Modern Hayat ve Yaşlılık — Aliye Mavili Aktaş

Modern Hayat ve Yaşlılık
Aliye Mavili AktaşNobel Akademik Yayıncılık
Modern Hayat ve Yaşlılık
Aliye Mavili Aktaş20 yüzyıl boyunca tıp ve teknoloji alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte insan ömrü giderek uzamış ve yaşlılık sınırlı sayıda insanın deneyimleye bildiği bir ayrıcalık olma özelliğini büyük oranda kaybetmiştir Aynı şekilde sanayileşme sonrası süreçle başlayan göç kentleşme çekirdek ailenin yaygınlaşması ve kadının istihdam piyasasında daha yoğun yer alması gibi nedenler doğum oranlarının da giderek düşmesini beraberinde getirmiştir Yaşam süresinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıyla birlikte genel nüfus içinde yaşlı nüfusun oranı hızla yükselmiştir ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin önemi giderek artmaya başlamıştır Bununla beraber toplumsal yapıda yaşam pratiklerinde ve toplumun yaşlılık algısında meydan gelen dönüşüm ve aile gibi geleneksel refah sağlayıcı kurumların işlevini yitirmesi yaşlılara yönelik bakım ve sosyal hizmetlerin kurumsal olarak sunulmasını zorunlu hâle getirmiştir Bu bağlamda modern hayatla birlikte yaşlılığın anlamının giderek değiştiğini söylemek mümkündür Bireylerin yaşlanmasından çok toplumların yaşlanması ekseninde değerlendirilen yaşlılık bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu yönüyle toplum açısından bir yük olarak algılanan yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin farklı perspektiflerle ele alınması yaşlılık ve modern hayat arasındaki ilişkinin de daha net görülmesine katkıda bulunabilir Bu noktadan hareketle kitap değişen toplum yapısı bağlamında yaşlılığın modernleşme süreciyle birlikte geçirmiş olduğu dönüşümü sosyolojik bir perspektifle sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetler ekseninde ele almaktadır Bu bakımdan kitabın farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere ve alanda çalışanlara katkıda bulunması umulmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
20 yüzyıl boyunca tıp ve teknoloji alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte insan ömrü giderek uzamış ve yaşlılık sınırlı sayıda insanın deneyimleye bildiği bir ayrıcalık olma özelliğini büyük oranda kaybetmiştir Aynı şekilde sanayileşme sonrası süreçle başlayan göç kentleşme çekirdek ailenin yaygınlaşması ve kadının istihdam piyasasında daha yoğun yer alması gibi nedenler doğum oranlarının da giderek düşmesini beraberinde getirmiştir Yaşam süresinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıyla birlikte genel nüfus içinde yaşlı nüfusun oranı hızla yükselmiştir ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin önemi giderek artmaya başlamıştır Bununla beraber toplumsal yapıda yaşam pratiklerinde ve toplumun yaşlılık algısında meydan gelen dönüşüm ve aile gibi geleneksel refah sağlayıcı kurumların işlevini yitirmesi yaşlılara yönelik bakım ve sosyal hizmetlerin kurumsal olarak sunulmasını zorunlu hâle getirmiştir Bu bağlamda modern hayatla birlikte yaşlılığın anlamının giderek değiştiğini söylemek mümkündür Bireylerin yaşlanmasından çok toplumların yaşlanması ekseninde değerlendirilen yaşlılık bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu yönüyle toplum açısından bir yük olarak algılanan yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin farklı perspektiflerle ele alınması yaşlılık ve modern hayat arasındaki ilişkinin de daha net görülmesine katkıda bulunabilir Bu noktadan hareketle kitap değişen toplum yapısı bağlamında yaşlılığın modernleşme süreciyle birlikte geçirmiş olduğu dönüşümü sosyolojik bir perspektifle sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetler ekseninde ele almaktadır Bu bakımdan kitabın farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere ve alanda çalışanlara katkıda bulunması umulmaktadır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 234 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık

Nobel Akademik Yayıncılık
Modernleşme süreciyle birlikte meydana gelen göç kentleşme tıp ve teknoloji alanındaki yenilikler kadınların istihdam piyasasında daha yoğun yer almaları doğum oranlarının azalması ve yaşam süresinin uzaması gibi gelişmelerle insan yaşamının doğal bir dönemi olan yaşlılık bireysel ve kültürel boyutlarından daha çok sosyoekonomik ve demografik boyutlarıyla gündeme gelen sosyolojik bir olgu hâlini almıştır Artan yaşlı nüfusa paralel olarak yaşanan toplumsal değişim süreci geleneksel yaşlılık algısını dönüştürdüğü gibi yaşlıların ihtiyaç duyduğu bakım sağlık ve sosyal hizmet alanlarını da farklılaştırmıştır Aynı şekilde ailenin geleneksel destek ve refah sağlayıcılık rolünün giderek zayıflaması yoksulluk yalnızlık ve artan yaşlılık dönemi hastalıkları yaşlılara yönelik kurumsal ve modern bakım destek mekanizmalarına daha fazla ihtiyaç duyulmasını beraberinde getirmiştir Bu süreçte daha çok sosyoekonomik ve tıbbi yönleriyle ön plana çıkan yaşlılık olgusu bireyin yaşlanmasından çok toplumun yaşlanması ekseninde sosyal bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu bağlamda toplumsal değişme ve modernleşmeyle birlikte yaşlılığın geçirmiş olduğu dönüşümü daha iyi anlamak adına yaşlılık olgusunu sağlık bakım ve sosyal hizmetler perspektifinden sosyolojik bir düzlemde ele alan bu kitabın yaşlı bakım gerontoloji sosyal hizmet ve sosyoloji başta olmak üzere farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere öğrencilere ve alanda çalışan uzmanlara faydalı olması umulmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Modernleşme süreciyle birlikte meydana gelen göç kentleşme tıp ve teknoloji alanındaki yenilikler kadınların istihdam piyasasında daha yoğun yer almaları doğum oranlarının azalması ve yaşam süresinin uzaması gibi gelişmelerle insan yaşamının doğal bir dönemi olan yaşlılık bireysel ve kültürel boyutlarından daha çok sosyoekonomik ve demografik boyutlarıyla gündeme gelen sosyolojik bir olgu hâlini almıştır Artan yaşlı nüfusa paralel olarak yaşanan toplumsal değişim süreci geleneksel yaşlılık algısını dönüştürdüğü gibi yaşlıların ihtiyaç duyduğu bakım sağlık ve sosyal hizmet alanlarını da farklılaştırmıştır Aynı şekilde ailenin geleneksel destek ve refah sağlayıcılık rolünün giderek zayıflaması yoksulluk yalnızlık ve artan yaşlılık dönemi hastalıkları yaşlılara yönelik kurumsal ve modern bakım destek mekanizmalarına daha fazla ihtiyaç duyulmasını beraberinde getirmiştir Bu süreçte daha çok sosyoekonomik ve tıbbi yönleriyle ön plana çıkan yaşlılık olgusu bireyin yaşlanmasından çok toplumun yaşlanması ekseninde sosyal bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu bağlamda toplumsal değişme ve modernleşmeyle birlikte yaşlılığın geçirmiş olduğu dönüşümü daha iyi anlamak adına yaşlılık olgusunu sağlık bakım ve sosyal hizmetler perspektifinden sosyolojik bir düzlemde ele alan bu kitabın yaşlı bakım gerontoloji sosyal hizmet ve sosyoloji başta olmak üzere farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere öğrencilere ve alanda çalışan uzmanlara faydalı olması umulmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
20 yüzyıl boyunca tıp ve teknoloji alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte insan ömrü giderek uzamış ve yaşlılık sınırlı sayıda insanın deneyimleye bildiği bir ayrıcalık olma özelliğini büyük oranda kaybetmiştir Aynı şekilde sanayileşme sonrası süreçle başlayan göç kentleşme çekirdek ailenin yaygınlaşması ve kadının istihdam piyasasında daha yoğun yer alması gibi nedenler doğum oranlarının da giderek düşmesini beraberinde getirmiştir Yaşam süresinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıyla birlikte genel nüfus içinde yaşlı nüfusun oranı hızla yükselmiştir ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin önemi giderek artmaya başlamıştır Bununla beraber toplumsal yapıda yaşam pratiklerinde ve toplumun yaşlılık algısında meydan gelen dönüşüm ve aile gibi geleneksel refah sağlayıcı kurumların işlevini yitirmesi yaşlılara yönelik bakım ve sosyal hizmetlerin kurumsal olarak sunulmasını zorunlu hâle getirmiştir Bu bağlamda modern hayatla birlikte yaşlılığın anlamının giderek değiştiğini söylemek mümkündür Bireylerin yaşlanmasından çok toplumların yaşlanması ekseninde değerlendirilen yaşlılık bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu yönüyle toplum açısından bir yük olarak algılanan yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin farklı perspektiflerle ele alınması yaşlılık ve modern hayat arasındaki ilişkinin de daha net görülmesine katkıda bulunabilir Bu noktadan hareketle kitap değişen toplum yapısı bağlamında yaşlılığın modernleşme süreciyle birlikte geçirmiş olduğu dönüşümü sosyolojik bir perspektifle sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetler ekseninde ele almaktadır Bu bakımdan kitabın farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere ve alanda çalışanlara katkıda bulunması umulmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Sema Oğlak tarafından kaleme alınan Modern Hayat ve Yaşlılık Nobel Akademik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Modern Hayat ve Yaşlılık Sema Oğlak Kitap Özeti Modernleşme süreciyle birlikte meydana gelen göç kentleşme tıp ve teknoloji alanındaki yenilikler kadınların istihdam piyasasında daha yoğun yer almaları doğum oranlarının azalması ve yaşam süresinin uzaması gibi gelişmelerle insan yaşamının doğal bir dönemi olan yaşlılık bireysel ve kültürel boyutlarından daha çok sosyoekonomik ve demografik boyutlarıyla gündeme gelen sosyolojik bir olgu hâlini almıştır Artan yaşlı nüfusa paralel olarak yaşanan toplumsal değişim süreci geleneksel yaşlılık algısını dönüştürdüğü gibi yaşlıların ihtiyaç duyduğu bakım sağlık ve sosyal hizmet alanlarını da farklılaştırmıştır Aynı şekilde ailenin geleneksel destek ve refah sağlayıcılık rolünün giderek zayıflaması yoksulluk yalnızlık ve artan yaşlılık dönemi hastalıkları yaşlılara yönelik kurumsal ve modern bakım destek mekanizmalarına daha fazla ihtiyaç duyulmasını beraberinde getirmiştir Bu süreçte daha çok sosyoekonomik ve tıbbi yönleriyle ön plana çıkan yaşlılık olgusu bireyin yaşlanmasından çok toplumun yaşlanması ekseninde sosyal bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu bağlamda toplumsal değişme ve modernleşmeyle birlikte yaşlılığın geçirmiş olduğu dönüşümü daha iyi anlamak adına yaşlılık olgusunu sağlık bakım ve sosyal hizmetler perspektifinden sosyolojik bir düzlemde ele alan bu kitabın yaşlı bakım gerontoloji sosyal hizmet ve sosyoloji başta olmak üzere farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere öğrencilere ve alanda çalışan uzmanlara faydalı olması umulmaktadır Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar Sema Oğlak Sayfa 236 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Eylül 2022 Barkod 9786053201144 Kategori Diğer Sosyoloji Kitapları
Modern Hayat ve Yaşlılık
Aliye Mavili Aktaş
Nobel Akademik Yayıncılık
20 yüzyıl boyunca tıp ve teknoloji alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte insan ömrü giderek uzamış ve yaşlılık sınırlı sayıda insanın deneyimleye bildiği bir ayrıcalık olma özelliğini büyük oranda kaybetmiştir Aynı şekilde sanayileşme sonrası süreçle başlayan göç kentleşme çekirdek ailenin yaygınlaşması ve kadının istihdam piyasasında daha yoğun yer alması gibi nedenler doğum oranlarının da giderek düşmesini beraberinde getirmiştir Yaşam süresinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıyla birlikte genel nüfus içinde yaşlı nüfusun oranı hızla yükselmiştir ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin önemi giderek artmaya başlamıştır Bununla beraber toplumsal yapıda yaşam pratiklerinde ve toplumun yaşlılık algısında meydan gelen dönüşüm ve aile gibi geleneksel refah sağlayıcı kurumların işlevini yitirmesi yaşlılara yönelik bakım ve sosyal hizmetlerin kurumsal olarak sunulmasını zorunlu hâle getirmiştir Bu bağlamda modern hayatla birlikte yaşlılığın anlamının giderek değiştiğini söylemek mümkündür Bireylerin yaşlanmasından çok toplumların yaşlanması ekseninde değerlendirilen yaşlılık bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu yönüyle toplum açısından bir yük olarak algılanan yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin farklı perspektiflerle ele alınması yaşlılık ve modern hayat arasındaki ilişkinin de daha net görülmesine katkıda bulunabilir Bu noktadan hareketle kitap değişen toplum yapısı bağlamında yaşlılığın modernleşme süreciyle birlikte geçirmiş olduğu dönüşümü sosyolojik bir perspektifle sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetler ekseninde ele almaktadır Bu bakımdan kitabın farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere ve alanda çalışanlara katkıda bulunması umulmaktadır

Nobel
20 yüzyıl boyunca tıp ve teknoloji alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte insan ömrü giderek uzamış ve yaşlılık sınırlı sayıda insanın deneyimleye bildiği bir ayrıcalık olma özelliğini büyük oranda kaybetmiştir Aynı şekilde sanayileşme sonrası süreçle başlayan göç kentleşme çekirdek ailenin yaygınlaşması ve kadının istihdam piyasasında daha yoğun yer alması gibi nedenler doğum oranlarının da giderek düşmesini beraberinde getirmiştir Yaşam süresinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıyla birlikte genel nüfus içinde yaşlı nüfusun oranı hızla yükselmiştir ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin önemi giderek artmaya başlamıştır Bununla beraber toplumsal yapıda yaşam pratiklerinde ve toplumun yaşlılık algısında meydan gelen dönüşüm ve aile gibi geleneksel refah sağlayıcı kurumların işlevini yitirmesi yaşlılara yönelik bakım ve sosyal hizmetlerin kurumsal olarak sunulmasını zorunlu hâle getirmiştir Bu bağlamda modern hayatla birlikte yaşlılığın anlamının giderek değiştiğini söylemek mümkündür Bireylerin yaşlanmasından çok toplumların yaşlanması ekseninde değerlendirilen yaşlılık bir sorun olarak algılanmaya başlamıştır Bu yönüyle toplum açısından bir yük olarak algılanan yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin farklı perspektiflerle ele alınması yaşlılık ve modern hayat arasındaki ilişkinin de daha net görülmesine katkıda bulunabilir Bu noktadan hareketle kitap değişen toplum yapısı bağlamında yaşlılığın modernleşme süreciyle birlikte geçirmiş olduğu dönüşümü sosyolojik bir perspektifle sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetler ekseninde ele almaktadır Bu bakımdan kitabın farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere ve alanda çalışanlara katkıda bulunması umulmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
20 yüzyıl boyunca tıp ve teknoloji alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte insan ömrü giderek uzamış ve yaşlılık sınırlı sayıda insanın deneyimleye bildiği bir ayrıcalık olma özelliğini büyük oranda kaybetmiştir Aynı şekilde sanayileşme sonrası süreçle başlayan göç kentleşme çekirdek ailenin yaygınlaşması ve kadının istihdam piyasasında daha yoğun yer alması gibi nedenler doğum oranlarının da giderek düşmesini beraberinde getirmiştir Yaşam süresinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıyla birlikte genel nüfus içinde yaşlı nüfusun oranı hızla yükselmiştir ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin önemi giderek artmaya başlamıştır