes dişil olma durumu Türkçede yoktur Ancak Osmanlı Türkçesi ile birlikte bazı Arapça kelimeler dilimize geçmiş ve bunların müzekker ve müennesleri Arapça gibi kullanılmıştır Genellikle müzekker kelime ile müennes kelime arasındaki fark müennes kelimenin sonunda e a ve ye takılarının bulunmasıdır Metruk metruke mahsus mahsusa millî milliye gibi Hukuk dili sadeleştirilirken bazen farklı anlama gelecek sadeleştirme de yapılmaktadır Buna Türk Medeni Kanununun yenilenmesinden iki örnek verelim 1 Eski Kanundaki sıhri hısımlık yerine kayın hısımlığı

Pelikan Kitabevi
578,50

Adalet Yayınevi

364 sf.
Karton Kapak16x24
Pelikan Kitabevi

Millî emlak kontrolörlüğüne başladığım 1973 yılında bizler için meslekle ilgili eğitim proramı hazırlanmıştı Derslere konu edilen mevzuat on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından başlıyordu Türkçenin o günden bugüne yayılan geçmişiyle yazılan mevzuatın anlaşıması için kendimce bir sözlük hazırlamam gerektiğini düşündüm Hemen adresler için kullanılan cep defteri aldım ve o deftere kelime ve terimleri yazmaya başladım Fırsat buldukça da bu defteri hem okuyup hem de ders çalışırken bakıyordum bilmediklerime Sonra bu defter büyüdü kırk yedi yıllık biriktirme ve çalışma sonucu bu kitap ortaya çıktı Hazine mallarıyla ilgili olarak yürürlüğe konulan ilk kanun 1858 tarihli Kanunname i Arazidir Bu nedenle 1858 yılından itibaren yürürlüğe konulan milletlerarası antlaşmalar kanunlar kanun hükmünde kararnameler Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Cumhurbaşkanlığı kararları tüzükler yönetmelikler millî emlak genel tebliğleri millî emlak genelgeleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ve konuyla ilgili yargı kararları tümüyle taranarak kitap kapsamına alınacak kelime ve terimler tespit edilmiştir Yürürlükten kaldırılmış bulunan mevzuat için de aynı işlem yapılmış ve gerekli olanlar kitaba dâhil edilmiştir Hazine mallarını ilgilendiren kelime ve terimlerin büyük çoğunluğu hukukla ilgilidir Bu nedenle Sözlük ceza ve ceza usul hukuku ile ticaret hukuku açısından dar kapsamlı olmakla beraber bir hukuk sözlüğünün kapsamında olması gereken kelime ve terimleri içermektedir Sözlük kelime ve terimlerinin yazılışında Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu esas alınmıştır Ancak bu Kılavuz da olmayan kelimeler daha çok mevzuattaki kullanılan biçimiyle yazılmıştır Eş anlamlı kelime ve terimlerde göndermeler yapılmıştır Bu sözlüklerde bir kuraldır ve kitabın hacmini de gereksiz yere büyültmez Gönderme yapılması gereken kelime veya terimlerin tamamına da tanım yapılan maddede yer verilmiştir Bazı kelime ve terimlerin tanımlarının sonunda da göndermelere yer verilmiştir İki maddenin birlikte okunması hâlinde anlamanın daha iyi olacağı düşünülmüştür Osmanlı Türkçesi ile yazılmış metinlerdeki bazı kelimeleri yeni Türk Alfabesi ile ifade etmek mümkün olmamaktadır Mesela akıllı anlamına gelen akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi gaf yiyici anlamındaki akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi keftir Bunun nedeni Osmanlı Türkçesindeki bazı harflerin yeni Türk Alfabesinde tek bir harfle yazılmasıdır Bazen Osmanlı Türkçesi ve günlük Türkçe ile yazılan harfler aynı olmakla beraber kelimenin alındığı dilin farklı olması nedeniyle anlam da farklı olmaktadır Hıyar gibi Farsçadan alınan hıyar salatalık Arapçadan alınan hıyar bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük anlamındadır Dolayısıyla bu tür kelimelerin kullanıldığı cümledeki durumuna göre değerlendirilmesi gerekir Mevzuat metinlerinde çok sayıda yazım hatası da bulunmaktadır Hukukta en ufak yazım hatası yanlış anlama ve yorumlara yol açmaktadır Eskilerin tabiriyle bir nokta gözü kör eder Osmanlı Türkçesiyle yazılan göz ve kör kelimeleri arasında bir nokta farkı vardır Yazım hataları konusunda yapılacak bir şey yoktur Bunların Sözlük te olması mümkün değildir Ancak galat olan kelimeler kitaba dâhil edilmiştir Tereke gibi Dilbilgisi açısından kelimelerde müzekker eril ve müennes dişil olma durumu Türkçede yoktur Ancak Osmanlı Türkçesi ile birlikte bazı Arapça kelimeler dilimize geçmiş ve bunların müzekker ve müennesleri Arapça gibi kullanılmıştır Genellikle müzekker kelime ile müennes kelime arasındaki fark müennes kelimenin sonunda e a ve ye takılarının bulunmasıdır Metruk metruke mahsus mahsusa millî milliye gibi Hukuk dili sadeleştirilirken bazen farklı anlama gelecek sadeleştirme de yapılmaktadır Buna Türk Medeni Kanununun yenilenmesinden iki örnek verelim 1 Eski Kanundaki sıhri hısımlık yerine kayın hısımlığı terimi kullanılmıştır Kayın sıhri hısımlardan sadece birisidir Karı veya kocaya göre birbirlerinin erkek kardeşi Bunun yerine evlilik hısımlığı denilseydi daha açık ve anlaşılır olabilirdi 2 Eski Kanundaki ikametgâh yeni Kanunda yerleşim yeri olmuştur Yerleşim yeri farklı anlamda kullanıldığı için karışıklıklara neden olabilecektir Kitapta altı bin iki yüz otuz sekiz kelime ve terimin tanımına yer verilmiş ve bin altı yüz seksen gönderme yapılarak hacminin gereksiz olarak büyümemesi amaçlanmıştır Kitabın ikinci baskısının basımını yayımını ve dağıtımını gerçekleştiren herkese teşekkür ediyorum

Nobel Kitap
585,00

Adalet Yayınevi

2020364 sf.
Ciltsiz16x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Millî emlak kontrolörlüğüne başladığım 1973 yılında bizler için meslekle ilgili eğitim proramı hazırlanmıştı Derslere konu edilen mevzuat on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından başlıyordu Türkçenin o günden bugüne yayılan geçmişiyle yazılan mevzuatın anlaşıması için kendimce bir sözlük hazırlamam gerektiğini düşündüm Hemen adresler için kullanılan cep defteri aldım ve o deftere kelime ve terimleri yazmaya başladım Fırsat buldukça da bu defteri hem okuyup hem de ders çalışırken bakıyordum bilmediklerime Sonra bu defter büyüdü kırk yedi yıllık biriktirme ve çalışma sonucu bu kitap ortaya çıktı Hazine mallarıyla ilgili olarak yürürlüğe konulan ilk kanun 1858 tarihli Kanunname i Arazidir Bu nedenle 1858 yılından itibaren yürürlüğe konulan milletlerarası antlaşmalar kanunlar kanun hükmünde kararnameler Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Cumhurbaşkanlığı kararları tüzükler yönetmelikler millî emlak genel tebliğleri millî emlak genelgeleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ve konuyla ilgili yargı kararları tümüyle taranarak kitap kapsamına alınacak kelime ve terimler tespit edilmiştir Yürürlükten kaldırılmış bulunan mevzuat için de aynı işlem yapılmış ve gerekli olanlar kitaba dâhil edilmiştir Hazine mallarını ilgilendiren kelime ve terimlerin büyük çoğunluğu hukukla ilgilidir Bu nedenle Sözlük ceza ve ceza usul hukuku ile ticaret hukuku açısından dar kapsamlı olmakla beraber bir hukuk sözlüğünün kapsamında olması gereken kelime ve terimleri içermektedir Sözlük kelime ve terimlerinin yazılışında Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu esas alınmıştır Ancak bu Kılavuz da olmayan kelimeler daha çok mevzuattaki kullanılan biçimiyle yazılmıştır Eş anlamlı kelime ve terimlerde göndermeler yapılmıştır Bu sözlüklerde bir kuraldır ve kitabın hacmini de gereksiz yere büyültmez Gönderme yapılması gereken kelime veya terimlerin tamamına da tanım yapılan maddede yer verilmiştir Bazı kelime ve terimlerin tanımlarının sonunda da göndermelere yer verilmiştir İki maddenin birlikte okunması hâlinde anlamanın daha iyi olacağı düşünülmüştür Osmanlı Türkçesi ile yazılmış metinlerdeki bazı kelimeleri yeni Türk Alfabesi ile ifade etmek mümkün olmamaktadır Mesela akıllı anlamına gelen akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi gaf yiyici anlamındaki akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi keftir Bunun nedeni Osmanlı Türkçesindeki bazı harflerin yeni Türk Alfabesinde tek bir harfle yazılmasıdır Bazen Osmanlı Türkçesi ve günlük Türkçe ile yazılan harfler aynı olmakla beraber kelimenin alındığı dilin farklı olması nedeniyle anlam da farklı olmaktadır Hıyar gibi Farsçadan alınan hıyar salatalık Arapçadan alınan hıyar bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük anlamındadır Dolayısıyla bu tür kelimelerin kullanıldığı cümledeki durumuna göre değerlendirilmesi gerekir Mevzuat metinlerinde çok sayıda yazım hatası da bulunmaktadır Hukukta en ufak yazım hatası yanlış anlama ve yorumlara yol açmaktadır Eskilerin tabiriyle bir nokta gözü kör eder Osmanlı Türkçesiyle yazılan göz ve kör kelimeleri arasında bir nokta farkı vardır Yazım hataları konusunda yapılacak bir şey yoktur Bunların Sözlük te olması mümkün değildir Ancak galat olan kelimeler kitaba dâhil edilmiştir Tereke gibi Dilbilgisi açısından kelimelerde müzekker eril ve müennes dişil olma durumu Türkçede yoktur Ancak Osmanlı Türkçesi ile birlikte bazı Arapça kelimeler dilimize geçmiş ve bunların müzekker ve müennesleri Arapça gibi kullanılmıştır Genellikle müzekker kelime ile müennes kelime arasındaki fark müennes kelimenin sonunda e a ve ye takılarının bulunmasıdır Metruk metruke mahsus mahsusa millî milliye gibi Hukuk dili sadeleştirilirken bazen farklı anlama gelecek sadeleştirme de yapılmaktadır Buna Türk Medeni Kanununun yenilenmesinden iki örnek verelim 1 Eski Kanundaki sıhri hısımlık yerine kayın hısımlığı terimi kullanılmıştır Kayın sıhri hısımlardan sadece birisidir Karı veya kocaya göre birbirlerinin erkek kardeşi Bunun yerine evlilik hısımlığı denilseydi daha açık ve anlaşılır olabilirdi 2 Eski Kanundaki ikametgâh yeni Kanunda yerleşim yeri olmuştur Yerleşim yeri farklı anlamda kullanıldığı için karışıklıklara neden olabilecektir Kitapta altı bin iki yüz otuz sekiz kelime ve terimin tanımına yer verilmiş ve bin altı yüz seksen gönderme yapılarak hacminin gereksiz olarak büyümemesi amaçlanmıştır Kitabın ikinci baskısının basımını yayımını ve dağıtımını gerçekleştiren herkese teşekkür ediyorum

Ucuz Kitap Al
585,00

Adalet Yayınevi

Nisan 2020364 sf.
16.00x24.00 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Salahaddin Kardeş tarafından kaleme alınan Milli Emlak Sözlüğü Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Milli Emlak Sözlüğü Salahaddin Kardeş Kitap Özeti Millî emlak kontrolörlüğüne başladığım 1973 yılında bizler için meslekle ilgili eğitim proramı hazırlanmıştı Derslere konu edilen mevzuat on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından başlıyordu Türkçenin o günden bugüne yayılan geçmişiyle yazılan mevzuatın anlaşıması için kendimce bir sözlük hazırlamam gerektiğini düşündüm Hemen adresler için kullanılan cep defteri aldım ve o deftere kelime ve terimleri yazmaya başladım Fırsat buldukça da bu defteri hem okuyup hem de ders çalışırken bakıyordum bilmediklerime Sonra bu defter büyüdü kırk yedi yıllık biriktirme ve çalışma sonucu bu kitap ortaya çıktı Hazine mallarıyla ilgili olarak yürürlüğe konulan ilk kanun 1858 tarihli Kanunname i Arazidir Bu nedenle 1858 yılından itibaren yürürlüğe konulan milletlerarası antlaşmalar kanunlar kanun hükmünde kararnameler Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Cumhurbaşkanlığı kararları tüzükler yönetmelikler millî emlak genel tebliğleri millî emlak genelgeleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ve konuyla ilgili yargı kararları tümüyle taranarak kitap kapsamına alınacak kelime ve terimler tespit edilmiştir Yürürlükten kaldırılmış bulunan mevzuat için de aynı işlem yapılmış ve gerekli olanlar kitaba dâhil edilmiştir Hazine mallarını ilgilendiren kelime ve terimlerin büyük çoğunluğu hukukla ilgilidir Bu nedenle Sözlük ceza ve ceza usul hukuku ile ticaret hukuku açısından dar kapsamlı olmakla beraber bir hukuk sözlüğünün kapsamında olması gereken kelime ve terimleri içermektedir Sözlük kelime ve terimlerinin yazılışında Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu esas alınmıştır Ancak bu Kılavuz da olmayan kelimeler daha çok mevzuattaki kullanılan biçimiyle yazılmıştır Eş anlamlı kelime ve terimlerde göndermeler yapılmıştır Bu sözlüklerde bir kuraldır ve kitabın hacmini de gereksiz yere büyültmez Gönderme yapılması gereken kelime veya terimlerin tamamına da tanım yapılan maddede yer verilmiştir Bazı kelime ve terimlerin tanımlarının sonunda da göndermelere yer verilmiştir İki maddenin birlikte okunması hâlinde anlamanın daha iyi olacağı düşünülmüştür Osmanlı Türkçesi ile yazılmış metinlerdeki bazı kelimeleri yeni Türk Alfabesi ile ifade etmek mümkün olmamaktadır Mesela akıllı anlamına gelen akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi gaf yiyici anlamındaki akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi keftir Bunun nedeni Osmanlı Türkçesindeki bazı harflerin yeni Türk Alfabesinde tek bir harfle yazılmasıdır Bazen Osmanlı Türkçesi ve günlük Türkçe ile yazılan harfler aynı olmakla beraber kelimenin alındığı dilin farklı olması nedeniyle anlam da farklı olmaktadır Hıyar gibi Farsçadan alınan hıyar salatalık Arapçadan alınan hıyar bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük anlamındadır Dolayısıyla bu tür kelimelerin kullanıldığı cümledeki durumuna göre değerlendirilmesi gerekir Mevzuat metinlerinde çok sayıda yazım hatası da bulunmaktadır Hukukta en ufak yazım hatası yanlış anlama ve yorumlara yol açmaktadır Eskilerin tabiriyle bir nokta gözü kör eder Osmanlı Türkçesiyle yazılan göz ve kör kelimeleri arasında bir nokta farkı vardır Yazım hataları konusunda yapılacak bir şey yoktur Bunların Sözlük te olması mümkün değildir Ancak galat olan kelimeler kitaba dâhil edi Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Salahaddin Kardeş Sayfa 364 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Nisan 2020 Barkod 9786257088169 Kategori Hukuk Üzerine

Kitap Sepeti
604,50

Adalet Yayınevi

2020364 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Millî emlak kontrolörlüğüne başladığım 1973 yılında bizler için meslekle ilgili eğitim proramı hazırlanmıştı Derslere konu edilen mevzuat on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından başlıyordu Türkçenin o günden bugüne yayılan geçmişiyle yazılan mevzuatın anlaşıması için kendimce bir sözlük hazırlamam gerektiğini düşündüm Hemen adresler için kullanılan cep defteri aldım ve o deftere kelime ve terimleri yazmaya başladım Fırsat buldukça da bu defteri hem okuyup hem de ders çalışırken bakıyordum bilmediklerime Sonra bu defter büyüdü kırk yedi yıllık biriktirme ve çalışma sonucu bu kitap ortaya çıktı Hazine mallarıyla ilgili olarak yürürlüğe konulan ilk kanun 1858 tarihli Kanunname i Arazidir Bu nedenle 1858 yılından itibaren yürürlüğe konulan milletlerarası antlaşmalar kanunlar kanun hükmünde kararnameler Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Cumhurbaşkanlığı kararları tüzükler yönetmelikler millî emlak genel tebliğleri millî emlak genelgeleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ve konuyla ilgili yargı kararları tümüyle taranarak kitap kapsamına alınacak kelime ve terimler tespit edilmiştir Yürürlükten kaldırılmış bulunan mevzuat için de aynı işlem yapılmış ve gerekli olanlar kitaba dâhil edilmiştir Hazine mallarını ilgilendiren kelime ve terimlerin büyük çoğunluğu hukukla ilgilidir Bu nedenle Sözlük ceza ve ceza usul hukuku ile ticaret hukuku açısından dar kapsamlı olmakla beraber bir hukuk sözlüğünün kapsamında olması gereken kelime ve terimleri içermektedir Sözlük kelime ve terimlerinin yazılışında Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu esas alınmıştır Ancak bu Kılavuz da olmayan kelimeler daha çok mevzuattaki kullanılan biçimiyle yazılmıştır Eş anlamlı kelime ve terimlerde göndermeler yapılmıştır Bu sözlüklerde bir kuraldır ve kitabın hacmini de gereksiz yere büyültmez Gönderme yapılması gereken kelime veya terimlerin tamamına da tanım yapılan maddede yer verilmiştir Bazı kelime ve terimlerin tanımlarının sonunda da göndermelere yer verilmiştir İki maddenin birlikte okunması hâlinde anlamanın daha iyi olacağı düşünülmüştür Osmanlı Türkçesi ile yazılmış metinlerdeki bazı kelimeleri yeni Türk Alfabesi ile ifade etmek mümkün olmamaktadır Mesela akıllı anlamına gelen akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi gaf yiyici anlamındaki akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi keftir Bunun nedeni Osmanlı Türkçesindeki bazı harflerin yeni Türk Alfabesinde tek bir harfle yazılmasıdır Bazen Osmanlı Türkçesi ve günlük Türkçe ile yazılan harfler aynı olmakla beraber kelimenin alındığı dilin farklı olması nedeniyle anlam da farklı olmaktadır Hıyar gibi Farsçadan alınan hıyar salatalık Arapçadan alınan hıyar bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük anlamındadır Dolayısıyla bu tür kelimelerin kullanıldığı cümledeki durumuna göre değerlendirilmesi gerekir Mevzuat metinlerinde çok sayıda yazım hatası da bulunmaktadır Hukukta en ufak yazım hatası yanlış anlama ve yorumlara yol açmaktadır Eskilerin tabiriyle bir nokta gözü kör eder Osmanlı Türkçesiyle yazılan göz ve kör kelimeleri arasında bir nokta farkı vardır Yazım hataları konusunda yapılacak bir şey yoktur Bunların Sözlük te olması mümkün değildir Ancak galat olan kelimeler kitaba dâhil edilmiştir Tereke gibi Dilbilgisi açısından kelimelerde müzekker eril ve müennes dişil olma durumu Türkçede yoktur Ancak Osmanlı Türkçesi ile birlikte bazı Arapça kelimeler dilimize geçmiş ve bunların müzekker ve müennesleri Arapça gibi kullanılmıştır Genellikle müzekker kelime ile müennes kelime arasındaki fark müennes kelimenin sonunda e a ve ye takılarının bulunmasıdır Metruk metruke mahsus mahsusa millî milliye gibi Hukuk dili sadeleştirilirken bazen farklı anlama gelecek sadeleştirme de yapılmaktadır Buna Türk Medeni Kanununun yenilenmesinden iki örnek verelim 1 Eski Kanundaki sıhri hısımlık yerine kayın hısımlığı terimi kullanılmıştır Kayın sıhri hısımlardan sadece birisidir Karı veya kocaya göre birbirlerinin erkek kardeşi Bunun yerine evlilik hısımlığı denilseydi daha açık ve anlaşılır olabilirdi 2 Eski Kanundaki ikametgâh yeni Kanunda yerleşim yeri olmuştur Yerleşim yeri farklı anlamda kullanıldığı için karışıklıklara neden olabilecektir Kitapta altı bin iki yüz otuz sekiz kelime ve terimin tanımına yer verilmiş ve bin altı yüz seksen gönderme yapılarak hacminin gereksiz olarak büyümemesi amaçlanmıştır Kitabın ikinci baskısının basımını yayımını ve dağıtımını gerçekleştiren herkese teşekkür ediyorum

Şehadet Kitap
604,50

Adalet Yayınevi

2020364 sf.
Şehadet Kitap

Millî emlak kontrolörlüğüne başladığım 1973 yılında bizler için meslekle ilgili eğitim proramı hazırlanmıştı Derslere konu edilen mevzuat on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından başlıyordu Türkçenin o günden bugüne yayılan geçmişiyle yazılan mevzuatın anlaşıması için kendimce bir sözlük hazırlamam gerektiğini düşündüm Hemen adresler için kullanılan cep defteri aldım ve o deftere kelime ve terimleri yazmaya başladım Fırsat buldukça da bu defteri hem okuyup hem de ders çalışırken bakıyordum bilmediklerime Sonra bu defter büyüdü kırk yedi yıllık biriktirme ve çalışma sonucu bu kitap ortaya çıktı Hazine mallarıyla ilgili olarak yürürlüğe konulan ilk kanun 1858 tarihli Kanunname i Arazidir Bu nedenle 1858 yılından itibaren yürürlüğe konulan milletlerarası antlaşmalar kanunlar kanun hükmünde kararnameler Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Cumhurbaşkanlığı kararları tüzükler yönetmelikler millî emlak genel tebliğleri millî emlak genelgeleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ve konuyla ilgili yargı kararları tümüyle taranarak kitap kapsamına alınacak kelime ve terimler tespit edilmiştir Yürürlükten kaldırılmış bulunan mevzuat için de aynı işlem yapılmış ve gerekli olanlar kitaba dâhil edilmiştir Hazine mallarını ilgilendiren kelime ve terimlerin büyük çoğunluğu hukukla ilgilidir Bu nedenle Sözlük ceza ve ceza usul hukuku ile ticaret hukuku açısından dar kapsamlı olmakla beraber bir hukuk sözlüğünün kapsamında olması gereken kelime ve terimleri içermektedir Sözlük kelime ve terimlerinin yazılışında Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu esas alınmıştır Ancak bu Kılavuz da olmayan kelimeler daha çok mevzuattaki kullanılan biçimiyle yazılmıştır Eş anlamlı kelime ve terimlerde göndermeler yapılmıştır Bu sözlüklerde bir kuraldır ve kitabın hacmini de gereksiz yere büyültmez Gönderme yapılması gereken kelime veya terimlerin tamamına da tanım yapılan maddede yer verilmiştir Bazı kelime ve terimlerin tanımlarının sonunda da göndermelere yer verilmiştir İki maddenin birlikte okunması hâlinde anlamanın daha iyi olacağı düşünülmüştür Osmanlı Türkçesi ile yazılmış metinlerdeki bazı kelimeleri yeni Türk Alfabesi ile ifade etmek mümkün olmamaktadır Mesela akıllı anlamına gelen akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi gaf yiyici anlamındaki akil kelimesinin Osmanlıca yazılışındaki ikinci harfi keftir Bunun nedeni Osmanlı Türkçesindeki bazı harflerin yeni Türk Alfabesinde tek bir harfle yazılmasıdır Bazen Osmanlı Türkçesi ve günlük Türkçe ile yazılan harfler aynı olmakla beraber kelimenin alındığı dilin farklı olması nedeniyle anlam da farklı olmaktadır Hıyar gibi Farsçadan alınan hıyar salatalık Arapçadan alınan hıyar bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük anlamındadır Dolayısıyla bu tür kelimelerin kullanıldığı cümledeki durumuna göre değerlendirilmesi gerekir Mevzuat metinlerinde çok sayıda yazım hatası da bulunmaktadır Hukukta en ufak yazım hatası yanlış anlama ve yorumlara yol açmaktadır Eskilerin tabiriyle bir nokta gözü kör eder Osmanlı Türkçesiyle yazılan göz ve kör kelimeleri arasında bir nokta farkı vardır Yazım hataları konusunda yapılacak bir şey yoktur Bunların Sözlük te olması mümkün değildir Ancak galat olan kelimeler kitaba dâhil edilmiştir Tereke gibi Dilbilgisi açısından kelimelerde müzekker eril ve müennes dişil olma durumu Türkçede yoktur Ancak Osmanlı Türkçesi ile birlikte bazı Arapça kelimeler dilimize geçmiş ve bunların müzekker ve müennesleri Arapça gibi kullanılmıştır Genellikle müzekker kelime ile müennes kelime arasındaki fark müennes kelimenin sonunda e a ve ye takılarının bulunmasıdır Metruk metruke mahsus mahsusa millî milliye gibi Hukuk dili sadeleştirilirken bazen farklı anlama gelecek sadeleştirme de yapılmaktadır Buna Türk Medeni Kanununun yenilenmesinden iki örnek verelim 1 Eski Kanundaki sıhri hısımlık yerine kayın hısımlığı terimi kullanılmıştır Kayın sıhri hısımlardan sadec

Pelikan Kitabevi
858,85

Adalet Yayınevi

918 sf.
Karton Kapak16x24 cmTürkçe
Pelikan Kitabevi

Bu kitap Hazine mallarının yönetimiyle görevli ve genel yetkili kuruluş olan Millî Emlak Genel Müdürlüğünün görevleri esas alınarak hazırlanmıştır Diğer kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendiren yönüyle ise ilişkiler açısından değerlendirmeye tabi tutulmuştur Çalışmamızda bol miktarda göndermeye yer verilerek ve gereksiz tekrarlardan kaçınılarak kitabın hacminin yeterli seviyede tutulması ve okuyucunun daha kolay yararlanması hedeflenmiştir Bir buçuk asrı aşan döneme yayılan mevzuatta kamu idarelerinin adlarında ve statülerinde değişiklikler yapılmış olmakla beraber bunların yer aldığı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde gerekli değişiklikler yapılmamıştır Kurum ve kuruluşlarının bazıları kaldırılmış bazıları birleştirilmiş bazıları bakanlıktan müsteşarlığa bazıları müsteşarlık veya genel müdürlükten bakanlığa dönüşmüştür Kitaba konu edilen mevzuatın altmış iki yılı Osmanlı Devleti dönemine aittir Bu dönemi saymasak Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından bugüne kadar yüz dört adet bakanlık kurulmuştur Ayrıca bazı görev ve yetkiler başka birimlere verilmiştir Bu değişiklikler ilgili mevzuatta yapılmamıştır Bu nedenle birimlerin adları ve görevleri son duruma uygun hâle getirilmiştir Maliye Bakanlığına bağlı olan Millî Emlak Genel Müdürlüğünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlanması da işleri karmaşık duruma getirmiştir Bu konuda da mevzuatta gerekli değişiklik yapılmamıştır Kitap bu bağlantı değişikliğine uygun duruma getirilmiştir Parasal miktarlarda tutarlar en son düzenlemeye çevrilerek Türk Lirası olarak yazılmıştır Kısaca Türk Lirasından altı sıfır atılmıştır Yeniden değerleme oranına göre artırılması öngörülen parasal tutarlar ile bütçe kanunuyla her yıl yeniden tespit edilecek tutarlar mevzuattaki yer alan şekliyle alınmıştır Bu nedenle bu konuda yılı bütçe kanununa veya ilgili tebliğ ya da genelgelere bakılması gerekir Bu son baskıda uygulanması tamamlanan hükümlere yer verilmemiştir Söz konusu hükümler için kitabın önceki baskılarına bakılabilir Anayasanın öngördüğü yeni yönetim biçimine geçişle birlikte mevzuatta önemli ölçüde değişiklikler yapılmıştır Bu arada Millî Emlak Genel Müdürlüğünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlanması ve bu bağlantıya paralel değişiklik de bir atıf maddesi hariç yapılmamış olması da mevzuatta bir karışıklığa sebep olmuştur Bu baskıda belirtilen hususlar dikkate alınarak önemli sayılacak oranda kitap yenilenmiş bulunmaktadır

Ekin Kitap
887,80

Adalet Yayınevi

2019918 sf.
Ekin Kitap

Bu kitap Hazine mallarının yönetimiyle görevli ve genel yetkili kuruluş olan Millî Emlak Genel Müdürlüğünün görevleri esas alınarak hazırlanmıştır Diğer kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendiren yönüyle ise ilişkiler açısından değerlendirmeye tabi tutulmuştur Çalışmamızda bol miktarda göndermeye yer verilerek ve gereksiz tekrarlardan kaçınılarak kitabın hacminin yeterli seviyede tutulması ve okuyucunun daha kolay yararlanması hedeflenmiştir Bir buçuk asrı aşan döneme yayılan mevzuatta kamu idarelerinin adlarında ve statülerinde değişiklikler yapılmış olmakla beraber bunların yer aldığı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde gerekli değişiklikler yapılmamıştır Kurum ve kuruluşlarının bazıları kaldırılmış bazıları birleştirilmiş bazıları bakanlıktan müsteşarlığa bazıları müsteşarlık veya genel müdürlükten bakanlığa dönüşmüştür Kitaba konu edilen mevzuatın altmış iki yılı Osmanlı Devleti dönemine aittir Bu dönemi saymasak Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından bugüne kadar yüz dört adet bakanlık kurulmuştur Ayrıca bazı görev ve yetkiler başka birimlere verilmiştir Bu değişiklikler ilgili mevzuatta yapılmamıştır Bu nedenle birimlerin adları ve görevleri son duruma uygun hâle getirilmiştir Maliye Bakanlığına bağlı olan Millî Emlak Genel Müdürlüğünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlanması da işleri karmaşık duruma getirmiştir Bu konuda da mevzuatta gerekli değişiklik yapılmamıştır Kitap bu bağlantı değişikliğine uygun duruma getirilmiştir Parasal miktarlarda tutarlar en son düzenlemeye çevrilerek Türk Lirası olarak yazılmıştır Kısaca Türk Lirasından altı sıfır atılmıştır Yeniden değerleme oranına göre artırılması öngörülen parasal tutarlar ile bütçe kanunuyla her yıl yeniden tespit edilecek tutarlar mevzuattaki yer alan şekliyle alınmıştır Bu nedenle bu konuda yılı bütçe kanununa veya ilgili tebliğ ya da genelgelere bakılması gerekir Bu son baskıda uygulanması tamamlanan hükümlere yer verilmemiştir Söz konusu hükümler için kitabın önceki baskılarına bakılabilir Anayasanın öngördüğü yeni yönetim biçimine geçişle birlikte mevzuatta önemli ölçüde değişiklikler yapılmıştır Bu arada Millî Emlak Genel Müdürlüğünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlanması ve bu bağlantıya paralel değişiklik de bir atıf maddesi hariç yapılmamış olması da mevzuatta bir karışıklığa sebep olmuştur Bu baskıda belirtilen hususlar dikkate alınarak önemli sayılacak oranda kitap yenilenmiş bulunmaktadır