Modernliğin Eleştirisi — Alain Touraine

Modernliğin Eleştirisi
Alain TouraineYapı Kredi Yayınları
Modernliğin Eleştirisi
Alain TouraineTarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nde işte bunu yapıyor Batı da uzun süre bir yandan aklın utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke Alain Touraine Türkçe baskıya Önsöz 28 Şubat 1994

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Tarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nde işte bunu yapıyor Batı da uzun süre bir yandan akıl utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nin Türkçe baskısına Önsöz 28 Şubat 1994 Tadımlık Modernliğin modernist eleştirmeni Rousseau Yukarıda Jean Jacques Rousseau nun adını birçok kez andık ve Hobbes la birlikte ele aldık Oysa Rousseau her ne kadar filozofların özellikle de 1749 da Vincennes yolunda Dijon Akademi sine 1750 te teslim edeceği ilk Discours un Söylev doğmasına yol açan esini yakaladığı sıralarda hapisanesinde ziyaret ettiği Diderot nun bir müridi olsa da onun düşüncesi daha da ileriye gider toplumsal bulanıklık ve eşitsizliğe karşı doğanın uyumuna çağrıda bulunma ve bu niteliğiyle modernliğin içeriden gelen ilk eleştirisi olma özelliğini taşır Rousseau nun yapıtına o ayrıcalıklı önemini verecek olan asıl ilk Discours Söylev değil Du contrat social i Toplum Sözleşmesi hazırlayıcı bir nitelik taşıyan ikinci Discours dur 1754 Antik Çağ da özellikle de Hesiodos da pek gözde olan bilim ve sanatların gelişmesinin geleneklerin çöküşüne yol açtığı fikri parlak bir inceleme konusudur ama toplumsal düşünceyi yenilemez Buna karşılık Rousseau bu ikinci Discours unda eşitsizliği mahkûm ettiği andan itibaren Aydınlanma nın o iyimser akılcılığından sıyrılır Bu yapıtta Hobbes la arasındaki farklılık dev bir boyuta ulaşır İnsanları toplumsal bir düzen yaratmaya ve haklarını mutlak bir hükümdara devretmeye iten savaş ve ölüm korkusu değil modern toplumda gelişerek sivil toplumun karşıtı bir siyasal düzen yaratılması sonucunu doğuran eşitsizliktir Genel iradeye çağrı Rousseau da eşitsizlikle mücadele aracına dönüşür Pratikte yurttaşlar topluluğu olan devlet bizzat modernleşmenin bir sonucu olan toplumsal farklılaşmanın gerekli bir karşıt denge unsurudur İşte Rousseau nun devrimci ve toplulukçu karşı modernizmi budur Tıpkı Antik Çağ da Atina gibi ya da dönemin Cenevre si Korsika sı belki de Polonya sı gibi zorunlu olarak boyutları küçük olan topluluklar birliği işbölümü ve çıkar arayışı tarafından tehdit edilen büyük toplumların karşıtı bir nitelik taşır Bu da bugüne ya da düne değin sivil toplumu kapitalizmle özel çıkarların ve bencilliğin utkusuyla özdeşleştirme ve kendisini cumhuriyetçi devletin ve ulusal bütünleşmenin tellalı olarak sunma eğilimindeki Fransız solunun en temel ilkesi olan siyasal alan kavramına geri dönüş anlamı taşır Fransız solu toplum kavramına kuşkuyla yaklaşır onun yerine ulusal devlette vücut bulan halkın egemenliğini tercih eder Siyasal alanın böylesine yüceltilmesi Hegel in devleti toplum olarak sunan staatgesellschaft çözümlemesiyle doruk noktasına ulaşacaktır Toplum Sözleşmesi nin yazarı Rousseau ya göre özgün bir biçimde insan olmaya ancak yurttaş olduktan sonra başlarız yeni bir toplum yani yeni insanı doğuracak olan yeni bir siyasal düzen yaratma yolundaki en iddialı girişimleri besleyecek olan işte bu fikirdir Modernizm eşitsizliğe ve zenginleşmenin olumsuz etkilerine karşı insanla doğanın ittifakını sağlamak için halkın egemenliğine dönüşen akıl adına mücadele edilmesi için kolektif iradeyi harekete geçirir Ama Rousseau genel iradenin böyle saf olarak kalmasının gerek bireylerin gerek toplumsal kategorilerin çıkarlarına karşı kendisini böylesine mutlak bir biçimde dayatabilmesinin mümkün olamayacağının bilincindedir ve burjuvalaşmış bir Cenevre konusunda boş hayallere kapılmaz Rousseau Montesquieu ve Voltaire in siyasal iktidarın sınırlandırılmasıyla dayanılabilir kılmaya çalıştıkları iktisadi modernlikle yurttaşlık arasındaki bu çelişkinin üstesinden gelinemeyeceğini ve dramatik bir niteliği olduğunu görmüştür çünkü o çelişki Rousseau nun Emile in I Kitap ının en başından itibaren söylemiş olduğu gibi doğal düzenle toplumsal düzen arasındaki çelişkiye dayanmaktadır Jean Starobinski Emile in IV Kitap ında yer alan görece ve yapay oldukları farklı toplumlarda girdikleri farklı kılıklarla kanıtlanan dogmalarla doğal din arasındaki karşıtlığı ortaya çıkaran Savoie lı papaz yardımcısının imanını açıkça dile getirmesi bölümünde en gelişkin biçimini alan bu olmakla görünmek arasındaki karşıtlığın ısrarla üzerinde durur Bu çelişkinin nasıl aşılabileceğine gelince bu olumlu anlamda ahlaksal olmaktan çok ahlak sız olan ilkel bir topluma geri dönmekle değil toplumsal çelişkilerin yıkılmasıyla ve doğrunun sezgisel olarak bilinmesi üzerine kurulu bir iletişim toplumunun kurulmasıyla mümkün olacaktır

Yapı Kredi Yayınları
Tarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nde işte bunu yapıyor Batı da uzun süre bir yandan aklın utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke Alain Touraine Türkçe baskıya Önsöz 28 Şubat 1994

Yapı Kredi Yayınları
Tarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nde işte bunu yapıyor Batı da uzun süre bir yandan aklın utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke Alain Touraine Türkçe baskıya Önsöz 28 Şubat 1994

Yapı Kredi Yayınları
çev. Hülya Uğur Tanrıöver
Tarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nde işte bunu yapıyor Batı da uzun süre bir yandan aklın utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor

Yapı Kredi Yayınları
Alain Touraine tarafından kaleme alınan Modernliğin Eleştirisi Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Modernliğin Eleştirisi Alain Touraine Kitap Özeti Tarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisinde işte bunu yapıyor Batıda uzun süre bir yandan aklın utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulmasının en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke Alain Touraine Türkçe baskıya Önsöz 28 Şubat 1994 Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Alain Touraine Sayfa 502 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2023 Barkod 9789753632553 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Dünya Siyaseti ve Politikası Felsefi Akımlar Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Genel Sosyoloji

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Tarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nde işte bunu yapıyor Batı da uzun süre bir yandan akıl utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nin Türkçe baskısına Önsöz 28 Şubat 1994 Tadımlık Modernliğin modernist eleştirmeni Rousseau Yukarıda Jean Jacques Rousseau nun adını birçok kez andık ve Hobbes la birlikte ele aldık Oysa Rousseau her ne kadar filozofların özellikle de 1749 da Vincennes yolunda Dijon Akademi sine 1750 te teslim edeceği ilk Discours un Söylev doğmasına yol açan esini yakaladığı sıralarda hapisanesinde ziyaret ettiği Diderot nun bir müridi olsa da onun düşüncesi daha da ileriye gider toplumsal bulanıklık ve eşitsizliğe karşı doğanın uyumuna çağrıda bulunma ve bu niteliğiyle modernliğin içeriden gelen ilk eleştirisi olma özelliğini taşır Rousseau nun yapıtına o ayrıcalıklı önemini verecek olan asıl ilk Discours Söylev değil Du contrat social i Toplum Sözleşmesi hazırlayıcı bir nitelik taşıyan ikinci Discours dur 1754 Antik Çağ da özellikle de Hesiodos da pek gözde olan bilim ve sanatların gelişmesinin geleneklerin çöküşüne yol açtığı fikri parlak bir inceleme konusudur ama toplumsal düşünceyi yenilemez Buna karşılık Rousseau bu ikinci Discours unda eşitsizliği mahkûm ettiği andan itibaren Aydınlanma nın o iyimser akılcılığından sıyrılır Bu yapıtta Hobbes la arasındaki farklılık dev bir boyuta ulaşır İnsanları toplumsal bir düzen yaratmaya ve haklarını mutlak bir hükümdara devretmeye iten savaş ve ölüm korkusu değil modern toplumda gelişerek sivil toplumun karşıtı bir siyasal düzen yaratılması sonucunu doğuran eşitsizliktir Genel iradeye çağrı Rousseau da eşitsizlikle mücadele aracına dönüşür Pratikte yurttaşlar topluluğu olan devlet bizzat modernleşmenin bir sonucu olan toplumsal farklılaşmanın gerekli bir karşıt denge unsurudur İşte Rousseau nun devrimci ve toplulukçu karşı modernizmi budur Tıpkı Antik Çağ da Atina gibi ya da dönemin Cenevre si Korsika sı belki de Polonya sı gibi zorunlu olarak boyutları küçük olan topluluklar birliği işbölümü ve çıkar arayışı tarafından tehdit edilen büyük toplumların karşıtı bir nitelik taşır Bu da bugüne ya da düne değin sivil toplumu kapitalizmle özel çıkarların ve bencilliğin utkusuyla özdeşleştirme ve kendisini cumhuriyetçi devletin ve ulusal bütünleşmenin tellalı olarak sunma eğilimindeki Fransız solunun en temel ilkesi olan siyasal alan kavramına geri dönüş anlamı taşır Fransız solu toplum kavramına kuşkuyla yaklaşır onun yerine ulusal devlette vücut bulan halkın egemenliğini tercih eder Siyasal alanın böylesine yüceltilmesi Hegel in devleti toplum olarak sunan staatgesellschaft çözümlemesiyle doruk noktasına ulaşacaktır Toplum Sözleşmesi nin yazarı Rousseau ya göre özgün bir biçimde insan olmaya ancak yurttaş olduktan sonra başlarız yeni bir toplum yani yeni insanı doğuracak olan yeni bir siyasal düzen yaratma yolundaki en iddialı girişimleri besleyecek olan işte bu fikirdir Mod

Yapı Kredi
çev. Tanrıöver, Hülya Uğur

Yapı Kredi Yayınları
çev. Hülya Tufan
Tarihin sonu ideolojilerin tükenişi evrensel değerlerin çöküşü ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan post modernizm tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat modernlik değil midir Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine Modernliğin Eleştirisi nde işte bunu yapıyor Batı da uzun süre bir yandan aklın utkusuyla öte yandan da geleneklerin inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da zorunlu olarak ırkçılığı hoşgörüsüzlüğü hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke Alain Touraine Türkçe baskıya Önsöz 28 Şubat 1994 img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img