Mitostan Felsefeye — Attilla Erdemli

Mitostan Felsefeye
Attilla ErdemliAyrıntı Yayınları
Mitostan Felsefeye
Attilla ErdemliVar olan her şey bilgidir Diğer canlılar yaşamalarına yetecek bilgilerle dünyaya gelirler İnsan ise bilgisiz doğar Bilgilenmek için yalnızca bilme olanakları vardır Bu yolda ihtiyacı olan bilgiyi kendisi yapmak kendisi kurmak kendi yaptığına göre yaşamak kendisini denetlemek ve bilgilerini kendisi geliştirmek zorundadır İnsan ne kadar bilirse o kadar ve o düzeyde yaşayacaktır İlk bakışta olumsuz gibi görünen bu insanlık durumu ahlakın devletin bilimin sanatın dinin yapıcı yaratıcı yaşamanın özgürlüğün sorumluluğun kendini aşmanın kısaca insanca olan her şeyin dayanağı ve temelidir İnsanın varlık yapısı bu temel üzerinde kurulmuştur Yalnızca insanın sahip olduğu yaşama sorununa yanıt da yine bu temel üzerinde hazırlanır İnsan sorun ettiği her şeyi bilmek ister evreni doğayı yaşamayı kendisini ve hatta aradığı bilginin yapısını kısaca her şeyi Başlangıçta sorular ve sorulara bulunmuş tek tek yanıtlar vardı Anlatılarak aktarılan yaygınlaşan yanıtlar zaman içinde kaynaşıp toparlandılar ve insan bütüne ilişkin bir dünya tasarımına ulaştı Bu insanın ilk kuşatıcı kurgusu olan mitolojiydi İnsan orada birçok sorusuna yanıt buldu yanıtın hakikat olduğuna inandı ve o inançla yaşarken mitoslar da yaşatıldı Öte yandan birçok yerde araştırmalar ve bilgilenmeler sürüyordu Biriken yeni bilgilerle Miletos kentinde yeniden bütüncül bir evren tasarımının ilk adımları atıldı Felsefe böyle başladı Sanıldı ki felsefe başlayınca mitoslar bitti Oysa mitoslar sürüyordu mitoslar mitosu yaşatan inançla onlara bağlanıp yaşayanlarla sürüyordu İnsanın birden çok aklı yok Bir tek akıl var İnsan onunla mitos da yaptı felsefe de yapıyor bilim de Öyleyse ayrılık nerede Mitostan felsefeye geçerken ne değişti Mitostan felsefeye nasıl geçildi İnsanın en büyük serüveni bilgidedir Bilgi serüveni ilk büyük doruğuna mitoslarda ulaştı sonra büyük doruklar felsefede ortaya çıkmaya başladı Eğer akıl tekse bütün bunlar nasıl oldu Mitolojiyi kuran akıl ile pozitif kafalı insanların aklı arasında işleyiş bakımından pek büyük bir ayrılık yoktur Mitosların temel yapısını oluşturan düşünme biçimi ile o dönemlerde felsefeyi başlatan geliştiren düşünme biçiminin ve Renaissance ile başlayıp günümüze dek gelişip gelen bilimlerin çatısını oluşturan düşünme biçimi arasında da pek ayrılık yoktur Mitos felsefe bilim arasındaki bu koşutluklar paralellikler ve etkileşimlere ilk rastladığımız yer antikçağ Ege uygarlıklarıdır

Ayrıntı Yayınları
Tarih doğası gereği bölümlenmeyen sürekli bir devinimdir Tarihsel olay çok yönlü nedensellikle devinerek tarihsel gerçekliği ortaya çıkarmaktadır Tarih çalışmalarının amacı bu tarihsel gerçekliği kavrayıp anlaşılır kılmaktır Tarihi öğrenmek olayların ardında onlarla kendisini göstermeye çalışan tarihsel gerçekliği öğrenmektir Şu tür saptamalarla karşılaşırız İnsanlar önceleri mitoslara inanıyorlardı Bütün bilgileri mitosları oluşturan öykülerle sınırlıydı Sonra felsefe başladı ve mitoslar dönemi bitti sonra pozitif dönem başladı ve felsefenin yerini bilim aldı Oysa ne felsefenin başlamasıyla mitoslar sona erdi ne de bilimin başlamasıyla felsefe bitti Bunlar her zaman birbirlerinin içindedir Bir gelişme değişik olaylardan sonra asıl nedeni olacağı olayı ortaya çıkartabilir Sözgelimi Renaissance dediğimiz büyük kültür hareketinin temelleri ortaçağın başlarında atılmıştı ortaçağ bilgeleri ortaçağ aydınlığını kurarken Renaissance ı da hazırlamaktaydılar Bu bin yıla yakın bir süreçte gerçekleşti Önemli olan sonuçtan çok sonucu yaratan ve tarih denen harekettir Tarihsel süreç bir yineleme midir yoksa bir gelişme olgunlaşma erginlenme midir Tarihsel olay görünen yanıyla yineleme izlenimi verir görünenin gerisinde kendisini somutlaştıran bir öz olarak anlaşıldığında bir gelişme erginlenme özün kendi en son ve en yetkin durumuna doğru ilerlemesidir Felsefe tarihi bir yorumdur Birçok felsefe tarihi vardır ve her biri felsefeyi kendi anlayışı uyarınca anlatır Elinizdeki Mitostan Felsefeye çalışması bir yorum alanı olarak yaşama felsefesi temeline yaslanır Khaos tan Olympos a Thales ten Anaksimenes e uzayan geniş bir süreçte mitos ile felsefe arasındaki ilişkiyi inceleyen Attilla Erdemli bu iki alan arasındaki hayali duvarları kaldırıp tarihin ve düşüncenin yeni bir gözle görülmesini sağlamaktadır Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Var olan her şey bilgidir Diğer canlılar yaşamalarına yetecek bilgilerle dünyaya gelirler İnsan ise bilgisiz doğar Bilgilenmek için yalnızca bilme olanakları vardır Bu yolda ihtiyacı olan bilgiyi kendisi yapmak kendisi kurmak kendi yaptığına göre yaşamak kendisini denetlemek ve bilgilerini kendisi geliştirmek zorundadır İnsan ne kadar bilirse o kadar ve o düzeyde yaşayacaktır İlk bakışta olumsuz gibi görünen bu insanlık durumu ahlakın devletin bilimin sanatın dinin yapıcı yaratıcı yaşamanın özgürlüğün sorumluluğun kendini aşmanın kısaca insanca olan her şeyin dayanağı ve temelidir İnsanın varlık yapısı bu temel üzerinde kurulmuştur Yalnızca insanın sahip olduğu yaşama sorununa yanıt da yine bu temel üzerinde hazırlanır İnsan sorun ettiği her şeyi bilmek ister evreni doğayı yaşamayı kendisini ve hatta aradığı bilginin yapısını kısaca her şeyi Başlangıçta sorular ve sorulara bulunmuş tek tek yanıtlar vardı Anlatılarak aktarılan yaygınlaşan yanıtlar zaman içinde kaynaşıp toparlandılar ve insan bütüne ilişkin bir dünya tasarımına ulaştı Bu insanın ilk kuşatıcı kurgusu olan mitolojiydi İnsan orada birçok sorusuna yanıt buldu yanıtın hakikat olduğuna inandı ve o inançla yaşarken mitoslar da yaşatıldı Öte yandan birçok yerde araştırmalar ve bilgilenmeler sürüyordu Biriken yeni bilgilerle Miletos kentinde yeniden bütüncül bir evren tasarımının ilk adımları atıldı Felsefe böyle başladı Sanıldı ki felsefe başlayınca mitoslar bitti Oysa mitoslar sürüyordu mitoslar mitosu yaşatan inançla onlara bağlanıp yaşayanlarla sürüyordu İnsanın birden çok aklı yok Bir tek akıl var İnsan onunla mitos da yaptı felsefe de yapıyor bilim de Öyleyse ayrılık nerede Mitostan felsefeye geçerken ne değişti Mitostan felsefeye nasıl geçildi İnsanın en büyük serüveni bilgidedir Bilgi serüveni ilk büyük doruğuna mitoslarda ulaştı sonra büyük doruklar felsefede ortaya çıkmaya başladı Eğer akıl tekse bütün bunlar nasıl oldu Mitolojiyi kuran akıl ile pozitif kafalı insanların aklı arasında işleyiş bakımından pek büyük bir ayrılık yoktur Mitosların temel yapısını oluşturan düşünme biçimi ile o dönemlerde felsefeyi başlatan geliştiren düşünme biçiminin ve Renaissance ile başlayıp günümüze dek gelişip gelen bilimlerin çatısını oluşturan düşünme biçimi arasında da pek ayrılık yoktur Mitos felsefe bilim arasındaki bu koşutluklar paralellikler ve etkileşimlere ilk rastladığımız yer antikçağ Ege uygarlıklarıdır

AYRINTI YAYINLARI
Var olan her şey bilgidir Diğer canlılar yaşama Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar ATTİLLA ERDEMLİ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 224 SAYFA Yıl 2015

Ayrıntı Yayınları
Tarih doğası gereği bölümlenmeyen sürekli bir devinimdir Tarihsel olay çok yönlü nedensellikle devinerek tarihsel gerçekliği ortaya çıkarmaktadır Tarih çalışmalarının amacı bu tarihsel gerçekliği kavrayıp anlaşılır kılmaktır Tarihi öğrenmek olayların ardında onlarla kendisini göstermeye çalışan tarihsel gerçekliği öğrenmektir Şu tür saptamalarla karşılaşırız İnsanlar önceleri mitoslara inanıyorlardı Bütün bilgileri mitosları oluşturan öykülerle sınırlıydı Sonra felsefe başladı ve mitoslar dönemi bitti sonra pozitif dönem başladı ve felsefenin yerini bilim aldı Oysa ne felsefenin başlamasıyla mitoslar sona erdi ne de bilimin başlamasıyla felsefe bitti Bunlar her zaman birbirlerinin içindedir Bunları birbirinin ardına yerleştirmek ve bir sıra düzenine sokmak aralarındaki gerçek ilişkiyi etkileşimi göz ardı etmektir Bir gelişme değişik olaylardan sonra asıl nedeni olacağı olayı ortaya çıkartabilir Sözgelimi Renaissance dediğimiz büyük kültür hareketinin temelleri ortaçağın başlarında atılmıştı ortaçağ bilgeleri ortaçağ aydınlığını kurarlarken Renaissance ı da hazırlamaktaydılar Bu bin yıla yakın bir süreçte gerçekleşti Önemli olan sonuçtan çok sonucu yaratan ve tarih denen harekettir Tarihsel süreç bir yineleme midir yoksa bir gelişme olgunlaşma erginlenme midir Tarihsel olay görünen yanıyla yineleme izlenimi verir görünenin gerisinde kendisini somutlaştıran bir öz olarak anlaşıldığında bir gelişme erginlenme özün kendi en son ve en yetkin durumuna doğru ilerlemesidir Felsefe tarihi bir yorumdur Birçok felsefe tarihi vardır ve her biri felsefeyi kendi anlayışı uyarınca anlatır Elinizdeki Mitostan Felsefeye çalışması bir yorum alanı olarak yaşama felsefesi temeline yaslanır Khaos tan Olympos a Thales ten Anaksimenes e uzayan geniş bir süreçte mitos ile felsefe arasındaki ilişkiyi inceleyen Attilla Erdemli bu iki alan arasındaki hayali duvarları kaldırıp tarihin ve düşüncenin yeni bir gözle görülmesini sağlamaktadır

Ayrıntı Yayınları
Var olan her şey bilgidir Diğer canlılar yaşamalarına yetecek bilgilerle dünyaya gelirler İnsan ise bilgisiz doğar Bilgilenmek için yalnızca bilme olanakları vardır Bu yolda ihtiyacı olan bilgiyi kendisi yapmak kendisi kurmak kendi yaptığına göre yaşamak kendisini denetlemek ve bilgilerini kendisi geliştirmek zorundadır İnsan ne kadar bilirse o kadar ve o düzeyde yaşayacaktır İlk bakışta olumsuz gibi görünen bu insanlık durumu ahlakın devletin bilimin sanatın dinin yapıcı yaratıcı yaşamanın özgürlüğün sorumluluğun kendini aşmanın kısaca insanca olan her şeyin dayanağı ve temelidir İnsanın varlık yapısı bu temel üzerinde kurulmuştur Yalnızca insanın sahip olduğu yaşama sorununa yanıt da yine bu temel üzerinde hazırlanır İnsan sorun ettiği her şeyi bilmek ister evreni doğayı yaşamayı kendisini ve hatta aradığı bilginin yapısını kısaca her şeyi Başlangıçta sorular ve sorulara bulunmuş tek tek yanıtlar vardı Anlatılarak aktarılan yaygınlaşan yanıtlar zaman içinde kaynaşıp toparlandılar ve insan bütüne ilişkin bir dünya tasarımına ulaştı Bu insanın ilk kuşatıcı kurgusu olan mitolojiydi İnsan orada birçok sorusuna yanıt buldu yanıtın hakikat olduğuna inandı ve o inançla yaşarken mitoslar da yaşatıldı Öte yandan birçok yerde araştırmalar ve bilgilenmeler sürüyordu Biriken yeni bilgilerle Miletos kentinde yeniden bütüncül bir evren tasarımının ilk adımları atıldı Felsefe böyle başladı Sanıldı ki felsefe başlayınca mitoslar bitti Oysa mitoslar sürüyordu mitoslar mitosu yaşatan inançla onlara bağlanıp yaşayanlarla sürüyordu İnsanın birden çok aklı yok Bir tek akıl var İnsan onunla mitos da yaptı felsefe de yapıyor bilim de Öyleyse ayrılık nerede Mitostan felsefeye geçerken ne değişti Mitostan felsefeye nasıl geçildi İnsanın en büyük serüveni bilgidedir Bilgi serüveni ilk büyük doruğuna mitoslarda ulaştı sonra büyük doruklar felsefede ortaya çıkmaya başladı Eğer akıl tekse bütün bunlar nasıl oldu Mitolojiyi kuran akıl ile

Ayrıntı
Var olan her şey bilgidir Diğer canlılar yaşamalarına yetecek bilgilerle dünyaya gelirler İnsan ise bilgisiz doğar Bilgilenmek için yalnızca bilme olanakları vardır Bu yolda ihtiyacı olan bilgiyi kendisi yapmak kendisi kurmak kendi yaptığına göre yaşamak kendisini denetlemek ve bilgilerini kendisi geliştirmek zorundadır İnsan ne kadar bilirse o kadar ve o düzeyde yaşayacaktır İlk bakışta olumsuz gibi görünen bu insanlık durumu ahlakın devletin bilimin sanatın dinin yapıcı yaratıcı yaşamanın özgürlüğün sorumluluğun kendini aşmanın kısaca insanca olan her şeyin dayanağı ve temelidir İnsanın varlık yapısı bu temel üzerinde kurulmuştur Yalnızca insanın sahip olduğu yaşama sorununa yanıt da yine bu temel üzerinde hazırlanır İnsan sorun ettiği her şeyi bilmek ister evreni doğayı yaşamayı kendisini ve hatta aradığı bilginin yapısını kısaca her şeyi Başlangıçta sorular ve sorulara bulunmuş tek tek yanıtlar vardı Anlatılarak aktarılan yaygınlaşan yanıtlar zaman içinde kaynaşıp toparlandılar ve insan bütüne ilişkin bir dünya tasarımına ulaştı Bu insanın ilk kuşatıcı kurgusu olan mitolojiydi İnsan orada birçok sorusuna yanıt buldu yanıtın hakikat olduğuna inandı ve o inançla yaşarken mitoslar da yaşatıldı Öte yandan birçok yerde araştırmalar ve bilgilenmeler sürüyordu Biriken yeni bilgilerle Miletos kentinde yeniden bütüncül bir evren tasarımının ilk adımları atıldı Felsefe böyle başladı Sanıldı ki felsefe başlayınca mitoslar bitti Oysa mitoslar sürüyordu mitoslar mitosu yaşatan inançla onlara bağlanıp yaşayanlarla sürüyordu İnsanın birden çok aklı yok Bir tek akıl var İnsan onunla mitos da yaptı felsefe de yapıyor bilim de Öyleyse ayrılık nerede Mitostan felsefeye geçerken ne değişti Mitostan felsefeye nasıl geçildi İnsanın en büyük serüveni bilgidedir Bilgi serüveni ilk büyük doruğuna mitoslarda ulaştı sonra büyük doruklar felsefede ortaya çıkmaya başladı Eğer akıl tekse bütün bunlar nasıl oldu Mitolojiyi kuran akıl ile pozitif kafalı insanların aklı arasında işleyiş bakımından pek büyük bir ayrılık yoktur Mitosların temel yapısını oluşturan düşünme biçimi ile o dönemlerde felsefeyi başlatan geliştiren düşünme biçiminin ve Renaissance ile başlayıp günümüze dek gelişip gelen bilimlerin çatısını oluşturan düşünme biçimi arasında da pek ayrılık yoktur Mitos felsefe bilim arasındaki bu koşutluklar paralellikler ve etkileşimlere ilk rastladığımız yer antikçağ Ege uygarlıklarıdır

AYRINTI YAYINLARI
Tarih doğası gereği bölümlenmeyen sürekli bir devinimdir Tarihsel olay çok yönlü nedensellikle devinerek tarihsel gerçekliği ortaya çıkarmaktadır Tarih çalışmalarının amacı bu tarihsel gerçekliği kavrayıp anlaşılır kılmaktır Tarihi öğrenmek olayların ardında onlarla kendisini göstermeye çalışan tarihsel gerçekliği öğrenmektir Şu tür saptamalarla karşılaşırız İnsanlar önceleri mitoslara inanıyorlardı Bütün bilgileri mitosları oluşturan öykülerle sınırlıydı Sonra felsefe başladı ve mitoslar dönemi bitti sonra pozitif dönem başladı ve felsefenin yerini bilim aldı Oysa ne felsefenin başlamasıyla mitoslar sona erdi ne de bilimin başlamasıyla felsefe bitti Bunlar her zaman birbirlerinin içindedir Bir gelişme değişik olaylardan sonra asıl nedeni olacağı olayı ortaya çıkartabilir Sözgelimi Renaissance dediğimiz büyük kültür hareketinin temelleri ortaçağın başlarında atılmıştı ortaçağ bilgeleri ortaçağ aydınlığını kurarken Renaissance ı da hazırlamaktaydılar Bu bin yıla yakın bir süreçte gerçekleşti Önemli olan sonuçtan çok sonucu yaratan ve tarih denen harekettir Tarihsel süreç bir yineleme midir yoksa bir gelişme olgunlaşma erginlenme midir Tarihsel olay görünen yanıyla yineleme izlenimi verir görünenin gerisinde kendisini somutlaştıran bir öz olarak anlaşıldığında bir gelişme erginlenme özün kendi en son ve en yetkin durumuna doğru ilerlemesidir

Ayrıntı Yayınları
Tarih doğası gereği bölümlenmeyen sürekli bir devinimdir Tarihsel olay çok yönlü nedensellikle devinerek tarihsel gerçekliği ortaya çıkarmaktadır Tarih çalışmalarının amacı bu tarihsel gerçekliği kavrayıp anlaşılır kılmaktır Tarihi öğrenmek olayların ardında onlarla kendisini göstermeye çalışan tarihsel gerçekliği öğrenmektir Şu tür saptamalarla karşılaşırız İnsanlar önceleri mitoslara inanıyorlardı Bütün bilgileri mitosları oluşturan öykülerle sınırlıydı Sonra felsefe başladı ve mitoslar dönemi bitti sonra pozitif dönem başladı ve felsefenin yerini bilim aldı Oysa ne felsefenin başlamasıyla mitoslar sona erdi ne de bilimin başlamasıyla felsefe bitti Bunlar her zaman birbirlerinin içindedir Bir gelişme değişik olaylardan sonra asıl nedeni olacağı olayı ortaya çıkartabilir Sözgelimi Renaissance dediğimiz büyük kültür hareketinin temelleri ortaçağın başlarında atılmıştı ortaçağ bilgeleri ortaçağ aydınlığını kurarken Renaissance ı da hazırlamaktaydılar Bu bin yıla yakın bir süreçte gerçekleşti Önemli olan sonuçtan çok sonucu yaratan ve tarih denen harekettir Tarihsel süreç bir yineleme midir yoksa bir gelişme olgunlaşma erginlenme midir Tarihsel olay görünen yanıyla yineleme izlenimi verir görünenin gerisinde kendisini somutlaştıran bir öz olarak anlaşıldığında bir gelişme erginlenme özün kendi en son ve en yetkin durumuna doğru ilerlemesidir Felsefe tarihi bir yorumdur Birçok felsefe tarihi vardır ve her biri felsefeyi kendi anlayışı uyarınca anlatır Elinizdeki Mitostan Felsefeye çalışması bir yorum alanı olarak yaşama felsefesi temeline yaslanır Khaos tan Olympos a Thales ten Anaksimenes e uzayan geniş bir süreçte mitos ile felsefe arasındaki ilişkiyi inceleyen Attilla Erdemli bu iki alan arasındaki hayali duvarları kaldırıp tarihin ve düşüncenin yeni bir gözle görülmesini sağlamaktadır Tanıtım Bülteninden