Modern Türk Düşüncesinin Sosyolojisi — Cevat Özyurt

Modern Türk Düşüncesinin Sosyolojisi
Cevat ÖzyurtKadim
Modern Türk Düşüncesinin Sosyolojisi
Cevat ÖzyurtSosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlı da ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakârlık ve İslâmcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslâmcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 384 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Kadim

Kadim Yayınları
Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlıda ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakârlık ve İslâmcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslâmcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur

Kadim Yayınları
Cevat Özyurt tarafından kaleme alınan Modern Türk Düşüncesinin Sosyolojisi Kadim Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Modern Türk Düşüncesinin Sosyolojisi Cevat Özyurt Kitap Özeti Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlı da ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakarlık ve İslamcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve 1 Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslamcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur Bürokratik aydınlar devlet gücünü kullanarak toplumu değiştirmeye yönelmişlerdir Bu aydınlar kamu görevlerinde kalamadıkları durumlarda bürokrasi ile ilişki kurmanın yolunu bulmaya ya da kamu gücünü darbe ile ele geçirmenin planlarını yapmaya çalışmışlardır Bürokratik aydınlar siyasal dönüşüme öncelik verirken sivil aydınlar toplumsal dönüşüme öncelik vermiştir Bu fark ikincilerin halka daha yakın olduklarını ve programlarında halkın dinsel ve geleneksel değerlerine daha fazla önem verdiklerini göstermektedir Türk modernleşme tarihinde Batıcı ve devrimci fikirler daha çok bürokratik aydınlar tarafından savunulmuştur Said Halim Paşa ve Mehmet Akif gibi sivil aydınlar ise Doğu İslam uygarlığında karar kılarak gelenek ile modernliği sentezleyen muhafazakar ve İslamcı ideolojileri savunmuşlardır Bu arada Türkçüler bir yandan ulusal kültürü savunurken diğer taraftan uygarlık değiştirmenin Batılılaşmanın kaçınılmazlığını kabul etmekle bürokratik aydınlar ile sivil aydınların arasında yer alır Ziya Gökalp in hars medeniyet ayrımı ve Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak şiarı Türkçülerin muhafazakarlık ve devrimcilik arasında gidiş gelişlerinin açık bir göstergesidir Batıcı ve İslamcı aydınlar savundukları değerleri daha açık ortaya koyarken Türkçü aydınlar konjonktürel pragmatist bir çizgide yürümüşlerdir Yayınevi Kadim Yayınları Yazar Cevat Özyurt Sayfa 384 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2016 Barkod 9789759000455 Kategori Diğer İnsan ve Toplum

Kadim Yayınları
Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlı da ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakarlık ve İslamcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve 1 Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslamcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur Bürokratik aydınlar devlet gücünü kullanarak toplumu değiştirmeye yönelmişlerdir Bu aydınlar kamu görevlerinde kalamadıkları durumlarda bürokrasi ile ilişki kurmanın yolunu bulmaya ya da kamu gücünü darbe ile ele geçirmenin planlarını yapmaya çalışmışlardır Bürokratik aydınlar siyasal dönüşüme öncelik verirken sivil aydınlar toplumsal dönüşüme öncelik vermiştir Bu fark ikincilerin halka daha yakın olduklarını ve programlarında halkın dinsel ve geleneksel değerlerine daha fazla önem verdiklerini göstermektedir Türk modernleşme tarihinde Batıcı ve devrimci fikirler daha çok bürokratik aydınlar tarafından savunulmuştur Said Halim Paşa ve Mehmet Akif gibi sivil aydınlar ise Doğu İslam uygarlığında karar kılarak gelenek ile modernliği sentezleyen muhafazakar ve İslamcı ideolojileri savunmuşlardır Bu arada Türkçüler bir yandan ulusal kültürü savunurken diğer taraftan uygarlık değiştirmenin Batılılaşmanın kaçınılmazlığını kabul etmekle bürokratik aydınlar ile sivil aydınların arasında yer alır Ziya Gökalp in hars medeniyet ayrımı ve Türkleşmek İslamlaşmak Muasırl

Kadim
Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlı da ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakârlık ve İslâmcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslâmcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur Bürokratik aydınlar devlet gücünü kullanarak toplumu değiştirmeye yönelmişlerdir Bu aydınlar kamu görevlerinde kalamadıkları durumlarda bürokrasi ile ilişki kurmanın yolunu bulmaya ya da kamu gücünü darbe ile ele geçirmenin planlarını yapmaya çalışmışlardır Bürokratik aydınlar siyasal dönüşüme öncelik verirken sivil aydınlar toplumsal dönüşüme öncelik vermiştir Bu fark ikincilerin halka daha yakın olduklarını ve programlarında halkın dinsel ve geleneksel değerlerine daha fazla önem verdiklerini göstermektedir Türk modernleşme tarihinde Batıcı ve devrimci fikirler daha çok bürokratik aydınlar tarafından savunulmuştur Said Halim Paşa ve Mehmet Âkif gibi sivil aydınlar ise Doğu İslâm uygarlığında karar kılarak gelenek ile modernliği sentezleyen muhafazakâr ve İslâmcı ideolojileri savunmuşlardır Bu arada Türkçüler bir yandan ulusal kültürü savunurken diğer taraftan uygarlık değiştirmenin Batılılaşmanın kaçınılmazlığını kabul etmekle bürokratik aydınlar ile sivil aydınların arasında yer alır Ziya Gökalp in hars medeniyet ayrımı ve Türkleşmek İslâmlaşmak Muasırlaşmak şiarı Türkçülerin muhafazakârlık ve devrimcilik arasında gidiş gelişlerinin açık bir göstergesidir Batıcı ve İslâmcı aydınlar savundukları değerleri daha açık ortaya koyarken Türkçü aydınlar konjonktürel pragmatist bir çizgide yürümüşlerdir

Kadim Yayınları - Ders Kitapları
Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlı da ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakarlık ve İslamcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslamcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur Bürokratik aydınlar devlet gücünü kullanarak toplumu değiştirmeye yönelmişlerdir Bu aydınlar kamu görevlerinde kalamadıkları durumlarda bürokrasi ile ilişki kurmanın yolunu bulmaya ya da kamu gücünü darbe ile ele geçirmenin planlarını yapmaya çalışmışlardır Bürokratik aydınlar siyasal dönüşüme öncelik verirken sivil aydınlar toplumsal dönüşüme öncelik vermiştir Bu fark ikincilerin halka daha yakın olduklarını ve programlarında halkın dinsel ve geleneksel değerlerine daha fazla önem verdiklerini göstermektedir Türk modernleşme tarihinde Batıcı ve devrimci fikirler daha çok bürokratik aydınlar tarafından savunulmuştur Said Halim Paşa ve Mehmet Akif gibi sivil aydınlar ise Doğu İslam uygarlığında karar kılarak gelenek ile modernliği sentezleyen muhafazakar ve İslamcı ideolojileri savunmuşlardır Bu arada Türkçüler bir yandan ulusal kültürü savunurken diğer taraftan uygarlık değiştirmenin Batılılaşmanın kaçınılmazlığını kabul etmekle bürokratik aydınlar ile sivil aydınların arasında yer alır Ziya Gökalp in hars medeniyet ayrımı ve Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak şiarı Türkçülerin muhafazakarlık ve devrimcilik arasında gidiş gelişlerinin açık bir göstergesidir Batıcı ve İslamcı aydınlar savundukları değerleri daha açık ortaya koyarken Türkçü aydınlar konjonktürel pragmatist bir çizgide yürümüşlerdir

Kadim Yayınları
Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlıda ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakârlık ve İslâmcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslâmcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur

Kadim - Sosyoloji Dizisi
Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlı da ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakârlık ve İslâmcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslâmcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 384Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Kadim

Kadim Yayınları - Ders Kitapları
Sosyal ve siyasal sorunlara yaklaşımlarındaki farklılıklar doğal olarak aydınlar arasında bölünmelere neden olmuştur Her kimlik sınır çizer içeride tutulmak istenenlere yapılan her vurgu dışarıda tutulacakları da belirginleştirir Osmanlı da ondokuzuncu yüzyılda oluşan siyasal kimlikler sırayla Batıcılık Muhafazakarlık ve İslamcılık olmuştur Bu üç kimliğin ortak özelliği Osmanlıcılık kimliğini de içermeleridir Yirminci yüzyılın başlarında bu kimliklere Türkçülük de eklenmiştir Bu düşünceler arasında en derin çelişki imparatorluk ideolojisi olan Osmanlıcılık ile ulusçuluk ideolojisi olan Türkçülük arasındadır Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşı esnasında hızla yükselen Türkçülük kısa sürede Osmanlıcılık siyasetini işlevsizleştirmiştir Bu tarihten günümüze kadar Batıcılık İslamcılık ve Türkçülük her biri dönemsel yükselişler ve düşüşler yaşamış olsa da varlıklarını korumuştur img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img