Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri — Thorstein Veblen

Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri
Thorstein VeblenSarmal Kitabevi
Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri
Thorstein VeblenBu eser modern uygarlığın temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen bilimin yalnızca teknik bir bilgi alanı değil aynı zamanda tarihsel kültürel ve kurumsal süreçlerin bir ürünü olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır Veblen bilimin gelişimini bağımsız ve tarafsız bir ilerleme olarak değil toplumsal yapıların ve düşünme alışkanlıklarının dönüşümü bağlamında ele alır Çalışma özellikle atıl merak ile pragmatik bilgi ayrımı üzerinden bilimsel düşüncenin doğasını analiz eder Bu bağlamda bilim doğrudan fayda üretme amacından ziyade olgusal gerçekliğin nesnel kavranışına yönelen bir zihinsel faaliyet olarak tanımlanır Buna karşılık pragmatik bilgi toplumsal düzen içinde işlevsel olan davranış biçimlerini ve uygulamaları belirler Veblen e göre modern uygarlık bu iki bilgi türü arasındaki gerilim üzerine kuruludur Eserde ayrıca bilimsel bilginin tarihsel evrimi vahşi toplumların mitolojik düşünce yapılarından barbar kültürlerin pragmatik eğilimlerine ve nihayet modern sanayi toplumunun mekanik ve olgucu yaklaşımına uzanan geniş bir perspektifte incelenmektedir Bu süreçte bilimin antropomorfik ve dramatik açıklamalardan giderek uzaklaşarak daha nesnel ve gayrişahsî bir yapıya büründüğü vurgulanır Veblen in analizi modern bilimin yalnızca teknolojik ilerlemeyi değil aynı zamanda düşünme biçimlerini ve kültürel değerleri de şekillendiren bir güç olduğunu göstermektedir Ancak bu güç beraberinde belirli sınırlılıkları ve çelişkileri de taşır Bilimin egemenliği altında şekillenen modern zihniyet kimi zaman insanî etik ve kültürel boyutları geri plana itme eğilimi gösterebilir Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri bilimsel düşüncenin kökenlerini sınırlarını ve toplumsal işlevini anlamak isteyenler için temel bir başvuru niteliğindedir Eser iktisat sosyoloji ve bilim felsefesi alanlarında disiplinler arası bir yaklaşım sunarak modern uygarlığın entelektüel temellerine eleştirel bir bakış getirmektedir

Sarmal Kitabevi
Bu eser modern uygarlığın temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen bilimin yalnızca teknik bir bilgi alanı değil aynı zamanda tarihsel kültürel ve kurumsal süreçlerin bir ürünü olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır Veblen bilimin gelişimini bağımsız ve tarafsız bir ilerleme olarak değil toplumsal yapıların ve düşünme alışkanlıklarının dönüşümü bağlamında ele alır Çalışma özellikle atıl merak ile pragmatik bilgi ayrımı üzerinden bilimsel düşüncenin doğasını analiz eder Bu bağlamda bilim doğrudan fayda üretme amacından ziyade olgusal gerçekliğin nesnel kavranışına yönelen bir zihinsel faaliyet olarak tanımlanır Buna karşılık pragmatik bilgi toplumsal düzen içinde işlevsel olan davranış biçimlerini ve uygulamaları belirler Veblen e göre modern uygarlık bu iki bilgi türü arasındaki gerilim üzerine kuruludur Eserde ayrıca bilimsel bilginin tarihsel evrimi vahşi toplumların mitolojik düşünce yapılarından barbar kültürlerin pragmatik eğilimlerine ve nihayet modern sanayi toplumunun mekanik ve olgucu yaklaşımına uzanan geniş bir perspektifte incelenmektedir Bu süreçte bilimin antropomorfik ve dramatik açıklamalardan giderek uzaklaşarak daha nesnel ve gayrişahsî bir yapıya büründüğü vurgulanır Veblen in analizi modern bilimin yalnızca teknolojik ilerlemeyi değil aynı zamanda düşünme biçimlerini ve kültürel değerleri de şekillendiren bir güç olduğunu göstermektedir Ancak bu güç beraberinde belirli sınırlılıkları ve çelişkileri de taşır Bilimin egemenliği altında şekillenen modern zihniyet kimi zaman insanî etik ve kültürel boyutları geri plana itme eğilimi gösterebilir Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri bilimsel düşüncenin kökenlerini sınırlarını ve toplumsal işlevini anlamak isteyenler için temel bir başvuru niteliğindedir Eser iktisat sosyoloji ve bilim felsefesi alanlarında disiplinler arası bir yaklaşım sunarak modern uygarlığın entelektüel temellerine eleştirel bir bakış getirmektedir

Sarmal Kitabevi
Bu eser modern uygarlığın temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen bilimin yalnızca teknik bir bilgi alanı değil aynı zamanda tarihsel kültürel ve kurumsal süreçlerin bir ürünü olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır Veblen bilimin gelişimini bağımsız ve tarafsız bir ilerleme olarak değil toplumsal yapıların ve düşünme alışkanlıklarının dönüşümü bağlamında ele alır Çalışma özellikle atıl merak ile pragmatik bilgi ayrımı üzerinden bilimsel düşüncenin doğasını analiz eder Bu bağlamda bilim doğrudan fayda üretme amacından ziyade olgusal gerçekliğin nesnel kavranışına yönelen bir zihinsel faaliyet olarak tanımlanır Buna karşılık pragmatik bilgi toplumsal düzen içinde işlevsel olan davranış biçimlerini ve uygulamaları belirler Veblen e göre modern uygarlık bu iki bilgi türü arasındaki gerilim üzerine kuruludur Eserde ayrıca bilimsel bilginin tarihsel evrimi vahşi toplumların mitolojik düşünce yapılarından barbar kültürlerin pragmatik eğilimlerine ve nihayet modern sanayi toplumunun mekanik ve olgucu yaklaşımına uzanan geniş bir perspektifte incelenmektedir Bu süreçte bilimin antropomorfik ve dramatik açıklamalardan giderek uzaklaşarak daha nesnel ve gayrişahsî bir yapıya büründüğü vurgulanır Veblen in analizi modern bilimin yalnızca teknolojik ilerlemeyi değil aynı zamanda düşünme biçimlerini ve kültürel değerleri de şekillendiren bir güç olduğunu göstermektedir Ancak bu güç beraberinde belirli sınırlılıkları ve çelişkileri de taşır Bilimin egemenliği altında şekillenen modern zihniyet kimi zaman insanî etik ve kültürel boyutları geri plana itme eğilimi gösterebilir Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri bilimsel düşüncenin kökenlerini sınırlarını ve toplumsal işlevini anlamak isteyenler için temel bir başvuru niteliğindedir Eser iktisat sosyoloji ve bilim felsefesi alanlarında disiplinler arası bir yaklaşım sunarak modern uygarlığın entelektüel temellerine eleştirel bir bakış getirmektedir

Sarmal Kitabevi
Bu eser modern uygarlığın temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen bilimin yalnızca teknik bir bilgi alanı değil aynı zamanda tarihsel kültürel ve kurumsal süreçlerin bir ürünü olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır Veblen bilimin gelişimini bağımsız ve tarafsız bir ilerleme olarak değil toplumsal yapıların ve düşünme alışkanlıklarının dönüşümü bağlamında ele alır Çalışma özellikle atıl merak ile pragmatik bilgi ayrımı üzerinden bilimsel düşüncenin doğasını analiz eder Bu bağlamda bilim doğrudan fayda üretme amacından ziyade olgusal gerçekliğin nesnel kavranışına yönelen bir zihinsel faaliyet olarak tanımlanır Buna karşılık pragmatik bilgi toplumsal düzen içinde işlevsel olan davranış biçimlerini ve uygulamaları belirler Veblen e göre modern uygarlık bu iki bilgi türü arasındaki gerilim üzerine kuruludur Eserde ayrıca bilimsel bilginin tarihsel evrimi vahşi toplumların mitolojik düşünce yapılarından barbar kültürlerin pragmatik eğilimlerine ve nihayet modern sanayi toplumunun mekanik ve olgucu yaklaşımına uzanan geniş bir perspektifte incelenmektedir Bu süreçte bilimin antropomorfik ve dramatik açıklamalardan giderek uzaklaşarak daha nesnel ve gayrişahsî bir yapıya büründüğü vurgulanır Veblen in analizi modern bilimin yalnızca teknolojik ilerlemeyi değil aynı zamanda düşünme biçimlerini ve kültürel değerleri de şekillendiren bir güç olduğunu göstermektedir Ancak bu güç beraberinde belirli sınırlılıkları ve çelişkileri de taşır Bilimin egemenliği altında şekillenen modern zihniyet kimi zaman insanî etik ve kültürel boyutları geri plana itme eğilimi gösterebilir Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri bilimsel düşüncenin kökenlerini sınırlarını ve toplumsal işlevini anlamak isteyenler için temel bir başvuru niteliğindedir Eser iktisat sosyoloji ve bilim felsefesi alanlarında disiplinler arası bir yaklaşım sunarak modern uygarlığın entelektüel temellerine eleştirel bir bakış getirmektedir

Sarmal
Bu eser modern uygarlığın temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen bilimin yalnızca teknik bir bilgi alanı değil aynı zamanda tarihsel kültürel ve kurumsal süreçlerin bir ürünü olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır Veblen bilimin gelişimini bağımsız ve tarafsız bir ilerleme olarak değil toplumsal yapıların ve düşünme alışkanlıklarının dönüşümü bağlamında ele alır Çalışma özellikle atıl merak ile pragmatik bilgi ayrımı üzerinden bilimsel düşüncenin doğasını analiz eder Bu bağlamda bilim doğrudan fayda üretme amacından ziyade olgusal gerçekliğin nesnel kavranışına yönelen bir zihinsel faaliyet olarak tanımlanır Buna karşılık pragmatik bilgi toplumsal düzen içinde işlevsel olan davranış biçimlerini ve uygulamaları belirler Veblen e göre modern uygarlık bu iki bilgi türü arasındaki gerilim üzerine kuruludur Eserde ayrıca bilimsel bilginin tarihsel evrimi vahşi toplumların mitolojik düşünce yapılarından barbar kültürlerin pragmatik eğilimlerine ve nihayet modern sanayi toplumunun mekanik ve olgucu yaklaşımına uzanan geniş bir perspektifte incelenmektedir Bu süreçte bilimin antropomorfik ve dramatik açıklamalardan giderek uzaklaşarak daha nesnel ve gayrişahsî bir yapıya büründüğü vurgulanır Veblen in analizi modern bilimin yalnızca teknolojik ilerlemeyi değil aynı zamanda düşünme biçimlerini ve kültürel değerleri de şekillendiren bir güç olduğunu göstermektedir Ancak bu güç beraberinde belirli sınırlılıkları ve çelişkileri de taşır Bilimin egemenliği altında şekillenen modern zihniyet kimi zaman insanî etik ve kültürel boyutları geri plana itme eğilimi gösterebilir Modern Uygarlıkta Bilimin Yeri bilimsel düşüncenin kökenlerini sınırlarını ve toplumsal işlevini anlamak isteyenler için temel bir başvuru niteliğindedir Eser iktisat sosyoloji ve bilim felsefesi alanlarında disiplinler arası bir yaklaşım sunarak modern uygarlığın entelektüel temellerine eleştirel bir bakış getirmektedir