Minhacü l fukara — İsmail Rusuhi Ankaravi

Minhacü l fukara
İsmail Rusuhi AnkaraviVefa Yayınları
Minhacü l fukara
İsmail Rusuhi AnkaraviBu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dek_ik i tarîkat ve hakîkatden ve hak_yık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım

İnsan Yayınları
Fukara Allah rızası için dünya mallarının kendisini masivaya bağlayan her türlü esbabı ve malik olduğu şeyleri yine Allah a muhabbetinden dolayı terkeden kimse demektir Şöyle ki fakir olan sufi elinde herhangi bir malı olmayan kişidir Manevi fakir ise kendisini beşeri isteklerden arındırıp kalben kendisini hiçbirşeye malik saymamaktadır İsmail Ankaravi hakîkat i semâdan mülhem olarak ilimler semâdan iner malumundan hareketle eserine Minhâcü l Fukarâ diyerek âlem i mânâdan bir isim vermiştir

İnsan Yayınları
çev. Sadettin Ekici
Fukara Allah rızası için dünya mallarının kendisini masivaya bağlayan her türlü esbabı ve malik olduğu şeyleri yine Allah a muhabbetinden dolayı terkeden kimse demektir Şöyle ki fakir olan sufi elinde herhangi bir malı olmayan kişidir Manevi fakir ise kendisini beşeri isteklerden arındırıp kalben kendisini hiçbirşeye malik saymamaktadır İsmail Ankaravi hakîkat i semâdan mülhem olarak ilimler semâdan iner malumundan hareketle eserine Minhâcü l Fukarâ diyerek âlem i mânâdan bir isim vermiştir

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Bu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dekâik i tarîkat ve hakîkatden ve hakâyık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Bu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dekâik i tarîkat ve hakîkatden ve hakâyık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
Bu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dekâik i tarîkat ve hakîkatden ve hakâyık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım Tanıtım Bülteninden

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Bu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dekâik i tarîkat ve hakîkatden ve hakâyık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
İsmail Rusuhi Ankaravi tarafından kaleme alınan Minhacü l fukara Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı eseri olarak okurlarla buluşuyor Minhacü l fukara İsmail Rusuhi Ankaravi Kitap Özeti Bu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dekâik i tarîkat ve hakîkatden ve hakâyık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım Yayınevi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yazar İsmail Rusuhi Ankaravi Sayfa 536 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9789755486536 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
Bu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dekâik i tarîkat ve hakîkatden ve hakâyık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım Tanıtım Bülteninden

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
Bu kitâb ı şerîfin tasnîfine ve bu mecmûa i latîfenin te lîfine sebeb odur ki bu fakîr i Mevlevî ya nî Şeyh Rüsûhuddîn İsmâil b Ahmed el Ankaravî ne zaman ki irşâd ı fukarâ ve ahbâb ile me mûr oldum me mûr ma zûr dur sözü gereğince mümkün olduğu kadar onların irşâd ve terbiyesine himmetimi masrûf ve mahsûr kıldım Gördüm ki genelde hey etimizde şekil ve sûretimizde olan fukarâ Mevlânâ hazretlerinin gitmiş olduğu yüce yola muhâlif gitmiş ve tarîka i Mevleviyye onu zannetmiş her biri o hazretin mübârek kelimeleri ile meşreb ve mezheblerine delîl kılıp ibâhat yolunu tutmuşlar Yine öyle bir gürûh da var ki bu zikrolunan sıfatlardan muarrâ ve bu takrîr kılınan hâletlerden müberrâdırlar Ancak bu sınıfın da ba zısı merâtib i sülûkden ve meşârib i su lûkden ve dekâik i tarîkat ve hakîkatden ve hakâyık i ilm ve mâ rifetden bî haber kalmışlar Hemân ol Hazret in Mesnevî i Şerîf de buyurduğu nazmın zâhirine ve bir mikdâr derûnuna fürce bulmuşlardır Bu sebeple Hz Ali k v buyurdukları Cehilde konuşmakda hayır olmadığı gibi ilimde susmakda da hayır yokdur şeklindeki söz üzerine bu hususta bildiğim ilimde sessiz kalmakta hayır görmedim ve bunları bu tehlikelerden haberdâr etmemeyi mürüvvet ve fütüvvet bulmadım