Milli Mücadelenin Öbür Yüzü

Milli Mücadelenin Öbür Yüzü
Adalet Yayınevi
Milli Mücadelenin Öbür Yüzü
Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 de sadece savaşı değil külliyen memleketi idare etmek üzere toplanmıştı Bu yüzden bir yandan işgale direniyor öte yandan iç isyanları bastırıyor bir yandan vergi koyup maaş bağlıyor öte yandan da ihracat ve ithalat işlemlerini düzenliyordu Öyle ki Yunan ordusunun Anadolu içlerine ilerleyip neredeyse Ankara ya ulaşmak üzere olduğu günlerde bile Meclis savaş haricindeki görevlerini aksatmadan yerine getirdi Millî mücadelemizin savaşların gölgesinde kaldığı için pek dile getirilemeyen öbür yüzünü yani can pazarının ortasında bile devlet kültüründen taviz vermeden işletilen hukuki süreci incelediğimizde görüyoruz ki büyük zaferimizin temelinde salt kaba kuvvet değil asırlar boyunca işlenerek gelişmiş müthiş bir devlet bilinci yatmaktadır Millî Mücadelenin Öbür Yüzü nde önce hukuk tarihimizde kısa ama özlü bir seyir yapacak ardından da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından Cumhuriyetin ilanına kadar vücuda getirilmiş muhtelif hukuki tasarruflardan oluşan bir seçkiyi kronolojik sırayla ve sebep sonuç ilişkisi içinde izleyerek bin yıldır bin türlü saldırıya rağmen aynı coğrafyada gerçek bir devlet olarak ayakta kalabilmenin sırrına şahit olacaksınız Adil hukukun bu topraklarda yeniden temel devlet prensibi olduğunu görmek adil toplum düzenini baki kılmak dileğiyle

Yediveren Yayınları
Tarihin en karanlık dönemlerinden birinde bir milletin umudu tükenmiş gibi görünürken cesur yürekler ve kararlı iradeler ortaya çıktı Mustafa Kemal Atatürk ün önderliğinde Anadolu nun dört bir yanından gelen yiğitlerin destansı mücadelesi emperyalist güçlere karşı direnişin ve bağımsızlık tutkusunun simgesi haline geldi Kurtuluş savaşının kıvılcımını yakarak alev alev yanan düşmanı korkuya boğan ve nihayetinde zaferi kazanan bu kahramanların hayat hikâyeleri unutulmaz bir destanın parçalarını oluşturuyor Elinizdeki bu kitap genç nesillerin tarihlerini ve miraslarını daha iyi anlamalarını sağlayan bir rehberdir Cesaretin fedakârlığın ve milli birliğin ne anlama geldiğini gösteren kahramanlar şüphesiz sadece tarih sayfalarında değil kalbimizde de sonsuza kadar yaşayacaklar

Yüzleşme Yayınları
Millî Mücadele günlerinde kaç günlük tutulmuştur Bazı esir subaylarımızın esaret günlükleri olmuştur Şüphesiz bunlar kıymetten hâli değillerdir Amma Millî Mücadele esnasında tutulmuş olan en kıymetli günlük 25 Kasım 1920 de TBMM Hükümetince Demirci Kaymakamlığına tayin edilen İbrahim Ethem Akıncı Bey in tuttuğu ve TTK yayınlarından neşredilen Demirci Akıncıları adlı günlüğüdür Nizamî orduya geçen Ankara daki Millî Mücadele kurmaylarının ve TBMM nin yegâne onay verdiği ve kendisiyle irtibatta olup aylık faaliyet raporları aldığı Yunan işgali altında çete savaşını yönetmiş olan Akıncı Beyi İbrahim Ethem in günlüğü okunmadan Türk Kurtuluş Savaşı tam olarak bilinemez Bu son derece önemlidir İbrahim Ethem Bey in kurduğu Demirci Akıncıları ile Yunan işgali altındaki topraklarımızda gerilla savaşı verilmiştir Elinizdeki Galislerin Ahmet Rüştü nün Günlüğü de Millî Mücadele esnasında bir istiklâl gazimiz tarafından tutulmuş günlüktür 28 Mart 31 Ekim 1921 tarihleri arasında 7 aylık bir süreyi kapsayan bu günlüklerin aslında en az 3 defter olduğu tahmin edilmektedir

Kaknüs Yayınları
Mondros Mütarekesi nin imzalanmasından sonra Osmanlı topraklarına yönelik işgaller başlar Başta İngilizler olmak üzere farklı ülkeler hesabına çalışan Rum Ermeni ve diğer etnik gruplardan oluşan çeteler bölgede bölücü faaliyetlere girişirler Bunun üzerine Osmanlı ordusundan terhis edilen askerler vatansever siviller ve çetelerin faaliyetlerinden usanmış olan Anadolu nun cefakâr halkı bölücü çetelerle mücadele etmek için bir araya gelir Millî Mücadele kuvvetlerinin İstanbul Anadolu bağlantısının açık tutulmasını sağlamak suretiyle İstanbul dan kaçırılan silah cephane ve harp malzemelerini Anadolu ya aktarmak ve Anadolu ya geçecek olan mebus subay idari amir vb kişilerin salimen Anadolu ya ulaşmalarını sağlamak gibi önemli görevleri vardır Elinizdeki bu kitap mütevazı bir vatanperverin Millî Mücadele den 35 yıl sonra vatanına ikinci bir hizmet olarak kaleme aldığı hatıralarıdır İşgal öncesinde İstanbul da fındık ticaretiyle uğraşan İlyas Sami Kalkavanoğlu vatanı uğruna her şeyi bırakıp Millî Mücadele ye katılmıştır Kurtuluş Savaşı sonrasında kendisine hizmetlerinden dolayı Milis Yüzbaşılık rütbesi layık görülmüştür Üst düzey yöneticilerden makam mal mülk teklif edildiğinde ise biz bunları vatan için yaptık diyerek reddetmiştir İlk baskısı 1957 de yayımlanan buy hatırat Kurtuluş Savaşı üzerine yapılan birçok araştırmada kaynak gösterilmiştir

Kronik Kitap
30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Mütarekesi ülke çapında son derece büyük tepkiler yaratmıştı Siyasi gerilimin her geçen gün artmasıyla birlikte bir taraftan işgal kuvvetleri önlerine çıkan her fırsatı değerlendirirken diğer taraftan da İstanbul hükümeti kritik hatalar yapmış gerekli stratejik ve politik önlemleri alamamış başarılı hamleler yapamamış böylece yakın tarihimizin en çalkantılı dönemi de başlamıştı Prof Dr M Tayyib Gökbilgin in alanında öncü çalışması Milli Mücadele Başlarken hem o günlere şahitlik etmesi hem de yazarının yaklaşımları itibariyle dönemi anlatan en iyi kaynaklar arasında gösterilmiştir Uzun bir zamandır baskısı bulunmayan bu kaynak kitabın yeniden tıpkıbasım formunda ve tek cilt hâlinde tarih meraklılarına sunulması ülkemizin yakın tarihini öğrenmek ve öğretmek açısından da oldukça kritik bir öneme sahiptir Mondros Mütarekesi nden Sivas Kongresi ne dek uzanan ve Milli Mücadele nin başlangıç dönemini adım adım izleyen ilk ciltte okuyucular mütareke devrinin buhranlı sayısız facialar ve felaketler dolu tarihini işgaller karşısında Tevfik Paşa Hükümeti nin düştüğü durumu Damat Ferit Paşa Hükümeti nin faaliyetlerini Amasya Tamimi yle birlikte Mustafa Kemal Paşa nın Milli Mücadele nin başına geçmesini ve Erzurum Kongresi nin tesirlerini eşsiz bir üslupla okuyacaklar Sivas Kongresi nden Büyük Millet Meclisi nin açılmasına kadar olan ikinci ciltte ise okurlar Milli Mücadele yolundaki kongreleri anlaşmaları Ali Rıza Paşa hükümetini Kuvay ı Milliye meselesini son Osmanlı Mebusan Meclisi ni İstanbul un işgalini ve Ankara daki hareketli günleri tüm detaylarıyla öğrenecekler Milli Mücadele Başlarken tarih boyunca büyük çapta mücadeleler vermiş ve sayısız savaşlar yapmış bir milletin en karanlık günlerine ışık tutuyor apaçık bir bağımsızlığa giden o cesur ve fedakâr yolculuğunu eşsiz bir üslupla anlatıyor

Kronik Kitap
30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Mütarekesi ülke çapında son derece büyük tepkiler yaratmıştı Siyasi gerilimin her geçen gün artmasıyla birlikte bir taraftan işgal kuvvetleri önlerine çıkan her fırsatı değerlendirirken diğer taraftan da İstanbul hükümeti kritik hatalar yapmış gerekli stratejik ve politik önlemleri alamamış başarılı hamleler yapamamış böylece yakın tarihimizin en çalkantılı dönemi de başlamıştı Prof Dr M Tayyib Gökbilgin in alanında öncü çalışması Milli Mücadele Başlarken hem o günlere şahitlik etmesi hem de yazarının yaklaşımları itibariyle dönemi anlatan en iyi kaynaklar arasında gösterilmiştir Uzun bir zamandır baskısı bulunmayan bu kaynak kitabın yeniden tıpkıbasım formunda ve tek cilt hâlinde tarih meraklılarına sunulması ülkemizin yakın tarihini öğrenmek ve öğretmek açısından da oldukça kritik bir öneme sahiptir Mondros Mütarekesi nden Sivas Kongresi ne dek uzanan ve Milli Mücadele nin başlangıç dönemini adım adım izleyen ilk ciltte okuyucular mütareke devrinin buhranlı sayısız facialar ve felaketler dolu tarihini işgaller karşısında Tevfik Paşa Hükümeti nin düştüğü durumu Damat Ferit Paşa Hükümeti nin faaliyetlerini Amasya Tamimi yle birlikte Mustafa Kemal Paşa nın Milli Mücadele nin başına geçmesini ve Erzurum Kongresi nin tesirlerini eşsiz bir üslupla okuyacaklar Sivas Kongresi nden Büyük Millet Meclisi nin açılmasına kadar olan ikinci ciltte ise Milli Mücadele yolundaki kongreleri anlaşmaları Ali Rıza Paşa hükümetini Kuvay ı Milliye meselesini son Osmanlı Mebusan Meclisi ni İstanbul un işgalini ve Ankara daki hareketli günleri tüm detaylarıyla öğrenecekler Milli Mücadele Başlarken tarih boyunca büyük çapta mücadeleler vermiş ve sayısız savaşlar yapmış bir milletin en karanlık günlerine ışık tutuyor apaçık bir bağımsızlığa giden o cesur ve fedakâr yolculuğunu eşsiz bir üslupla anlatıyor

Timaş Yayınları
Hepimiz bu fani dünyadan bir gün göçeceğiz Yakın tarihin aydınlatılması işinden çekinmek vatana faydalı değildir İbret almak dertleri gösterip devasını aramak vatandaşlık icabıdır Meçhul hakikatler üzerindeki esrarlı gizli perdeleri tarihin tenviri için yavaş yavaş kaldırmak tarihin hakkını tarihe vermek zamanı gelmiştir Ali İhsan Sâbis Türk milletinin sadece hasımlarını değil makûs talihini de yendiği Millî Mücadele dönemini ele alan anı hatıra türü eserler arasında belki de en fazla dikkat çekeni Ali İhsan Sâbis in yazdıklarıdır Zira gerek o dönemdeki askerî konumu gerekse özgün bir karaktere sahip olması Sâbis in yazdıklarını emsallerine göre farklı kılar Önce Topçu Harbiyesini ardından ise Erkân ı Harbiye Mektebini birincilikle bitirerek askerî kariyerine başlayan Ali İhsan Sâbis sert disiplinli özgüveni yüksek ve atılgan bir kumandan olarak tanınmış emrindeki askerler tarafından büyük saygı görmüştür Birinci Dünya Harbi nde gösterdiği üstün liyakat sayesinde rütbesi genç yaşında paşalığa terfi ettirilen Sâbis harp boyunca aksaklık tespit ettiği yerlerde ilgili makamlara açık ve sert eleştirilerde bulunmaktan çekinmemiştir Ne var ki bu tavrı Millî Mücadele nin kritik günlerinde de devam edince üst komuta kademesinin tepkisini çekmiş ve görevden alınmasını beraberinde getirmiştir Sakıncalı kişiliğinden ötürü Cumhuriyet yıllarında iyice gözden düşen ve deyim yerindeyse kenara itilen Sâbis bu dönemde münzevi sayılabilecek bir hayat yaşamıştır Böyle bir atmosferde kırgınlık ve sitem duygularıyla kaleme aldığı hatıraları yayınlandığı ilk andan itibaren büyük yankı uyandırmıştır Nutuk da dâhil olmak üzere pek çok mecradan kendisine yöneltilen eleştirilere karşılık verirken karakterine uygun sertlikteki bir üslubu tercih etmiştir Bu anlamda Sâbis taraf olduğu birçok resmî yazışmanın kopyalarını da kullanarak şahsına yöneltilen iddia ve ithamlara verdiği cevapların altını doldurmaya çalışmıştır Millî Mücadele yıllarında Ordu Kumandanı sıfatıyla o dönemin parçası olan bir askerin şahıslara ve olaylara ilişkin hatıralarını eleştirel bir üslupla kaleme alması bu metni öne çıkaran oldukça önemli bir noktadır Bütün bu yönleriyle Ali İhsan Sâbis in Millî Mücadele Hatıraları Millî Mücadele ye farklı bir pencereden bakılmasını sağlamaktadır