Moda nın Son Azizi — Mert Gürsoy

Moda nın Son Azizi
Mert GürsoyNota Bene Yayınları
Moda nın Son Azizi
Mert GürsoyMert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı Tanıtım Bülteninden

Nota Bene Yayınları
Mert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı

Nota Bene Yayınları
Mert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı

NotaBene Yayınları
Mert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı

Nota Bene Yayınları
Mert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı

Nota Bene
Mert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı

NOTABENE YAYINLARI
Mert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı

Nota Bene Yayınları
Mert Gürsoy bu romanında Moda nın geçmişini mimarisini burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor Yazar Moda nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor Eskiden beri yazarların müzisyenlerin ve farklı inançlardan dillerden insanların gözdesi olan semt romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor Aynı binada yaşayan sakinler geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor Atilla Alen Nevzat Zuhal Tonton Efendi Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı Semt her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor Bu tarihi bir roman değil Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği sokakların canlandığı binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya Moda nın Son Azizi bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor ait olmak hatırlamak ve kendine bir yer bulmak Akşamüzeri oluyordu yavaştan Karşıdan Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan Dünyanın derdi gamı geride kalmıştı Atilla da yumuşak başlı Moda nın tez canlı kardeşi Kadıköy e kavuştuğu göbeğe varmıştı Bu küçük meydanda neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle Yine tanışamamışlardı İri heybetli ve soğuktu Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta Alen in garip tavırlarını çözme dürtüsü taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı