Mimarlar ve Apartmanları — Umut Şumnu

Mimarlar ve Apartmanları
Umut ŞumnuKitap Yayınevi
Mimarlar ve Apartmanları
Umut ŞumnuEce AyhanÇok Eski Adıyladıradlı kitabındakiSiviladlı şiirinde denize sivil girmekten bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir Benzer bir durum Ayhan ınŞiirin Bir Altın Çağıadlı kitabında da karşımıza çıkar Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi ne dek götürmüştü Ayhan metninde bu kez çıplaklığa ek olarak sivil kelimesinin korumasızlığına da vurgu yapar Ece Ayhan ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak mimarlık tarihi içinde konut mimarlığının da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir Modernleşme kendini konut üzerinden kurmuş olmasına ve modern mimarlığın en ikonik yapıları konut yapıları olmasına rağmen konut mimarlığı kimi istisnai durumlar dışında tarihin iktidarının dışında kalır bırakılır Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekânları üzerinden dillendirilir Ancak kimi olağanüstü hallerde istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar sivil olan konutu egemen anlatı içine alır onu bir anlamda giydirerek çıplaklığına ve korumasızlığına son verir Konut mimarlığı gibi konut yapılarının mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir Geri kalanlar onları anlatacak onlara bir anlamda giysilerini geri verecek biri çıkıncaya kadar bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar Bu kitap Ankara da 1930 1980 yılları arasında inşa edilen ve ana akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan sivil konut yapılarını görünür kılmaya çalışır Şu an çoğu yıkılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerinin yanında dönemin konut politikaları yapıları tasarlayan mimarlar yapıların kullanıcı profilleri yapıların sunduğu barınma yaşam kültürleri de çalışmanın odağındadır Bu kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar ın yürütücü Bülent Batuman Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan ın araştırmacı Ece Akay Elif Selena Ayhan Koçyiğit Yeşim Uysal ve Emine Çiğdem Asrav ın bursiyer olarak görev aldığı Ankara da 1930 1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası Araştırma Belgeleme ve Koruma Ölçütleri Geliştirme adlı Tübitak Projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır

Kitap Yayınevi
Ece Ayhan Çok Eski Adıyladır adlı kitabındaki Sivil adlı şiirinde denize sivil girmekten bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir Benzer bir durum Ayhan ın Şiirin Bir Altın Çağı adlı kitabında da karşımıza çıkar Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi ne dek götürmüştü Ayhan metninde bu kez çıplaklığa ek olarak sivil kelimesinin korumasızlığına da vurgu yapar Ece Ayhan ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak mimarlık tarihi içinde konut mimarlığının da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir Modernleşme kendini konut üzerinden kurmuş olmasına ve modern mimarlığın en ikonik yapıları konut yapıları olmasına rağmen konut mimarlığı kimi istisnai durumlar dışında tarihin iktidarının dışında kalır bırakılır Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekânları üzerinden dillendirilir Ancak kimi olağanüstü hallerde istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar sivil olan konutu egemen anlatı içine alır onu bir anlamda giydirerek çıplaklığına ve korumasızlığına son verir Konut mimarlığı gibi konut yapılarının mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir Geri kalanlar onları anlatacak onlara bir anlamda giysilerini geri verecek biri çıkıncaya kadar bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar Bu kitap Ankara da 1930 1980 yılları arasında inşa edilen ve ana akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan sivil konut yapılarını görünür kılmaya çalışır Şu an çoğu yıkılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerinin yanında dönemin konut politikaları yapıları tasarlayan mimarlar yapıların kullanıcı profilleri yapıların sunduğu barınma yaşam kültürleri de çalışmanın odağındadır Bu kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar ın yürütücü Bülent Batuman Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan ın araştırmacı Ece Akay Elif Selena Ayhan Koçyiğit Yeşim Uysal ve Emine Çiğdem Asrav ın bursiyer olarak görev aldığı Ankara da 1930 1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası Araştırma Belgeleme ve Koruma Ölçütleri Geliştirme adlı Tübitak Projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır

Kitap Yayınevi
Ece Ayhan Çok Eski Adıyladır adlı kitabındaki Sivil adlı şiirinde denize sivil girmekten bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir Benzer bir durum Ayhan ın Şiirin Bir Altın Çağı adlı kitabında da karşımıza çıkar Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi ne dek götürmüştü Ayhan metninde bu kez çıplaklığa ek olarak sivil kelimesinin korumasızlığına da vurgu yapar Ece Ayhan ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak mimarlık tarihi içinde konut mimarlığının da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir Modernleşme kendini konut üzerinden kurmuş olmasına ve modern mimarlığın en ikonik yapıları konut yapıları olmasına rağmen konut mimarlığı kimi istisnai durumlar dışında tarihin iktidarının dışında kalır bırakılır Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekânları üzerinden dillendirilir Ancak kimi olağanüstü hallerde istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar sivil olan konutu egemen anlatı içine alır onu bir anlamda giydirerek çıplaklığına ve korumasızlığına son verir Konut mimarlığı gibi konut yapılarının mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir Geri kalanlar onları anlatacak onlara bir anlamda giysilerini geri verecek biri çıkıncaya kadar bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar Bu kitap Ankara da 1930 1980 yılları arasında inşa edilen ve ana akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan sivil konut yapılarını görünür kılmaya çalışır Şu an çoğu yıkılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerinin yanında dönemin konut politikaları yapıları tasarlayan mimarlar yapıların kullanıcı profilleri yapıların sunduğu barınma yaşam kültürleri de çalışmanın odağındadır Bu kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar ın yürütücü Bülent Batuman Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan ın araştırmacı Ece Akay Elif Selena Ayhan Koçyiğit Yeşim Uysal ve Emine Çiğdem Asrav ın bursiyer olarak görev aldığı Ankara da 1930 1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası Araştırma Belgeleme ve Koruma Ölçütleri Geliştirme adlı Tübitak Projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır

Kitap Yayınevi

Kitap Yayınevi
Ece Ayhan Çok Eski Adıyladır adlı kitabındaki Sivil adlı şiirinde denize sivil girmekten bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir Benzer bir durum Ayhan ın Şiirin Bir Altın Çağı adlı kitabında da karşımıza çıkar Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi ne dek götürmüştü Ayhan metninde bu kez çıplaklığa ek olarak sivil kelimesinin korumasızlığına da vurgu yapar Ece Ayhan ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak mimarlık tarihi içinde konut mimarlığının da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir Modernleşme kendini konut üzerinden kurmuş olmasına ve modern mimarlığın en ikonik yapıları konut yapıları olmasına rağmen konut mimarlığı kimi istisnai durumlar dışında tarihin iktidarının dışında kalır bırakılır Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekânları üzerinden dillendirilir Ancak kimi olağanüstü hallerde istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar sivil olan konutu egemen anlatı içine alır onu bir anlamda giydirerek çıplaklığına ve korumasızlığına son verir Konut mimarlığı gibi konut yapılarının mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir Geri kalanlar onları anlatacak onlara bir anlamda giysilerini geri verecek biri çıkıncaya kadar bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar Bu kitap Ankara da 1930 1980 yılları arasında inşa edilen ve ana akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan sivil konut yapılarını görünür kılmaya çalışır Şu an çoğu yıkılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerinin yanında dönemin konut politikaları yapıları tasarlayan mimarlar yapıların kullanıcı profilleri yapıların sunduğu barınma yaşam kültürleri de çalışmanın odağındadır Bu kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar ın yürütücü Bülent Batuman Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan ın araştırmacı Ece Akay Elif Selena Ayhan Koçyiğit Yeşim Uysal ve Emine Çiğdem Asrav ın bursiyer olarak görev aldığı Ankara da 1930 1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası Araştırma Belgeleme ve Koruma Ölçütleri Geliştirme adlı Tübitak Projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır

Kitap Yayınevi
Ece Ayhan Çok Eski Adıyladır adlı kitabındaki Sivil adlı şiirinde denize sivil girmekten bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir Benzer bir durum Ayhan ın Şiirin Bir Altın Çağı adlı kitabında da karşımıza çıkar Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi ne dek götürmüştü Ayhan metninde bu kez çıplaklığa ek olarak sivil kelimesinin korumasızlığına da vurgu yapar Ece Ayhan ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak mimarlık tarihi içinde konut mimarlığının da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir Modernleşme kendini konut üzerinden kurmuş olmasına ve modern mimarlığın en ikonik yapıları konut yapıları olmasına rağmen konut mimarlığı kimi istisnai durumlar dışında tarihin iktidarının dışında kalır bırakılır Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekânları üzerinden dillendirilir Ancak kimi olağanüstü hallerde istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar sivil olan konutu egemen anlatı içine alır onu bir anlamda giydirerek çıplaklığına ve korumasızlığına son verir Konut mimarlığı gibi konut yapılarının mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir Geri kalanlar onları anlatacak onlara bir anlamda giysilerini geri verecek biri çıkıncaya kadar bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar Bu kitap Ankara da 1930 1980 yılları arasında inşa edilen ve ana akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan sivil konut yapılarını görünür kılmaya çalışır Şu an çoğu yıkılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerinin yanında dönemin konut politikaları yapıları tasarlayan mimarlar yapıların kullanıcı profilleri yapıların sunduğu barınma yaşam kültürleri de çalışmanın odağındadır Bu kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar ı