Moleküler Devrim

Moleküler Devrim
Vadi Yayınları
Moleküler Devrim
Bilimsel Devrim diye bir şey olmamıştır elinizdeki kitap bu gerçeği anlatıyor Harvard Üniversitesi Bilim Tarihi Profesörü Steven Shapin modern bilimsel dünya görüşünün köklerine yaptığı tarihî keşif yolculuğuna işte bu kışkırtıcı iddiayla başlıyor Shapin erken modern bilimin bir özü olduğunu reddederek bilimsel bilginin kaynağı olan sosyal pratikleri irdeliyor ve daha da ileri giderek bilimsel tavrın nasıl erken modern felsefenin gündeminden politik bağlantılarından ve dinî yaklaşımlarından etkilendiğini gösteriyor Bilime pratikte hiçbir işlevi olmayan uçuk birtakım fikirler toplamı olarak değil bilmenin ve yapmanın tarih boyunca geliştirilmiş yolları olarak bakıyor Bilimsel Devrim bilimsel bilgiye ve uygulamalarına ilişkin anlayışınızı derinden sarsacak bir eser Muhteşem bir kitap Anthony Gottlieb New York Times Book Review Öncüllerimizi merak eden her bilim insanının okuması gereken bir eser Trevor Pinch New Scientist Kullanılan Reklam Mecraları Instagram Twitter Facebook website Kitapla Alakalı Anahtar Kelimeler Bilim Bilim Tarihi

Otonom Yayıncılık
çev. Işık Ergüden
Bana olanaklı olanı verin yoksa nefessizlikten boğulacağım Guattari ve Deleuze 1984 te birlikte yazdıkları 68 Mayıs ı Yaşanmadı metninde 68 in harfiyen bir hayat memat meselesi olduğunu böyle tarif etmişlerdi Katlanılamaz olanın ne olduğu açıkça görülmüştü Ama aynı anda yeni bir şeyin olanağı da Guattari nin 1977 yılında Moleküler Devrim de bir araya getirdiği metinler 68 in ortaya çıkardığı bu iki boyut arasında çapraz geçişlerle örülüdür Kadınların göçmenlerin delilerin güvencesizlerin çocukların eşcinsellerin özgür radyoların serserilerin hareketi yeni bir varoluş biçiminin yeni bir öznelliğin olanaklarını göstermektedir Ama boğulma tehlikesi arzu tekilliklerinin kendi yollarını bulmasını engelleyen yeni despotik iktidarların inşası açılan olanaklar alanının yeniden kapanması tehdidi de devam etmektedir Kapitalizmin aynı anda hem küreselleşen hem de minyatürleşen baskıcı aygıtları karşısında kolektif düzeyde öznel bir dönüşüm o zaman nasıl gerçekleştirilebilir Arzuyu yaşamanın dünyayı anlamanın dünyayı değiştirmek için örgütlenmenin yeni tarzları nasıl yaratılabilir Bugün biz de aynı soruları soruyorsak 68 Mayıs ı ve hatta sonraki on yıl yaşanmadı mı gerçekten Tarihin gerçekçiliğine sığınmak mıdır soruyu böyle sormak Aksine Guattari ye göre özgürleşmiş arzu tarihten daima daha gerçekçidir Ne irrasyonalist bir inanç ne de kendiliğindencilik Çoklukların arzusunun üstün rasyonalitesi daima daha iyi bir örgütleyicidir